Enerji Bakanı Alparslan Bayraktar A Haber'de duyurdu: 2028'de hedef 16 milyon haneye milli gaz!

Enerji Bakanı Alparslan Bayraktar A Haber'de duyurdu: 2028'de hedef 16 milyon haneye milli gaz!

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, A Haber ekranlarında yayınlanan "Arka Plan Özel" programının konuğu oldu. Irak'la imzalanan yeni anlaşmayla Türkiye'nin petrol boru hattından yılda yaklaşık 500 milyon dolar taşıma geliri elde edeceğini belirten Bakan Bayraktar, hedefin kapasiteyi artırarak Türkiye'yi küresel enerji koridorunun merkezi haline getirmek olduğunu söyledi. Bakan Bayraktar, 2028'de 16 milyon haneye milli gaz verilmesinin hedeflendiğini belirterek Türkiye’nin sadece kendi ihtiyacını karşılamakla kalmayıp, Avrupa’nın enerji krizindeki kilit aktör haline geldiğini vurguladı.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, A Haber'de "Arka Plan Özel" programına konuk oldu.

KÜRESEL ENERJİ PİYASALARINDA IRAK MERKEZLİ GÜNDEM
Programın açılışında enerji diplomasisindeki hareketliliğe dikkat çeken Gazeteci Banu El, "Son 10 gündür hep Irak'ı merkeze alan gündem başlıklarıyla ve enerji başlığıyla birlikte bir gündemi tartışıyoruz, konuşuyoruz. Bunun biraz detaylarına inerek başlayalım istiyorum. 1 Ağustos'ta Irak ve Türkiye arasında ham petrol boru hatlarının kullanımını artırmak mı diyelim, etkin kullanımını sağlamak mı diyelim, bu bağlamda bir anlaşmaya imza attınız. Nedir detaylar, ne beklemeli bu anlaşmadan, ne umuyoruz?" sorusunu yöneltti.

Fotoğraf-A HaberFotoğraf-A Haber

HÜRMÜZ BOĞAZI'NDAKİ KRİZ VE TÜRKİYE'NİN STRATEJİK ROLÜ
Irak'ın son dönemde neden kritik bir aktör haline geldiğini açıklayan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Aslında Irak'ı bu kadar, özellikle bu son dönemde öne çıkmasının arkasında birkaç sebep var. Bunlardan bir tanesi tabii aslında Hürmüz odaklı yaşanan dünyadaki kriz. Bu özellikle dünya petrol piyasaları için Hürmüz'ün kapalı olması, bir kapanıp bir açılması ve dünyada petrol arzında sıkıntı olması biraz daha özellikle petrol ihraç eden ülkeler, petrolün farklı güzergahlardan dünya piyasalarına gitmesiyle alakalı ana gündem maddelerini oluşturmaya başladı." ifadelerini kullandı.

GÜNLÜK 4 MİLYON VARİL PETROLÜN YENİ ROTASI
Irak'ın üretim kapasitesine ve lojistik zorluklarına değinen Bakan Bayraktar, "Bunlardan biri de Irak; Irak dünyada da çok önemli bir petrol üreticisi, ihracatçısı. Günde yaklaşık 4 milyon varil petrol üreten bir ülke. Ama tek çıkış noktası bir anlamda Hürmüz üzerine yoğunlaşmış durumda. Dolayısıyla şimdi Türkiye üzerinden Irak petrolünün dünya piyasalarına, Türkiye'ye ve dünya piyasalarına gitmesi açıkçası küresel anlamda konuşulan konulardan biri. Bu nedenle Irak konusu önemli." dedi.

Fotoğraf-A HaberFotoğraf-A Haber

ANKARA-BAĞDAT HATTINDA DİPLOMASİ TRAFİĞİ
İki ülke arasındaki üst düzey temasların somut projelere dönüştüğünü belirten Bakan Bayraktar, "Irak'ta yeni bir hükümet var, yeni bir Başbakan var ve Irak Başbakanı'nın Türkiye ziyareti oldu biliyorsunuz geçtiğimiz günler içerisinde. Sayın Cumhurbaşkanımızı ziyaret ettiler ve burada Irak'la bizim geliştirebileceğimiz projelerin masaya konulduğu, bazılarının anlaşmaya döndüğü bir süreç yaşadık. Onun için Irak çok sıcak bir gündem oldu açıkçası." sözleriyle sürecin siyasi zeminini aktardı.

Türkiye'nin Kerkük petrolü ile olan tarihsel bağının yeniden canlanmasının önemine vurgu yapan Banu El, "Şimdi bir de Kerkük başlığı var. Ülkemizde pek çok insanı çok heyecanlandırmıştır Türkiye'nin yeniden Kerkük'e dönüyor olması." değerlendirmesinde bulundu.

KERKÜK PETROLÜ TÜRKİYE İÇİN YENİDEN DEVREDE

Bunun üzerine projenin teknik ve tarihi derinliğini anlatan Bakan Alparslan Bayraktar, "Irak-Türkiye boru hattı aslında 1970'lerden gelen ve esasında işin özünde Kerkük petrollerinin Türkiye'ye ve hatta Türkiye'deki rafinerilere gelmesini sağlamak üzere tasarlanmış bir boru hattı. Aslına baktığınız zaman 50 yıllık geçmişi olan önemli bir tedarik noktası bizim için. Hatta Ceyhan'dan Kırıkkale'deki rafinerimize kadar bir petrol boru hattımız var burada. Irak-Türkiye boru hattının Silopi-Ceyhan arasındaki kısmı ve 70'lerde yapılan bu tasarımlar çok doğru bir dizayn ve tasarım." açıklamasını yaparak Türkiye'nin enerji altyapısının gücüne işaret etti.

PETROL SEVKİYATINDA DEV KAPASİTE ARTIŞI
Türkiye ile Irak arasındaki mevcut enerji altyapısının önemine değinen Bakan Bayraktar, "O dönemde petrolü denize ulaştırabilecek şekilde çok doğru bir dizayn yapılmış. Silopi'den Ceyhan'a gelen bu boru hatları günde 1,5 milyon varil kapasiteye sahip. Bu rakam, aslında Türkiye'nin ihtiyacının üzerinde bir ham petrolü ülkemize getirebilecek bir kapasitedir" sözleriyle mevcut durumun altını çizdi.

Dünya genelindeki petrol ihtiyacına dikkat çeken Bakan Bayraktar, "Dünyanın günlük petrol ihtiyacı yaklaşık 103 milyon varil civarında. Yani dünya ihtiyacının yüzde 1,5'i her gün buradan Ceyhan'a ve oradan dünya piyasalarına gidebilir. Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği daha kapsamlı bir enerji iş birliği anlaşmasının arkasında, bu hattın 1,5 milyon varil kapasiteye ulaşması, hatta ilave yatırımlarla 2,5 milyon varile kadar gidebilecek bir potansiyel olması yatıyor" ifadelerini kullandı.

Fotoğraf-A HaberFotoğraf-A Haber

TÜRKİYE EKONOMİSİNE YILLIK 25 MİLYAR TL KATKI
Irak tarafıyla yapılan anlaşmaların mali boyutuna da değinen Bakan Alparslan Bayraktar, "1 Ağustos'ta imzalanan anlaşma ile Irak tarafı, 750 bin varillik bir taahhütle bu boru hatlarından bir kapasiteyi almış oldu. Bu, Türkiye için yıllık yaklaşık 500 milyon dolarlık, yani neredeyse 25 milyar TL'lik bir taşıma geliri anlamına geliyor" sözleriyle müjdeli haberi paylaştı.
Sunucu Banu El, "Başbakan 1 milyon varil, Petrol Bakanı ise 750 bin varil dedi, aradaki farkın sebebi nedir?" sorusunu sordu.

Konunun detaylarına inen Bakan Bayraktar, "1 Ağustos'taki anlaşma, 1,5 milyon varillik kapasitenin yarısı içindir. Ancak biz bu hattı tam kapasiteye, hatta 2,5 milyon varile çıkarmayı konuşuyoruz. İkinci büyük projemiz ise boru hattını Kerkük'ten Basra'ya kadar uzatmak. Irak'ın üretiminin büyük kısmı güneyde gerçekleşiyor. O petrolü mevcut hatta dahil ederek 2,5 milyon varillik bir potansiyele ulaşabiliriz. Hatta Kuveyt gibi komşu ülkelerin petrolü de bu rota üzerinden taşınabilir" açıklamalarında bulundu.

