CANLI | ABD-İsrail-İran savaşında kritik eşik: Uzman isim A Haber'de uyardı: Dünya ekonomisi bıçak sırtında

Giriş Tarihi:Son Güncelleme:
ahaber.com.tr Haber Merkezi
CANLI | ABD-İsrail-İran savaşında kritik eşik: Uzman isim A Haber'de uyardı: Dünya ekonomisi bıçak sırtında

İsrail, İran ve Lübnan’dan gelen ardı arkası kesilmeyen füze saldırılarıyla adeta ateş hattına döndü. İran ordusu, İsrail’in en kritik noktalarından biri olarak gösterilen Dimona Nükleer Tesisi’ni hedef alarak gerilimi tırmandırdı. Aynı saldırı dalgasında ülkenin güneyindeki Arad kenti de vuruldu. ABD’nin bölgeye yönelik askeri yığınak hazırlıkları sürerken, İran kanadından gelen açıklamaları paylaşan Emine Kavasoğlu, "Devrim Muhafızları yaptıkları açıklamada artık füze hakimiyeti ilan ettiklerini duyurdular. Önümüzdeki dalgalarda kullanılacak taktiklerin ve fırlatma sistemlerinin ABD ve İsrail komutanlarını hayretler içerisinde bırakacağını, güney semalarının artık aydınlık olacağını belirttiler" ifadelerini kullandı. Kavasoğlu, İran’ın en kritik noktaları bile rahatlıkla vurabileceği mesajını bu saldırıyla verdiğini belirtti.

ABD ve İsrail ile İran arasında artan gerilim Orta Doğu'da tansiyonu yükseltti. Karşılıklı saldırı ve misilleme açıklamaları dikkat çekerken, bölgede askeri hareketlilik hız kazandı. İran'ın Tel Aviv'e yönelik füze hamleleri sonrası gelişmeler yakından takip ediliyor. Bölgedeki son durumu A Haber Programlar Müdürü Emine Kavasoğlu İsrail'den, A Haber muhabiri Ekber Karabağ ise Tahran'dan aktarırken, uzman isimler yaşananları değerlendiriyor. İşte Orta Doğu'daki kritik gelişmelerin perde arkası...

CANLI ANLATIM

12:05

TAHRAN'DA HALK MEYDANLARA İNDİ

İsrail’in İran’ın başkenti Tahran’a yönelik gerçekleştirdiği ve "tarihin en şiddetli operasyonlarından biri" olarak nitelendirilen saldırıların ardından bölgede tansiyon durdurulamaz bir noktaya ulaştı. A Haber muhabiri Ekber Karabağ, sıcak gelişmeleri Tahran’ın kalbinden aktarırken; İran yönetiminin olası bir kara harekatına karşı Basra Körfezi’ni tamamen mayınlama ve küresel ticareti kilitleme tehdidini duyurdu.

EN ŞİDDETLİ SALDIRI

Bölgedeki son durumu İnkilap Meydanı’ndan bildiren A Haber muhabiri Ekber Karabağ, "Gece saatlerinde başkent Tahran’a yönelik, belki de bugüne kadar yapılmış en şiddetli saldırılardan birisi gerçekleşti" ifadelerini kullandı. Karabağ, bu saldırıların muhtemelen İsrail’in Dimona ve Arad bölgelerine yönelik İran saldırılarına bir misilleme olduğunu belirterek, "İsrail, İran’ın etkili saldırılarına cevap olarak bu denli yoğun bir operasyonu başkent Tahran’a yöneltti" sözleriyle sahadaki durumu aktardı.

HALK MEYDANLARA İNDİ: "CANIMIZ FEDA"

Saldırıların ardından Tahran sokaklarında hareketliliğin arttığını kaydeden Karabağ, halkın ellerinde İran bayrakları ve yeni lider Mücteba Hamaney’in posterleriyle orduya destek verdiğini söyledi. Mikrofon uzatılan bir İranlı vatandaşın, "Zafer dünya Müslümanlarınındır. Nasıl liderimiz Ali Hamaney canını İran için feda ettiyse, ben de canımı yeni liderimiz Mücteba Hamaney’e feda etmeye hazırım" şeklindeki kararlılık dolu mesajını Karabağ izleyicilerle paylaştı.

KÖRFEZ’DE "MAYIN" ALARMI: TİCARET DURABİLİR

İran’ın askeri stratejisine dair en kritik uyarıyı da dile getiren Ekber Karabağ, "Eğer İran adalarına yönelik bir saldırı veya indirme söz konusu olursa, İran Basra Körfezi’ni tamamen mayınlayacağını bildirdi" dedi. Bu hamlenin Hürmüz Boğazı’nı kullanılamaz hale getireceğini vurgulayan Karabağ, "İran’ın aktardığına göre böyle bir durumun temizlenmesi yıllar sürecektir ve Basra Körfezi tamamen ulaşıma kapanacaktır" ifadeleriyle Tahran yönetiminin dünyayı sarsacak o tehdidini duyurdu.

