Altılı masanın kukla planı! Hayalleri suya düştü! Cumhurbaşkanı gerçeğini hukukçular açıkladı
Millet İttifakı'nın içinde yer alan Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu'nun altılı masada yer alan tüm liderlerin seçilecek olan cumhurbaşkanının yardımcıları olarak kabinede görev alması gerektiğini söylemesi tepkiyle karşılandı. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan hukukçu ve siyasi isimler bu durumun anayasaya aykırı olduğunu belirtirken konuya ilişkin "Cumhurbaşkanı'nın halk tarafından seçildiğini, Anayasada 'Cumhurbaşkanı devletin başıdır. Yürütme yetkisi Cumhurbaşkanına aittir' ifadeleri kullanıldı.
Millet İttifakı'nın; Cumhurbaşkanının bütün siyasi parti genel başkanları birlikte karar alacağını açıklaması ve CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi, Deva Partisi, Gelecek Partisi ve Demokrat Parti genel başkanlarının Cumhurbaşkanı Yardımcısı olarak kabinede görevde almaları yönündeki ifadeleri tepkiyle karşılandı.

YETKİ CUMHURBAŞKANINA AİT
Sabah'a konuşan siyasiler ve hukukçular, Cumhurbaşkanı'nın halk tarafından seçildiğini, Anayasada 'Cumhurbaşkanı devletin başıdır. Yürütme yetkisi Cumhurbaşkanına aittir' ifadelerinin yer aldığını hatırlattı.

UÇUM: "SEÇİLMİŞ İRADEYİ ETKİSİZ KILMAK HANGİ YOLLA OLURSA OLSUN DARBEDİR"
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum: "Bu masanın Türkiye'yi kör kuyulara mahkum etme tasarımı! Altılı masadan gelen son açıklamalar masaya hakim zihniyetin ibretlik bir dışa vurumu. Milli iradenin, hukukun ve siyasetin gücünün hiçe sayıldığı oligarşik bir yapının ülkeyi kayıt dışı bir şekilde yönetme arzusu bir anayasa taslağı adı altında servis edilmiştir. Fakat nafile, bu darbeci-gerici zihniyetin Türkiye siyasetine ipotek koyma çabaları sonuçsuz kalır, halkımız darbeye geçit vermez, masaları da seçimde yıkılır."
"Ülkenin 'eşgüdüm kurullarıyla' yönetileceğini söylemek, halkın oylarıyla seçilmiş Cumhurbaşkanı ile masadaki parti genel başkanları birlikte ülkeyi yönetecek, hükümet olacak demek darbeciliktir. Seçilmiş iradeyi etkisiz kılmak hangi yolla olursa olsun darbedir. Açıkça Anayasa ihlal edilecek, sivil darbe yapılacak, dar bir kadro iktidar olacak deniliyor. Masa mensubu bir parti genel başkanının Anayasanın 106. maddesinde yer alan; 'Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, Cumhurbaşkanı yardımcısı veya bakan olarak atanırlarsa üyelikleri sona erer' açık hükmüne rağmen kabinede görev almaları halinde milletvekili olma vasfını yitirmemek için bu anayasa maddesinin bir tüzük değişikliğiyle aşılabileceğini düşünmesi cehaletten başka bir şey ile açıklanamaz..
"Ülkeyi anayasanın dışında paralel bir anlayış ve kurguyla, pozisyonel siyaset yapma hırslarını tatmin edecek bir anlayışla yönetmeye talip oldukları açıktır. Bu anlayışın samimiyetinden ve inandırıcılığından söz etmek de mümkün değildir. Dolayısıyla aralarındaki iktidar ve güç paylaşımı kavgalarından ülke meselelerine vakit ayırabileceklerine siyasi feraseti çok yüksek olan bu memleketin evlatlarını inandırmaları da mümkün değildir."
"Türkiye'nin ve dünyanın geldiği aşamada etkin ve güçlü bir yürütmenin elzem olduğu, yoğunlaşan ve çeşitlenen sorun ve ihtiyaçların etkili bir şekilde ele alınmasını sağlayabilecek bir kapasitenin ancak bu şekilde oluşturulabileceği yakın tarih pratiğiyle kabul görmüştür. Devletimizin bölgemizde ve dünyada yeni/yükselen jeopolitiğe yönelik vizyon ve liderliği halkımızın teveccühünü kazanmıştır."
"Cumhurbaşkanımızın şahsında halkımızın devletine olan güçlü inancı ve umudunu koruduğunu görüyoruz. Herkes emin olsun; bu ülkenin insanları darbeci, kapalı ve karanlık yapı ve oluşumlara oy vererek bu ülkenin yarınlarını maceraya atmazlar."