KALKINMA YOLU AYNI ZAMANDA BİR ENERJİ YOLU OLACAK
Projelerin kapsamının sadece petrolle sınırlı olmadığını belirten Gazeteci Banu El, "Zaten devam eden bir proje var; Fav Limanı bitti bitecek. Kalkınma Yolu'nda karayolu ve demiryolu aşamasına geçilecek. İnşaat yapılacakken neden bir ya da iki boru hattı daha olmasın?" sorusunu sordu.
Bu yaklaşımı destekleyen Bakan Bayraktar, "Kalkınma Yolu'nu aynı zamanda bir enerji yoluna dönüştürebiliriz. Petrol ve doğal gaz boru hatları ile elektrik iletim hatlarını bu koridora entegre ederek burayı devasa bir ekonomik değere dönüştürebiliriz. Eğer günde 2,5 milyon varil kapasiteye ulaşırsak, bunun yıllık ekonomik değeri 65-70 milyar doları bulur" dedi.

Fotoğraf-A HaberFotoğraf-A Haber

Doğal gaz konusundaki potansiyele de değinen Bakan Bayraktar, "Katar gazının Irak üzerinden, Kalkınma Yolu ile Türkiye'ye ve Avrupa'ya ulaştırılması projesini de buna eklediğimizde, petrol ve doğal gazın yıllık toplam ekonomik büyüklüğü 80 milyar dolara ulaşıyor. 25 yıllık bir perspektifte baktığımızda, karayolu ve demiryolunu bir kenara bıraksak bile sadece enerji tarafı 2 trilyon dolarlık bir ekonomi ortaya çıkarıyor" ifadelerini kullandı.

TÜRKİYE HER ALANDA SAHADA OLACAK

Türkiye'nin bu dev projelerden nasıl pay alacağına dair soruya cevap veren Bakan Bayraktar, "Türkiye bu işin her yerinde olmak istiyor. Boru hatlarının inşasında yetkin şirketlerimizle yer almak istiyoruz. Bu işin ticaretinde ve kendi arz güvenliğimiz için rafinerilerimizde bu hammaddeyi kullanmak istiyoruz. Türkiye'nin günde 1 milyon varil ham petrole ihtiyacı var; şu an Irak'tan bunun sadece yüzde 10'unu alıyoruz. Irak Başbakanı bu rakamın çok daha yukarı çıkabileceğini ve bu üretimi Türkiye ile yapmak istediklerini ifade etti" sözleriyle Türkiye'nin enerjideki stratejik hedeflerini özetledi.

HEDEF: CEYHAN'I BİR "ROTTERDAM" YAPMAK
Programın açılışında Ceyhan'ın stratejik önemine dikkat çeken Alparslan Bayraktar, "Ceyhan'ı biz adeta bir Rotterdam yapabiliriz. Böyle bir hedefimiz var. Yani orada petrol ve petrol ürünlerinin depolandığı, ticaretinin yapıldığı, fiyatlanmasının yapıldığı bir merkeze dönüştürme hedefimiz var." ifadelerini kullandı. Bölgedeki mevcut kapasiteye ilişkin detaylar paylaşan Bayraktar, "Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattı var. Her gün bu boru hattından Ceyhan limanına yaklaşık 550-600 bin varil petrol geliyor. Orada da bu arada kullanılmayan bir 400 bin varillik kapasite var. Onu da ilave ettiğinizde 1 milyon varilin buradan geldiği, aşağıdan 2,5 milyon varilin geldiği, 3-3,5 milyon varillik bir ticaretin yani dünya ihtiyacının %3-3,5'unun oluştuğu bir piyasa." sözleriyle bölgenin potansiyelini gözler önüne serdi.

Bakan Bayraktar ayrıca, "Petrol ürünlerini depoladığımız tank alanları, depolama alanlarını da dahil ettiğinizde petrokimyayı yapabileceğiniz, rafineri yapabileceğiniz Ceyhan'ı bu anlamda bir petrol ve petrol ürünü ticaret merkezi haline dönüştürebiliriz." dedi.

TÜRKİYE KERKÜK PETROLLERİNDE PAYA SAHİP
Türkiye'nin sadece enerjinin iletiminde değil, üretiminde de söz sahibi olmak istediğini belirten Alparslan Bayraktar, "Türkiye aynı zamanda petrol ve doğalgaz üretiminde de olmak istiyor. Irak Başbakanı Sayın Sudani buraya geldi ve biz 9 ila 10 milyon varil günlük üretime çıkmak istiyoruz dedi. Şu anda 4 milyon üretiyorlar ama ciddi bir potansiyel var. Bunu nasıl yapacağız? Türk şirketleri olarak, özellikle Türkiye Petrolleri, devletimizin milli şirketi olarak biz bu projelerde yer almak istiyoruz dedik." ifadelerini kullandı.

