Küresel enerjide ABD hegemonyası: Avrupa teslim, Rusya muhtaç, İran kıskaçta
ABD Başkanı Donald Trump’ın İran, Husiler, Rusya ve Avrupa üzerinden yürüttüğü politikalar, küresel güç dengelerine ilişkin tartışmaları alevlendirdi. Sabah Gazetesi Yazarı Mahmut Övür ve Akademisyen Prof. Dr. Uğur Özgöker, savaşların ve enerji krizlerinin dünya devletlerini zayıflattığını savunarak Washington yönetiminin stratejisini değerlendirdi. Özgöker, “İstese çoktan biterdi bu savaş” sözleriyle Trump’ın çatışmaları sona erdirebileceğini öne sürerken, ABD’nin enerji piyasaları ve savunma politikaları üzerinden küresel bağımlılığı artırmayı hedeflediği iddiası gündeme geldi.
Dünyanın farklı noktalarında tırmanan savaşlar ve enerji krizi, ABD Başkanı Donald Trump'ın küresel stratejisini yeniden gündeme taşıdı. A Haber'de konuşan uzman isimler, çatışmaların dünya ülkelerini zayıflattığını ve ABD'nin enerji ile savunma politikaları üzerinden küresel etkisini artırdığını savunarak dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
"AMERİKAN AKLI DÜNYA DEVLETLERİNİN KAPASİTESİNİ DÜŞÜRMEK İSTİYOR"
Bölgedeki ve dünyadaki kriz ortamını değerlendiren Sabah Gazetesi Yazarı Mahmut Övür, "Körfez'de, Bābülmendeb'de, Ukrayna'da ya da dünyanın başka yerindeki kaotik zemin öyle bilinçli götürülüyor ki, ben bunu Trump'ın ya da Amerikan aklının bilinçli bir şekilde dünya devletlerinin kapasitesini aşağı çekmek ve onları yıpratmak için yürüttüğü bir operasyon olarak görüyorum. Trump'a bakıyorsunuz, son derece rahat; Putin ile anlaşma yapıp teşekkür ediyor, oradan kendi içine petrol alacak ve kafasına göre bir dizayn yapıyor. Bölgelerdeki bütün devletlerin kapasitesini aşağı çekmeye çalıştığı için de savaşın bitirilmesini çok fazla istemiyor" ifadelerini kullandı.
Sabah Gazetesi Yazarı Mahmut Övür, dünyadaki savaş ve krizlerin bilinçli şekilde derinleştirilerek ülkelerin siyasi ve ekonomik kapasitelerinin zayıflatılmaya çalışıldığını savundu (Fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)
"HUSİLER İRAN'IN VEKİLİ; HEDEFTE SUUDİ ARABİSTAN VAR"
Mahmut Övür'ün tespitlerine katıldığını belirten Akademisyen Prof. Dr. Uğur Özgöker, "Trump istese bu savaş çoktan biterdi, ancak şu anda böylesi işine geliyor. Husiler, İran'ın vekili olarak sahada yer alıyor; silahı, parayı ve desteği İran veriyor. Doğrudan saldırmasa da vekili üzerinden ABD'nin Orta Doğu'daki en büyük müttefiklerinden, ticari ortağı olan ve 1,5 ay önce ABD'nin 1,5 trilyon dolar haraç aldığı dünyanın en büyük petrol üreticilerinden Suudi Arabistan'ı hedef alıyor. Suudi Arabistan, Hürmüz Boğazı kapandığı için petrol ihraç etmek amacıyla bir boru hattı inşa etmişti; ancak güneyden Husiler, yukarıdan ise Haşdi Şabi vurarak Suudi Arabistan'ın elini kolunu bağladı" sözleriyle bölgedeki askeri tabloyu aktardı.
ABD Başkanı Donald Trump'ın enerji politikalarıyla küresel petrol piyasalarında Amerikan etkisini artırmayı hedeflediği öne sürüldü (Fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)
MEKKE İTTİFAKI DEVREDE: TÜRKİYE VE PAKİSTAN'IN ROLÜ
Suudi Arabistan'ın yaşadığı bu kuşatmaya karşı elindeki en büyük kozun savunma ittifakları olduğunu vurgulayan Akademisyen Prof. Dr. Uğur Özgöker, "Suudi Arabistan'ın 8 Ağustos'ta Türkiye ve Pakistan ile imzaladığı Mekke İttifakı çok önemli bir avantaj. Nitekim son günlerdeki haberler Pakistan uçaklarının bizzat Husileri vurduğunu ve Pakistan'ın ittifaka fiilen girdiğini gösteriyor. Belki Türk askerleri de gitti ya da Türkiye silah, lojistik ve istihbarat desteği sağlıyor; çünkü biz de bu ittifakın imzacısıyız. Suudi Arabistan şu an tehdit altında ve bizden resmi bir yardım talep ederse TBMM kararıyla askeri destek vermek durumundayız" değerlendirmesinde bulundu.
Yemen'deki parçalanmış yapıya da dikkat çeken Prof. Dr. Uğur Özgöker, "Yemen'de üç ayrı yapı bulunuyor: Bütün dünyanın ve Türkiye'nin tanıdığı Suudi Arabistan destekli meşru Yemen hükümeti, İran destekli Husiler ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin desteklediği güçler. Husiler daha önce stratejik adalara el koymuştu; meşru Yemen hükümeti ise Suudi Arabistan'ın askeri desteğiyle bu yerleri geri almaya başladı. Pakistan dahil oldu, ileride belki Türkiye de sürece dahil olacak. Husiler Gazze sürecinde ellerindeki uzun menzilli füzeler ve SİHA'larla İsrail'i vurarak sempati toplamıştı ancak bugün aynı dili ve dini paylaştıkları Suudi Arabistan'ın gemilerine geçit vermiyorlar. İran, Hürmüz'den sonra burayı da kapatarak el yükseltmeye çalışıyor" dedi.





