İdam kararı verilen Esad Moskova’dan nasıl getirilecek? Gizli operasyon senaryoları masada

İdam kararı verilen Esad Moskova’dan nasıl getirilecek? Gizli operasyon senaryoları masada

Suriye’de on binlerce masumun kanını döken devrik lider Beşar Esad, kardeşi Mahir Esad ve Atıf Necip hakkında verilen idam kararları, adalet bekleyen halk için bir milat oldu. A Haber ekranlarında tüm detaylarıyla deşifre edilen bu tarihi süreçte; Anadolu Ajansı muhabiri Ahmet Karaahmet, Şam sokaklarındaki bayram havasını ve acılı ailelerin "yeniden doğduk" feryatlarını sahadan aktardı. Gazeteci Mete Sohtaoğlu ise başta Interpol’ün kırmızı bülten hamlesi ve Lahey süreci olmak üzere, köşeye sıkışan Rusya’nın Beşar Esad için masadaki "Sibirya sürgünü" veya "gizli operasyon" gibi kritik senaryolarını tüm yönleriyle analiz etti.

Suriye'de yıllarca süren rejim baskısının ardından mahkemeden çıkan karar, ülkede yeni bir dönemin kapısını araladı. Beşar Esad rejiminin sivillere yönelik ağır suçları nedeniyle verilen idam kararları Suriye halkında büyük yankı uyandırırken, A Haber gelişmeleri Şam'dan ekrana taşıdı. Sokaklara çıkan Suriyeliler, adaletin yalnızca birkaç isimle sınırlı kalmamasını isterken, rejimin tüm sorumlularının hesap vermesini talep ediyor.

İDAM KARARLARI SURİYE'DE NASIL YANKILANDI?

Şam'daki son gelişmeleri ve halkın bu karara tepkisini aktaran Anadolu Ajansı Muhabiri Ahmet Karaahmet, "Suriye 4. Ağır Ceza Mahkemesi dün Beşar Esad, kardeşi Mahir Esad ve Atıf Necip'i idamla cezalandırdı. Bu kişiler, savaş döneminde sivillere yönelik ağır suçlar işlemişlerdi ve binlerce insan bu sebeple hayatını kaybetmişti. Sokaktaki Suriyeliler kararı sevinçle karşıladılar ve bu mahkemelerin devamını istediler" ifadelerini kullandı.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

ŞAM SOKAKLARINDA BAYRAM HAVASI

Suriye'nin Hama, Hums, Dera, Halep ve Şam'ın Tadamon ile Sednaya gibi bölgelerinde geçmişten bugüne yaşanan katliamların ardından halkın adalete dair umudunu değerlendiren Karaahmet, "Dün karar sonrası başta Şam olmak üzere Halep, İdlib ve Hama'da sevinç gösterileri düzenlendi. Halep'te tatlılar dağıtıldı, insanlar oldukça mutlu. Görüştüğümüz aileler, yakınlarını kaybedenler bize 'Yeniden doğmuş gibi hissediyoruz' sözleriyle duygularını aktardı" şeklinde konuştu.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

FİRARİ İSİMLER VE İSTİHBARAT KOMUTANLARI ARANIYOR

Yargılanan isimlerin mevcut durumuna ve halkın taleplerine değinen Ahmet Karaahmet, "Bazı üst düzey istihbarat komutanlarının yeri belli değil, ülke dışında nerede oldukları bilinmiyor. Şu an karşımda Kasiyun Dağı var ve siviller hayatlarına normal bir şekilde devam ediyor. Dün bölge bölge ufak sevinç gösterileri yaşandı." dedi. Atıf Necip hakkındaki idam kararının uygulama sürecine dair ise Karaahmet, "Karar temyize gidebilir, yeniden değerlendirilebilir. Bunun için bekleyip göreceğiz" bilgisini paylaştı.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

RUSYA İÇİN BEŞAR ESAD SENARYOLARI

Gazeteci Mete Sohtaoğlu ise verilen kararların yalnızca Suriye içindeki yargı süreci açısından değil, uluslararası hukuk ve diplomasi açısından da önemli bir anlam taşıdığı değerlendirmesinde bulundu.

Sohtaoğlu'na göre Şam 4. Ceza Mahkemesi'nin verdiği karar, Suriye'nin Interpol üzerinden kırmızı bülten çıkartmasının önünü açabilecek kritik bir hukuki dayanak oluşturuyor.

Sohtaoğlu, "Daha önce Suriye ile Rusya arasında temaslar vardı. Buradaki temel mesele şu: Şimdi buradaki adım, Suriye'nin Interpol'den kırmızı bülten çıkartabilmesi için Şam 4. Ceza Mahkemesi'nin verdiği bu karar, Suriye'nin Interpol'den kırmızı bülten çıkarmasına olanak sağlayacak" sözleriyle sürecin uluslararası boyutuna dikkat çekti.

