ABD askeri 23 yıl sonra Irak'tan çekiliyor! Yeni dönemde kimler oyun dışı? Terörsüz bölge stratejisiyle yeni güvenlik çatısı

ABD askeri 23 yıl sonra Irak'tan çekiliyor! Yeni dönemde kimler oyun dışı? Terörsüz bölge stratejisiyle yeni güvenlik çatısı

ABD askerlerinin 23 yıl sonra Irak'tan çekileceğinin ortaya çıkmasının ardından IKBY Başbakanı Mesrur Barzani, Trump yönetimine "Biz zayıfız ve saldırıya uğruyoruz" diyerek tepki gösterdi. Bölgede yaşanan sıcak gelişmeler A Haber'de masaya yatırıldı. Gazeteci Dr. Murat Özer, Başbakan ez-Zeydi'nin göreve gelmesi ve PKK'nın silah bırakarak devletle entegre olmasıyla başlayan süreçte Irak'ın petrol sevkiyatında yaşanan değişimi "İran'ın kontrolünden çıkması" olarak nitelendirdi. Akademisyen Cüneyt Küsmez ise terörsüz bölge anlayışıyla ekonomik ve güvenlik alanlarında yeni bir mimari kurulduğunu belirterek "Türkiye, Suriye ve Irak arasında güvenlik çatısı kuruluyor." dedi.

Iraklı üst düzey bir yetkilinin Alman Haber Ajansı'na (dpa) yaptığı açıklamaya göre, ABD ordusunun 23 yıl sonra ülkeden tamamen çekileceğini açıklamasının ardından Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başbakanı Mesrur Barzani'den dikkat çeken bir açıklama geldi.

IKBY Başbakanı Mesrur Barzani, ABD askerinin ülkeden çekilmesine tepki göstererek ʺBiz zayıfız ve saldırıya uğruyoruzʺ diyerek kararın utanç verici olduğunu ifade etti. (Foto: AA) IKBY Başbakanı Mesrur Barzani, ABD askerinin ülkeden çekilmesine tepki göstererek ʺBiz zayıfız ve saldırıya uğruyoruzʺ diyerek kararın utanç verici olduğunu ifade etti. (Foto: AA)

"BİZ ZAYIFIZ"

IKBY Başbakanı Mesrur Barzani, Financial Times Gazetesi'ne verdiği röportajda, ABD'nin Irak'tan çekilmesi için belirlenen 30 Eylül tarihinin bölgede özellikle çalkantılı bir döneme denk geldiğini belirtti.

Bölgedeki güvenlik durumuna dikkati çeken Barzani, "Biz (IKBY) zayıfız ve saldırıya uğruyoruz. Uygun bir savunma sisteminiz olmadan kendi başınıza bırakılmanız, buna utanç verici demek gerekir." ifadelerini kullandı.

Barzani, İran'a yakın silahlı grupların silah bırakmayı reddetmesinin Irak'taki federal düzeni zayıflatabileceğini ve Kürtlerin elde ettiği özerkliği tehdit edebileceğini savunarak, ABD-İran savaşının devam etmesi halinde "IKBY'nin tehditlere açık kalacağı" değerlendirmesinde bulundu.

ABD askerinin Irak'tan çekilmesine yönelik Beyaz Saray'dan ya da Pentagon'dan resmi bir açıklama yapılmadı. (Foto: AA) ABD askerinin Irak'tan çekilmesine yönelik Beyaz Saray'dan ya da Pentagon'dan resmi bir açıklama yapılmadı. (Foto: AA)

ABD ASKERİ ERBİL'DEKİ HAVA SAVUNMA SİSTEMİNDEN DE ÇEKİLECEK

Irak Silahlı Kuvvetler Başkanı Ofis Müdürü Abdulemir Şammari yaptığı açıklamada, ülkeden çekilmeye başlayan ABD askerinin uluslararası koalisyonun Irak'taki merkezinin 30 Eylül'de kapatılacağını bildirdi.

Uluslararası basında çıkan haberlerde, ABD güçlerinin bölgeden ayrılırken, Erbil'de bulunan hava savunma sistemlerini de çekeceği ifade edildi. ABD askerinin Irak'tan çekilmesine ilişkin Beyaz Saray'dan ya da Pentagon'dan resmi bir açıklama yapılmadı.

A Haber'e konuk olan gazeteci Dr. Murat Özer ve akademisyen Doç. Dr. Cüneyt Küsmez, ABD'nin 23 yıl sonra Irak'tan çekilme kararının perde arkasını ve önümüzdeki süreçte neler olacağına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.


IRAK MERKEZİ YÖNETİMİNDE KÖKLÜ POLİTİKA DEĞİŞİKLİĞİ

Bölgedeki yeni süreci ve Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi'nin duyduğu rahatsızlığın arka planını aktaran Gazeteci Dr. Murat Özer, "Irak'taki merkezi yönetim, önce Maliki'nin tekrar iktidara gelmeye çalışılmasıyla başladı. ABD baskısıyla ortadan çekildi ve daha ortak, Şii grubun seçtiği bir lider getirildi. Ali ez-Zeydi gibi birisi ama bir iş adamı ve herhangi bir örgütle bağlantısı olmayan, Batı'yla da uyum sağlayabilecek, Türkiye'yle de güzel ilişkiler kurabileceği düşünülen ortalama bir kişi getirildi ve bu kişi geldikten sonra politika değişikliğine gitti. Sayın Cumhurbaşkanımızla Irak arasında gerçekleşen o mutabakatın metninde sadece PKK terör örgütünün elindeki kampların Irak ordusuna devri değil, Irak içerisindeki diğer tüm silahlı unsurların da tasfiye edilerek Irak ordusunun merkezi gücünün içerisinde toplanması kararı alındı. Haşdi Şabi ve diğer İran yanlısı milis grupların da silah bırakarak Irak ordusu içinde eritilmesi kararı çok ciddi bir şekilde uygulanıyor. Bazı gruplar silahlarını teslim etmeye başladı." ifadelerini kullandı.

HÜRMÜZ KRİZİNE KARŞI SURİYE İLE PETROL DİPLOMASİSİ

Irak'ın ekonomik olarak bağımsızlaşma adımlarına ve enerji güzergahlarına değinen gazeteci Dr. Murat Özer, "Irak petrol gelirlerinin neredeyse yüzde 95'i Hürmüz Boğazı'ndan sağlanıyordu. İran'ın Hürmüz'ü kapatması sonrası Irak çok ciddi bir benzin krizine düştü. 1956'dan beri Irak ile Suriye arasında bulunan ve 1980 İran-Irak Savaşı'nda kapanan petrol boru hattı yeniden gündemde. Irak hükümeti 1980'den beri ilk defa sadece Türkiye ile değil Suriye yönetimi ile de masaya oturdu. Şu anda tankerlerle Irak ham petrolü Banyas Limanı'na gidiyor, oradan da benzin Irak'ın içlerine geliyor; binlerce tanker mekik dokuyor. Bu durum Irak'ın artık İran'ın tasallutundan ve kontrolünden çıkmaya başladığını gösteriyor." sözleriyle sahadaki yeni tabloyu aktardı.

Kuzey Irak'taki kamplara yönelik Haşdi Şabi saldırılarına ve Erbil'in güvenlik kaygılarına dikkat çeken Özer, "Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY), 'Merkezi yönetimin güçlenmesini istiyoruz fakat Haşdi Şabi unsurlarının saldırısından bizi kim koruyacak?' diyor. Bugüne kadar onları Amerika koruyordu; 'Amerika da giderse biz ne olacağız?' kaygısı taşıyorlar. Bu geçiş sürecinin güvenliğini sağlamanın tek yolu Irak'ın kuzeyindeki Türk askeri varlığıdır." değerlendirmesinde bulundu.