11:22

BASRA KÖRFEZİ İÇİN "MAYIN" TEHDİDİ

İran Savunma Konseyi’nden bölgede tansiyonu en üst seviyeye çıkaracak kritik bir açıklama geldi. ABD’nin İran’ın güney sahillerine veya adalarına yönelik olası bir saldırısı durumunda Basra Körfezi’nin tamamen mayınlanacağını duyuran Tahran yönetimi, enerji altyapılarına yapılacak bir müdahalede ise İsrail ve bölge ülkelerini hedef alacağını ilan etti.

BASRA KÖRFEZİ İÇİN "MAYIN" TEHDİDİ

Bölgedeki sıcak gelişmeleri aktaran A Haber muhabiri Ekber Karabağ, "İran Savunma Konseyi, Amerika Birleşik Devletleri’nin İran’ın güney sahillerine veya adalarına bir saldırı yapması durumunda Basra Körfezi’ni mayınlayacağını bildirdi" ifadelerini kullandı. Karabağ, İranlı yetkililerin bu adımın körfezi tıpkı Hürmüz Boğazı gibi tamamen kullanılamaz hale getireceği uyarısında bulunduğunu belirtti.

ENERJİ ALTYAPILARI HEDEFTE

İran’ın sadece deniz yoluyla değil, enerji tesisleri üzerinden de misilleme yapacağını kaydeden Karabağ, "Eğer İran’ın altyapısına yönelik bir saldırı söz konusu olursa, İran’ın da buna misilleme olarak bölge ülkelerinin ve İsrail’in enerji altyapılarına, elektrik tesislerine yönelik bir saldırı düzenleyeceği duyuruldu" sözleriyle Tahran’ın kararlılığını aktardı.

TRUMP’IN 48 SAATLİK SÜRESİNE YANIT

Donald Trump’ın geçtiğimiz günlerde Hürmüz Boğazı ile ilgili yaptığı açıklamaları hatırlatan Ekber Karabağ, "Trump, Hürmüz’ün açılması için 48 saat süre tanımış, aksi halde enerji altyapısına saldırı düzenleyeceğini söylemişti; İran bu tehdidi hatırlatarak, Asseluye ve Natanz’da olduğu gibi her türlü saldırıya anında yanıt verileceğini vurguladı" dedi.

"TEMİZLEMESİ YILLAR SÜRER"

Olası bir mayınlama faaliyetinin küresel ticarete darbe vuracağını ifade eden muhabir Karabağ, "İran, Basra Körfezi’nde yapılacak bir mayınlamanın ardından bölgenin temizlenmesinin yıllar sürebileceği konusunda çok ciddi bir uyarıda bulundu" diyerek sözlerini noktaladı.

10:29

TAHRAN'DAN ABD VE İSRAİL'E 'GÖZE GÖZ' MİSİLLEMESİ!

İran’da günlerdir süren internet kesintisinin ardından Tahran yönetimi, hem sokaktaki protesto dalgasına hem de dış saldırılara karşı "demir yumruk" stratejisine geçti. A Haber muhabiri Ekber Karabağ bölgeden son detayları aktardı.

SOKAKTA ÖNLEM, MASADA İDAM: ABD’YE MESAJ

İran’da muhalif kanadın sokağa çıkma çağrıları sonrası yönetim baskıyı artırdı. Bölgedeki son durumu aktaran A Haber muhabiri Ekber Karabağ, "İran’da takribi dört gün süren bir internet kesintisi yaşandı. Pehlevi’nin sokağa çıkma çağrısı sonrası geniş güvenlik önlemleri alındı ve bu kapsamda internetler erişime kapatıldı" sözlerini aktardı. Sadece dijital alanda değil, yargı kanadında da sert adımlar atıldığını belirten Karabağ, "Sabah saatlerinde Kum kentindeki protestolarla bağlantılı üç kişi idam edildi. Donald Trump’ın 'protestocu idam edilirse askeri müdahale yaparım' tehdidine rağmen bu adımların atılması, Amerika Birleşik Devletleri’ne bir meydan okuma olarak değerlendirilebilir" ifadelerini kullandı.

ENERJİ SAVAŞLARI: GÜNEY PARS VURULDU, KATAR HEDEF ALINDI

Savaşın boyutu, İran’ın en stratejik enerji tesislerinden biri olan Güney Pars’ın vurulmasıyla yeni bir evreye geçti. Karabağ sahadaki durumu, "İran’ın en önemli gaz tesisi olan Güney Pars vuruldu ve bu saldırıyla savaş yeni bir boyut kazandı. Nitekim İran buna misilleme olarak Katar’daki bir doğalgaz tesisine yönelik saldırı gerçekleştirdi" sözleriyle özetledi. Tahran yönetiminin iç piyasayı koruma altına aldığını belirten Karabağ, "Vatandaşların gaz temini konusunda sıkıntı yaşanmadığı belirtilse de önlem olarak Irak’a yapılan doğalgaz ihracatı tamamen durduruldu" bilgisini paylaştı.