Şam yönetiminin öncelikli hedeflerinden birinin Rusya'da bulunan Beşar Esad'ın iadesini sağlamak olduğu belirtiliyor.

Mete Sohtaoğlu, "Buradaki hedef, evet, 2011'den beri ilk toplu kararlar, yargılamadan sonra çıkan kararlar ama burada Suriye'nin önceliği Suriye'nin mal varlığıyla Rusya'ya kaçan dolar olduğu ya da kıymetli altın ya da benzer mücevherle kaçtığı, ailesiyle kaçtığı düşünülen Beşar Esad'ın Rusya'dan talep edilmesi ya da Interpol kararıyla baskı altına alınması" ifadelerini kullandı.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

Böylece Şam açısından hukuki süreç ile diplomatik baskının aynı anda yürütülmesi hedefleniyor.

MAHİR ESAD İÇİN BEYRUT İDDİASI

Süreçte yalnızca Moskova değil, Lübnan da kritik bir başlık olarak öne çıkıyor.

Mete Sohtaoğlu, Mahir Esad'ın Beyrut'un güneyinde, Dahiye başta olmak üzere bazı bölgelerde diğer eski yetkililer ve istihbarat yöneticileriyle birlikte otellerde kaldığının Suriye istihbaratı tarafından bilindiğini belirtti.

Sohtaoğlu, "Örneğin Mahir Esad'ın Beyrut'un güneyinde bir otelde diğer yetkililerle, istihbaratın eski yöneticileriyle beraber Beyrut'un güneyinde Dahiye başta olmak üzere bazı otellerde kaldığı Suriye istihbaratı tarafından biliniyor" şeklinde konuştu.

Bu nedenle Suriye'nin önümüzdeki dönemde Lübnan'la ilişkileri ve olası suçluların iadesi mekanizması da kritik hale gelebilir.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

LÜBNAN'DAKİ GENEL AF DA DENKLEMİN İÇİNDE

Lübnan'da da iç savaştan bu yana ilk kez genel af kapsamında önemli adımlar atıldığına dikkat çekildi.

Mete Sohtaoğlu, "Lübnan'da da iç savaştan beri ilk defa bir genel af çıktı. 6 bin küsur kişiden bazılarının cezaları indirildi" ifadelerini kullandı.

Bu gelişmenin Suriye'nin atacağı adımlarla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Sohtaoğlu, Şam'ın önündeki ikinci önemli başlığın Lübnan ve Rusya ile suçluların iadesine ilişkin anlaşmaların oluşturulması olduğunu söyledi.

ŞAM'IN ÖNÜNDE İKİ KRİTİK ADIM: KIRMIZI BÜLTEN VE İADE ANLAŞMASI

Suriye açısından önümüzdeki süreçte iki önemli hukuki ve diplomatik adımın öne çıkması bekleniyor.

İlk adım, başta Beşar Esad olmak üzere aranan rejim mensupları hakkında Interpol üzerinden kırmızı bülten mekanizmasının işletilmesi.

İkinci adım ise Rusya ve Lübnan'la suçluların iadesine yönelik hukuki zeminin oluşturulması.

Sohtaoğlu, "Şimdi Suriye'nin ikinci adımı, dediğim gibi bir kırmızı bülten, iki Lübnan ve Rusya'yla suçluların iadesi anlaşmasının imzalanması gerekiyor" sözleriyle bu sürecin iki ayağına dikkat çekti.

RUSYA'NIN SURİYE'DEKİ ÜSLERİ PAZARLIK KOZU MUYDU?

Suriye-Rusya ilişkilerindeki bir diğer kritik başlık ise Rusya'nın Suriye'deki askeri varlığı ve üsleri.

Sohtaoğlu, üsler meselesinin geçmiş dönemde Suriye açısından bir anlamda pazarlık kozu olduğunu ifade etti. Ancak gelinen noktada hukuki sürecin Rusya üzerindeki baskıyı artırabilecek yeni bir aşamaya geçtiği değerlendiriliyor.

Önümüzdeki dönemde yeni davaların açılmasıyla birlikte Rusya'nın da Suriye'deki eski rejim mensupları konusunda daha fazla baskıyla karşı karşıya kalabileceği belirtiliyor.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

ULUSLARARASI CEZA MAHKEMESİ İÇİN DOSYALAR HAZIRLANIYOR

Yargı sürecinin bir diğer önemli boyutu ise uluslararası hukuk.

