Hürmüz'de BAE üzerinden savaşın fitili ateşlendi! İran'a Kuveyt işgali benzeri tuzak planı mı?
Hürmüz Boğazı'nda şiddetli çatışmaların çıkmasının ardından ABD'nin BAE ile İran'a yeni bir saldırı düzenlediği iddiaları gündemdeki sıcaklığını koruyor. Tahran rejimi, Bender Abbas ve Keşm Adası'nda gerçekleşen saldırılara ilişkin misilleme yapacağı açıklamaları peş peşe gelirken, sıcak çatışmalar dünyayı yeniden tedirgin ediyor. Orta Doğu'da yaşanan taktik savaşında olası senaryolar A Haber'de masaya yatırılırken, uzman isimler mevcut duruma ilişkin İran'ın tuzağa çekilme planlarının devreye alındığını vurguladı. Askeri Stratejist Eray Güçlüer, BAE'nin savaşa dahil olmasıyla başka ülkelerin de saldırılara dahil olma riskinin arttığını ve amacın İran'ı zayıflatarak ülkeye müdahale olduğunu vurguladı.
Washington ve Tahran yönetimi arasında anlaşmanın konuşulmasının ardından İran'ın Keşm ve Bender Abbas kentinde gerçekleşen saldırılar savaşı yeniden tetikledi. İran medyasının haberine göre saldırılara ABE ve BAE'nin ortak operasyonuyla düzenlendiği iddia edilirken, söz konusu ittifakın yaşanmasıyla dünyayı yeni bir kriz beklediği yorumları yapılıyor. İran cephesinden saldırılara karşılık verileceği vurgulanırken, Orta Doğu'da savaşın büyümesi birçok senaryoları beraberinde getiriyor.
A Haber'de Banu El'in sunduğu Arka Plan programına konuk olan Askeri Stratejist Dr. Eray Güçlüer, Orta Doğu Uzmanı Mete Sohtaoğlu ve Gazeteci Abdulkadir Selvi 2 aydır yaşanan saldırıların mezhep savaşına dönüştürülmek istendiğini vurgulayarak Orta Doğu'da beklenen olası senaryoları değerlendirdi.
"ABD VE İSRAİL BAE'YE SALDIRIYA İZİN VERİR"
Orta Doğu'nun barut fıçısına döndüğü bu kritik günlerde, perde arkasındaki kirli pazarlıklar gün yüzüne çıkıyor. Dr. Eray Güçlüer, bölgedeki dengeleri altüst edecek o tehlikeli süreci, "Öncelikle İran'ın Birleşik Arap Emirlikleri'ne her türlü saldırıyı yapmasına özellikle ABD ve İsrail izin verir. Bir kere bunu bilin; yani şu an normal bir askeri mantıktan düşünmememiz lazım. İzin verilir. İran'ın bol miktarda askeri var, bunu yapabilir ve Birleşik Arap Emirlikleri'ni İran işgal edebilir bakın. Buna da izin verilir, hatta isterler ve teşvik ederler" sözleriyle aktardı.
Eray Güçlüer, 2 ayın ardından başlatılan saldırıda İran'ın tuzağa çekilmek istediğini belirtti. (Foto: A Haber - Ekran Görüntüsü)
İRAN'I BEKLEYEN KORKUNÇ SENARYO: "GEL-GEL" TAKTİĞİ VE KUVEYT TAKTİĞİ
İran'ın bölgedeki askeri iştahının nasıl bir tuzağa dönüştürülmek istendiğini vurgulayan Güçlüer, "sıcak temas" noktalarına dikkat çekerek, "Burada İran'a adeta 'gel-gel' bile yapılır. 'Gel işgal et, derinliğe gir, ana karandan buralara güç aktar ve buralarda bir bataklığın içerisine gömül' denir; aynı Irak'ın Kuveyt'i işgal etmesi gibi" ifadelerini kullandı.
Bu sinsi stratejinin nihai hedefini de net bir şekilde ortaya koyan Güçlüer, "Bununla İran'ın, ABD ve İsrail doğrudan devreye girmeden, Birleşik Arap Emirlikleri ve muhtemelen başka ülkeleri de işin içine katarak Orta Doğu'da gücünü tüketmesini sağlamak istiyorlar. Zayıf düşmüş bir İran'a da daha sonra müdahale edecekler" şeklinde konuştu.
İRAN'A TUZAK: SADDAM'A UYGULANAN KUVEYT BENZETMESİ UYGULANABİLİR
Stüdyodaki harita üzerinde İran'ın kuşatma planını çizen Dr. Eray Güçlüer, "İran'ın hem buraya hakim olduğunu, bir de şu alana hakim olduğunu düşünün. İki taraflı olarak şu bölgenin tamamen İran tarafından ele geçirildiğini düşünün. Hem Basra Körfezi'nin kuzeyine hem de güneyine aynı anda müdahale edebildiğini düşünün. İran bu konuda eminim teşvik edilecektir. 'Gir, körfezin iki tarafını da elinde tut, savaş sonrası oluşacak rejimde de sen körfeze hakim ol' diyecekler; yani bizim İstanbul ve Çanakkale boğazları gibi. Bu bir tuzak olur. Kimse orayı İran'a yedirmez. Saddam nasıl Kuveyt için teşvik edildiyse, şu an İran'ın da burası için teşvik edildiğini düşünüyorum" diyerek sözlerini noktaladı.
A Haber'e konuk olan uzmanlar İran'a yapılan saldırının asıl hedefinde mezhep savaşlarının başlatılarak ülkeyi ele geçirmek olduklarını belirtti. (Foto: A Haber - Ekran Görüntüsü)
ATEŞ HATTINDA MEZHEP SAVAŞI TEHLİKESİ
Planın sadece askeri bir işgalle sınırlı olmadığını, bölgenin toplumsal fay hatlarını tetiklemeyi amaçladığını belirten Gazeteci Abdulkadir Selvi, "İşin ikinci boyutu ise Araplarla, yani Sünni Araplarla, Şii İran arasında tarihi bir mezhep savaşını başlatmak." dedi.
HÜRMÜZ BOĞAZI'NDA ADALAR OPERASYONU: "ANAHTAR TESLİM" PLANI!
Dehşet planının bir diğer ayağı ise stratejik önemi haiz adalar üzerinden kurgulandığı belirten Orta Doğu Uzmanı Mete Sohtaoğlu olası bir bombardıman anında yaşanacakları, "Bir de bunun başka bir senaryosu daha var. Özellikle de ciddi ciddi teklif ediliyor; olası bir İsrail bombardımanında, ABD ortaklığıyla olan bombardımanda Birleşik Arap Emirlikleri'nin komando güçlerinin Abu Musa adası, Büyük ve Küçük Tunb gibi şu tartışmalı adalara asker çıkartması planlanıyor" ifadeleriyle deşifre etti.
KİŞ ADASI'NA ULUSLARARASI MÜDAHALE Mİ GELİYOR?
Hürmüz Boğazı'nın kontrolünü tamamen ele geçirmek için hazırlanan planın teknik detaylarını paylaşan Sohtaoğlu, "Mümkünse Kiş adasını bir Amerikan ya da uluslararası bir görev gücünün alması ve bu şekilde Hürmüz'ü açacak şekilde konuşlanması gibi bir planı ciddi ciddi Amerika Birleşik Devletleri'ne götürmüşler. Yani bu şu; 'Anahtar teslim bu adaları Arap Emirlikleri alabilirsek fena olmaz' diyorlar. İşin özeti bu" şeklinde konuştu.




