MOSSAD'tan Netanyahu'ya ateşkes raporu: İran savaşı başlarsa rejim yıkılır

MOSSAD'tan Netanyahu'ya ateşkes raporu: İran savaşı başlarsa rejim yıkılır

ABD ve İran arasında varılan ateşkes kararının ardından MOSSAD, terör devleti İsrail'e sürece ilişkin bir rapor hazırladı. Kanal 13'ün haberine göre Trump'ın Netanyahu'ya İran'daki uranyumun ülke dışına çıkarılmasında taviz verilmeyeceğini ve İsrail'in ateşkes sürecinde savaşın yeniden başlatılması için hazırlık yapıldığı yer aldı. Öte yandan MOSSAD'ın Netanyahu'ya sunduğu raporda savaş başlarsa İran rejiminin yıkılmasının hızlanacağı bilgisi yer aldı.

ABD ve İran arasında karşılıklı restleşmeler sürerken kırılgan ateşkesin yerini savaşa bırakması riski günden güne artıyor. ABD Başkanı Donald Trump'ın katil İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya İran'ın elindeki yüksek düzeyli zenginleştirilmiş uranyumun ülke dışına çıkarılması konusunda taviz vermeyeceği taahhüdünde bulunduğu iddia edildi.

İsrail'de yayın yapan Kanal 13 televizyonuna konuşan isminin açıklanmadığı üst düzey bir yetkili, "Trump, Netanyahu'ya İran'ın elindeki (yüksek düzeyli) zenginleştirilmiş uranyum konusunda taviz vermeyeceği taahhüdünde bulundu." dedi.


MOSSAD'TAN KATİL BİBİ'YE RAPOR: İRAN SAVAŞI SÜRMELİ

Öte yandan MOSSAD'ın Netanyahu'ya rapor sunduğu ve saldırılara geri dönülmesinin Tahran yönetiminin devrilme sürecini hızlandıracağı yönündeki değerlendirmeler yer aldı. Hazırlanan raporda ABD ve İran arasında verilen ateşkes süresinde İsrail'in hazırlık yaptığı gerçeğini ortaya koydu.

Yer alan rapora göre;

  • ABD Başkanı Donald Trump, Netanyahu'ya İran uranyumunun ülke dışına çıkarılması konusunda taviz vermeyeceğini taahhüt etti.
  • İsrail yönetimi, saldırıların yeniden başlatılması dahil her türlü senaryoya hazırlık yaptı.
  • MOSSAD, Netanyahu'ya sunduğu raporlardan saldırılara geri dönülürse Tahran yönetiminin yıkılmasının hızlanacağı yer aldı.

A Haber'de Sinan Tatlı'nın sunduğu Gece Ajansı programına konuk olan Uluslararası İlişkiler Uzmanı Doç. Dr. Furkan Kaya, söz konusu rapora ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

"HER 15 GÜNDE BİR YA DEĞİŞEN SENARYOLARI KONUŞACAĞIZ"

Savaşın başladığı günden bu yana geçen süreci ve belirsizliği vurgulayan Doç. Dr. Furkan Kaya, "Savaşın başladığı 28 Şubat'tan bugüne kadar Haziran, Temmuz ve Ağustos ayları geride kaldı ancak sanki her 15-20 günde bir veya ayda bir çok farklı bir durumu konuşmak zorunda kalıyoruz. Bu savaşın asıl sahibi kim? Ev sahibi İran gibi görünse de bu İsrail'in mi yoksa Amerika Birleşik Devletleri'nin mi savaşı? Bu sorunun cevabı nihai amaçlarda gizli" ifadelerini kullandı. Kaya, hem İsrail'in hem de ABD'nin bölgedeki uzun vadeli hedeflerinin bu karmaşayı körüklediğini belirtti.

TRUMP'IN KİRLİ PAZARLIĞI: "URANYUMU VER, MİLYARLARCA DOLARI AL"

Eski ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik nükleer kartını nasıl oynamaya çalıştığını detaylandıran Furkan Kaya, "Trump'ın sunduğu teklif aslında bir çıkmaz sokaktır. İran'a 'Elindeki 465 kilo uranyumu bize ver, ben de senin ambargoda olan 30-40 milyar dolarlık varlığını serbest bırakayım' teklifinde bulundu. İran şu an sıcak para ihtiyacı içinde ve ülkesi büyük bir krizle boğuşuyor. Trump bu zayıf noktadan vurmaya çalışıyor" sözleriyle pazarlığın perde arkasını aktardı.

