Sosyal medyada hukuk nerede başlıyor? İtibar suikastı ve hakarete karşı hukuki fren şart
Geleneksel medyanın aksine denetim mekanizmalarının yetersiz kaldığı sosyal medya, organize suç merkezi ve itibar suikastlarının merkezi haline dönüştü. Dijital dezenformasyon, sahte kamuoyu oluşturan anonim hesaplar ve manipülatif algoritmalar toplumsal huzuru tehdit ederken, platformların hukuki sorumluluklarını bir kez daha tartışma konusu haline geliyor. A Haber'e konuk olan uzmanlar etki alanı geniş olan sosyal medya hesaplarının özel hukuki sorumluluğu olması gerektiğini, platformların mutlak surette yasal ve cezai denetime tabii tutulmasının şart olduğunu vurguladı.
Televizyon, radyo, gazete veya dergilerin belirli kuralları, sorumlu müdürleri ve hukuki muhatapları bulunurken, milyonlarca insanın haber kaynağı olarak kullandığı sosyal medya platformlarında benzer bir denetim mekanizması işletilemiyor.
Yalan bir bilginin dakikalar içerisinde milyonlara ulaşarak kişilerin itibarını yerle bir ettiği bu kontrolsüz alan, hukuki düzenlemelerin ivedilikle hayata geçirilmesini zorunlu kılıyor.
HAKARET VE ŞANTAJ YAPANIN YANINA KÂR KALIYOR
Dijital dünyadaki kontrolsüz gelişime dikkat çeken Avukat Murat Emergen, "Dijital ekosistem çok hızlı gelişir ama maalesef yasal düzenlemeler hep eksik kalır" ifadelerini kullandı.
Platformların denetimsizliğinin suçlulara alan açtığını vurgulayan Akademisyen Prof. Dr. Ali Murat Kırık, "Hakaret eden, şantaj gerçekleştiren, iftira atan kişilerin yanına kâr kalıyor. Çünkü sosyal medya şirketleri; işte kişisel verileri, bilgileri ve suç işleyen hesaplarla ilgili detayları ne yazık ki istenen ölçüde paylaşmadığı için yapanın yanına kâr kalma durumu söz konusu oluyor" sözleriyle aktardı.
Mevcut yasal mevzuatın caydırıcılıktan uzak olduğunu belirten Avukat Murat Emergen, "Her ne kadar Ceza Kanunu'nda hakaret, iftira suçları bağlamında bir cezai yaptırım öngörülse de mevcut ceza kanunları bu anlamda yetersiz" dedi.
Akademisyen Kırık, platformlara yönelik yetersiz denetimin, suç yuvası haline dönüştüğünü savundu. (Foto: A Haber - Ekran Görüntüsü)
Denetimsizliğin platformları suç yuvasına çevirdiğini kaydeden Prof. Dr. Ali Murat Kırık, "Bu durumda ister istemez sosyal medyayı bir suç merkezi, hakaret merkezi haline getirmeye başlıyor. Özellikle de anonim hesaplar üzerinden bunların çok daha yoğun bir şekilde gerçekleştirildiğini görüyoruz" değerlendirmesinde bulundu.
Avukat Emergen, anonim hesaplar üzerinden hakaret ve iftira içerikleri üreten kişilerin, kimlik tespiti üzerinden tespit edilebileceğini belirtti. (Foto: A Haber - Ekran Görüntüsü)
ANONİM HESAPLAR VE SAHTE KAMUOYU TUZAĞI
İsmi, fotoğrafı ve gerçek kimliği belirsiz tek bir kullanıcının açtığı onlarca sahte hesap üzerinden aynı iddiayı farklı kişiler dile getiriyormuş gibi yayması, planlı karalama kampanyalarını ve sahte kamuoyu algısını beraberinde getiriyor.
Sistemin yapısal açığına işaret eden Avukat Murat Emergen, "Bu dijital ekosistemin en önemli problemidir. Maalesef platformlar sadece bir e-postayla kaydolunabiliyor ve 'nickname' dediğimiz takma adla da paylaşımda bulunabiliyor. Dolayısıyla kişinin gerçek kimliği bilinemiyor" ifadelerini kullandı.
Sosyal medyadaki sahte dokunulmazlık algısını eleştiren Prof. Dr. Ali Murat Kırık, "'Ben anonimim, nasıl olsa ben yakalanmam' gibi bir durum aslında sosyal medyada söz konusu değil. İstenildiği takdirde, yani sosyal medya şirketleri gerçekten görevlerini doğru bir şekilde ifa ederlerse; ofis ve temsilcilik kağıt üstünde değil gerçek manada açılırsa, bu bilgiler paylaşılmak zorunda kalacak" şeklinde konuştu.
"KİMLİK TESPİTİYLE ANONİM HESAPLARIN TESPİTİ MÜMKÜN"
Kimlik tespitinin teknik olarak mümkün olduğunu hatırlatan Avukat Murat Emergen, "Bu basit bir hukuki hamleyle, teknik bir hamleyle yapılabilir. Yani kişi ifade özgürlüğü kapsamında anonim hesabı tercih ederek paylaşımda bulunabilir ancak bir kişilik hakkı saldırısı söz konusu olduğunda, hakaret veya iftira kapsamında suç işlediğinde bu kişinin, anonim hesabın kim olduğunun tespit edilebilmesi gerekir. Bu konuda hukuki ve teknik düzenleme şarttır" dedi.
Yaptırımların kaçınılmaz olduğunu ifade eden Prof. Dr. Ali Murat Kırık ise "Ortalığı yangın yerine çeviren, sahte bilgiyi yayan ve milli-manevi değerleri sömüren, onlarla ilgili yanıltıcı bilgiyi yayan bu hesaplara yaptırım da uygulanacak" sözleriyle uyardı.
"ETKİ ALANI GENİŞ HESAPLARA ÖZEL HUKUKİ SORUMLULUK GETİRİLMELİ"
Bir gazete veya televizyon kanalından çok daha geniş kitlelere ulaşan yüksek takipçili hesapların tek bir paylaşımıyla milyonları etkilediği gerçeği karşısında, etki gücü arttıkça sorumluluğun da artması gerektiği vurgulanıyor.