Akademisyen Doç. Dr. Cüneyt Küsmez, Barzani'nin açıklamasının sorunlu bir yaklaşım olduğunu belirtti. (Foto: A Haber - Ekran Görüntüsü) Akademisyen Doç. Dr. Cüneyt Küsmez, Barzani'nin açıklamasının sorunlu bir yaklaşım olduğunu belirtti. (Foto: A Haber - Ekran Görüntüsü)

"130 BİN PEŞMERGE VARKEN 'ZAYIFIZ' DEMEK SORUNLU BİR YAKLAŞIMDIR"

Barzani kanadından gelen açıklamaların tutarsızlığına vurgu yapan akademisyen Doç. Dr. Cüneyt Küsmez, "Barzani'nin açıklaması biraz sorunlu bir açıklama. Amerika'nın bölgeden çekilmesini erken olarak addediyor ve Irak'taki yapılanmanın kendi kontrollerinden çıktığını düşünüyor. Evet çıkıyor, çünkü Türkiye merkezi Irak hükümetiyle bir Kalkınma Yolu Projesi'ni hayata geçirmek istiyor ve bu projenin önündeki en büyük tehdit bölgesel silahlı unsurlardır. Barzani ve ailesi özerk bir yönetim olmasına rağmen sınır hattı boyunca güvenliği hiçbir zaman sağlamadı, hiç karışmadı ve sadece kendi ticaretine baktı. Ancak Türkiye bu ticaretin hacmini Basra Körfezi'nden kuzeye uzanan hatla genişletmek istiyor." dedi.

Barzani'nin sahadaki askeri gücüne rağmen sorumluluk almaktan kaçındığını belirten Küsmez, "Birleşmiş Milletler görüşmesinde ez-Zeydi 'Yasaklı silahlı unsurlar silahlarını devredecek' diyerek PKK'yı da kastetti ve bunun teminatı olarak ABD'yi gördü. Bugün iki Peşmerge unsuru birleştiğinde toplam 130 bine yakın silahlı unsur yapıyor. Bu senin zayıflığını göstermiyor, askeri olarak güçlüsün ama Haşdi Şabi'ye ya da Sincar'daki unsurlara karşı hiçbir zaman çatışmadılar, bu tehdidi ortadan kaldırmadılar." ifadelerini kullandı.

Gazeteci Dr. Murat Özer, terörsüz bölge stratejisinin ardından Irak ve Suriye arasında ciddi düzeyde ekonomik kalkınma yolunun kurulacağını vurguladı. (Foto: A Haber - Ekran Görüntüsü) Gazeteci Dr. Murat Özer, terörsüz bölge stratejisinin ardından Irak ve Suriye arasında ciddi düzeyde ekonomik kalkınma yolunun kurulacağını vurguladı. (Foto: A Haber - Ekran Görüntüsü)

"TÜRKİYE, SURİYE VE IRAK YENİ BİR GÜVENLİK ÇATISI KURUYOR"

Türkiye'nin bölgedeki geniş stratejisinin devletler ekseninde şekillendiğini kaydeden akademisyen Doç. Dr. Cüneyt Küsmez, "Sayın Devlet Bahçeli'nin engin fikirleri üzerinden de bu yorumu getiriyorum; Türkiye artık Barzani'ye 'Sen merkezi hükümetin özerk yönetim adı altında bir parçasısın, bundan sonra doğrudan merkezi hükümet muhataptır' diyor. Türkiye; Suriye, Irak ve Türkiye olarak 3 devletle yeni bir güvenlik çatısı kuruyor. Terörsüz bölge konseptiyle bu çatıyı kurarsak ekonomik anlamda genişleyeceğiz. Kalkınma Yolu Projesi'nin ikinci bir modelini Suriye üzerinde göreceğiz." sözleriyle yeni stratejiyi özetledi.

Projenin ekonomik boyutunun altını çizen Gazeteci Dr. Murat Özer ise, "Kerkük-Banyas arasındaki petrol boru hattının yeniden faaliyete geçmesi ve Irak petrollerinin yüzde 25'inin Kerkük'te olduğu hesaba katıldığında, Suriye ve Irak arasında da çok ciddi bir ekonomik kalkınma yolu kurulmuş olacak." ifadeleriyle sürecin önemini vurguladı.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin