Gülistan Doku soruşturmasında şok itiraf: "Hamile kaldı, kafasına sıktım" dedi

Gülistan Doku soruşturmasında şok itiraf: "Hamile kaldı, kafasına sıktım" dedi

Tunceli’de 5 Ocak 2020’dan bu yana kayıp olan üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında dosyaya giren yeni görüntüler ve çarpıcı beyanlar kamuoyunda infial yarattı. Soruşturmada tutuklu sayısı 10'a yükselirken, ortaya çıkan yeni delillerle birlikte cinayet şüphesi daha da güç kazandı.

Tunceli'de 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana kayıp olan üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında dosyaya giren şok görüntüler infial yarattı. Hakkında kırmızı bülten talep edilen şüphelinin ağabeyi tarafından yapılan itiraflar, olayın seyrini değiştirecek dehşet verici detayları gün yüzüne çıkardı. Toplam tutuklu sayısının 8'e yükseldiği soruşturmada, cinayet şüphesi güçlenirken dosyaya eklenen yeni deliller kan dondurdu.

DOSYAYA GİREN ŞOK GÖRÜNTÜLERDEKİ İTİRAF

Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen titiz çalışmalarda, ABD'de bulunan ve hakkında yakalama kararı çıkarılan şüpheli Umut A.'nın ağabeyi S.A.'nın Doku ailesinin avukatıyla yaptığı görüşme kayıtları dosyaya eklendi.

Görüntülerde S.A., "Ben çok üstüne gittim Umut'un. Sorguladım. Ben dedim ki 'Umut nedir bu mevzu?' Sadece evet, hayır cevapları verdi. Umut, 'niye öldürmüş? Hamile mi kalmış?' dedim. Evet, hamile kalmış. Bebeği, aldırmak istememiş? Böyle biraz kaçamak cevapları verdi ama büyük ihtimalle dediğine göre Türkay demiş ki, 'Kız hamile kaldı. Ben de kafasına sıktım' Bu kafasına sıktım lafı birkaç defa geçti yani. Büyük ihtimalle tek bir mermi mi sıkıyor? Dediğine göre tek bir mermi sıkıyor. Nerede sıktığını söylemiyor. Tabancası siyahtı. Onun arabasına binmiştim. Otomobili mavi siyah karışımı bir şeydi. Umut'la geziyorlardı zaten sürekli. Sabahtan akşama kadar geziyorlardı. Yaptığı tek şey de buydu yani. Bu kızın Gülistan olma ihtimali yüzde 100. Kardeşimin de bir parmağı varsa çıksın ortaya. Çok kızdım ona. Umut yani öldürdün. Sadece diyor ki; Abi bana bunu söyledi ben korktum. Ondan sonra zaten bin kez kızdım. Ondan sonra ondan da korktum? 'Birini öldürmüş bir adam yani. Ondan sesimi çıkarmadım' dedi. 'Umut, bak bu kadar şeyler olmuş yani bu kadar şeyler olmuş. Bu adam işinin içindedir. Şeyler silinmiş, falan' dedim. 'İstanbul'da evine gittim. Türkay'ın babası durduk yere geldi başımdan öptü. Benim suratıma bakmayan bir insan durduk yere geldi, başımdan öptü. Davranışları biraz garipti' dedi. 2021 zamanlarında. Umut orada o zaman bir şey anlamıyor. Bunları anlattı sadece. Türkay, kız hamile kalmış diye aldırmak istemiş, sorun çıkarmış. Aldırmayınca Türkay da büyük ihtimalle babası vali olduğu için korkmuş" dedi.

Görüntülerde S.A., "Umut'a dedim ki: 'Bak, bu kadar şey olmuş, ortada bu kadar ciddi iddia var. Bu adam bu işin içindedir.' Çünkü bazı şeylerin silindiğini, ortadan kaldırıldığını söylüyordu.Bir keresinde bana şunu anlattı: 'İstanbul'daki evine gittim' dedi. 'Bir gün babası durduk yere geldi, beni alnımdan öptü. Halbuki normalde yüzüme bile bakmayan bir insan, gelip böyle davranınca dikkatimi çekti' dedi. Babası vali. Umut'un, Türkay'ın İstanbul'daki evine gittiği bir zamanda bu olayın yaşandığını söyledi. Ya İstanbul'da ya da Tunceli'de karşılaşmışlar. Ben de Umut'un üzerine gittim. 'Ne olduysa açık açık anlat. Babasıyla ilgili farklı bir durum var mı? Onun bir şeylerden haberi var mı?' diye sürekli sordum. Aslında olayın Zeynal'ın üzerine kalacağı konuşuluyordu. Ama Zeynal geri dönünce, sanki yön başka birine çevrildi. Bize göre bunu yapabilecek, bu kadar şeyi saklayabilecek kişi belliydi. Umut'un bana anlattığına göre; Türkay, kız hamile kaldığı için kürtaj yaptırmak istemiş. Kız kabul etmeyince aralarında sorun çıkmış. Türkay da, siyasi bağlantılarından dolayı korktuğu için kızı vurmuş olabilir. Babasının vali olması da bu korkuyu artırmış olabilir. Çünkü Umut'un anlattığına göre Türkay her şeyden çekinen biriydi. Umut'a, 'Bunu hiç sorgulamadın mı? Bu işin aslı nedir diye hiç üzerine gitmedin mi?' diye sordum. 'Abi, o sırada çok korktum' dedi. Umut'un anlattığına göre Türkay, 'Ben bir kızı vurdum. Hamile kaldı, aldırmak istemedi. Tartıştık' demiş. Özellikle 'kafasına sıktım' ifadesini kullanmış. Umut da buna tepki göstermiş, aralarında kısa bir tartışma yaşanmış ama sonra konuyu kapatmışlar. Çünkü 'Birini öldüren biri bana da zarar verebilir' diye korkmuş. Umut'un konuşması gerektiğinin farkındayım. Daha sonra dayım geldi. 'Savcılık ve Adalet Bakanlığı devrede, artık kimse bir şeyden korkmasın, ne biliyorsanız anlatın' dedi. O noktadan sonra biz aile olarak korkmayı bıraktık." dedi.

Görüntülerde S.A., "Bu olaya birçok kişi dahil edilmiş. Olay büyük; öyle kolayca üstü örtülecek bir şey değil. Bunun farkındayız. Artık gerçekten korkmuyoruz, korku aşamasını geçtik. Çünkü mesele bizi de aşmış durumda. Bundan sonra bize ne olacaksa olsun. Sonuçta kızın ailesi aylardır, yıllardır büyük acı çekiyor. Olay artık sadece onların değil, çok daha büyük bir hale geldi. Benim şu an aklıma gelen tek isim 'Sütlü Bey'. Onu da sadece vali koruması olduğu için biliyorum. Umut'la konuştuğumda ona şunu sordum: 'Bu işe kimler karışmış olabilir, nasıl olmuş olabilir?' Koruması var mı? Vardır, olabilir. Ama kimdir, nedir, bilmiyoruz. 'Bu kızı kim götürdü, kim gömdü, kim sakladı? Nasıl oldu da bu kız aylardır kayıp?' diye sordum. Umut da 'Bilmiyorum abi' dedi. 'Koruma olabilir mi?' dedim, 'Olabilir' dedi. Koruma olarak Şükrü ismini duydum. Erdoğan ismini de duydum. Bu kişiler; Umut, Türkay ve koruma, sürekli birlikte takılıyorlarmış. Hatta bir evleri olduğunu da duydum ama nerede olduğunu bilmiyorum. Sadece bir ev olduğundan bahsedildi. Ev kimin adına diye sorulduğunda; İlker, Uğurcan ve Ercan Çelebi isimlerini duydum. Bunlar aynı arkadaş grubundaydı, birlikte vakit geçiriyorlardı. Daha sonra bir süre sonra yolları ayrılmış. Umut 19 yaşına geldiğinde, yani olaydan yaklaşık 1-2 yıl sonra araları açılmış. Mektup meselesini de şöyle anlattı: Mektubu Türkay götürüp bırakmış. Vali'nin oğlu olan Türkay'ın bunu yaptığı söyleniyor. Nereye bıraktığını tam bilmiyorum. Anladığım kadarıyla kızın ablasına bırakıldığı söyleniyor, en azından haberlerde bu şekilde geçiyor. Bu konuyu duyduğumda Umut'a çok sert tepki gösterdim. 'Nasıl olur da telefonunu verirsin?' dedim. O da 'Ben değilim' dedi. 'Türkay konuşmuştur' diye cevap verdi. 'Neden telefonunu veriyorsun, ne konuşuldu bilmiyor musun?' diye sordum. Zaten ne konuşulduğunu bilse ve anlatsa doğrudan hapse girecek bir durum olduğunu düşünüyorum. Umut, olayın detaylarını tam bilmediğini söylüyor. Sadece Türkay'ın arabada kendisine 'Birini vurdum' dediğini aktarıyor. 'Bir kız hamile kaldı, aldırmak istemedi, ben de vurdum' şeklinde konuştuğunu söylüyor. Silahı getirip getirmediğini ya da gösterip göstermediğini ise net bilmiyor. Biz aile olarak Umut'u sorguladık. 'Bu adamın kimlerle takıldığını bilmiyor musun? Bu kız ne zamandır kayıp, bunları hiç mi düşünmedin? Telefonunu vermişsin, bir yere gitmişsin, bırakmışsın' diye üzerine gittik. Mektup konusunda da şunu anlattı: Türkay, Umut'u bir yere bırakmış ve 'Git, bunu bırak' demiş. Umut mektubu bırakıp geri dönmüş. Daha sonra Türkay gelip onu tekrar almış. Bu durumun Umut'un üzerine suç atmak için mi yapıldığı, yoksa neden böyle bir yol izlendiği net değil. Umut da aynı şeyi söyledi; mektupta da benzer şekilde yazdığını ifade etti." ifadelerini kullandı.

Gülistan Doku'nun son görüntüleri güvenlik kamerasına yansıdı.Gülistan Doku'nun son görüntüleri güvenlik kamerasına yansıdı.

ERKEK ARKADAŞI VE ÜVEY BABASI TUTUKLANDI

Soruşturma kapsamında adliyeye sevk edilen kritik isimlerden peş peşe tutuklama haberleri geldi. Gülistan Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov ve eski polis olan üvey babası Engin Yücer, çıkarıldıkları nöbetçi sulh ceza hakimliği tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi. Operasyonlar neticesinde soruşturmadaki tutuklu sayısı 8'e çıkarken, şüphelilerden Uğurcan A. ise yurt dışına çıkış yasağı getirilerek adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

foto:ahaber.com.trfoto:ahaber.com.tr

VALİNİN OĞLU VE KORUMASI MERCEK ALTINDA

Soruşturmanın en dikkat çeken noktalarından birini ise dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel oluşturdu. Dosyadaki ağır iddiaların ardından, Mustafa Türkay Sonel ile Vali Sonel'in o dönemki koruma polisi Şükrü E.'nin savcılıktaki sorgularının devam ettiği bildirildi. Aralarında eski emniyet mensupları ve kamu görevlilerinin de bulunduğu geniş bir şüpheli listesiyle yürütülen soruşturmada, delillerin karartılması ihtimaline karşı tüm dijital veriler yeniden incelemeye alındı.

foto:ahaber.com.trfoto:ahaber.com.tr

15 ŞÜPHELİYE YÖNELİK DEV OPERASYON

Gülistan Doku'nun kaybolmasıyla ilgili başlatılan geniş çaplı operasyonda, sim kart verilerini sildiği iddia edilen eski polis Gökhan Ertok ve eski İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı gibi isimlerin de aralarında bulunduğu çok sayıda kişi tutuklanmıştı. İçişleri Bakanlığı tarafından açığa alınan ve Elazığ'da gözaltına alınan eski Tunceli Valisi Sonel'in Erzurum'daki işlemleri sürerken, eski başhekim Çağdaş Özdemir'in jandarmadaki sorgusunun devam ettiği öğrenildi. Kamuoyu, 4 yıldır karanlıkta kalan olayın bu son itiraflar ve tutuklamalarla aydınlatılmasını bekliyor.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin