CHP ile YENİ Parti arasında boş kasa ve arşiv hırsızlığı krizi! Uzman isimden çarpıcı yorum: "Hırsızlıkla tanımlanabilir"
CHP ile YENİ Parti arasındaki gerilim, boş kasa iddiasıyla yeni bir boyut kazandı. YENİ Partili bir milletvekili, CHP Genel Başkanlık makamındaki kasanın anahtarıyla teslim edildiğini ancak kasanın boş çıktığını öne sürerken, Kılıçdaroğlu söz konusu kasanın Baykal döneminden kaldığını belirterek iddiaları yalanladı. A Haber'e konuk olan Av. Eyüphan Korkmaz, söz konusu iddiaların hırsızlık mahiyeti taşıdığına dikkat çekerken, gazeteci Merve Şebnem Oruç ise CHP'li Fırat'ın "YENİ Parti arşivimizi çaldı" sözlerini değerlendirdi. Oruç, arşivde parti üyelerine ait bilgilerin, anketlerin veya gizli bilgilerin bulunabileceğini belirterek, "Bunları meşru gören çarpık bir düşünce silsilesine sahipler" dedi.
CHP ile YENİ Parti arasındaki gerilim sürerken, taraflar arasındaki son olay kasa kriziyle patlak verdi. YENİ Partili bir milletvekili, CHP'de görev değişimi sırasında genel başkanlık makamındaki kasanın boş çıktığını gündeme getirdi. Söz konusu kasanın Kemal Kılıçdaroğlu döneminden kaldığı ve anahtarın bizzat Kılıçdaroğlu tarafından teslim edildiği öne sürüldü.
KILIÇDAROĞLU İDDİALARI REDDETTİ
CHP İletişim Koordinatörü Ali Haydar Fırat, katıldığı bir televizyon programında Kemal Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarını aktararak söz konusu iddiaları kesin dille yalanladı. Fırat'ın aktardığına göre Kemal Kılıçdaroğlu, kasanın Deniz Baykal döneminden kaldığını ve kasanın boş durduğunu ifade etti. Kılıçdaroğlu'nun ayrıca, kasada özel eşyaların tutulduğunu anlatırken, anahtarını kendisinin teslim ettiği yönündeki iddiayı reddettiği belirtildi.
CHP'Lİ FIRAT: PARTİNİN ARŞİVİNİ ÇALDILAR
Öte yandan CHP'li Fırat, YENİ Parti'nin CHP arşivini ve sosyal medya hesaplarını çaldıklarını ileri sürerek, "Bizim şu anda partinin arşivi yok. Niye yok? Çünkü arkadaşlar bunu çaldılar! Bakın korkunç bir kavramdan bahsediyorum. Deniz Demir 6 aydır partinin sosyal medya hesaplarını geri almaya çalışıyor. Ya partinin sosyal medya hesaplarını çaldılar! Kendi partisine bunu yapanlar, es kaza ülkeyi yönetmiş olsalardı ne olurdu?" ifadelerini kullandı.
Av. Korkmaz, CHP ve YENİ Parti arasında devir teslim durumu olmaması nedeniyle kasa krizinde hırsızlık iddialarının gündeme gelebileceğini belirtti. (Foto: A Haber - Ekran Görüntüsü)
A Haber'e konuk olan hukukçu Av. Eyüphan Korkmaz, CHP ve YENİ Parti arasındaki kasa krizinin hukuki boyutlarını, gazeteci Merve Şebnem Oruç ise söz konusu iddialara yönelik değerlendirmelerde bulundu.
"HIRSIZLIKLA TANIMLANABİLİR!"
Gelişmeleri ceza ve partiler hukuku yönünden ele alan Hukukçu Av. Eyüphan Korkmaz, "Tabii bir hırsızlıkla itham ediyor. Tabii CHP ile YENİ Parti arasında bir devir olayı söz konusu değil. YENİ Parti yepyeni bir tüzel kişilik ama CHP'nin mevcudiyeti öncesinde olduğu gibi devam ediyor. Dolayısıyla da biz burada YENİ Parti'ye gitmiş olan isimlerin buradaki şifreyi vermeme veya kasayla ilgili müdahaleler, diğer hadiseler, bir devir hadisesi olmuş olsa bunu izah edebiliriz ama ortada bir devir hadisesi olmadığı için, dolayısıyla da oradan ayrılanlar oradaki tüzel kişilikten ne mal varlığı varsa, ne şifre, ne emanet, ne hafıza varsa olduğu gibi orada durması gerekiyor. Buraya yapılan her müdahale Ali Haydar Fırat'ın ifade ettiği gibi hırsızlıkla tanımlanıyor." şeklinde konuştu.
