Başkan Erdoğan’ın BM mesajları ne anlatıyor? Tarihi konuşmanın şifreleri A Haber’de: "Bu bir manifestodur"
Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler (BM) 79. Genel Kurulu'nda gerçekleştirdiği yaklaşık 35 dakikalık tarihi hitap, uluslararası arenada ve uzmanlar nezdinde geniş yankı uyandırdı. Başkan Erdoğan’ın tarihi hitabını A Haber'de değerlendiren Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Tolga Sakman, Türk dış politikasının dünyaya bakışını ortaya koyan bu konuşmayı "Geçmişin özeti, geleceğin de ön sözü bir manifesto" olarak nitelendirdi.
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda Gazze'de yaşanan insanlık dramından küresel sistemin tıkanıklığına, yapay zekâdan iklim krizine kadar pek çok kritik başlığa değinen Başkan Erdoğan, mevcut adaletsizliklere dikkat çekerek dünya düzenine ilişkin kapsamlı mesajlar verdi. Konuyu A Haber ekranlarında değerlendiren Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Tolga Sakman ve Dış Politika Uzmanı Yeliz Albayrak dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
BM KÜRSÜSÜNDEN SOYKIRIMCI İSRAİL YÖNETİMİNE TARİHİ TEPKİ
Başkan Erdoğan, Genel Kurul kürsüsünde yaklaşık 35 dakikayı aşan konuşmasına her zaman olduğu gibi yine Filistin meselesiyle başladı. Gazze'de yaşanan soykırımı tüm çıplaklığıyla gözler önüne seren Erdoğan, İsrail'in saldırıları altındaki bölge için, "Gazze çağımızın en insanlık dışı, en utanç verici toplama kampıdır" nitelemesinde bulundu. Batı Şeria'da yaşanan baskı ve zulmün de altını çizen Başkan Erdoğan, BM kürsüsünden daha önce benzerine rastlanmayan son derece sert ve net ifadeler kullanarak, "Karşımızda öldürmeye doymayan soykırımcı bir zihniyet var. Yüreğinde insanlık, merhamet olan; insaf ve vicdan sahibi kimse bu tabloya gözlerini kapatamaz" sözleriyle doğrudan İsrail yönetimini hedef aldı. Genel Kurul salonunda zaman zaman alkışlarla kesilen konuşmada verilen mesajlar, uzmanlar tarafından kapsamlı bir şekilde analiz edildi.
(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)
"GEÇMİŞİN ÖZETİ, GELECEĞİN ÖN SÖZÜ BİR MANİFESTO"
Tarihi hitabı değerlendiren Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Tolga Sakman, Başkan Erdoğan'ın BM Genel Kurulu konuşmalarının stratejik derinliğine dikkat çekerek, "Sayın Cumhurbaşkanının aslında özellikle son yıllardaki her BM Genel Kurul konuşması bir manifesto niteliği taşıyor. Yani Türk dış politikasının, Türkiye'nin dünyaya bakışını çerçeveliyor ve bunun içerisinde madde madde tüm bu politikaların hangi ayaklar üzerine kurulduğunu veya kurulacağını anlatıyor. Bu anlamda aslında geçmişin özeti, geleceğin de ön sözü niteliğinde bir konuşma. Türkiye'nin küresel gerilimin bitmesi için gereken şartları ortaya koyuyor" ifadelerini kullandı.
(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)
DÜNYA 5'TEN BÜYÜKTÜR ÇAĞRISI BÜYÜYOR
Türkiye'nin çevresindeki sıcak kriz alanlarında çözüm için elini taşın altına koyan bir aktör olduğunu vurgulayan Dr. Tolga Sakman, "Bu kriz alanlarındaki bakış; uluslararası hukukun adaletsizliği ve 5 devletin imtiyazına dayanan 'Dünya 5'ten büyüktür' tespitiyle birlikte değerlendirilmelidir. Çünkü bu krizler o daha büyük krizin parçasıdır. Sayın Cumhurbaşkanı konuşmasında, 'Bu sistem eğer düzelmezse, reforme edilmezse bu krizleri bırakın çözmeyi, buna ek krizleri de görürüz' uyarısını açıkça yapmıştır. Ayrıca yapay zekadan çevreye kadar düne kadar 'düşük politika' olarak görülen başlıkların bugün artık küresel sistemde tartışılması gereken 'yüksek politika' araçları haline geldiği de gözler önüne serilmiştir" sözleriyle tablonun vahametini aktardı.
"SİSTEM KESİNLİKLE TADİL EDİLMELİ"
Dış Politika Uzmanı Yeliz Albayrak ise Birleşmiş Milletler mekanizmasının dünya halklarında oluşturduğu hayal kırıklığına işaret ederek, "Birleşmiş Milletler'den medet uman, krizlere çözüm bulmasını bekleyen insanların hayal kırıklığına uğradığı bu tablonun ardından sistemin kesinlikle tadil edilmesi gerektiği ve işaret edilen konuların çok acil çözüm beklediği büyük bir gerçekliktir" değerlendirmesinde bulundu.
(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)
VETO ÇIKMAZINA VE ÇİFTE STANDARDA TARİHİ BAŞKALDIRI
Sistemin 1945 yılındaki kuruluş kodlarından itibaren yapısal sorunlar barındırdığını belirten Dış Politika Uzmanı Yeliz Albayrak, "1945'ten sonra atılan adımların ve uygulanan politikaların sadece krizler oluştuktan sonra devreye girmeye çalıştığını; Birleşmiş Milletler güçlerinin yıllarca birçok savaşa, soykırıma ve insani suça müdahale edemediğini, geç kaldığını ya da etkisiz kaldığını gördük. Karar verici 5 ülkenin çıkarları doğrultusunda veya çıkarlarına zarar geleceği noktada veto mekanizmasını çalıştırmasıyla sistem tamamen kilitleniyor. Artık sistem bu yapıyı taşımıyor. Atıl olmuş, kan kaybeden ve işe yaramayan bir BM var. Tadil edilmezse tamamen işlevsiz hale geleceğinin altı çizildi. Konuşmada aileden iklim krizine, yapay zekadan bölgesel çatışmalara kadar acil ortak politika belirlenmesi gereken tüm başlıklara çok net ve kararlı bir çerçeve çizildi" ifadelerini kullandı.



