Turgut Özal'ın kızı Zeynep Özal'dan flaş açıklamalar! Başkan Erdoğan için bakın ne dedi?
8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın kızı Zeynep Özal, yıllar sonra çarpıcı açıklamalarda bulundu. Babası Turgut Özal'ın Başkan Erdoğan'ı tanıdığını ve beğendiğini belirten Zeynep Özal, "Babama yaptıkları gibi ona da 'diktatör' diyenler var. Gerçekten ayıp, çok yanlış buluyorum. Erdoğan diktatör olsa herkes fikrini açıkça söyleyebilir miydi ya da tenkit edebilir miydi?" şeklinde konuştu.
8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın kızı Zeynep Özal, babasının ölüm yıldönümünde çok özel açıklamalar yaptı...
Zeynep Özal, 28 yıl önce vefat eden babası Turgut Özal'la vedalaşmanın çok zor olduğunu söyleyerek, "Hastaneye babamı son kez görmek için gittim, ölmüştü. Hatıra kalsın diye bir tutam saçını kestim. Onu öyle özlüyorum ki... Hâlâ sesi kulaklarımda. Onun için her gün dua ediyorum" dedi.

Turgut Özal'ın kızı olmak sizi nasıl etkiledi?
Baba olarak çok özeldi. Ben sadece babamı değil, en yakın arkadaşımı da kaybettim. Öleli 28 yıl oldu ama sesi hâlâ kulaklarımda. Onu her gün özlüyorum. Ben Turgut Özal'ın kızı olmakla hep gurur duydum. Hiç unutmadığım bir sözü var; "Öldükten sonra yaptıklarımı daha iyi anlayacaklar" diye. Gerçekten öyle oldu. Babam hep ülkesi için hizmet etti. Halkla iç içeydi, onların dertlerini dinlerdi. Yeniköy'deki evimize gelirken taksi durağı vardır. Mutlaka o durağa uğrar, onlarla çay içmeden eve gelmezdi. İnsanlara hep hoşgörülü davranırdı. Gençlerin fikirlerini önemsiyordu. Onlarla da temas içindeydi...
YOLLARIMIZ HARİKA
Ancak tüm bunlara rağmen, babama 'diktatör' diyorlardı. Diktatör olsa halkla iç içe olur muydu? Onların dertlerini, düşüncelerini dinler miydi? Babam 'diktatör' sözüne çok üzülüyordu. Şimdi de Cumhurbaşkanı Erdoğan için aynısını yapıyorlar. Babama yaptıkları gibi ona da 'diktatör' diyenler var. Gerçekten ayıp, çok yanlış buluyorum. Erdoğan diktatör olsa herkes fikrini açıkça söyleyebilir miydi ya da tenkit edebilir miydi? Bakıyorum herkes fikrini, eleştirilerini söylüyor. Muhalefet yapmak iyi olan şeyi eleştirmek değil. Yanlışı eleştirirsin ama doğruyu da takdir etmek gerekir. Babamın muhalefet anlayışı buydu. Şimdi öyle değil. Muhalefet yapmak için her şey eleştiriliyor. Babam yol, baraj, köprü yaptığında yine eleştirildi. Babamın da çok üstüne geldiler. Şimdi de Erdoğan'a benzer şeyleri yapıyorlar. Yollarımız muhteşem oldu, kazalar azaldı. Şehirlerarası seyahat konforlu oldu. Osmangazi Köprüsü gibi bir köprü yapmak babamın en büyük hayallerinden biriydi. Taşımacılık çok önemli bir atılım. Ben de kullanıyorum, şahane bir köprü. İstanbul Havalimanı gurur duyulacak bir proje. Bazıları yıkılsın istiyor. Böyle bir vizyonsuzluk olabilir mi? Ülkemiz savunma sanayinde de çok güzel bir noktaya geldi. Babam yaşasaydı gurur duyardı savunma alanındaki atılımlarımızdan. Babamın da hayaliydi çünkü savunma sanayimizi üst noktalara taşımak. Sağlıkta da çok iyiyiz. Oğlumun biri Belçika'da yaşıyor. Pandemi sürecinde neler yaşadığına şahidim. Ülkemizin hastaneleri çok iyi, sağlık çalışanlarımız da muhteşem. Ben Mersin'in bir ilçesinde oturuyorum. İlçemde bile iki tane her açıdan son teknoloji ile donatılmış devlet hastanesi var. Halka böyle hizmet götürmek çok önemli. Bunlar takdir edilmeli. Babam "Halkım yapılan tüm hizmetleri görür ve kıymetini anlar" derdi. Yani kim ne derse desin, halkımız da görüyor.

Babanızla en son ne zaman görüşmüştünüz?
Ölmeden bir gece önce telefonda konuşmuştuk. 19 Nisan oğlumun doğum günüydü. Onu görmeye İstanbul'a gelecekti. Bana önce "Hastaneye kaldırdık" dediler. Uçakla Ankara'ya gittim. Hatta uçakta Rahmetli Türkeş ile karşılaştık. Babamla birbirlerini çok severlerdi. Babam öldükten sonra Efe ile beni Ankara'ya çağırdı, "Bundan sonra bir şeye ihtiyacınız olursa ben yanınızdayım" dedi. Bunu söyleyen tek lider rahmetli Türkeş'ti. Hastaneye gittiğimde ise babamın yoğun bakımda olduğunu söylediler. Meğerse ölmüş, bayrak yarıya inmiş. Babamı son kez görmek için yanına girdim. Onunla vedalaşmak o kadar zordu ki. Bir hatırası kalsın diye bir tutam saçını kestim. Onu öyle özlüyorum ki... Hâlâ sesi kulaklarımda. Onun için her gün dua ediyorum. Sadece öldüğü gün değil, onu her gün anıyorum. Çok erken gitti. Ülkemiz için büyük hizmetler vermiş biriydi. Beş sene daha yaşasa ülkemiz farklı yere giderdi. Ben eceliyle de öldüğünü düşünmüyorum. Zaten mezarı açıldı ve zehir çıktı bedeninden.
BÖYLE BİR KÜLLİYE İHTİYAÇTI, TÜRKİYE'YE VE CUMHURBAŞKANLIĞI MAKAMINA ÇOK YAKIŞTI
Siz hem başbakanlık, hem de cumhurbaşkanlığı köşkünde yaşadığınız için sormak istiyorum; külliyeyi nasıl buluyorsunuz?
Ben iki köşkte de yaşadığım için yakından biliyorum, böyle bir külliye ihtiyaçtı. Köşklerde Cumhurbaşkanı ofisleri ve yabancı misafirlerle görüşmeler için çok eksiklikler vardı. Türkiye için gerekliydi. Bu şahsa değil ülkemize ait... Türkiye'ye ve Cumhurbaşkanlığı makamına yakışan bir külliye oldu. Bu nedenle yapılan eleştirilere hiç katılmıyorum.