BÖLGESEL GERİLİM: SUUDİ ARABİSTAN’DAN SERT TEPKİ

İran’ın enerji tesislerine yönelik saldırılar sonrası hedef gözetmeksizin bölge ülkelerini uyarması, Riyad yönetimini ayağa kaldırdı. Karabağ, "İran’ın uyarı hedefinde Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar vardı. Nitekim Katar’a yönelik doğrudan bir saldırı söz konusu oldu" dedi. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı’nın bu duruma sessiz kalmadığını vurgulayan Karabağ, bakanın "Eğer karşılık vermeyeceğimizi düşünüyorlarsa bu çok yanlış bir düşünce, bu durum kabul edilemez" şeklindeki sert uyarısını haberine ekledi.

TAHRAN'IN YENİ STRATEJİSİ: "GÖZE GÖZ" POLİTİKASI

İran yönetiminin saldırılar karşısındaki tavrı, Meclis düzeyinde en sert şekilde dile getiriliyor. Karabağ, İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf’ın açıklamalarına dikkat çekerek, "Kalibaf, göze göz politikası uyguladıklarını bir kez daha vurguladı. Eğer petrol ve enerji tesislerimize saldırı olursa, aynı şekilde cevap vereceğiz diyerek denklemi net bir şekilde ortaya koydu" ifadelerini kullandı. Karabağ ayrıca, İran Devrim Muhafızları’nın yazılı bir açıklama yaparak bölge ülkelerini daha sert saldırılarla uyardığını belirtti.

NEVRUZ ÖNCESİ EKONOMİK ÇÖKÜŞ SİNYALLERİ

Savaşın ve diplomatik gerilimin gölgesinde İran, yeni yılı (1405) karşılamaya hazırlanıyor. Karabağ, "Cumartesi günü İran’da yılın ilk günü olacak. Tahran yavaş yavaş boşalıyor ancak son bir aydır saldırılar dolayısıyla İran ekonomisi ciddi hasar gördü, esnaf iş yapamaz durumda" dedi. Tatil sonrası savaşın ekonomik etkilerinin daha net hissedileceğini öngören Karabağ, "Nevruz tatili bitimiyle birlikte bu savaşın ekonomi üzerindeki gerçek tahribatını daha net göreceğiz" sözleriyle aktardı.

09:59

SİYONİSTLERİN KİRLİ PLANI DEŞİFRE OLDU

Uluslararası İletişim Uzmanı Dr. Tolga Sakman, A Haber canlı yayınında İsrail'in İran saldırısını bahane ederek bölgeyi topyekûn bir din savaşına sürükleme planını deşifre etti. Sakman, Netanyahu yönetiminin nihai hedefinin ilk kıblemiz Mescid-i Aksa'yı yıkarak yerine Süleyman Mabedi'ni inşa etmek olduğunu ve bu uğurda Hristiyanlar ile Müslümanları da çatışmanın içine çekmek için özel bir çaba sarf ettiğini vurguladı. İsrail'de savaş istemeyenlerin ülkeyi terk ettiğini, geriye en radikal şahinlerin kaldığını belirten Sakman, yaşanan her olayın bu "Mesih'i getirme" planı için bir basamak olarak kullanıldığını gözler önüne serdi.

SAVAŞ İSTEMEYENLER GİTTİ, ŞAHİNLER KALDI

İran-İsrail geriliminin ardından İsrail içindeki dinamikleri değerlendiren Dr. Tolga Sakman, ülkede barış istemeyen bir grubun kaldığına dikkat çekti. Sakman, "Maalesef şunu ortaya koymak lazım, ülkede savaş olmasını istemeyenler, ikinci vatandaşlığı olduğu ülkelere göçtüler. Kaçtılar savaştan. E şimdi kalanlar en şahinleri" sözleriyle mevcut durumu özetledi. Bu radikal grubun, savaşın daha da keskinleşerek hedefe ulaşması noktasında oldukça istekli olduğunu belirten Sakman, geçmişte Tel Aviv'de yapılan gösterilerin yanlış anlaşıldığını, halkın Netanyahu'ya tepkisinin savaş karşıtlığından değil, "daha sert" saldırmadığı için olduğunu, "O tepki Netanyahu'nun az şekilde hareket ettiği, yumuşak kaldığı içindi. O eylemler 'daha fazla bastır, daha fazla hedefi yok et' talepleriydi" ifadeleriyle aktardı.

ASIL HEDEF MESCİD-İ AKSA: DİN SAVAŞI FORMATI DEVREDE

Gündemin en sıcak maddesi olan Mescid-i Aksa'ya yönelik tehditleri analiz eden Dr. Tolga Sakman, İsrail'in çatışmayı bilinçli olarak dini bir boyuta taşıdığını söyledi. Sakman, "Orayı daha da köpürtmeye çalışıyorlar. Bunu tamamen bir din savaşı haline getirmeye çalışıyorlar" diyerek tehlikenin altını çizdi. Netanyahu'nun kişisel olarak teolojik ve mesiyanik hedefleri olduğunu belirten uzman isim, "Netanyahu'nun öyle teolojik şeyleri var. Hani böyle Mesih'i gelmeye zorlama vesaire gibi böyle uç fikirleri var savaşı yayarak" şeklinde konuştu. Sakman, bu kirli planın sadece Müslümanları değil, Hristiyanları da hedef aldığını, "Hristiyanları ve Müslümanları da bir şekilde buna inandırmak, bu din savaşı formatını kabul ettirmek için özel bir çabası da var. Çünkü eğer öyle olursa kafasındaki din savaşı formülü hayata geçer" sözleriyle açıkladı. Bu stratejinin bir parçası olarak Hristiyanlar için kutsal olan Kutsal Diriliş Kilisesi'nin de kapatılarak Katoliklerin girişinin engellendiğini hatırlattı.

SAVAŞ BAHANE, SÜLEYMAN MABEDİ ŞAHANE!

Dr. Tolga Sakman, tüm bu yaşananların Mescid-i Aksa'nın yıkılıp yerine Süleyman Mabedi'nin inşa edilmesi hedefine hizmet eden birer bahane olduğunu belirtti. Yıllardır Mescid-i Aksa'nın altında "bilimsel araştırma" adı altında kazılar yapıldığını ve temellerinin zayıflatılmaya çalışıldığını söyleyen Sakman, Netanyahu'nun bu savaşı planını hızlandırmak için bir fırsat olarak gördüğünü ifade etti. Sakman, "Savaşın formatını bu şekle getirmek için elinden geleni yapıyor. Yani savaşın varlığı artık yavaş yavaş o teolojik temeller üzerine oturtulup herkesi de buna inandırabilirse, işte o zaman gerçekten bunu bahane edebilir" değerlendirmesinde bulundu. Dr. Sakman, yıllar önce genç bir siyasetçiyken bir hahamın Netanyahu'ya, "Senden beklediğimiz bu" diyerek bugünkü hedefleri işaret ettiğini hatırlatarak, mevcut görüntülerin bu büyük ve tehlikeli planın bir parçası olarak daha sık gündeme geleceği uyarısını yaptı.

 

09:39

İRAN'DAN "FÜZE HAKİMİYETİ" İLANI

İran'ın İsrail'e yönelik gerçekleştirdiği füze saldırıları bölgede tansiyonu zirveye taşıdı. A Haber Programlar Müdürü Emine Kavasoğlu, İran füzelerinin vurduğu Arad kentinden gerçekleştirdiği canlı yayında, stratejik noktaların hedef alındığını ve İsrail'in hava savunma sistemlerinin adeta kör edildiğini bildirdi. Dimona Nükleer Santrali yakınları ve sivil yerleşim alanlarında yaşanan büyük yıkım, savaşın 23. gününde yeni bir aşamaya geçildiğini kanıtlarken, bölgedeki güvenlik önlemleri en üst seviyeye çıkarıldı.

ARAD VE DİMONA’DA STRATEJİK YIKIM

Saldırının gerçekleştiği noktadan son durumu bildiren Emine Kavasoğlu, "Zaman zaman alarmlar çalmaya devam ediyor ancak Arad kentinde ağır bir hasar söz konusu. Patlama öylesine şiddetliydi ki çevredeki pek çok bina ve araç ağır hasar gördü. İsrail tarihine 21 Mart, en büyük kayıplardan biri olarak geçti" ifadelerini kullandı. Kavasoğlu, saldırının sadece sivil alanları değil, stratejik noktaları da vurduğunu belirterek, "İran, Dimona Nükleer Santrali’nin bulunduğu bölge başta olmak üzere iki ayrı noktaya Fettah-2 füzeleriyle saldırdı. Dimona’ya sadece 10 kilometre uzaklıktaki bu bölge ağır darbe aldı" sözleriyle yıkımın boyutunu aktardı.

HAVA SAVUNMA SİSTEMLERİ ÇARESİZ KALDI

İsrail’in savunma kalkanlarının İran’ın yeni taktiği karşısında yetersiz kaldığını vurgulayan Kavasoğlu, "Hava savunma sistemlerine, Demir Kubbe’ye ve Tahat sistemlerine güvenen İsrail’i, İran deyim yerindeyse kör etti. Geçtiğimiz hafta küme başlıklı füzeler kullanılmıştı ancak bu kez taktik değişti ve Fettah-2 füzeleri devreye girdi" dedi. Bu füzelerin teknik üstünlüğüne dikkat çeken Kavasoğlu, "Yüksek manevra kabiliyetine sahip ve ses hızının 15 katına çıkabilen Fettah-2 füzeleri, İsrail’in hava savunma sistemlerinin müdahale etmesini tamamen engelledi" şeklinde konuştu.

İran kanadından gelen iddialı açıklamaları paylaşan Emine Kavasoğlu, "Devrim Muhafızları yaptıkları açıklamada artık füze hakimiyeti ilan ettiklerini duyurdular. Önümüzdeki dalgalarda kullanılacak taktiklerin ve fırlatma sistemlerinin ABD ve İsrail komutanlarını hayretler içerisinde bırakacağını, güney semalarının artık aydınlık olacağını belirttiler" ifadelerini kullandı. Kavasoğlu, İran’ın en kritik noktaları bile rahatlıkla vurabileceği mesajını bu saldırıyla verdiğini belirtti.