Verilen kararların yalnızca Suriye içindeki mahkemeler açısından değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Sohtaoğlu, dava dosyalarında toplanan delillerin ileride Uluslararası Ceza Mahkemesi önünde de kullanılabileceğine dikkat çekti.

Sohtaoğlu, "Ama bu çıkan karar, ilerideki Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde bu dosyaların hepsi delilleriyle beraber toplanıp belgelendiği için Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde de yargılanmalarının önünü açıyor hukuki olarak" şeklinde konuştu.

Bu ihtimal, Suriye'deki yargılamaların uluslararası bir hesaplaşmaya dönüşebileceği tartışmasını da beraberinde getiriyor.

MİLOSEVİÇ, KARADZİÇ VE MLADİÇ ÖRNEĞİ GÜNDEMDE

Suriye'deki süreç, geçmişte Balkanlar'da yaşanan savaş suçları ve insanlığa karşı suçların ardından yürütülen uluslararası yargılamaları da akıllara getiriyor.

Slobodan Milosevic, Radovan Karadzic ve Ratko Mladic gibi isimlerin Lahey'de yargılanması, Suriye'deki dosyalar açısından da emsal niteliğinde bir tartışmanın kapısını aralıyor.

Soru artık şu: Beşar Esad'ın da ileride Lahey'de uluslararası bir mahkemede yargılanmasının önü açılabilir mi?

BEŞAR ESAD İÇİN LAHEY SENARYOSU

Mete Sohtaoğlu, Şam'ın önünde birden fazla senaryo bulunduğunu belirtti. Bunlardan ilkinin Interpol mekanizması üzerinden Beşar Esad'ın Rusya dışına çıkmasının engellenmesi ve Rusya üzerindeki baskının artırılması olduğunu ifade etti.

Sohtaoğlu, "Şam'ın 4-5 tane senaryosu var. Bunlardan bir tanesi Interpol aracılığıyla Rusya dışına çıkartılamaması ama Rusya'da şu anlamda baskı yapılması" ifadelerini kullandı.

Rusya'nın savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar gibi başlıklarda suçlanan bir ismi topraklarında korumaya devam etmesinin kendisi açısından da uluslararası baskı oluşturabileceği değerlendirmesi yapıldı.

MOSKOVA'NIN ÖNÜNDE ZOR SEÇENEK

Sohtaoğlu, "Rusya neticede bu savaş suçları, insanlığa karşı işlenen katliamlar gibi başlayan birçok suç başlığında baş suçlu olarak bu kişiler yer alıyor. Şimdi Rusya topraklarında bu kadar yaptırıma rağmen kırmızı bülten çıkartılmış bir kişi de topraklarında himaye etmek ister mi?" sözleriyle Moskova açısından ortaya çıkabilecek diplomatik baskıya dikkat çekti.

Bununla birlikte Rusya'nın siyasi sığınma statüsündeki kişileri kolay kolay iade etmeyebileceği de belirtiliyor. Dolayısıyla Şam'ın yalnızca doğrudan iade talebine değil, alternatif hukuki ve diplomatik senaryolara da hazırlanması bekleniyor.

"A" SENARYOSU: RUSYA'NIN HABERİ OLMADAN ESAD'IN ORTADAN KAYBOLMASI

Sohtaoğlu'nun gündeme getirdiği senaryolardan ilki oldukça dikkat çekici.

Beşar Esad'ın Moskova'da göz doktorluğu konusunda bir klinikte ders aldığı ve belirli dönemlerde tedavi amacıyla Rus istihbaratı eşliğinde dışarı çıkarıldığı bilgisine değinen Sohtaoğlu, bu hareketliliğin bir "kör nokta" oluşturabileceğini ileri sürdü.

Sohtaoğlu, "Örneğin Suriye istihbaratı bir başka ülke istihbaratıyla bu yaratılan kör noktadan, bu kliniğe gidip gelişler sırasında Beşar Esad'ı alıp çıkabilir" ifadelerini kullandı.

Bu senaryonun gerçekleşmesi halinde Rusya'nın kendisi açısından bir açıklama alanı yaratabileceğini belirten Sohtaoğlu, "Bizim de haberimiz yoktu, soruşturma devam ediyor, birkaç kişiyi görevden aldık" şeklinde bir açıklamanın Moskova açısından mümkün olabileceğini savundu.

"B" SENARYOSU: SİBİRYA'DA İZOLASYON İDDİASI

Gündeme getirilen ikinci senaryo ise Beşar Esad'ın tamamen izole edilmesi.

Sohtaoğlu, "Tamamen izole edilmesi, örneğin Sibirya'da ölümüne terk edilmesi ve doğal ölümünün beklenmesi ki Rusya'nın ellerini yıkayıp çıkabileceği bir senaryo" ifadelerini kullandı.

