Kartalkaya davasının 3. duruşması yapıldı! Mahkeme ara kararını açıkladı
Bolu Kartalkaya’daki Grand Kartal Otel’de 78 kişinin öldüğü, 137 kişinin yaralandığı yangına ilişkin davanın 3. duruşması yapıldı. Aralarında otel sahibi ve belediye görevlilerinin de bulunduğu 20’si tutuklu 32 sanığın yargılandığı dava, ara kararın ardından 30 Ekim’e ertelendi.
Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de 21 Ocak'ta meydana gelen, 78 kişinin hayatını kaybettiği ve 137 kişinin yaralandığı yangına ilişkin davada, aralarında otel sahibi ve belediye görevlilerinin de bulunduğu 20'si tutuklu 32 sanığın yargılandığı davanın 3. duruşması görüldü. Mahkeme ara kararını açıklayarak davayı 30 Ekim Perşembe gününe ertelendiğini açıkladı.
CANLI ANLATIM
DURUŞMA 30 EKİM PERŞEMBE GÜNÜNE ERTELENDİ
Bolu'da 78 kişinin hayatını kaybettiği Grand Kartal Otel faciasının 3'üncü duruşmasının 2'nci günü esasa ilişkin 18 sanığın beyanlarının alınmasıyla tamamlandı. Duruşma 30 Ekim perşembe gününe ertelendi.
Bolu'da 78 kişinin hayatını kaybettiği, 137 kişinin yaralandığı Grand Kartal Otel yangını faciasına ilişkin 20'si tutuklu 32 sanığın yargılandığı davanın üçüncü duruşmasının ikinci oturumu devam ediyor. Duruşmanın bu evresinde esasa ilişkin sanıkların beyanları alındı. 3'ncü duruşmanın 2'nci gününde 18 sanık esas hakkındaki beyanını verdi.
"BEN YANGINDA İNSANLARA YARDIM ETMEYE ÇALIŞTIM"
Kartal Otel'de teknik personel olarak çalışan tutuksuz sanık Bayram Ütkü, "Ben Grand Kartal değil Kartal Otel personeliyim, yangının başlamasından büyümesine benim bir ihmalim yoktur. Ben yangında insanlara yardım etmeye çalıştım. Beraatimi istiyorum" dedi.
"ÜZERİME ATILI SUÇLAMALARI KABUL ETMİYORUM"
Gazelle Otel çalışanı olduğunu dile getiren tutuklu sanık Hüseyin Özer, yanan otel de herhangi bir yetkisi olmadığını söyleyerek, "Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum, adli kontrol kararı ile tahliyemi talep ediyorum" ifadelerini kullandı.
"GRAND KARTAL OTEL İLE ALAKAM YOKTUR"
Grand Kartal A.Ş.'de teknik personel şefi olarak çalışan tutuklu sanık Tahsin Pekcan, Bolu'da 78 kişinin hayatını kaybettiği Grand Kartal Otel faciasının 3'üncü duruşmasının 2'nci günü esasa ilişkin 18 sanığın beyanlarının alınmasıyla tamamlandı. Duruşma 30 Ekim perşembe gününe ertelendi.
Bolu'da 78 kişinin hayatını kaybettiği, 137 kişinin yaralandığı Grand Kartal Otel yangını faciasına ilişkin 20'si tutuklu 32 sanığın yargılandığı davanın üçüncü duruşmasının ikinci oturumu devam ediyor. Duruşmanın bu evresinde esasa ilişkin sanıkların beyanları alındı. 3'ncü duruşmanın 2'nci gününde 18 sanık esas hakkındaki beyanını verdi.
"BEN YANGINDA İNSANLARA YARDIM ETMEYE ÇALIŞTIM"
Kartal Otel'de teknik personel olarak çalışan tutuksuz sanık Bayram Ütkü, "Ben Grand Kartal değil Kartal Otel personeliyim, yangının başlamasından büyümesine benim bir ihmalim yoktur. Ben yangında insanlara yardım etmeye çalıştım. Beraatimi istiyorum" dedi.
"ÜZERİME ATILI SUÇLAMALARI KABUL ETMİYORUM"
Gazelle Otel çalışanı olduğunu dile getiren tutuklu sanık Hüseyin Özer, yanan otel de herhangi bir yetkisi olmadığını söyleyerek, "Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum, adli kontrol kararı ile tahliyemi talep ediyorum" ifadelerini kullandı.
"GRAND KARTAL OTEL İLE ALAKAM YOKTUR"
Grand Kartal A.Ş.'de teknik personel şefi olarak çalışan tutuklu sanık Tahsin Pekcan, "Avukatım davadan el çektirildi. Onun yerine yeni avukat atandı. Yeni avukatımla kutsal savunma hakkımı yapmam mümkün değildir. Grand Kartal Otel ile alakam yoktur. Ben Gazelle Otel'de çalışıyorum. Beraatimi talep ediyorum" dedi.
"BAŞ KATİL O"
Grand Kartal Otel'in resepsiyon görevlisi tutuksuz sanık Yiğithan Burak Çetin, önceki savunmalarını tekrar etti. Çetin'in avukatının savunma yaptığı esnada salondaki mağdur aileler, "Baş katil o, korkak seni, Allah belanızı versin" dedi.
"BİR GÜN BİLE SİGORTAM YOKTU"
İş Güvenliği Uzmanı tutuksuz yargılanan Kübra Demir, "Grand Kartal Otel'de bir gün bile sigortam yoktu. Beraatimi talep ediyorum" dedi. İş Güvenliği Uzmanı tutuksuz sanık Ece Kayacan, yangın faciasında herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını ve hatalı şekilde Grand Kartal Otel'e atamasının yapıldığını sonrasında ise atamasının geri çekildiğini savunarak otelde hiç çalışmadığını söyledi.
"SEN KES SESİNİ"
Tutuksuz sanık Kayacan'ın avukatının savunma yaptığı esnada duruşma salonunda ortam gerildi. Kayacan'ın avukatı, savunma verdiği esnada kendisine müştekilerden gelen tepkiler sonrasında duruşmanın hukuka uygun olmadığını dile getirdi. Bunun üzerine yangın faciasında 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin, Ece Kayacan'ın avukatına "Kes sesini" dedi. Kayacan'ın avukatı ise karşılık vererek "Sen kes sesini" dedi. Mağdur ailelerde Kayacan'ın avukatına tepki gösterdi.
Mutfak personeli tutuksuz sanık Enver Öztürk, mutfak personeli tutuksuz sanık Faysal Yaver ve mutfak personeli tutuksuz sanık Reşat Bölük savunmalarını tekrar ederek beraatlerini talep etti.
"OTELDEN BELKİ DE SAĞ OLARAK KURTULAN SON KİŞİLER BİZLERDİK"
Muhasebe personeli tutuklu sanık Mehmet Salun, "Bir önceki savunmalarımı tekrar ederim. Oda arkadaşımın uyandırmasıyla uyandım. 10. kattan itfaiye bizi merdivenle kurtardı. Otelden belki de sağ olarak kurtulan son kişiler bizlerdik. Herhangi bir ihmalimin kusurumun olmadığı açıktır. Beraatimi talep ediyorum" dedi.
Mehmet Salun'un avukatının savunmasının ardından acılı aileler, Mehmet Salun'un WhatsApp grup konuşmalarına ithafen, "Üç maymun Mehmet" diyerek tepki gösterdi. Salun'un ardından muhasebe personeli tutuklu sanık Cemal Özer de daha önce hiçbir denetime katılmadığını ifade ederek bir önceki savunmasını tekrar etti.
