Sosyal medyada algoritmalar dijital ikizimizi çıkardı: Bizi bizden daha iyi tanıyorlar

Sosyal medyada algoritmalar dijital ikizimizi çıkardı: Bizi bizden daha iyi tanıyorlar

Sosyal medya platformlarında kullanılan algoritmalar, kullanıcıların izlediği içerikten satın alma alışkanlıklarına kadar pek çok kararı etkiliyor. Kullanıcıların dijital izlerini analiz ederek kişiye özel içerik ve reklamlar sunan sistemler, "Bizi bizden daha iyi mi tanıyorlar?" sorusunu gündeme getiriyor. Uzmanlara göre öfke, korku ve skandal içeren içerikler daha fazla etkileşim için öne çıkarılırken, algoritmaların giderek hayatın merkezine yerleşmesi dijital dünyada "tekno-oligarşi" ve tekelleşme tartışmalarını da beraberinde getiriyor.

Sosyal medya platformlarında algoritma tehdidi her geçen gün kendisini daha çok hissettiriyor. Sadece iletişim ve reklam alışkanlıkları değil, kullanıcıların karşısına çıkarılacak içerikler de algoritmalarla belirleniyor. Uzmanlara göre; düşünce dünyamızdan satın aldığımız ürünlere kadar pek çok karara artık yapay zeka ve algoritmalar yön veriyor. Kullanıcıların dijital ikizini çıkararak ekranda tutmayı amaçlayan ve dijital dünyada "tekno-oligarşi" tartışmalarını başlatan bu sistem, insan iradesini adım adım gölgede bırakıyor.

BİZDEN DAHA İYİ TANIYORLAR: DİJİTAL İKİZİMİZİ ÇIKARIYORLAR

Günlük yaşamda akıllı telefonlar ve sosyal ağlar üzerinden yapılan her hareket, algoritmaların radarına giriyor. Karşılaştıkları yönlendirmelerden rahatsız olan bir vatandaş, "Bir konuşma yapıyorum hemen karşıma onun reklamı geliyor." derken, bir başka kullanıcı da durumun rahatsız edici boyutuna dikkat çekerek, "Bu rahatsızlık veriyor açıkçası." ifadelerini kullandı.

Reklam yoğunluğunun giderek arttığını belirten bir diğer vatandaş, "Eskiden bir reklam çıkıyordu, artık 2 çıkıyor, 3 çıkıyor." sözleriyle şikâyetini aktarırken, bir başka genç ise, "Sonuçta o cihazları kullanarak biz buna izin veriyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

foto: ahaber.com.tr - Bilişim Uzmanı Muharrem Bakifoto: ahaber.com.tr - Bilişim Uzmanı Muharrem Baki

Sistemin etki gücünü sokaktan aktaran muhabir, "Algoritmalar artık hayatımızın her alanında yer ediniyor. Ne izleyeceğimizden hangi ürünü satın alacağımıza kadar artık pek çok karar, algoritmaların etkisi altında." sözleriyle mevcut tabloyu özetledi.

Kullanıcı hareketlerinin anbean işlendiğini belirten Bilişim Uzmanı Muharrem Baki, "Bizim bir ürünü ne zaman aldığımızı, hangi site üzerinden o ürünü satın aldığımızı veya o reklamdan sonra hangi siteye gittiğimize dair bütün verileri toplayıp, daha sonra bunları kendi özelinde özelleştirip bize farklı şekilde karşımıza çıkaran, tamamıyla teknolojik bir güç haline geldi diyebiliriz." ifadelerini kullandı.

foto: ahaber.com.tr - Bilişim Uzmanı Av. Raci Çetin Yüksekbaşfoto: ahaber.com.tr - Bilişim Uzmanı Av. Raci Çetin Yüksekbaş

Toplanan verilerin dijital bir kimliğe dönüştüğünü vurgulayan Bilişim Uzmanı Av. Raci Çetin Yüksekbaş ise, "Beğenilen video ve içeriklerle de bizlerin adeta dijital bir kimliğini ve dijital ikizini oluşturuyorlar. Bu şekilde bize dair pek çok bilgiyi de öğrenebiliyorlar." sözleriyle uyarılarda bulundu.

foto: ahaber.com.trfoto: ahaber.com.tr

DİKKAT ÇEKMEK İÇİN ÖFKE VE KORKU İÇERİKLERİ KÖRÜKLENİYOR

Sosyal medya platformlarının kullandığı sistemlerin temel hedefi etkileşimi en üst seviyeye çıkarmak. Kullanıcıların maruz kaldığı yönlendirmelere tepki gösteren bir vatandaş, "Bunu görün, alın diye mecbur tutar gibi. Hiç hoşnut değilim yani." derken; aklından geçirdiği şeylerin bile ekranına düştüğünü söyleyen bir başka genç, "Alacağım ürünler hemen böyle düşündüğümde bile bazen önüme çıktığı oluyor. Mesela bir siteden ürüne bakıyorsam hemen başka bir sosyal medyada o ürünün reklamı önüme çıkıyor." ifadelerini kullandı.

Durumun tehlikeli bir boyuta ulaştığını savunan bir diğer vatandaş ise, "Her ne kadar görmezden gelsek de bir nevi aslında büyük bir sorun diye düşünüyorum. Çünkü konuştuğumuz şeyin dakikalar içerisinde çıkması mesela... Saat konuşuyorum, saat reklamı çıkıyor. Bence çok tehlikeli bir şey." sözleriyle endişesini paylaştı.

Uzmanlara göre kullanıcının ekranda daha uzun süre kalmasını sağlayan, yorum ve etkileşim üreten içerikler kasıtlı olarak öne çıkarılıyor. Konunun perde arkasını aktaran muhabir, "Özellikle öfke, korku ve skandal gibi konular kullanıcıların daha fazla dikkatini çekiyor. Hatta bir içerik veya videoya yapılan eleştiri amaçlı yorumlar dahi algoritma tarafından ilgi olarak değerlendiriliyor. Bu sayede de o içeriğin daha geniş kitlelere ulaşması sağlanıyor." anonsunu yaptı.

foto: ahaber.com.trfoto: ahaber.com.tr

KİMİN NEYE İLGİLİ OLDUĞUNU BİZDEN İYİ BİLİYORLAR!

Algoritmik sınıflandırmanın ulaştığı noktayı aktaran Bilişim Uzmanı Muharrem Baki, "Topladığı verileri kendi algoritmik sistemlerinde işliyor ve işledikten sonra da kendi sistemini geliştirecek şekilde geliştirmede bulunuyor. Burada kişiye göre özelleştirmeler yapılıyor ve kişiler sınıflandırılıyor. Kimin neye ilgili olduğunu emin olun kişilerden daha fazla bilebiliyorlar. Yani sizle benim aramdaki farkı bizden daha iyi biliyorlar ve kime ne reklam çıkarılacağını da çok iyi bu şekilde anlamış oluyorlar." şeklinde konuştu.

Markaların tüketim talebi oluşturmadaki başarısına değinen Av. Raci Çetin Yüksekbaş, "Marka ve reklam verenler ürün ve hizmetlerinin satışlarını maksimize etmek, en üst noktaya çıkartmak amacıyla algoritmaları giderek daha fazla kullanmaktadır. Yani ürünü ve hizmeti sunan kişiler, kendi ürünlerini ve hizmetlerini sosyal medyada görünür kılarak kendi taleplerini yaratmaya ve buna göre de arz faaliyetinde bulunmaya çalışmaktadırlar. İşin açığı pekala da başarılı olmaktadırlar." ifadelerini kullandı.

Toplum üzerindeki psikolojik baskıyı anlatan bir vatandaş, "Popüler kültür dünyası olduğu için yani şu anki dünya, onu sanki alacakmış gibi hissediyoruz. Yani almamız gerektiymiş gibi hissediyoruz." derken; sisteme verilen onaylara dikkat çeken bir başka kişi, "Çoğu zaman bizim müsaademiz oluyor çünkü uygulamaları ilk indirdiğimizde veya girdiğimiz sosyal medyalarda ilk başta bunları onaylayıp onaylamadığımız soruluyor ve bunları kabul edip zaten uygulamaları kullanıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Bir başka vatandaş ise hissettiği yönlendirmeyi, "İnsanları bir yerde zorlayıcı bir baskı var gibi böyle şeylerde. Yani bunu gidin alın gibisinden." sözleriyle aktardı.

foto: ahaber.com.trfoto: ahaber.com.tr

DİJİTAL DÜNYADA "TEKNO-OLİGARŞİ" VE TEKELLEŞME TEHLİKESİ

Ortaya çıkan tablo ise oldukça çarpıcı: Kullanıcı içeriği tüketiyor, platform veri topluyor, marka reklam veriyor ve tüm bu sürecin tam merkezinde algoritma yer alıyor. İşte tam da bu nedenle dijital dünyada dev teknoloji şirketlerinin hâkimiyetini ifade eden "tekno-oligarşi" tartışmaları giderek alevleniyor.


Algoritmaların doğrudan ticaretin kalbine yerleştiğini vurgulayan Bilişim Uzmanı Muharrem Baki, "Yani algoritmalar ticaretin merkezi haline gelmiş oluyor. Bu ticareti sağlayan, veriyi toplayan, veriyi insanlara çıkaran ve daha sonra bunu da finale erdiren yine aynı algoritma oluyor, aslında aynı şirketler oluyor. Burada şirketin kazandığı para, kendi içinde bölüştürmesi aslında tamamıyla tekelleşme oluyor." tespitinde bulundu.

Bütün dijital varlıkların birkaç şirketin tekelinde toplandığına işaret eden Doç. Dr. Raci Taşcıoğlu, "Bu şirketler bir noktada öyle bir hale geliyor ki, kullandığımız bütün teknolojik altyapı veya sosyal medya siteleri bu şirketlere ait oluyor." ifadelerini kullandı.

Karar mekanizmalarının algoritmalara devredilmesini riskli bulan bir vatandaş ise, "Bazen belki ihtiyacımız olabilir ama her zaman bu şekilde bizim yerimize karar verirse bence tehlikeli." sözleriyle durumu eleştirdi.

Tüm bu yapısal süreçler, markaların tüketiciye ulaşabilmek adına platform algoritmalarına her geçen gün daha bağımlı hale gelmesine zemin hazırlıyor.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin