Piyasalarda psikolojik sınır çatladı! A Haber'de çarpıcı uyarı: Petrolde kritik 120 dolar eşiği | Yeni dalga yolda mı?

Piyasalarda psikolojik sınır çatladı! A Haber'de çarpıcı uyarı: Petrolde kritik 120 dolar eşiği | Yeni dalga yolda mı?

Rusya-Ukrayna savaşıyla başlayan, Gazze'deki soykırımla derinleşen, İsrail-İran gerilimi ve ABD'nin müdahalesiyle tırmanan çatışmalar küresel enerji koridorlarını kilitledi. Hürmüz Boğazı'nın kapanmasının ardından krizin Babülmendep Boğazı'na sıçraması piyasalarda tansiyonu zirveye taşırken, Ekonomist Üzeyir Doğan, petrol fiyatlarındaki kritik 120 dolar eşiğine dikkat çekerek küresel ekonomiyi bekleyen büyük senaryoyu ve enerji jeopolitiğindeki son durumu A Haber’de değerlendirdi.

Enerji piyasaları savaşların gölgesinde yön arıyor. Rusya-Ukrayna savaşıyla başlayan süreç, Orta Doğu'daki çatışmalar ve stratejik geçiş noktalarındaki risklerle petrol arzı üzerindeki baskıyı artırdı. Ekonomist Üzeyir Doğan, savaşların petrol fiyatlarında oluşturduğu etkiyi değerlendirirken, küresel piyasalarda enerji çeşitliliğinin artmasının fiyat şoklarını geçmişe kıyasla sınırladığını belirtti.

"SAVAŞ OLMASAYDI PETROL 50 DOLAR SEVİYESİNE İNEBİLİRDİ"

Dünyada enerji arzının merkezinde yer alan bölgelerde peş peşe yaşanan savaş silsilesinin petrol piyasalarını doğrudan etkilediğini vurgulayan Ekonomist Üzeyir Doğan, "Maalesef dünyanın enerji kaynaklarının olduğu yerlerde, petrol arzının yoğun olduğu yerlerde ciddi bir savaş silsilesi var. Aslında Rusya-Ukrayna savaşı başladığında Rusya'ya ciddi yaptırımlar uygulanacağı ve bunun da petrol piyasasında ciddi şoklar yaratacağı konuşulmuştu. Nitekim savaş başladığında biz bu etkileri kısmen gördük ama bir süre sonra piyasaların olağan akışı bazı şeyleri normalleştiriyor. Geldiğimiz noktada Rusya-Ukrayna savaşı başlayalı neredeyse 55 ay oldu, 56. ayın içerisine giriyoruz. Piyasa bir dönem bu savaşı unutmuştu; ancak son dönemde ABD-İran, İsrail-İran gerilimi ve Ukrayna-Rusya hattındaki alevlenmeler meseleyi yeniden gündeme taşıdı. Piyasa alternatif kaynaklar oluşturarak bu durumlara alışıyor" ifadelerini kullandı.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

"TRUMP TRAJİKOMİK BİR PROFİL ÇİZİYOR"

ABD Başkanı Donald Trump'ın savaş ve enerji politikalarına dair tutarsız söylemlerine işaret eden Doğan, "Trump gerçekten trajikomik bir profil çiziyor; yaptığı açıklamaların tutarlılığı ciddi şekilde sorgulanıyor. Petrol fiyatlarının düşmesi konusunda çabaları vardı ancak 'ABD-İran savaşı yarın bitecek' dedikten bir gün sonra saldırı olabiliyordu. Fiyatlar yükselip faizler tırmandığında 'Anlaşma yakın, bugün yarın olacak' şeklinde söylemleri yaklaşık 40 defa tekrarladı. En sonunda 'Kasım seçimlerinden sonra bitireceğim' dedi fakat ertesi gün yine 'Yarın da bitebilir' ifadelerini kullandı. Bu tarafta bir tutarlılık aramak son derece zor" değerlendirmesinde bulundu.

PETROLDE SAVAŞ PRİMİ: 50 DOLAR SENARYOSU

Savaş ortamı olmasaydı fiyatların çok daha aşağıda seyredeceğini belirten Doğan, "Eğer bu savaşlar yaşanmasaydı küresel ekonomideki yavaşlama beklentisi ve alternatif kaynakların yoğun kullanımıyla petrol fiyatlarını bu sene 60 doların altında, hatta 50 dolar civarında görebilirdik. Geldiğimiz noktada ise 110 dolar seviyelerindeyiz. 60 doları baz aldığımızda neredeyse yüzde 90'lık, 50 doları baz aldığımızda ise yüzde 100'lük bir savaş primi artışından bahsediyoruz. Biz savaşın başında brent petrolde 120 doları gördük ve piyasa hafızası orayı çıpaladı. 120 dolara kadar olan hareketler piyasa tarafından bir şekilde sübvanse edilebilir ve dengelenebilir. Ancak 120 dolar aşılırsa bu yeni bir panik fiyatlamasını tetikler ve bambaşka bir senaryoyu karşımıza çıkarır. Maalesef bu olasılık uzak değil; hazırlıklarımızı bu riske göre yapmalı, aşağısı gerçekleşirse sevinmeliyiz" şeklinde konuştu.

(fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)(fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

ARZ AÇIĞINA RAĞMEN FİYATLAR NEDEN PATLAMA YAPMADI?

Küresel piyasalarda savaşın derinleşmeyeceğine dair bir algının bulunup bulunmadığı, geçmiş krizlerdeki birkaç milyon varillik eksikliğe kıyasla bugün Babülmendep ve Hürmüz kaynaklı 8-9 milyon varillik devasa açık ihtimaline rağmen petrolün 107-110 dolar bandında nasıl tutunduğu sorusu üzerine Doğan, enerji çeşitliliğinin önemine vurgu yaptı.

Dünyanın enerji arzındaki bağımlılık yapısının dönüştüğünü kaydeden Doğan, "Geçmiş yıllara kıyasla dünya ekonomisinin enerji çeşitliliği ciddi ölçüde arttı. Türkiye özelinde bile bunu çok net görebiliyoruz. Son 10 yılda dünyada muazzam bir güneş enerjisi, rüzgar ve hidroelektrik kapasitesi oluştu. Bu nedenle petrole olan bağımlılık geçmişteki kadar sert değil. Örneğin Türkiye'de gündüz saatlerinde elektrik üretim fazlası nedeniyle fiyatlar geriliyor, Avrupa'da yaz aylarında negatif fiyatlar görülüyor. Yenilenebilir enerji, gündüz saatlerindeki ihtiyacı büyük oranda telafi ediyor ve bu da şoklara karşı fiyat artışlarını sınırlıyor. Zaten savaş olmasa 50 dolarlı rakamları konuşuyor olacaktık. Üstelik bu seviyelerde tutunabilmesi için OPEC'in arz kesintileri devredeydi. Kesintiler olmasa belki 50 doların da altı görülecekti. Yine de petrol, bazı alanlarda ikamesi olmayan ve dünya ticaretinde hayati yer tutan bir ürün olmaya devam ediyor" dedi.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

BOĞAZLAR KİLİTLENDİ: SAVAŞIN NET KAZANANI VAR MI?

Hürmüz Boğazı'nın ardından Suudi Arabistan'ın Doğu-Batı boru hattının hedef alınması ve Babülmendep Boğazı'nın tamamen kapanma riskinin doğuracağı sonuçlar ile savunma ya da enerji sektöründe bu krizden kimin kazançlı çıktığı konusuna da açıklık getiren Doğan, süreçten hiçbir ülkenin karlı çıkmadığını belirtti.

Yüksek petrol fiyatlarının küresel çapta bir kayıp senaryosu ürettiğini dile getiren Ekonomist Doğan, "Petrol fiyatlarındaki bu tırmanıştan dünyada nette kazanan hiçbir ülke yok. Kazancı varmış gibi görünen aktörlerin farklı alanlarda büyük kayıpları bulunuyor. Örneğin ABD nette petrol ihracatçısı konumunda ve dışarıya petrol sattığı için karlı görünebilir; ancak içeride yüksek petrol fiyatları doğrudan enflasyona yol açıyor, hanehalkının alım gücünü eritiyor ve büyümeyi vuruyor. Dolayısıyla savaşın kazananı olmadığı gibi bu fiyat artışının da genele yayılan bir faydası yok. Belki dünya ticaretinden kopuk, kıyıda köşede kalmış sadece petrol üreten birkaç küçük ülke bundan faydalanıyor olabilir ama dünya ekonomisinin tamamı darbe alıyor" sözleriyle tablonun vahametini aktardı.

(fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)(fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

KRİZ PETROL ÜRETİCİLERİNİ DE VURDU

Jeopolitik çıkmazın üretici ülkeleri de vurduğunu ifade eden Üzeyir Doğan, "Çin başta olmak üzere tüm Asya ülkeleri bu süreçten olumsuz etkileniyor; dönüp kendimize baktığımızda biz olumsuz etkileniyoruz, Avrupa tarafında ise olumlu etkilenen tek bir ülke dahi yok. Normal şartlarda bu tablodan Orta Doğu'daki petrol üreticilerinin kazanması gerekirdi; ancak çatışmalar tam kendi coğrafyalarında olduğu için petrolü güvenle sevk edip satamıyorlar. Savaş başka bir coğrafyada çıksaydı Orta Doğu bu krizin kazananı olurdu fakat kriz kendi kapılarını vurdu. Rusya ise zaten kendi savaşıyla mücadele ediyor. Gelinen noktada 'şu ülke kazandı' diyebileceğimiz tek bir aktör dahi bulunmuyor. Belki de kimsenin kazanamıyor oluşu, taraflar üzerindeki baskıyı artırarak bu savaşın uzun sürmemesi adına tek tesellimiz ve bir çıkış fırsatı olabilir" diyerek sözlerini noktaladı.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin