Beyaz Saray'dan İran için 4 maddelik "imha" operasyonu: Detaylar A Haber'de
Orta Doğu'da ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları tansiyonu zirveye taşıdı. Savaşın 1. ayına girilmesiyle müzakere tartışmaları başladı; ABD, İran ile görüşme olacağını söylerken Tahran iddiaları yalanladı. A Haber Tahran Muhabiri Ekber Karabağ İran’dan, A Haber Programlar Müdürü Emine Kavasoğlu ise Tel Aviv’den son gelişmeleri aktardı.A Haber Washington Muhabiri İrfan Sapmaz ABD'nin İran ekonomisini çökertecek ve nükleer tesisleri hedef alacak 4 aşamalı askeri harekat planının detaylarını aktardı.
ABD ve İsrail ile İran arasında artan gerilim Orta Doğu'da tansiyonu yükseltti. Karşılıklı saldırı ve misilleme açıklamaları dikkat çekerken, bölgede askeri hareketlilik hız kazandı. İran'ın Tel Aviv'e yönelik füze hamleleri sonrası gelişmeler yakından takip ediliyor. Bölgedeki son durumu A Haber Programlar Müdürü Emine Kavasoğlu İsrail'den, A Haber muhabiri Ekber Karabağ ise Tahran'dan aktarırken, uzman isimler yaşananları değerlendiriyor. İşte Orta Doğu'daki kritik gelişmelerin perde arkası...
İŞTE 23-27 MART TARİHLERİNDE YAŞANANLAR
CANLI ANLATIM
ABD'NİN OLASI HAREKATINDA NÜKLEER TESİSLER VE ADALAR TEHLİKEDE
Orta Doğu’da barut fıçısı patlamak üzereyken, ABD’nin İran’ın kalbine yönelik hazırladığı gizli hava indirme ve amfibi harekat planlarının detayları gün yüzüne çıktı! 82. Hava İndirme Tümeni’nden Delta Force gibi özel birliklerin bölgeye ilerlediği belirtilirken ABD'nin olası işgal senaryosu ise A Haber'de masaya yatırıldı. Terör ve Güvenlik Uzmanı İbrahim Keleş, harita üzerinden İran'ın riskli bölgelerine işaret ederek muhtemel harekat durumunu değerlendirdi.
İSFAHAN NÜKLEER TESİSLERİ VE HÜRMÜZ BOĞAZI HEDEFTE
ABD’nin operasyonel hedeflerini harita üzerinde değerlendiren İbrahim Keleş, "İsfahan, Hürmüz ve Hark Adası’na yönelik bir hava indirme operasyonu planlanıyor; özellikle İsfahan çok kritik çünkü nükleer zenginleştirilmiş uranyum büyük ihtimalle orada bulunuyor" ifadelerini kullandı. Bölgedeki kuşatma stratejisine dikkat çeken Keleş, "Hürmüz Boğazı’nın kontrolünü sağlamak için bölgedeki küçük adalara hava indirme yapabilirler, çünkü denizden geçemedikleri noktada tek çare havadan sızma harekatıdır" sözleriyle stratejik önemi aktardı.
82. HAVA İNDİRME TÜMENİ TEYAKKUZDA: 16 SAATTE OPERASYON!
ABD’nin bölgeye sevk ettiği elit birliklerin kabiliyetlerini analiz eden İbrahim Keleş, "82. Hava İndirme Tümeni yaklaşık 16-17 saatte dünyanın herhangi bir yerine kargo uçaklarıyla ulaştırılabiliyor. Bu tümen, Hark Adası ve Hürmüz hattındaki stratejik noktalara indirilerek bölgeyi kontrol altına almayı hedefliyor" şeklinde konuştu. Keleş, tank tümenlerinin bölgeye getirilmesinin imkansız olduğunu belirterek, "1. Zırhlı Tümen bir tank tümenidir ve bu tankların oraya gelmesi imkansız; bu yüzden operasyon tamamen özel kuvvetler ve paraşütçü birlikler üzerinden yürüyecek" ifadelerini kullandı.
İRAN'DA HAVALİMANI VURULDU: SAHİL ŞERİDİNDE MAYIN ALARMI
İsrail ve ABD’nin son hamlelerini değerlendiren İbrahim Keleş, "Dün İsrail ve ABD, Fars şehrindeki havalimanını hedef aldı. Bu bölge şu an İran ordusu tarafından kullanılıyor ve kıyı şeridindeki mayın döşeme ihtimaline karşı sahil bölgeleri yoğun saldırı altında tutuluyor" sözlerini kaydetti. Keleş, kıyı bölgelerindeki harekatın amacını, "Kıyı bölgelerine yapılan saldırılar, muhtemel bir hava indirmesine karşı koyacak İran Silahlı Kuvvetleri'nin bertaraf edilmesini hedefliyor" diyerek açıkladı.
"UÇAR BİRLİK" HAREKATI: KUVEYT VE BAE ÜSLERİ KULLANARAK SALDIRI YAPABİLİR"
Operasyonun lojistik ve saha planlamasına dair teknik detayları paylaşan İbrahim Keleş, "Hava hücum harekatı dediğimiz helikopterlerle yapılan uçar birlik operasyonları her an başlayabilir. Kuveyt’ten kalkan birlikler Hark Adası’na, Birleşik Arap Emirlikleri’nden havalananlar ise Hürmüz Boğazı’nın arka taraflarına ve Bender Abbas hattına güç aktarımı yapabilir" ifadelerini kullandı. Keleş, bu operasyonların riskine değinerek, "Denizden geçemeyecekleri için Zagros Dağları’nın uygun gördükleri bölgelerine indirme yapacaklar ancak bu durum ABD için büyük zayiat riskini beraberinde getiriyor" şeklinde konuştu.
İRAN’DAN 1 MİLYON ASKERLİK SEFERBERLİĞİ
İran’ın beklenen saldırıya karşı aldığı devasa önlemleri aktaran İbrahim Keleş, "İran dün itibarıyla bir seferberlik ilan etti ve yaklaşık 1 milyon kişiyi silah altına aldılar. Tıpkı İran-Irak Savaşı’nda olduğu gibi gençler gruplar halinde orduya katılıyor" sözleriyle sahadaki direnci vurguladı. ABD’nin hava indirme planı için tarihi bir uyarıda bulunan Keleş, "İran’ın füze atma kapasitesi yok edilmeden yapılacak bir hava indirme operasyonu, o askerlere 'git kaderini yaşa' demekle aynıdır. Karadan desteklenmeyen bir hava indirme birliği, İran’ın karşı taarruzlarıyla çok kısa sürede yok edilir ve Amerikan askerleri esir alınır" ifadelerini kullanarak sözlerini noktaladı.
ABD ASKERLERİ BÜYÜK KARA İŞGALİ İÇİN Mİ İRAN'A GELİYOR?
Orta Doğu'da gerilim her geçen gün tırmanırken ABD'nin İran'a "Delta Force" ve "Ranger" gibi özel birliklerini bölgeye göndereceği ortaya çıktı. Körfez'e başlayacak yığınaklanma ile Trump, "Tahran'da yeni bir harekat mı başlatacak?" sorusuna neden olurken A Haber'de Banu El'in sunduğu Arka Plan programına konuk olan Askeri Stratejist Dr. Eray Güçlüer ve Gazeteci Abdulkadir Selvi olası harekatın şifreleri deşifre etti.
ÖZEL BİRLİKLER SAHADA: TANK TÜMENİ PLANI NEDEN ÇÖKTÜ?