Uluslararası İlişkiler Uzmanı Doç. Dr. Furkan Kaya, ABD ve İran arasındaki ateşkes kararında İsrail'in sürece ilişkin savaş hazırlığı yaptığını belirtti. (Foto:A Haber - Ekran Görüntüsü) Uluslararası İlişkiler Uzmanı Doç. Dr. Furkan Kaya, ABD ve İran arasındaki ateşkes kararında İsrail'in sürece ilişkin savaş hazırlığı yaptığını belirtti. (Foto:A Haber - Ekran Görüntüsü)

TAHRAN İÇİN İDAM FERMANI: NÜKLEER CAYDIRICILIK

İran'ın bu teklifi kabul etmesinin intihar olacağını savunan Kaya, "İran bu teklifi kabul ederse kendi idam fermanını imzalamış olur. Uranyumu teslim etmek demek, dolaylı yoldan bu uranyumu atom bombası üretmek için zenginleştirdiğini kabul etmek demektir. Ayrıca elindeki en büyük kozu, yani nükleer caydırıcılık unsurunu tamamen yitirmiş olur. Nükleer kart, varlığıyla veya yokluğuyla çok önemli bir caydırıcılık unsurudur" şeklinde konuştu.


NETANYAHU'NUN KANLI KOLTUK STRATEJİSİ: YOLSUZLUK DAVASINDAN GAZZE KATLİAMINA

İsrail Başbakanı Netanyahu'nun savaşı neden uzattığını deşifre eden Kaya, "Netanyahu'nun siyasi ömrü tükenmek üzere. İsrail seçmenleri sokaklarda 'Bizim için İran'dan daha büyük bir tehlike varsa o da Netanyahu'dur' diye bağırıyor. Hakkındaki yolsuzluk davaları devam ediyor ve bu davaları erteletmek için Gazze katliamını başlattı. Kudüs Bölge Mahkemesi'ndeki davasından kaçmak için savaşı bahane ederek zaman kazanmaya çalışıyor ve koltuğunu bırakmamak için her yolu deniyor" sözleriyle tarihi tanıklığını dile getirdi.

ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze kasabı Netanyahu'ya İran'ın elindeki zenginleştirilmiş uranyumun ülke dışına çıkarılması konusunda taviz vermeyeceği taahhüt ettiği iddia edildi. (AA) ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze kasabı Netanyahu'ya İran'ın elindeki zenginleştirilmiş uranyumun ülke dışına çıkarılması konusunda taviz vermeyeceği taahhüt ettiği iddia edildi. (AA)

AMERİKA İÇİN "PİRUS ZAFERİ" TEHLİKESİ: SONU OLABİLİR

ABD'nin İran'a yönelik olası bir kara harekatının felaketle sonuçlanacağını belirten Furkan Kaya, "İran'a yönelik tam teşekküllü bir kara operasyonu, ABD için bir 'Pirus Zaferi' olacaktır. Bu zaferin Amerika'ya maliyeti tahmin bile edilemez. Vietnam, Amerikan İç Savaşı ve Afganistan örnekleri önümüzde duruyor. Afganistan'da 20 yıl kalıp 20 trilyon dolara yakın para harcayan ama hiçbir zafer kazanamayan bir Amerika'dan bahsediyoruz. Bu girdabın içine girmek Amerika'nın sonu olabilir" uyarısında bulundu.

İSRAİL'İN BÜYÜK TUZAĞI: ÇİN'İN ÖNÜ MÜ AÇILIYOR?

İsrail'in ABD'yi Orta Doğu bataklığına çekerek küresel dengeleri değiştirdiğini söyleyen Kaya, "ABD odağını tamamen buraya verince Güneydoğu Asya'daki müttefiklerini boşluyor. Bu durum Çin'in ekmeğine yağ sürüyor. Napolyon'un 'Düşmanın hata yapıyorsa ona engel olma' sözündeki gibi, Çin şu an stratejik bir hamle ile Amerika'nın hata yapmasını izliyor. Japonya, Güney Kore, Tayvan ve Filipinler bu boşluktan dolayı en az Körfez ülkeleri kadar endişeli" ifadelerini kullandı.

HAYFA ENERJİ MERKEZİ Mİ OLACAK? KRAL CHARLES İLE NE KONUŞULDU?

Kirli oyunun nihai hedefinin enerji koridorları olduğunu belirten Doç. Dr. Furkan Kaya, "İsrail'in amacı ABD'nin Güney Doğu Asya'ya sırtını dönmesi ve yüzünü tamamen Doğu Akdeniz'e döndürmesini sağlamak. Hedef Hayfa'nın bir enerji terminali ve merkezi haline getirilmesi. Acaba Kral Charles ile yapılan toplantıda bunlar mı konuşuldu? O gizemli toplantının perde arkasında neler olduğu, bölgenin geleceğini belirleyecek olan asıl meseledir" şeklinde konuşarak sözlerini tamamladı.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin