Batı'da olsa Cumhuriyet'in sonu bu olurdu
2013’te bir CIA ve Ulusal Güvenlik Dairesi elemanı olan Edward Snowden, ABD’nin 122 devlet ve hükümet başkanının dinlendiğini iddia ederek birtakım belgeler çıkardı.. Bu belgelerin bir kısmı da The Guardian gazetesinde yayınlandı.. The Guardian’dan evvel bu belgeler Amerikan CNN televizyonuna da geldi. CNN editoryel bir kararla böyle bir haberi yapmayı reddetti.. Bunu da; “ulusal güvenlikle ilgili gizli bilgilerin ifşa edilmesine araç olmayı reddediyoruz” diyerek kamuoyuna duyurdu.. Guardian ise bu belgelerin çok küçük bir kısmını yayınladı. Guardian Genel Yayın Yönetmeni Alan Rusbridger bu yayının hemen ardından kendini hakim önünde buldu.. Mahkemede tıpkı 'MİT TIR'ları casusluk haberini yapan Can Dündar’ın tepkilere verdiği cevaplara benzer şeyler anlattı. Ancak hakim dinlemedi.. Guardian kapatılma tehdidiyle karşı karşıya geldi.. Alan Rusbridger, hemen pazarlığa oturdu. “sizin gazetemi kapatmak istemenizin nedeni eğer benim elimdeki belgeler ise bu kolay, yok ederiz, olur-biter” dedi.. Sonra bu görüntüleri tüm dünya televizyonları yayınladı.. The Guardian çalışanları, ellerinde matkap ya da beton taşlama makinesi ile bilgisayarların hard disc’lerini paramparça ettiler.. İngiliz istihbarat elemanları o parçalama işlemi sırasında gazetenin dört bir tarafına dağılıp bu imhaya tanıklık ettiler.. Direnmek Rusbridger için hiç de iyi olmayacaktı. Hem kendini kurtardı hem de gazetesini.. Bu ibretlik görüntüler Guardian gazetesinin internet sitesinden alınmıştır...