Tutuklu sanık İl Özel İdare Genel Sekreter Yardımcısı Bünyamin Bal, "Grand Kartal A.Ş.'nin hiçbir bürokratik evrağında şahsımın imzası bulunmamaktadır. Otele ait hiçbir evrak şahsıma temas etmemiştir. 9 aydır hapis yatıyorum. Suçsuz olduğuma inanıyorum" dedi.
duruşma 30 ekim perşembe gününe ertelendi.
"HALA 21 OCAK GECESİNDEYİZ"
Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de çıkan yangında yaşamını yitirenlerin yakınları, sanıkların "olası kast" suçlamasıyla yargılanmasını talep ediyor.
Bolu Sosyal Bilimler Lisesi Spor Salonu'nda görülen davanın 3. duruşmasının ikinci günü, tarafların mütalaaya ilişkin beyanlarının alınmasıyla devam ediyor.
Yangında oğlu Ömür Kotan'ı kaybeden Zeynep Kotan, duruşma öncesi gazetecilere, savcılığın verdiği mütalaaya itiraz ettiklerini, iddianamede 13 kişi hakkında "olası kast" istenirken mütalaada bu sayının 7'ye düşürüldüğünü ve suçlaması "bilinçli taksir"e çevrilenler arasında otelin Yönetim Kurulu Başkan Vekili Emine Murtezaoğlu Ergül, Elif Aras ve Ceyda Hacıbekiroğlu'nun bulunduğunu anlattı.
"HALA 21 OCAK GECESİNDEYİZ. HALA O OTELİN KORİDORLARINDAYIZ"
Bu durumun kendilerini çok yaraladığını çünkü oteldeki sorumluların her şeyden haberinin olduğunu belirten Kotan, "Yangın sırasındaki davranışları, yangın sırasında bütün Türkiye'nin kameralardan izlediği kaçışları, yönetim kurulu üyesi Elif Aras'ın ve genel müdür eşi Emir Aras'ın çocuklarının üstünü giydirerek, maskesine takarak, botlarını giydirerek parmaklarının ucunda o kaçış manzarası hiçbirimizin gözümün önünden silinmiyor. Onlar kaçarken bizim canlarımız o sırada uyuyordu, uyanamamıştı." diye konuştu.
Kotan, dosyada incelendiğinde delil karartmalarının olduğunu ve personel ifadeleri üzerinde baskı kurulduğunu öne sürerek, bu tür davranışların sanıkların sorumluluklarını artırırken savcılığın böyle bir mütalaa vermesini anlamakta zorluk çektiklerini söyledi.
Duruşmayı takip edenler arasında çocuklarını, torunlarını, bütün ailesini yitirmiş insanların bulunduğuna dikkati çeken Kotan, "Yani bu insanlar artık bunu yaşamasın. Artık buradan öyle bir karar çıksın ki biz de evlerimize dönüp yasımızı yaşayabilelim istiyoruz çünkü hala bunu yapamadık. Hala aynı durumdayız. Hala 21 Ocak gecesindeyiz. Hala o otelin koridorlarındayız. Her gün orada geziyoruz." dedi.
Kotan, Ergül ve kızları ile otelin diğer yetkililerinin yanı sıra bakanlıklar, Belediye ve İl Özel İdaresinin de sorumlu olduğunu savunarak, "Bunlar bir dişli çarkın parçaları gibi. Birinde olan aksaklık diğerini de etkiler. Birine olası kastsa diğerleri de olası kast. Hepsi organize şekilde çalışmış." değerlendirmesinde bulundu.
"SUÇLAMANIN BİLİNÇLİ TAKSİRE ÇEVRİLMESİ BİZİ YARALADI"
Olayda oğlu Mert Doğan ile gelini ve iki torununu kaybeden Uğurtan Doğan, intikam değil, adalet istediklerini, daha önce "olası kast" ile iddianamesi hazırlanan otelin Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve diğer iki üyesinin suçlamasının "bilinçli taksir"e çevrilmesinin kendilerini yaraladığını söyledi.
Tüm sanıkların "olası kast"la yargılanıp karara varılmasını istediklerini belirten Doğan, "Bu bizim yüreğimize su serpecektir ve en önemlisi bir emsal karar olarak Türkiye'de sadece otelcilikte değil, tüm sektörlerde bu tür sorumsuzluğa karşı büyük engel olacaktır." dedi.
Doğan, haklarında soruşturma izni verilen Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yetkililerinin de davada yargılanmasını beklediklerini ancak bunun gerçekleşmediğini sözlerine ekledi.
"ÇOCUĞUNUN PALTOSUNU İLİKLEYEREK ÇIKAN BİR ANNE, EN AZINDAN 'YANGIN VAR' DİYE BAĞIRABİLİR"
Eşi Sıdıka Ersin Doğan da acılarının bitmeyeceğini, her şeylerini, en büyük değerlerini kaybettiklerini dile getirerek, Türk adaletine güvendiklerini ve haksızlığa uğramayacaklarına inandıklarını söyledi.
Haksızlık ve adaletsizlik yaşanmayacağına inandıklarını vurgulayan Doğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Çok zor şeyler yaşıyoruz. Haklılıklarına inanmadığımız insanların kendilerini savunmaları, suçsuz olduklarını iddia etmeleri bizi çok yaralıyor çünkü ortada apaçık gerçekler var. Hepimiz seyrettik. Çocuğunun paltosunu ilikleyerek çıkan bir anne, en azından 'yangın var' diye bağırabilir. En azından o koridordaki insanların uyanmasına sebep olabilir. Bu kadar basit, insani bir refleksi bir insan gösteremiyorsa... Bu elbette insanı yoruyor, çok sert bir şey bu. Bu tür şeyler bizleri yaralıyor ama yine dediğim gibi biz hakkaniyetli bir yargılama bekliyoruz."
SANIKLAR SAVUNMA YAPIYOR
Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'nde 78 kişinin hayatını kaybettiği, 137 kişinin yaralandığı Grand Kartal Otel yangınına ilişkin davada sanıkların savunmaları alınıyor.
Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesince, Bolu Sosyal Bilimler Lisesi'nin spor salonunda özel olarak oluşturulan alanda yapılan duruşmaya, tutuklu ve tutuksuz sanıklar, yangında yaralananlar ile hayatını kaybedenlerin yakınları ve taraf avukatları katıldı.
Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi'yle (SEGBİS) kaydedilen 3. duruşmanın ikinci gününde müştekilerin esasa ilişkin beyanlarının dinlenilmesinin ardından söz verilen sanıklar savunma yapıyor.
Sertifikasyon şirketi yetkilisi tutuksuz sanık Ali Ağaoğlu, mütalaaya katılmadığını belirterek, yetkilisi olduğu şirketin otellerde nasıl denetim yapacağını belirleyen kurumun Turizm Geliştirme Ajansı olduğunu savundu.
Beraatini ve hakkındaki adli kontrol kararının kaldırılmasını talep eden Ağaoğlu, Turizm Geliştirme Ajansının kendilerine tevdi ettiği şekilde denetim yaptıklarını, kontrollerin ise evrak üzerinden sağlandığını öne sürdü.
Sertifikasyon şirketi çalışanı tutuksuz sanık Aleyna Beşinci de "Sürdürülebilir Turizm Programı" kapsamında aldığı eğitimler arasında "yangın denetimi yapmak" gibi bir görevi olmadığını, yalnızca evrak kontrolü gerçekleştirdiğini iddia etti.
Mudurnu Enerji Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi yetkilisi tutuksuz sanık İbrahim Polat ise oteldeki yangın güvenliği eksikliğine dair bir bilgisi olmadığını ileri sürdü.
Mudurnu Enerji Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi yetkilisi tutuksuz sanık İsmail Karagöz de üzerine atılı suçlamaların hiçbirini kabul etmediğini belirterek, kafenin işletilmesiyle ilgili bir görevinin bulunmadığını söyledi.
Duruşmaya 1 saat ara verildi.