ENERJİ VE SU ALTYAPISINA YÖNELİK BÜYÜK TEHDİT

Savaşın genişleme potansiyeline dair çarpıcı bilgiler veren Kavasoğlu, "İran tarafı, eğer kendi yakıt ve enerji altyapılarına saldırı düzenlenirse, bölgedeki ABD üslerini ve İsrail’e ait tüm enerji ve bilgi teknolojileri altyapısını hedef alacaklarını açıkladı. Özellikle deniz suyu arıtma tesislerinin hedef alınması demek, Körfez bölgesinin büyük bir susuzluk ve su krizi riskiyle karşı karşıya kalması anlamına geliyor" uyarısında bulundu.

SAHADA YOĞUN GÜVENLİK VE KISITLAMALAR

Saldırı sonrası bölgedeki son durumu aktaran Emine Kavasoğlu, "Şu an Arad’da yoğun bir temizlik ve hazırlık çalışması var. Bölge demir bariyerlerle kapatıldı ve basın mensupları uzaklaştırıldı. İsrail yönetimi, hasarın görüntülenmesini engellemeye çalışıyor. Ayrıca telefonlarda ve iletişim ağlarında zaman zaman ciddi kısıtlamalar ve kesintiler yaşanıyor" diyerek bölgedeki sıkı yönetim atmosferini sözlerine ekledi.

08:06

"DÜNYA EKONOMİSİ BIÇAK SIRTINDA"

Orta Doğu’da tansiyon düşmek bilmiyor. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik enerji altyapısı saldırısı tehditlerine Tahran’dan misilleme cevabı gecikmedi. Hürmüz Boğazı üzerindeki hakimiyetini bir koz olarak kullanan İran, sadece petrol sevkiyatını değil, küresel gıda güvenliğini de sarsacak hamlelere hazırlanıyor. Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Yıldırım Deniz, küresel piyasaları bekleyen büyük tehlikeyi ve sahadaki son durumu A Haber’e çarpıcı sözlerle değerlendirdi.

ABD STRATEJİSİNDE BÜYÜK ÇÖKÜŞ

ABD’nin bölgedeki hamlelerini ve Trump’ın tehditlerini değerlendiren Dr. Yıldırım Deniz, "Trump'ın bu tehdidi savurması, ABD'nin stratejilerinin deyim yerindeyse iflas ettiğinin bir göstergesidir" ifadelerini kullandı. Washington’ın İsrail’in zorlamasıyla hazırlıksız bir savaşa girdiğini belirten Deniz, "ABD neticede büyük bir askeri güç fakat onun da kaynakları sınırsız değil; Rusya'nın Ukrayna'da düştüğü bataklığa benzer bir duruma ABD de yavaş yavaş ilerliyor" sözleriyle tehlikeli gidişata dikkat çekti.

HÜRMÜZ BOĞAZI: KÜRESEL EKONOMİNİN ŞAHDAMARI

İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünün uluslararası piyasalar için bir "kabus" senaryosu olduğunu vurgulayan Deniz, "Hürmüz Boğazı'nın kapanması küresel ekonomik sistemde çok büyük bir etki doğurur; bugün dünya suni gübre ihtiyacının yüzde 30 ham maddesi buradan geçiyor" değerlendirmesinde bulundu. Boğazın kapanmasının bir domino etkisi yaratacağını ifade eden Dr. Yıldırım Deniz, "Bu kriz tarıma yansıyacak ve önümüzdeki aylarda gıda fiyatlarını da doğrudan etkileyecek; kontrolün Amerika'da değil de İran'da olması Trump'ı daha da çıldırtıyor" şeklinde konuştu.

KÖRFEZ ÜLKELERİ İÇİN "SU" TEHDİDİ

İran’ın olası bir saldırıda Körfez ülkelerinin hayati altyapılarını hedef alabileceğini belirten Deniz, "Tahran yönetimi, 'Körfez'in su arıtma tesislerini vururuz' diyerek bölge ülkelerinin ABD üzerinde bir baskı kurmasını sağlamaya çalışıyor" sözleriyle stratejik hamleyi aktardı. Bölgedeki Arap ülkelerinin içme suyu ihtiyacının deniz suyundan sağlandığını hatırlatan Deniz, "Bu tesislerin vurulması 40-50 milyon insanın susuz kalması demektir; İran elindeki silahları çok tasarruflu kullanarak savaşı hem coğrafi hem de zamansal olarak geniş bir alana yaymayı başardı" ifadelerini kullandı.

İRAN GERİ ADIM ATMIYOR: "VAROLUŞ MÜCADELESİ"

ABD’nin ateşkes için öne sürdüğü 6 şartın İran tarafından kabul görmesinin mümkün olmadığını belirten Dr. Deniz, "İran şu anda bir varoluş mücadelesi veriyor ve 1979’dan bu yana geliştirdiği stratejik refleksle cepheyi kendi topraklarından uzak tutmaya çalışıyor" sözlerini kaydetti. Tahran’ın vekil güçleri aracılığıyla geniş bir direniş hattı kurduğunu vurgulayan Deniz, "Hürmüz Boğazı'nın kapandığı gibi Kızıldeniz'in de kapandığını düşünün; o zaman uluslararası kamuoyunun ABD'ye tepkisi çok daha farklı ve sert olacaktır" diyerek küresel krizin boyutuna dikkat çekti.

04:34

İRAN'A KARA OPERASYONU OLUR MU?

ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a Hürmüz Boğazı'nı açması için verdiği 48 saatlik sürede 24 saat doldu. Öte yandan ABD'nin Hark Adası'na yönelik operasyon seçeneklerinin masada olduğu bilgisini paylaşması kara harekatı ihtimalini güçlendirirken Orta Doğu'da ne gibi  bir senaryo ortaya çıkar. Sinan Tatlı'nın sunduğu A Haber Gece programına konuk olan Uluslararası İlişkiler Uzmanı Sinan Demirtürk, Körfez'de yaşanan gelişmeleri ve Trump'ın olası savaş planlarına dair değerlendirmelerde bulundu. 

ARKA KAPI DİPLOMASİSİ VE GİZLİ MÜZAKERELER

Savaşın gidişatını değiştirecek kritik saatlere girildiğini vurgulayan Sinan Demirtürk, "Trump bu 48 saat sonrasında savaştaki gerilimi daha da arttırmayı hedefliyor olabilir. Çünkü biz dolaylı olarak bir müzakere zemininin arka kapı diplomasisi olarak da var olduğunu, yaşandığını okuyoruz. Bu anlamıyla bazı Amerikalı diplomatlar ve Trump'ın yakınları aynı zamanda müzakerenin bazı şartlarını da ifade ediyorlar. Tabii ki bu Umman'daki ya da İsviçre'deki masadan çok farklı bir formatı içeriyor." ifadelerini kullandı.

İRAN’IN DİMONA VE ARAD'I VURMASI SAVAŞIN KADERİNİ DEĞİŞTİRDİ

İran’ın saldırılarının İsrail için yıkıcı sonuçlar doğurduğunu belirten Sinan Demirtürk, "İran çok net bir şekilde cevap veriyor ve bu anlamıyla hem Dimona'daki hem de Arad'daki bu son iki saldırı savaşın kaderini değiştirebilecek bir eylem olarak da okunabilir. Bu anlamıyla hem İsrail'de askeri kayıpların fazla olması hem önemli bir nükleer tesisin ağır bir yara almış olması ve bu gece bu saldırının tekrarlanmış olması, İsrail'e verilmiş olan tahribatın derinleştiği bir süreç yaşatıyor." sözleriyle askeri tablonun vahametini aktardı.

TRUMP’IN ÖLDÜRÜCÜ DARBE PLANI VE SUİKAST ZİNCİRİ

Bölgenin topyekûn bir genişleme eğiliminde olduğunu ve Trump’ın "nihai vuruş" peşinde olduğunu ifade eden Sinan Demirtürk, "Onlarca sivilin hayatını kaybetmiş olduğu bir yayılım içerisinde, genişleme eğilimi içerisinde bulunuyor olması da savaşın kaderinde büyük bir tesir meydana getirecek. Bu anlamıyla bir öldürücü darbe peşinde olabileceğini tahmin ediyorum Trump'ın. Daha kritik hedeflerin vurulabileceği ve geçtiğimiz hafta cereyan eden Ali Laricani başta olmak üzere pek çok ismin öldürülmüş olduğu suikastler benzeri gibi çok sert bir cevabın da beklenebileceğini tahmin ediyoruz." şeklinde konuştu.

HÜRMÜZ VE HARK ADASI HEDEFTE: SERT DALGA BEKLENİYOR

Amerika’nın savaşı zamana yaymak istemediğini ve kısa sürede sonuç odaklı bir imha süreci planladığını dile getiren Sinan Demirtürk, "Savaşın çok uzun aylar devam etmesi istikametinde bir iradeye sahip değil Amerika. Bu anlamıyla ağır bir baskı altında olduğu okunuyor Donald Trump'ın. Bu yönüyle de daha sert ve öldürücü bir darbenin beklenebileceği kanaatini taşıyoruz ki; hem Hark Adası’nın hedef alınmış olması hem de Hürmüz’ü koruyan birtakım jeopolitik hedeflerin de vurulduğu, İran'ın bir anlamıyla körfezi tutan donanmasının, kara unsurlarının ve füze rampalarının yeniden vurulmaya başlanmış olduğu daha sert bir dalgayı beklemek gerekiyor." diyerek sıcak bölgedeki büyük tehlikeyi gözler önüne serdi. 

23:11

HÜRMÜZ BOĞAZI'NDA 48 SAATLİK ÜLTİMATOM!

Orta Doğu’da enerji koridorları ve stratejik dengeler bıçak sırtında! ABD’nin İran’a yönelik sunduğu 6 maddelik ağır ültimatomda sona yaklaşılırken, Hürmüz Boğazı için verilen 48 saatlik sürenin son 24 saatine girildi.

Askeri Stratejist Doç. Dr. Kemal Olçar, A Haber ekranlarında bölgedeki sıcak temas noktalarını ve "sıklet merkezi" haline gelen Hürmüz Boğazı üzerindeki planları deşifre etti. 

ABD'NİN İRAN PLANI: 6 MADDELİK AĞIR PAKET

Savaşın ilk günlerinden bu yana değişmeyen ABD stratejisi, İran’ın nükleer ve askeri kapasitesini tamamen tasfiye etmeyi hedefliyor. Washington yönetiminin masaya koyduğu sert talepleri değerlendiren Doç. Dr. Kemal Olçar, "ABD’nin şu anda İran’a yönelik altı tane isteği var. Bu istekler içerisinde nükleer bir numara; nükleerle ilgili hiçbir tesis olmayacak, bu kapasite sıfırlanacak deniyor. İkinci olarak füzeler hedefte; özellikle balistik nitelikteki füzeler 5 yıl boyunca üretilmeyecek, mevcutlar imha edilecek ve menzilleri 300 kilometre ile sınırlandırılacak" ifadelerini kullandı. 

HÜRMÜZ BOĞAZI İÇİN SON 24 SAAT: ENERJİ KRİZİ KAPIDA

Küresel enerji arzının en kritik noktası olan Hürmüz Boğazı’nda zaman daralıyor. ABD’nin boğazın açılması için verdiği mühletin dolmak üzere olduğunu hatırlatan Doç. Dr. Kemal Olçar, "Hürmüz Boğazı kesinlikle açılacak diyorlar. Hatta 48 saat süre verdiler dün akşam itibarıyla; şu an 24 saat doldu, geriye sadece 24 saat kaldı. Şu anda sıklet merkezi orası haline geldi. Eğer Hürmüz Boğazı açılırsa enerji darboğazı ve akışkanlık sorunları ortadan kalkacak. Körfez ülkelerindeki devasa petrol ve doğalgaz tesisleri şu anda kilitlenmiş durumda ve uluslararası pazara akmıyor" sözleriyle krizin ekonomik boyutuna dikkat çekti.

KEŞM ADASI'NDA ULUSLARARASI KOMİSYON PLANI

ABD ve müttefiklerinin Hürmüz Boğazı üzerindeki hakimiyet planı, Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ne benzer bir yapıyı öngörüyor. Boğazın kontrolü için yeni bir mekanizma kurulmak istendiğini belirten Olçar, "ABD burayı açmaya çalışıyor ve burada bir Boğazlar Sözleşmesi yapıp uluslararası bir komisyon kurmak istiyor. Japonya, İngiltere, Fransa gibi ülkeler bu tarafsız komisyona katılabileceklerini deklare ettiler. Muhtemelen Keşm Adası civarında bir komisyon karargahı kuracaklar ve giriş çıkışların hepsini buradan kontrol altına alacaklar" şeklinde konuştu.

ABD'DEN BİNLERCE ASKER GELİYOR

Bölgedeki askeri hareketlilik, beklenen bir çıkartma harekatının işaretlerini taşıyor. Doç. Dr. Kemal Olçar, İran’ın karşısındaki devasa askeri yığınağı şu sözlerle aktardı:

"İran olarak duydunuz ki Japonya’dan 5.000 kişi geliyor; bunlar çıkartma gemileriyle beraber gelecek olan birlikler. Amerika’dan da 2.500 kişilik bir paraşütçü, yani hava indirme birliği geliyor. Bu askeri kapasite karşısında İran’ın şu an itibarıyla kıyı şeridinde nasıl bir önlem alacağı büyük önem taşıyor."

DENİZ ALTINDAKİ GİZLİ TEHLİKE: 'UYUYAN MAYINLAR'

İran’ın Hürmüz Boğazı’nı savunma stratejisinin en güçlü unsurlarından biri deniz altındaki mayın envanteri olarak öne çıkıyor. Boğazın yoğun şekilde mayınlanacağını belirten Doç. Dr. Kemal Olçar, "İran’ın elinde demirli mayınların yanı sıra manyetik mayınlar ve deniz dibine monte edilen, uzaktan patlatılabilen 'uyuyan mayınlar' da var. İran mayın konusunda envanteri çok güçlü bir ülke, bu yüzden Hürmüz Boğazı'nı yoğun bir şekilde mayınlayacaktır" sözleriyle denizdeki tehlikeye işaret etti.

BALİSTİK FÜZELER TETİKTE: 'DENK GELENİ VURUN' TALİMATI

İran’ın balistik füze kapasitesinin halen operasyonel olduğunu ve her an ateşlenebileceğini vurgulayan Olçar, "Balistik füzelerde durum değişmiş değil; yerlerinde duruyorlar. Bazıları tekerlekli, kundağı motorlu ve yer değiştirebilir özellikte. Başından beri aynı talimatla gidiyorlar; ellerinde hedef listesi var ve 'denk geleni vurun' talimatıyla bekliyorlar" şeklinde konuştu.

22:25

ÜRDÜN'DE SAVAŞ TEDİRGİNLİĞİ! BÖLGEDEKİ SON DURUM NE?

Orta Doğu'da savaşın ateşi giderek artarken İran'ın sınır komşusu Ürdün'de de tedirginliğe neden oluyor. AA Orta Doğu Haberleri Müdürü Turgut Alp Boyraz, Ürdün'de yaşanan son gelişmeleri aktardı. 

ÜRDÜN’ÜN KRİTİK HATTI: KÖRFEZLE PARALEL TUTUM

Bölgedeki sıcak gelişmeleri  paylaşan AA Orta Doğu Haberleri Müdürü Turgut Alp Boyraz, "Ürdün'ün genel tutumu Körfez'deki müttefikleriyle paralel. İran'ın bölge ülkelerine misilleme olarak söyleyip yaptığı saldırılara karşı çıkıyor." ifadelerini kullandı. Ürdün’ün stratejik konumuna dikkat çeken Boyraz, "Ürdün İsrail ile sınırdaş ve yaklaşık 450-500 kilometre boyunca uzanıyor. İsrail’den İran’a ya da İran’dan İsrail’e atılan füzeler bu toprakların üzerinden geçiyor. Hava savunma sistemlerinin bu füzelere müdahale ettiğini burada çıplak gözle görebiliyoruz." şeklinde konuştu.

"İSRAİL’İN KANLI HESABI: NETANYAHU SAVAŞI UZATMAK İSTİYOR"

Bölgedeki barış çabalarına rağmen savaşın fitilini ateşlemek isteyen çevrelerin olduğunu vurgulayan Turgut Alp Boyraz, "Bu savaşın uzamasını isteyen tek bir ülke var, o da İsrail ve lideri Netanyahu. Katar Dışişleri Bakanı’nın da belirttiği gibi, bu savaştan yarar sağlayan çevreler belli." sözleriyle İsrail yönetimini işaret etti. İsrail içindeki kamuoyu desteğine de değinen Boyraz, "İsrail'de yapılan bir ankete göre halkın yüzde 79.8’i, yani neredeyse yüzde 80’i savaşı destekliyor. Geriye kalan yüzde 20’lik kesim ise İsrail vatandaşı olan Araplardan oluşuyor. Yani Yahudi toplumunun neredeyse tamamı bu savaşın arkasında." değerlendirmesinde bulundu.

İSRAİL'İN HÜRMÜZ BOĞAZI ÜZERİNDEN KİRLİ PLANI 

İsrail’in stratejik hedeflerinin sadece askeri değil, aynı zamanda ekonomik ve coğrafi olduğunu belirten Boyraz, "İsrail; İran ve Körfez ülkeleri kaosa gitsin, Hürmüz Boğazı tartışmaya açılsın istiyor. Hedefleri, 2019’da dillendirilen Abraham Anlaşmaları ile petrol ve gazın karadan İsrail’in Hayfa Limanı’na gelmesi ve oradan Doğu Akdeniz üzerinden Avrupa’ya gitmesi." diyerek kirli enerji planını deşifre etti. Boyraz ayrıca, Lübnan cephesinde İsrail’in Litani Nehri’ne kadar olan bölgeyi tampon bölge yapmak istediğini ve bu uğurda nehir üzerindeki köprüleri tek tek havaya uçurduğunu sözlerine ekledi.

KÖRFEZ EKONOMİSİNE AĞIR DARBE: 5 YILLIK HASAR

Savaşın ekonomik maliyetinin bölge ülkeleri için yıkıcı boyutlara ulaştığını ifade eden Turgut Alp Boyraz, "İsrail’in Tahran’daki yakıt tankerlerine saldırısına misilleme olarak İran, Katar’daki dünyanın en büyük sıvılaştırılmış gaz ihracat üssünü vurdu. Yetkililere göre bu üssün tadilatı tam 5 yıl sürecek. Tüm bunlar Körfez’in istikrarına ve ekonomisine büyük zarar veriyor." şeklinde konuştu.

"ÜRDÜN'DE HER 40 DAKİKADA BİR SİREN ÇALIYOR"

Ürdün’deki günlük yaşama dair gözlemlerini aktaran Boyraz, "Burada günlük hayat normal akışında devam ediyor gibi görünse de her 40 dakikada bir veya saatte bir sirenler çalıyor. İran’dan İsrail’e füze atıldığında sirenler önce burada, 5 dakika sonra ise Tel Aviv’de çalıyor." dedi. Gökyüzündeki tehlikeyi bizzat gözlemlediğini belirten Boyraz, "Zaman zaman havada vurulan füzeleri görüyoruz. Şarapneller özellikle Ürdün’ün kuzey ve güney kısımlarına düşüyor. Uçuşlar büyük oranda iptal edilmiş durumda, sadece Ürdün’ün kendi havayolu şirketi uçuyor." ifadeleriyle bölgedeki gergin bekleyişi özetledi. 

Mobil uygulamalarımızı indirin