Kuytul operasyonunda yeni ayrıntılar! Örgütün finans ağı A Haber’de deşifre oldu: “Bunların evinden tefsir değil balya balya para çıkıyor”
Adana merkezli 6 ilde gerçekleştirilen operasyonla mercek altına alınan Furkan yapılanmasına yönelik çarpıcı detaylar gün yüzüne çıktı. Alparslan Kuytul ve eşi Semra Kuytul’un da aralarında bulunduğu şüphelilere yönelik soruşturmada, örgütün şirketler üzerinden yürüttüğü mali faaliyetler, sosyal medya operasyonları ve "dini cemaat" maskesi altındaki karanlık yöntemleri A Haber’de masaya yatırıldı. Av. Hadi Dündar, "349 sosyal medya hesabı tek merkezden yönetiliyor, gözaltında bile algı operasyonu yaptılar" dedi.
Furkan yapılanmasına yönelik soruşturma, mali yapıdan sosyal medya faaliyetlerine kadar uzanan kapsamıyla dikkat çekerken, şirketler üzerinden yürütüldüğü iddia edilen mali faaliyetler de mercek altına alındı. Konuya ilişkin A Haber'de konuşan Hukukçu Av. Hadi Dündar, Gazeteci Abdülkadir Selvi ve AK Parti Bingöl Milletvekili Zeki Korkutata, yapılanmanın çalışma yöntemlerine ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
49 ADRESE EŞ ZAMANLI OPERASYON
Adana merkezli 6 ilde yürütülen soruşturma kapsamında 49 adrese eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Operasyonda Alparslan Kuytul ve eşi Semra Kuytul gözaltına alınırken, toplam 32 şüpheli hakkında işlem başlatıldı. Şüphelilerin ifade işlemleri sürerken, diğer illerde gözaltına alınan kişilerin Adana'ya götürüldüğü belirtildi. Soruşturma kapsamında 5 şirkete yönetim kayyımı atanırken, 349 sosyal medya hesabına da erişim engeli getirildi.
(Fotoğraf: İHA)
ŞİRKETLER ÜZERİNDEN PARA TRAFİĞİ İDDİASI
Hukukçu Av. Hadi Dündar, Furkan yapılanmasına ilişkin değerlendirmesinde, "Furkan Suç Örgütü'nde şirketler üzerinden perdeleme yaparak insanların duygularını manipüle ettiklerini, şirketler üzerinden kendi kişisel menfaatlerini, kişisel çıkarlarını ve kişisel zenginleşmelerini ön planda tuttuklarını gördük. Burada da aynı durumu görebiliyorsunuz. 5 şirkete kayyum atanmış olması, şirketler üzerinden paranın dönüyor olması ve bu şirketlerin finansman amacıyla kullanılması dikkat çekiyor" ifadelerini kullandı.
Dündar, dernek ve vakıfların bağış toplama faaliyetlerinin de soruşturma açısından önem taşıdığını belirterek, "Kamu yararına kurulmuş dernek ve vakıflar bağış toplayabilir. Bunun karşılığında da bir makbuzla o bağışın belgelenmesi lazım. Kermes yapıyorlar, sokakta kek ve poğaça satıyorlar. Bunlarda fatura nerede, makbuz nerede? O paralar acaba ne oluyor? Bu yöntemle bir sürü parayı sisteme dahil mi ediyorlar?" değerlendirmesinde bulundu.
(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)
"KAYDA GİRMEDİĞİ İÇİN PARA SİSTEME DAHİL EDİLEBİLİYOR"
Av. Hadi Dündar, kermes ve benzeri faaliyetlerde elde edilen paraların kayıt altına alınmamasının denetim açısından sorun oluşturabileceğini belirterek, "Çünkü kaydolmuyor. O gün ne kadar satış yaptığınızın bir kaydı yok. Gelen miktar belli değil fakat ortaya koyabileceğiniz, bugün ne elde ettiniz diye bir miktar koyabiliyorsunuz. Gelen kısmını kontrol etmediğiniz bir alanda istediğiniz şekilde parayı sisteme dahil edebilirsiniz" sözleriyle aktardı.
Şirketlerin de bu süreçte kullanılabileceğini savunan Dündar, "Şirketleri niçin böyle kullanıyorlar? Dışarıdan bir parayı alıyorlar, şirketin içerisine yerleştiriyorlar. Sonra o şirket başka şirketlerle iş ve işlem içerisine girince bu sefer paranın takibi zorlaşıyor. Sanki şirket gerçek bir faaliyet göstermiş gibi fatura kesiyorlar. Suçlamalardan bir tanesi de resmi belgede sahtecilik. Son zamanlarda suç örgütlerinin, özellikle çıkar amaçlı suç örgütlerinin şirketleri yoğun şekilde kullandığını gördük" ifadelerini kullandı.







