Dünyanın enerjisi Hürmüz'e mi mahkum? Petrol kriziyle kıtalararası tehlike

Giriş Tarihi: Son Güncelleme:
ahaber.com.tr - Özel Haber
Dünyanın enerjisi Hürmüz'e mi mahkum? Petrol kriziyle kıtalararası tehlike

İran'ın 19 saat boyunca açtığı Hürmüz Boğazı'nı yeniden kapatmasıyla bölgedeki gerilim tırmanırken, yaşananlar dünya ekonomisini büyük ölçüde etkiliyor. Petrolden altına pek çok alanda fiyatlarda dalgalanma yaşanırken, boğazın açılmaması durumunda oluşacak riskler ise A Haber ekranlarında masaya yatırıldı. Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Tolga Sakman, Avrupa'dan Afrika'ya kadar petrol krizi nedeniyle tarımdan teknolojiye pek çok alanda sorunların ortaya çıkacağını vurgulayarak beklenen krizleri ele aldı.

ABD ve İran arasında müzakere süreci bilinmeyen bir çıkmaza dönüşürken, Tahran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapalı tutmasıyla başta Avrupa olmak üzere dünyayı büyük bir enerji sorunuyla karşı karşıya bırakıyor. ABD Başkanı Donald Trump İran'a yönelik anlaşma yapmamaları halinde enerji altyapıları ve santrallerin hedef alınacağı tehdidinde bulunurken, İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ateşkes sürecinin tehditlerle sürdürülmeyeceği vurgulanarak "Son iki haftadır, savaş alanında yeni kozlarımızı oynamak için hazırlandık" dedi.

Orta Doğu'da kırılgan ateşkesin seyri devam ederken, enerjinin can damarı Hürmüz Boğazı'nın kapalı olması küresel ekonomi ne denli sekteye uğratacağı sorusu ise Tahir İnan'ın sunduğu A Haber Gece'de masaya yatırıldı. Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Tolga Sakman petrol ticaretinin azalmasıyla dünyayı teknolojiden tarıma kadar pek çok alanda büyük tehlikenin beklediğini belirterek değerlendirmelerde bulundu.

UÇAK YAKITI KRİZİ KÜRESEL ÜRETİMİ VURUYOR

Küresel piyasalarda enerji dengelerinin sarsıldığı bir dönemden geçilirken, stratejik bir tehlike baş gösterdi. Dr. Tolga Sakman, savaşla beraber uçak yakıtındaki azalmanın petrol piyasalarındaki dengeyi nasıl bozduğunu belirterek, "Uçak yakıtında azalma söz konusu olduğunda eldeki petrolün daha fazla oranda uçak yakıtı haline çevrilmesi ve bunun da üretimden çekilmesi anlamına geliyor. Yani normal bildiğiniz mamul üretimi için kullanılacak olan enerjinin uçak yakıtına dönüştürülme olasılığı var ve bu da küresel anlamda üretim seviyelerini düşürme ihtimali taşıyor. Beklenen krizlerden biri de budur" ifadelerini kullandı.

Hürmüz Boğazı (AA) Hürmüz Boğazı (AA)

DÜNYANIN ÜRETİM ÜSSÜ HÜRMÜZ: TEKNOLOJİDEN TARIMA BİRÇOK ALAN TEHDİT ALTINDA

Bölgenin sadece bir petrol geçiş noktası değil, küresel bir üretim merkezi olduğuna dikkat çeken Tolga Sakman, "Şu an bu bölge dünyanın üretim üssü. Teknolojiden tutalım da tarıma varıncaya kadar bahsetmiş olduğumuz petrolün alternatif kaynaklarıyla birlikte, dolaylı kaynaklarıyla birlikte etkileyeceği nokta burasıdır. Evet, burada üretiliyor ama burada üretilen her şey dünyanın her bir yanına; Avrupa'ya, Orta Doğu'ya, Afrika'ya hatta ve hatta Amerika Birleşik Devletleri'ne bile gidiyor" sözleriyle tehlikenin tüm kıtaları kapsayan boyutunu aktardı.

A Haber - Ekran Görüntüsü A Haber - Ekran Görüntüsü

TRUMP'IN "HÜRMÜZ" OYUNU: BİLE BİLE LADES Mİ DİYECEK?