Bölgedeki askeri hareketliliğin teknik detaylarını analiz eden Dr. Eray Güçlüer, "Genellikle özel harekat, özel kuvvetler ve özel birimler sahada aktif durumda. Ancak burada bir tek 82. Hava İndirme Tümeni ayrı bir parantez açılması gereken bir güç. İkinci olarak adı geçen 1. Zırhlı Tümen ise tamamen bir tank tümenidir. Bu birimin görev emri alıp buraya gelmesi imkansızdır. Bir zırhlı tümeni oraya getirmek teknik olarak mümkün değil, bu seçeneğin üstüne çarpı atmak lazım" ifadelerini kullandı.
HAYALET OPERASYONCULAR: RANGER VE KEŞİF BİRLİKLERİ PUSUDA
Harekat sahasındaki gizli unsurları deşifre eden Dr. Eray Güçlüer, "Hızlı görev kuvveti ve deniz piyade keşif birliği muhtemelen şu an harekat sahasında keşif ve gözetleme faaliyetlerini sürdürüyorlar. Ranger alayı, özel harekat havacılık alayı ve özel kuvvetler olarak adlandırdığımız bu birimlerin tamamı gayrinizami harp harekatlarını yürütebilecek en üst düzey kabiliyete sahip unsurlardır" şeklinde konuştu.
YEREL KIYAFETLER VE GİZLİ EĞİTİMLER: KİMLİKLERİNİ GİZLİYORLAR
Özel birliklerin sahada nasıl kamufle olduklarını anlatan Dr. Eray Güçlüer, "Bu unsurları sahada fark etmeniz mümkün değil. Yerel kıyafetler giyiyorlar ve o bölgenin dilini konuşuyorlar. Bu konuda özel olarak eğitiliyorlar ve normal askeri kuvvetlerden çok daha farklı bir yapıdalar. Bu tür birimler ya savaş başlamadan hemen önce ya da savaşın en sıcak anında harekata dahil olurlar. Barış zamanında ise daha çok istihbarat teşkilatlarının özel unsurları sahadadır" sözleriyle gizli savaşın boyutlarını aktardı.
AMERİKAN BASINI: 3 AMFİBİ GEMİ VE BİNLERCE ASKER YOLDA
Yığınağın boyutlarını Amerikan basınındaki verilere dayanarak açıklayan Gazeteci Abdulkadir Selvi "Elimizdeki sayılara göre 2 bin 500 deniz piyadesi, 2 bin denizci ve 3 bin paraşütçü sevk edilmiş durumda. Bu çıkarma harekatının 3 amfibi gemiyle yapılması planlanıyor" bilgisini paylaştı. Bu devasa yığınağın ardından İran’ın hamlesi de gecikmedi. Tahran’ın seferberlik ilanını yorumlayan Selvi, "İran dün itibarıyla bir seferberlik ilan etti ve orduya katılım çağrısı yaptı. Tıpkı 8 yıl süren İran-Irak Savaşı’nda olduğu gibi gençler gruplar halinde orduya yazılmak için başvuruyor. Duyduğumuz rakamlara göre 1 milyon kişiyi silah altına almış durumdalar" dedi.
HAVA GÜCÜNÜN EZİCİ ETKİSİ VE KARA UNSURLARININ RİSKİ
Devasa orduların hava desteği olmadan büyük risk altında olduğunu vurgulayan Dr. Eray Güçlüer, "İran 1 milyon kişiyi silah altına alabilir ancak yoğun bir hava gücü karşısında, eğer hava savunma desteği yoksa bu unsurlar çok kısa sürede yok olur. Hava gücünün o ezici ateş gücü kara unsurları üzerinde yok edici bir etkiye sahiptir" uyarısında bulundu. Güçlüer aynı riskin ABD için de geçerli olduğunun altını çizerek, "ABD bir kara harekatı yapıp Hark Adası’na çıktığında, İran’ın füze menzili içerisine girecek. Eğer İran’ın füze atma kapasitesi ortadan kaldırılmadan bir saldırı yaparlarsa, sonuç alamazlar ve çok büyük zayiat verirler" şeklinde konuştu.
ABD'DEN 4 MADDELİK "DARBE" PLANI
Amerika Birleşik Devletleri’nde diplomasi trafiği yerini askeri senaryolara bırakıyor. A Haber Washington Muhabiri İrfan Sapmaz, "Genel kanı Amerika Birleşik Devletleri’nde kesinlikle bu anlaşmayla Amerika’nın İran’ın bir yere varmasının mümkün olmadığı, onun için de şu anda B planı üzerinde duruluyor," ifadelerini kullandı.
Sapmaz, bu planın amacının sadece bir baskı unsuru değil, İran’a indirilecek son bir darbe hazırlığı olduğuna dikkat çekerek, "Yani son bir darbe indirilmeye çalışılıyor, özellikle ona değinmek istiyorum," sözleriyle bölgedeki sıcak temas ihtimalinin ne kadar yakın olduğunu vurguladı.
DİPLOMASİ MASASINDA EL GÜÇLENDİRME VE PAKİSTAN TRAFİĞİ
Washington yönetimi, bir yandan askeri seçenekleri masada tutarken diğer yandan müzakerelerde elini en üst seviyeye çıkarmayı hedefliyor. Planlamaların genel amacını değerlendiren İrfan Sapmaz, "Bu planların genel amacı şu an itibarıyla müzakerelerde ABD’nin elini güçlendirmek, yani bu barış görüşmeleriyle," dedi. Öte yandan, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in Pakistan ziyaretine ilişkin belirsizliğin de bu askeri hareketlilikle bağlantılı olduğu belirtiliyor. Sapmaz, "Şu anda henüz net değil, onun için de Pentagon ve ABD’deki istihbarat topluluğu Donald Trump’ın önüne 4 ana seçenek koymuş vaziyette," diyerek Beyaz Saray’daki kritik bekleyişi aktardı.
İLK HEDEF EKONOMİK CAN DAMARI: KHARK ADASI KUŞATMASI
Pentagon’un hazırladığı senaryoların ilk ve en yakıcı aşaması, İran’ın ekonomik varlığına darbe vurmayı amaçlıyor. İrfan Sapmaz, operasyonun ilk adımını, "Birincisi Khark adasını ele geçirmek ve tamamıyla abluka altına almak. Malum bu İran’ın petrol ihracatının yaklaşık yüzde 90’ını yöneten kilit bir petrol terminali," sözleriyle açıkladı. Bu stratejik hamleyle İran ekonomisine ağır bir darbe vurulmasının planlandığını belirten Sapmaz, adanın ele geçirilmesinin Tahran yönetimi için tam bir yıkım olacağını ifade etti.
HÜRMÜZ BOĞAZI’NDA ASKERİ DÜĞÜM: LARAK ADASI OPERASYONU
Operasyonun ikinci aşaması, bölgedeki askeri dengeleri tamamen değiştirmeyi hedefliyor. Larak Adası’nın stratejik önemine değinen İrfan Sapmaz, "Larak adasını kontrol altına almak istiyorlar. Hürmüz Boğazı’nda bulunan İran askeri üsleri, radar sistemleri ve sivil gemilere saldırı yapılabilecek küçük teknelerin bulunduğu stratejik bir ada burası," şeklinde konuştu. Sapmaz, boğaz trafiğini izleme ve kontrol etme açısından kritik olan bu bölgedeki Devrim Muhafızları’na ait tüm askeri noktaların etkisiz hale getirileceğini sözlerine ekledi.
BASRA KÖRFEZİ’NDE İŞGAL SENARYOSU: EBU MUSA ADASI
Üçüncü aşamada ise doğrudan bir işgal senaryosu öne çıkıyor. Basra Körfezi’ndeki İran kontrolünü kırmayı amaçlayan hamleyi aktaran Sapmaz, "Üçüncüsü Ebu Musa adasını işgal etmek tamamıyla. Basra Körfezi’nden çıkan gemiler üzerindeki İran kontrolünü sağlayan bu ada son derece önemli malum," dedi. Adanın stratejik konumuna ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin de hak iddia ettiği bölgedeki gerilime dikkat çeken Sapmaz, boğaz girişine yakın bu noktanın ele geçirilmesinin hayati önem taşıdığını vurguladı.
DENİZDE SICAK TAKİP VE PETROL AKIŞININ KESİLMESİ
Dördüncü senaryo ise doğrudan deniz ticaretini ve tanker trafiğini hedef alıyor. Bölgedeki hareketliliğin boyutlarını anlatan İrfan Sapmaz, "Dördüncüsü İran petrolü taşıyan gemileri doğrudan durdurmak ve kontrol altına almak. Tanker trafiğini hedef alan operasyon, petrol akışını keserek ekonomik baskıyı artırmak," ifadelerini kullandı. Bu adımın, İran’ın küresel piyasalara erişimini tamamen engellemeye yönelik bir kuşatma olduğu belirtiliyor.
NÜKLEER TESİSLERE KARA HAREKATI: URANYUM OPERASYONU
Senaryoların en tehlikeli ve en son aşaması ise İran’ın nükleer kapasitesini doğrudan hedef alıyor. Bölgedeki askeri hareketliliğin bu noktada yoğunlaştığını belirten İrfan Sapmaz, "Sonuncusu beşincisi, hiç şüphe yok hep üzerinde durduğumuz şey uranyumu ele geçirmek. Nükleer tesislerdeki bu uranyumu kara birlikleriyle ele geçirme planı var," dedi. Bu amaçla özel birliklerin bölgeye sevk edildiğini ve büyük bir hareketlilik yaşandığını aktaran Sapmaz, "Özel birliklerin bölgeye hareketliliği sürüyor diyebiliriz kısacası," şeklinde konuştu.
TARİHİ UYARI: 'AFGANİSTAN HEZİMETİ' VE TAHRAN HATIRLATMASI
Deneyimli muhabir İrfan Sapmaz, olası bir kara savaşının sonuçları konusunda tarihi bir uyarıda bulundu. Trump yönetiminin böyle bir maceraya atılmasının büyük bir risk olduğunu belirten Sapmaz, "Bu bana 6 yıl boyunca izlediğim Sovyetler Birliği’nin Afganistan işgalini hatırlatıyor işin açıkçası. Çok büyük bir hezimete uğrayacaklar," sözleriyle dramatik bir tablo çizdi. Olası bir kara işgaline ihtimal vermediğini de belirten Sapmaz, "Tahran’ı inanılmaz şekilde bombalayarak tüm noktaları ve olası bir indirmeyle çeşitli yerlerden bir kara harekatının Tahran’a yönelik başlamasına ben çok fazla ihtimal vermiyorum," diyerek Trump’ın asıl hedefinin askeri bir yıkımdan ziyade bir "zafer fotoğrafı" olduğunu ifade etti.
SIZINTI HABERLERİN PERDE ARKASI: İRAN ÜZERİNDEKİ PSİKOLOJİK BASKI
Pentagon ve Beyaz Saray kaynaklı sızıntıların birer psikolojik harp unsuru olduğunu belirten Sapmaz, Axios, Politico ve NBC gibi mecralara sızdırılan bilgilerin tek bir amacı olduğunu vurguladı: "Bu sızdırılan haberlerin tek bir amacı var; İran üzerindeki baskıyı artırmak."
JD Vance’in bu hafta sonu yapacağı olası Pakistan ziyareti gerçekleşmezse operasyon sinyallerinin çok daha güçleneceğini belirten Sapmaz, "Bu demektir ki bir operasyon geliyor," diyerek bölgedeki ateş hattının her an ısınabileceği uyarısında bulundu.