Bu senaryoda Moskova'nın doğrudan iade konusunda karar vermek yerine, Esad'ı siyasi ve fiziksel olarak izole ederek zaman kazanabileceği değerlendirmesi yapılıyor.

"C" SENARYOSU: DOST BİR ÜLKEYE GÖNDERİLMESİ

Üçüncü senaryoda ise Beşar Esad'ın Rusya'dan başka bir ülkeye gönderilmesi ihtimali bulunuyor.

Sohtaoğlu, Belarus, Güney Afrika veya Venezuela gibi Rusya'nın dost olarak nitelendirilebilecek ilişkiler içerisinde bulunduğu ülkeleri örnek göstererek, "Artık Rusya topraklarında barınamayacaksın, bu ülkeye gitsen daha iyi olur" yaklaşımının gündeme gelebileceğini söyledi.

Böylece Moskova, Beşar Esad'ı doğrudan Şam'a teslim etmeden Rusya topraklarından çıkararak üzerindeki baskıyı azaltmaya çalışabilir.

İDAM KARARI KESİNLEŞİR Mİ?

Şam'daki mahkeme kararlarının ardından hukuki süreç henüz tamamlanmış değil.

Sanıkların avukatlarının Yargıtay'a başvuracağı belirtiliyor. Suriye ceza sisteminde kararların üst yargı mercilerinde incelenmesi mümkün.

Sohtaoğlu, "Şöyle, bu kişilerin avukatları Yargıtay'a başvuracak. Suriye ceza sisteminde de bu böyle" ifadelerini kullandı.

Asıl kritik aşama ise Yargıtay'ın kararının ardından başlayacak.

CEZA MÜEBBET HAPSE DÖNÜŞEBİLİR Mİ?

Suriye'nin hukuk sisteminde ve uluslararası ilişkilerde idam cezası önemli bir tartışma başlığı oluşturuyor.

Özellikle Avrupa Birliği ülkelerinin idam cezasına ilişkin hassasiyeti nedeniyle, Suriye'den yapılacak olası suçlu iade taleplerinde cezanın niteliğinin de gündeme gelebileceği belirtiliyor.

Sohtaoğlu, "Yargıtay'da da bu kesinleştiği zaman sizin de dediğiniz gibi Rusya ya da bir Avrupa Birliği üyesi ülke bu idam cezasıyla ilgili bir hassasiyet olduğu için neticede bu müebbet hapse çevrilir. Klasiktir bu" şeklinde konuştu.

Bununla birlikte Suriye'de hukuk sisteminin yeniden yapılandırılması halinde idam cezasının kaldırılması ihtimalinin de bulunduğu ifade edildi.

SURİYE'DE İDAM CEZASI KALDIRILIRSA NE OLACAK?

Sohtaoğlu, Ahmet Şara hükümetinin mevcut konjonktüre uygun şekilde hukuk sisteminde değişiklik yapması halinde idam cezasının kaldırılabileceğini belirtti.

Bu durumda mevcut idam cezalarının müebbet hapse çevrilmesi gündeme gelebilecek.

Sohtaoğlu, "Ama Suriye topraklarında idam olacak mı, olmayacak mı bilmiyorum, ne söylesem spekülatif olur. Ama kanunlar, Ahmet Şara hükümeti 'Biz de konjonktüre uygun bir şekilde hukukumuzu yeniden yapılandırıyoruz' derse idam cezası kaldırılır ama bütün idam cezası olan bütün suçlar müebbet hapse çevrilir" ifadelerini kullandı.

Dolayısıyla Atıf Necip ve diğer sanıklar hakkında verilen kararların nasıl uygulanacağı, Yargıtay sürecinin ardından daha net biçimde ortaya çıkacak.

ŞAM'IN TALEBİ NET: CEZALAR SURİYE'DE ÇEKİLSİN

Tüm bu senaryoların merkezinde ise Şam'ın temel beklentisi bulunuyor.

Suriye yönetiminin, rejim döneminde suç işlediği iddia edilen isimlerin yalnızca yargılanmasını değil, cezalarını Suriye topraklarında çekmesini istediği belirtiliyor.

Mete Sohtaoğlu, "Neticede Yargıtay kararını verdiği zaman o zaman infaz başlayacak" derken, sürecin sonunda Şam'ın temel hedefinin bu kişilerin Suriye'ye getirilmesi olduğunu vurguladı.

Sohtaoğlu, sözlerini, "Ama Suriye topraklarında cezasını çekmesini istiyor Şam" ifadeleriyle tamamladı.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin