Asılsız haberlerin kaynağı kim? A Haber’de çarpıcı analiz: 17-25 Aralık'ın Fuat Avni'leri yine devrede
Fon soruşturmasının ardından muhalefet ve bazı sözde gazetecilerin, “Erdoğansız Türkiye” hedefi doğrultusunda yürüttüğü kampanyalar sonuçsuz kaldı. A Haber ekranlarında gündemi değerlendiren Sabah Gazetesi Haber Koordinatörü Kenan Kıran, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Başkan Erdoğan'a yönelik tarihi adaylık desteğini, CHP'nin kalesi olarak nitelendirilen bölgelerde yaşanan siyasi katılımları ve 17-25 Aralık sürecini andıran kumpas girişimlerini mercek altına aldı. Bakanları hedef alan iddiaların perde arkasını ve muhalefet temsilcileriyle bazı gazetecilerin çelişkilerini canlı yayında gündeme taşıyan Kıran, dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
Sabah Gazetesi Haber Koordinatörü Kenan Kıran, A Haber ekranlarında fon soruşturması üzerinden yürütülen tartışmaların arka planına ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu.
CUMHUR İTTİFAKI'NIN GÜCÜ VE "ERDOĞANSIZ TÜRKİYE" SENARYOSU
Yürütülen operasyonların arka planına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Sabah Gazetesi Haber Koordinatörü Kenan Kıran, şu ifadeleri kullandı:
"Yani işin açıkçası, bu 'Erdoğansız Türkiye' projesine yönelik bir çalışma. Hemen oraya geçmeden önce şunu belirtmek istiyorum: 'Erdoğansız Türkiye' hedefine ulaşmak için fon üzerinden bir proje başlattılar. Şimdi az önce Mehmet Bey de ifade etti. Salı günü Sayın Devlet Bahçeli bir açıklama yaptı. Açıklaması neydi?
'Türkiye'nin yakaladığı yükseliş ivmesinin kesintiye uğramaması, Cumhurbaşkanı Sayın Tayyip Erdoğan'ın bir kez daha aday olması ve üçüncü defa Cumhurbaşkanı seçilmesiyle mümkün olacaktır. Zira 3. dönem ülkemizde, bölgemizde ve dünyada birçok önemli gelişmeye gebedir ve öncelikli olarak bu zorlu süreci yönetecek dirayet ve tecrübeye ihtiyaç vardır. O tecrübe ise Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ve Cumhur İttifakı kurumsallığında Sayın Erdoğan'dır.'
Şimdi Cumhur İttifakı'nın en büyük ortağı Sayın Devlet Bahçeli, fon olayında 'Biz Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yanındayız.' dedi."
(Fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)
Söz konusu siyasi sürecin sahaya yansımalarına da değinen Kıran, değerlendirmelerini şöyle sürdürdü:
"Çarşamba günü neyi gördük? Türkiye'nin üçüncü büyük şehri, CHP'nin kalesi İzmir'in Büyükşehir Belediye Başkanı AK Parti'ye katıldı ve 'Biz AK Parti ile İzmir'i ayağa kaldıracağız.' dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'a Sayın Devlet Bahçeli açık destek verdi. Dikkat ederseniz Sabah Gazetesi ve Takvim Gazetesi, o gün Sayın Devlet Bahçeli'nin tarihe geçecek bu önemli açıklamasını manşetten verdi.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı AK Parti'ye katıldı. Şu ana kadar 37 CHP'li belediye başkanı, yolsuzluk ve rüşvet soruşturmaları nedeniyle artık sonuç alamadıkları için AK Parti'ye katılıyor. Erdoğan'ın yanında Sayın Devlet Bahçeli'nin üçüncü kez Cumhurbaşkanı adayı olmasını istemesi, CHP'li belediye başkanlarının AK Parti'ye teveccüh göstermesi ve yolsuzluk ve rüşvet soruşturmaları kapsamında Ekrem İmamoğlu ile ekibinin açıkça afişe olması bu ekibi rahatsız etti."
"17-25 ARALIK'IN FUAT AVNİ'LERİ YİNE DEVREDE"
Yaşanan kumpas girişimlerinin FETÖ yöntemleriyle benzerlik gösterdiğine dikkat çeken Kenan Kıran, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Nasıl ki 17-25 Aralık darbe girişiminde FETÖ, Fuat Avni'lerle Türkiye'ye yönelik operasyon çekiyordu, bugünün Fuat Avni'leri de devrede. İşte İsmail Saymaz, Murat Ağırel ve Şaban Sevinç tutuklandı. Neden tutuklandılar?
Siz, 20 milyar liralık bir fonun sahibiyle fotoğrafı bulunduğu iddiası üzerinden Ömer Çelik'i hedef aldınız. O rakamın 20 milyar lira olmadığı ortaya çıktı. Siz de AK Parti'nin en önemli isimlerinden birini yolsuzlukla suçlamak istediniz.
Bu operasyonu 17-25 Aralık'ta Fuat Avni'ler ve FETÖ nasıl gerçekleştirdiyse, bu kez de gazeteciler Murat Ağırel, İsmail Saymaz ve Şaban Sevinç ile milletvekilleri Mustafa Balbay, Ümit Özlale, Ali Mahir Başarır, Ahmet Şık ve Cemal Enginyurt üzerinden denediler."
(Fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)
ÜMİT ÖZLALE VE EŞİ SERAP BELOVACIKLI'NIN SKANDAL TAVRI
CHP Milletvekili Ümit Özlale ve eşi üzerinden yaşanan çifte standarda dikkat çeken Kenan Kıran, fon soruşturması sırasında ortaya atılan iddiaları hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:
"Hatırlayın, fon soruşturması başladı ve Ümit Özlale'nin fonda parası olduğu öne sürüldü. İYİ Parti'den CHP'ye geçen Ümit Özlale, 'Şimdi bir sosyal medya hesabı çıkıp benim de o fonlarda param olduğu yalanını yayıyor. Dayandıkları kayıt benimle aynı adı taşıyan başka bir İzmirliye ait. İftiraları ellerinde patlayınca özür diliyorlar. Benim adıma attığınız yalanı bir kenara bırakalım. O yatırımcının kimlik bilgilerine, hangi fonda ne kadar parası kaldığını gösteren kayda nasıl ulaştınız? Bu bilgiler size kimden geldi?' açıklamasını yaptı.
Bunu söyleyen Ümit Özlale, isim benzerliğinden dolayı Sayın Bakanımızı hedef aldı."
Sözcü TV sunucusu olan eşi Serap Belovacıklı'nın tepkisini ve ardından kullandığı ifadeleri de gündeme getiren Kıran, şöyle konuştu:
"Eşi, televizyon sunucusu Serap Belovacıklı ne dedi?
'Haydi bakalım; el mi yaman, bey mi yaman? Sizden korkan sizin gibi olsun. Böyle tehditlerden korkacak olsak gelen tekliflere "evet" der, iktidara yanlar, yolumuza bakardık. Tekrar söylüyorum; ispatlamayan şerefsiz kere şerefsizdir.'
Fon yatırımında parası olduğu iddia edilen Ümit Özlale, Bakanımız Mahinur Hanım'ı ve Ömer Bolat'ı hedef aldı. Şimdi 'İspatlamayan şerefsiz kere şerefsizdir.' diyen Serap Belovacıklı'ya kendi ifadeleriyle soralım: Siz de ispatlayamazsanız şerefsiz kere şerefsiz misiniz?
Kendisi ispatlayamayınca Ömer Okumuş isimli bir vatandaş, 'Hadi bakalım, sözünüzde misiniz? İspatlamayan şerefsiz kere şerefsizdir. Sen ne oluyorsun, onu da sen düşün.' diye yazdı.
Serap Hanım'ın sıradan bir vatandaşa verdiği yanıt ise affınıza sığınarak okuyorum şu şekilde oldu:
'Aç köpek gibi sürünmeye devam edin hepiniz. Bunlar size az bile yapıyor, geberin açlıktan. Hepinizin parasıyla defalarca sığır sürüsü...'
Bir milletvekilinin eşi olan gazeteci, bir vatandaşa böyle hakarette bulunabilir mi? Siz Bakan'ı hedef alıyorsunuz, vatandaş size bunu hatırlattığında ise 'Aç köpek gibi sürünmeye devam edin.' diyorsunuz."
(Fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)
MUHALEFETİN TUTARSIZLIĞI
Muhalefet kanadının geçmişten bugüne benzer bir dil ve yöntem kullandığını belirten Kıran, 17-25 Aralık sürecini hatırlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:
"Muhalefetin tarzı bu. 17-25 Aralık'ta da bunu gördük. Az önce Mehmet Bey'in belirttiği gibi, yasa dışı yollarla elde edilmiş ses kayıtlarını Kemal Kılıçdaroğlu Meclis'te dinleterek AK Parti'yi hedef almıştı.
Şimdi Ümit Özlale ve Ali Mahir Başarır istifa etmez. Bunların eline muhtemelen FETÖ ve uluslararası organizasyonlar bu metinleri veriyor. Hatta buradan terfi bile alabilirler.
Dün, 'Gelin Kemal Kılıçdaroğlu'nu bu ülkede Cumhurbaşkanı yapalım.' diyerek gözyaşlarına boğulan, insanın eline peçete sıkıştırası gelecek kadar ağlayan Özgür Özel, sonra ne yaptı? Dün Cumhurbaşkanı yapmak istediği kişiye 'Hain Kemal' yazdırdılar.
Burada tutarsızlık almış başını gidiyor. Size yapıldığında 'şerefsiz' diyorsunuz, ertesi gün ispatlamadan kalkıp bir kadın bakana aynısını yapıyorsunuz. Sonrasında da 'Siz de şöyle yapmadınız mı?' diyorsunuz. Bu size yakışıyor mu?"
BAKAN GÖKTAŞ'IN ONURLU DURUŞU
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş'ın sergilediği net tavra vurgu yapan Kenan Kıran, Bakan Göktaş'ın açıklamalarının önemli bir duruşu yansıttığını belirterek sözlerini şöyle tamamladı:
"Sayın Bakanımız Mahinur Özdemir Göktaş'ın sesini dinlediğimizde sesi titriyordu. Bu duruş, bu milletin duruşudur. Sokaktaki her bir ferdin göstereceği bir isyandır. Bakanımızın sergilediği 'İstifa ederim.' tavrı ise yiğitçe bir duruştur.
Muhalefet ya bu millet gibi bir duruş sergileyerek söz konusu belgeleri nereden aldıysa açıklayacak ve iddialarını ispatlayacak ya da onurlu bir duruş sergileyerek Mahinur Göktaş'ın bu teklifine cevap verecek ve istifa edecektir."