Donald Trump'ın bölgedeki politik manevralarına ve kamuoyu algısını yönetme çabalarına değinen Sakman, "Buranın açılması için çabası var Trump ilk başta çünkü tüm bu bütün dünyanın nefretini üstüne çekmek istemiyor. Halihazırda bütün dünya İran'ı suçluyor; 'İran burayı kapattı, o yüzden buradan petrol çıkmıyor' algısı buraya oturmak üzereydi ta ki kendisi o ablukayı ilan edene kadar" şeklinde konuştu.

A Haber - Ekran Görüntüsü A Haber - Ekran Görüntüsü

STRATEJİ DEĞİŞİKLİĞİ: HARK ADASI'NDAN ABLUKAYA GEÇİŞ

Süreç içerisinde Trump'ın bölgede izlediği politikaların nasıl evrildiğini analiz eden Tolga Sakman, "Süreç içerisinde elinden kayan zamanlar oldu. Trump'ın bölgede izlediği politikalarda, mesela biz günlerce Hark Adası'na çıkarma konusunu konuştuk. Bugün hiç böyle bir konu var mı? Yok. Çünkü onun üzerinden bir politika izlemeye niyet etti ve onun üzerinden uğraştı günlerce ama o mantıklı olmadığı ve yapılamayacağı ortaya çıkınca değiştirdi ve bu ablukaya geldi" sözleriyle sahadaki stratejik değişimi aktardı.

Foto: AAFoto: AA

100 MİLYAR DOLARLIK SAVAŞIN KORKUNÇ FATURASI

Savaşın sadece askeri değil, ekonomik maliyetinin de dehşet verici boyutlara ulaştığını vurgulayan Tolga Sakman, "Bunun da mantıklı olmadığı ve kendi ayağına sıkmak olduğunu anladığında buradan da vazgeçme ihtimali var ama burada kendisini buraya çok bağladı. Şu an biz mesela günde yaklaşık 1 milyar dolarlık bir cephe harcaması yaptığını biliyoruz Amerika'nın. Bu da savaş boyunca belki 50 milyar dolarlık bir harcamaya denk geliyor. Sadece harcırah olarak bakabileceğimiz rakam bu; bunun ekonomiye etkisi, arkada üretim maliyetleri bunların haricinde. Aynı şekilde Körfez ülkelerine de Hürmüz konusunun bugüne kadar 50 milyar dolarlık bir gelirden feragat oluşturduğu hesaplandı. Toplam maliyetin, sadece bu iki rakamı topladığımızda 100 milyar dolarlık bir maliyet ortaya çıkıyor" ifadelerini kullandı.

A Haber - Ekran Görüntüsü A Haber - Ekran Görüntüsü

ABD VE ÇİN ARASINDAKİ "GİZLİ" MUTABAKATIN ŞİFRELERİ

Dünya devleri arasındaki kapalı kapılar ardındaki ilişkiyi deşifre eden Sakman, "Çin tabii böyle bir şey açıklamıyor, her şey çok kapalı Çin'de. Amerika dünyanın her yerinde her şeyi yapabilir, ancak... Şimdi dünyanın her yerinde her şeyi yapabilir, tam da Çin politikası aslında. Yani nerede ne yapıyorsan yap benim çıkarıma dokunma. Doğal olarak şimdi böyle dediği zaman dünyanın Çin'den medet umması da çok anlamsız hale geliyor. Amerika da bu açıklamanın karşılığında şunu yapıyor: 'Tamam ben buradan Çin gemilerine izin vereyim ama sen buradaki ablukama karışma' diyor" şeklinde konuşarak kirli pazarlığı gün yüzüne çıkardı.

Foto: AAFoto: AA

PEKİN YÖNETİMİNİN SESSİZLİĞİ: TRUMP ÇİN İLE ARASINI BOZMAYACAK

Çin'in bölgedeki olaylara neden sessiz kaldığını ve Trump ile olan ilişkisini değerlendiren Dr. Tolga Sakman, "Buna ne diyecek Çin? Büyük ihtimalle çok ses çıkarmayacaktır böyle bir şeye. Yani 'Hayır, benim gemilerim geçiyor ama önemli değil, ben burada seyrüsefer güvenliğini sağlamak istiyorum, o yüzden buranın açılmasını istiyorum' diyen bir Çin yok, dünyada öyle bir politika izleyen Pekin yönetimi yok. O yüzden de Amerika, yani Trump yönetimi Pekin ile arasını bu anlamda bozmadı ve bozmayacak. Abluka başlayınca ilk geçen gemi hangi ülkeye aitti? Çin gemisi geçti buradan" sözleriyle küresel güçlerin arasındaki sinsi iş birliğini tarihi bir tanıklıkla ortaya koydu.

Mobil uygulamalarımızı indirin