Arşivlerin ve sosyal medya hesaplarının gasp edilmesinin cezai boyutuna dikkat çeken hukukçu Av. Eyüphan Korkmaz, "Partiye ait olan kendi özel bir hafızası, bir arşivi söz konusu. Onun rızası olmadan, yani CHP tüzel kişiliğinin rızası olmadan halihazırda Yargıtay'da devam eden bir süreç hadisesi vardı ve şu anki mevcut yargı, en son yargı kararı doğrultusunda da CHP'nin başında bulunan parti lideri belli. Tüzel kişiliği de orada belli noktada teşekkül etmiş vaziyette. Onların almış olduğu karar ve tüzel kişilik aynı şekilde devam ediyor. Dolayısıyla da bununla ilgili ayrı bir özel dosya oluşturulur; mevcut zarar, diğer unsurlar Siyasi Partiler Kanunu kapsamında konu savcılığa intikal olduğunda delillerle birlikte değerlendirilir, o zararı, diğer şeyleri tazmin etmeye çalışırlar" dedi.
Oruç, CHP'lilerin arşiv çalınması iddialarını değerlendirerek parti üyelerinin kişisel verileri, anket bilgileri v.b. dataların çalınması durumunda KVKK gibi farklı suçların devreye girebileceğini belirtti. (Foto: A Haber - Ekran Görüntüsü)
"BİLGİ VE ARŞİV HIRSIZLIĞINI KENDİLERİNCE MEŞRULAŞTIRIYORLAR"
CHP ve YENİ Parti arasındaki kasa krizi değerlendiren Gazeteci Merve Şebnem Oruç, Kılıçdaroğlu'nun il ve ilçe teşkilatlarında yaptığı toplantıda hasar tespiti çalışması için harekete geçtiğini belirterek, "Kılıçdaroğlu il başkanlarını topladığında 'Bir hasar tespiti ortaya çıkaralım, buna göre harekete geçelim' dediler ancak bu hasar tespitini de sanırım tam olarak yapamıyorlar. Şimdi bu fiziki kasa ayrı; bir de arşivin de bahsedildiği, fiziki arşiv değil o, bulutta duran bir arşiv. Sabit bir sunucuda da değil, artık herkes buluta gönderiyor ya dijital yere, onun da bir şifresi var ve o şifre de yok." açıklamasında bulundu.
Arşivin çalınmasının doğuracağı yasal tehlikelere işaret eden Gazeteci Merve Şebnem Oruç, "Aslında CHP Genel Merkezi'nin arşivinde tam olarak ne olduğu da bence bilinmiyor. Bu arşivin içerisinde fotoğraf arşivinden bahsetmiyoruz. Sonuçta o bilgi hırsızlığına varacak şeyler; belki CHP'li üyelerin bilgileri var ki bu KVKK da işin içerisine girer, ciddi farklı farklı suçlar barındırır. Anketler olabilir, gizli bilgiler olabilir, partinin, tüzel kişiliğin özel bilgileri olabilir. Bunlar da gitmiş durumda anlaşılan ama tam olarak ne olduğu bilinmiyor gerçekten. Çünkü sosyal medya hesapları gibi bunun şifreleri de verilmiyor. Bir de öte tarafta milletvekillerinden alınmış olan paraların da gittiği iddiası var. Var oğlu var! Peki bu nasıl olabiliyor değil mi normal şartlarda? 'Ya biz hırsızlıkla suçlanabiliriz, millete ne deriz' gibi bir düşünce yok. Çünkü bunu meşru gören bir anlayış var" dedi.
"HER ŞEYİ ÇALABİLİRİZ GİBİ ÇARPIK BİR DÜŞÜNCE SİLSİLESİNE SAHİPLER"
Oruç, İBB'deki soruşturmada milyonlarca vatandaşın kişisel verilerinin çalınmasına değinerek, "İBB soruşturması gibi konuları şöyle meşrulaştırıyorlardı muhtemelen: Siyasette iktidara gelmek için her yol mübah mı diyeyim artık, biraz öyle boyuyorlardı. Bunu söyleme sebebim şu; her şeye ama her şeye 'Bize siyasi operasyon çekiliyor' dendi. Rüşvet, irtikap, ihaleye fesat karıştırma, verilerin yurt dışına satılması gibi çok kriminal bir konuya dahi 'Bize siyasi operasyon çekiliyor' deyip bilgi ve belgeyle çok net yalanlanabilecek, çürütülebilecek konuları örtbas ettiler. Ama burada başka bir meşruiyet atfediyorlar bu konuya; aslında CHP kendilerinin idi, mutlak butlan meselesi nedeniyle Kemal Kılıçdaroğlu'na 'hain' dediler ve haine nasıl davranılması gerekiyorsa kendilerince öyle davrandıklarını düşünüyorlar. Yani aslında kendileri partiden gönderilmiş, partinin onlardan çalınmış olduğunu düşündükleri için 'Biz de içindeki her şeyi çalabiliriz' gibi gayet çarpık bir düşünce silsilesine sahipler" sözleriyle konuşmasını tamamladı.