Fotoğraf-A HaberFotoğraf-A Haber

Kerkük projesindeki ortaklığa değinen Bayraktar, "Doğalgaz üretiminde, petrol üretiminde, tüm değer zincirinde Türkiye burada yer alabilir. Bunun bir yansıması Kerkük projesi. Kerkük'te biz BP ve ConocoPhillips'le beraber bir ortaklığa girdik. Kerkük bizim için tarihi bir önemi var ama petrol tarafına baktığınızda da dünyanın en münbit sahalarından bir tanesi. 3 milyar varil bir rezervin olduğu tahmin ediliyor. Türkiye Petrolleri olarak biz burada, devlet olarak %15'lik bir paya sahip olmuş durumdayız." açıklamasında bulundu.

Gazeteci Banu El'in payın nakit mi yoksa petrol olarak mı alınacağı sorusu üzerine Bayraktar, "Petrol olarak alacağız." yanıtını verdi.

TÜRKİYE ENERJİ ARZ GÜVENLİĞİNİ NASIL SAĞLADI?
Banu El'in Türkiye'nin enerji arz güvenliği noktasındaki başarısının sırrını sorması üzerine Bakan Bayraktar, harita üzerinden kapsamlı bir değerlendirme yaparak, "Türkiye özellikle son 20-23-24 yılda 20 bin kilometrenin üzerinde doğalgaz boru hattı, yüksek basınçta yatırım yaptı. 220 bin kilometrenin üzerinde de illerimize, ilçelerimize, yaklaşık bine yakın yerleşim yerinde doğalgaz kullanılır hale geldi. Muazzam bir kendi ülkemizde altyapı yatırımı yaptık." dedi. Arz güvenliğinin uluslararası projelerle desteklendiğini belirten Bayraktar, "Uluslararası projeler geliştirdik. İki ülkeler arası projeler geliştirdik. Karadeniz'de bize Rusya'dan doğalgaz getiren iki tane boru hattı var. Bunlardan bir tanesi Türk Akımı, diğeri Mavi Akım." bilgisini paylaştı.

Fotoğraf-A HaberFotoğraf-A Haber

TÜRK AKIMI: STRATEJİK BİR HAMLE
Türk Akımı projesinin tarihsel sürecini ve stratejik önemini anlatan Alparslan Bayraktar, "9 Ağustos 2016'da Sayın Cumhurbaşkanımızla beraber St. Petersburg'a gittik ve o görüşmede Türk Akımı boru hattıyla alakalı talimatlar verildi. Ekim 2016'da anlaşmayı imzaladık ve Ocak 2020'den itibaren fiili akışına başladık. Aslında yaptığımız şey şuydu: Bizim Türkiye olarak Rusya'dan Batı Hattı dediğimiz Ukrayna, Moldova, Romanya ve Bulgaristan üzerinden bize doğalgaz getiren esas tedarik hattımızı bir anlamda ikame ettik. Gazı artık bu hat üzerinden alıyoruz." ifadelerini kullandı.

KÜRESEL ENERJİ ALTYAPISI TEHDİT ALTINDA
Dünyadaki çatışma ortamının enerji hatları üzerindeki etkisine değinen Alparslan Bayraktar, "Şu anda dünyada gördüğümüz şey şu: Çatışma hali devam ediyor ve enerji altyapısı ana hedef haline gelmiş durumda. Karadeniz'de tankerler vuruluyor, hedef alınıyor. Akdeniz'de öyle, Hazar Denizi'nde öyle, Hürmüz zaten başlı başına öyle." diyerek küresel enerji koridorlarındaki risklere dikkat çekti.

ENERJİDE TAM BAĞIMSIZLIK YOLUNDA TÜRKİYE: DOĞALGAZIN MERKEZ ÜSSÜ OLUYORUZ!

Türkiye'nin enerji koridoru olma yolundaki adımlarını anlatan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Eğer bu boru hattı yani Batı Hattı'na dayansaydık, Türk Akım boru hattını yapmasaydık bu Türkiye için çok büyük bir arz problemi olurdu." ifadelerini kullandı.

Yatırımların tek bir stratejik amaca hizmet ettiğini belirten Bayraktar, "Türkiye büyük bir çeşitlendirme stratejisi ortaya koydu. Özellikle 2016'dan sonra FSRU gemilerimiz, yüzer gazlaştırma tesislerimizle sadece boru hattıyla değil, LNG olarak da dünyadaki büyük ihracat potansiyelinden istifade etmek için altyapımızı beş kat artıracak yatırımlar yaptık." sözleriyle sürecin önemine dikkat çekti.

Fotoğraf-A HaberFotoğraf-A Haber

Azerbaycan gazını Türkiye ve Avrupa'ya taşıyan TANAP'ın da bu sistemin en kritik parçalarından biri olduğunu hatırlatan Bayraktar, bu sayede arz güvenliğinde bir sorun yaşanmadığını belirtti.

KÜRESEL KRİZLERE RAĞMEN KESİNTİSİZ ENERJİ
Dünyada yaşanan jeopolitik gerilimlerin Türkiye'yi etkilemediğini vurgulayan Bakan Bayraktar, "Hamdolsun diyoruz ki; Hürmüz krizine, 2020 pandemi krizine, 2022 Rusya-Ukrayna savaşına rağmen Türkiye ne petrolde, ne doğalgazda ne de elektrikte bugün itibarıyla herhangi bir sıkıntı yaşamadı." dedi. Arkada büyük bir mücadele olduğunu ifade eden Bayraktar, komşu coğrafyalardaki durumu, "Moskova'da akaryakıt istasyonlarında kuyruklar var çünkü enerji altyapısı hedef alınıyor. Avrupa'da bazı ülkeler kotalar koydu, benzin istasyonlarından belli bir litrenin üzerinde alım yapılamıyordu ama Türkiye'de böyle bir durum yaşanmadı." sözleriyle aktardı.

DEPOLAMA TESİSLERİNDE %100 DOLULUK
Türkiye'nin depolama kapasitesine dair güncel bilgileri paylaşan Alparslan Bayraktar, "Silivri ve Tuz Gölü yer altı doğalgaz depolarımız şu anda yüzde 100 dolulukla kışa giriyor. Hedefimiz bu kapasiteleri daha da artırmak." açıklamasında bulundu.

Bayraktar, Avrupa'nın kış hazırlıklarında depolarının yüzde 57 civarında olduğunu, Türkiye'nin ise tam kapasite ile çok daha avantajlı bir konumda bulunduğunu ifade etti.

Fotoğraf-A HaberFotoğraf-A Haber

AVRUPA'NIN TÜRKİYE'DEN TALEBİ: "BİZE GAZ VERİN"
Avrupa'nın yaşadığı doğalgaz çıkmazına değinen Bakan Bayraktar, "Avrupalı muhataplarımız bize geliyorlar ve Türkiye üzerinden Rus gazı dışındaki bir gazı almak istediklerini söylüyorlar." dedi.

Türkiye'nin yıllık 60 milyar metreküp tüketim kapasitesi olmasına rağmen, yapılan yatırımlarla 70-80 milyar metreküp gazı tedarik edebilecek bir altyapıya ulaştığını belirten Bayraktar, "Avrupa'nın taleplerinden biri de Sakarya Gaz Sahası'ndan çıkan Türk gazını ihraç edip edemeyeceğimiz yönünde." bilgisini paylaştı.

GAZIN MENŞEİ VE HUKUKİ ZEMİN
Gazın ticari ve hukuki boyutuna da açıklık getiren Bayraktar, "Hatta giren herhangi bir gazın menşei belli değildir ancak bu bir ticarete konu olacaksa ve hukuki bir zemine dönüşecekse, Türkiye olarak biz onlara o gazın hangi ülkeye ait olup olmadığını evrak olarak sunmak durumundayız." diyerek Türkiye'nin şeffaf ve güvenilir bir enerji merkezi olma vizyonunu bir kez daha tescilledi.

Kırım ve Rusya'daki petrol kuyruklarına dikkat çeken Banu El, "Vatandaşlar sıra gelirse istedikleri kadar petrol alamıyorlar, bu hakikaten çok korkunç bir tablo" sözleriyle durumu özetledi.

Fotoğraf-A HaberFotoğraf-A Haber

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Günde yaklaşık 8-9 milyon varil petrol üreten bir ülkede bu durumun yaşanması, meselenin ne kadar dramatik olduğunu gösteriyor. Ukrayna-Rusya savaşı 4,5 yıldır sürüyor ve enerji altyapısının hedef olması en dikkat çekici husus. Rusya'nın bu ay içerisinde gerekli tedbirleri alarak tekrar ihracatçı pozisyonuna döneceği bilgisini edindim" ifadelerini kullandı.

"YAMALARLA DEĞİL, STRATEJİK ADIMLARLA İLERLEDİK"
Geçmişle bugünü kıyaslayan Bakan Bayraktar, Türkiye'nin ekonomik ve enerji kapasitesindeki devasa büyümeye dikkat çekti. Bakan Bayraktar, "99-2000 Türkiye'si yaklaşık 200 milyar dolar milli geliri olan bir ülkeydi. Bugün ise 1,7 trilyon dolarlık bir ekonomiden bahsediyoruz. Enerji ihtiyacımız o günün 3-4 katı üzerinde" dedi.

AK Parti dönemindeki enerji politikalarına değinen Bayraktar, "Biz bu süreci 'yama' çözümlerle değil, 2002'den bugüne adım adım uygulanan stratejik bir vizyonla yönettik. 30 bin megavattan 126 bin megavat kurulu güce ulaştık. Sadece elektrik üretim tarafında Türkiye'ye en az 100 milyar dolarlık bir kaynak kazandırdık" açıklamasında bulundu.

2026 HEDEFİ: GÜNEŞ, HİDROELEKTRİĞİ GEÇECEK
Türkiye'nin yerli ve yenilenebilir enerji hamlelerini anlatan Bakan Bayraktar, tarihi bir müjdeyi de paylaştı. Bayraktar, "Türkiye enerjide dışa bağımlılığı bitirdiği anda uluslararası siyasetten jeopolitiğe kadar birçok problemi geride bırakacak. 'Barajlar Kralı' olarak anılan Demirel bugünleri görseydi herhalde çok mutlu olurdu. 15 yıl önce sıfır noktasında olan güneş enerjisi kurulu gücümüz bugün 26-27 bin megavata ulaştı. İnşallah 2026 yılında güneş enerjisi kapasitemiz, toplam barajlarımızın kurulu gücünü geride bırakacak" ifadeleriyle Türkiye'nin enerji geleceğine dair kararlılık mesajı verdi.

GABAR'DA REKOR ÜRETİM: TERÖRÜN YERİNİ EKONOMİ ALDI
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Gabar bizim için yani ayrı bir iftihar vesilesi. Çünkü Türkiye özellikle doğalgaz ve petrol aramacılığında 2016'dan sonra başladığı yeni stratejide, o Milli Enerji ve Maden Politikası mottosuyla, markasıyla ortaya koyduğumuz stratejide Karadeniz'de Sakarya gaz sahasında şimdi herkesin buradan bize doğalgaz verin dediği bir projeden, 2021 yılındaki keşfini yaptığımız Şırnak Gabar'daki petrol keşfine çok önemli iki tane tarihi proje yapmış oldu" sözleriyle Türkiye'nin stratejik dönüşümüne dikkat çekti.

Fotoğraf-A HaberFotoğraf-A Haber

Gabar'ın ekonomik değerinin ötesinde sembolik bir anlamı olduğunu vurgulayan Bakan Bayraktar, "Gabar tabii yani birçok projemiz önemli ama Gabar'ın bir de yani ekonomik değerinin ötesinde Türkiye'de bugün 83 bin 200 varil günlük üretim yapıyoruz. Üretimimiz artıyor, inşallah her geçen gün yeni bir rekor kırıyoruz Gabar'da. Ve ama onun ötesinde o bahsettiğiniz Türkiye'nin 40 yıldır terörle uğraşmış ve bu alanda özellikle Gabar hani adı terörle anılan, kan, gözyaşı ve birçok kayıplar verdiğimiz Gabar'da şimdi dağlar 700 kilometrelik yol hattı, yol ağı yaptığımız, 3 bin 500'ün üzerinde çoğunluğu o bölgenin gençlerinden oluşan çalışma arkadaşlarımızla beraber Türkiye'nin üretim üssü haline, Türkiye'nin petrol merkezi haline dönmüş durumdadır" ifadelerini kullandı.

DİYARBAKIR'DA YENİ HEDEF: GABAR'I GEÇEBİLİRİZ
Gabar benzeri bir potansiyelin olup olmadığına dair sorusu üzerine Bakan Bayraktar, yeni rotayı Diyarbakır olarak açıkladı.
Bakan Bayraktar, "Yeni hedef Diyarbakır. Diyarbakır bizim şu anda petrol ürettiğimiz, yaklaşık 20 bin varile yakın petrol ürettiğimiz önemli bir ilimiz. Ama Diyarbakır'da biz yeni bir şey yapıyoruz. Yaptığımız şey de 'un konvansiyonel' dediğimiz geleneksel olmayan yöntemlerle, yani geleneksel yöntem nedir; sondaj yaparsınız bir dikey sondaj, petrol doğalgaz varsa onu bulur çıkarırsınız. Burada dikey sondajın yanı sıra kayaların içerisinden yatay giderek, belki 3 kilometre, 4 kilometre bir yatay sondajla o kayaların içerisine sıkışmış petrol ve doğalgazı, ki Diyarbakır'da biz petrol olduğunu tahmin ediyoruz, o kayaların içerisinden çıkarıp yüzeye almayla alakalı bir yöntem" açıklamasında bulundu.

Bu yöntemin Silvan'da dört sahada denendiğini belirten Bakan Bayraktar, "Bunu Diyarbakır'da Silvan'da dört tane sahada deniyoruz şu anda. Bu yıl sonuna doğru inşallah bu yatay sondajı ve yatay çatlatma faaliyetini gerçekleştireceğiz. Yani eğer başarılı olursak Şırnak'tan daha büyük bir hikayeyi Diyarbakır'da yazabiliriz" sözleriyle büyük müjdeyi verdi.

2028 HEDEFİ: GÜNLÜK 600 BİN VARİL
Türkiye'nin enerji vizyonunu ve hedeflerini paylaşan Bakan Bayraktar, 1 milyon varil eşdeğeri üretim hedefine kilitlendiklerini belirtti. Bayraktar, "Biz Türkiye'nin ihtiyacı olan 1 milyon varil petrolü mutlak surette üreteceğiz. Karadeniz'den üretebiliriz, Akdeniz'den üretebiliriz, Diyarbakır'dan, Şırnak'tan Türkiye'nin muhtelif kara sahalarından üretebiliriz. Üretemediğimiz, eksik kalan olacaksa, olursa da onun için işte Türkiye bugün Irak'ta var, Kerkük'te varız. Onun için Türkiye Azerbaycan'da var, Azeri-Çıralı-Güneşli projesinde, Şahdeniz projelerinde var" dedi.

Yakın dönem hedeflerini de rakamlarla açıklayan Bakan Bayraktar, "2028 yılında inşallah hedefimiz bunu 600 bin varile çıkarmak. Yani neredeyse bugün iki katına çıkarmak. Dolayısıyla bunları yaptığımız zaman işte o dışarı ödediğimiz döviz Türkiye'nin içerisinde kalacak. Yani bizim özellikle bu cari açık meselesine en önemli çözüm hususlarımızdan bir tanesi bu" diyerek enerjideki yerlileşmenin ekonomik katkısını vurguladı. Son olarak Türkiye'nin denizlerdeki gücüne de değinen Bayraktar, dünyanın dördüncü büyük sondaj ve sismik araştırma filosuna sahip olduklarını bir kez daha hatırlattı.

Fotoğraf-A HaberFotoğraf-A Haber

STRATEJİK AKILLA GELEN DEV KEŞİF: SAKARYA GAZ SAHASI
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Gemilerimizin büyük kısmı, özellikle sondaj gemilerimiz Karadeniz'de çalışıyor. Akdeniz'den Türkiye vazgeçti gibi şeyler söyleniyor ama biz şunu anlatıyoruz; yaptığımız hiçbir şey tesadüfle yapılmış bir şey değil. Stratejik bir akılla hareket ediyoruz. Sakarya Gaz Sahası'nda 1 trilyon metreküpe yakın bir doğal gaz keşfi yaptık" ifadelerini kullandı.

Bakan Bayraktar, "Hiç az değil ama bunu üretime dönüştürmeniz lazım. 2023 yılında bu gazı üretmeye başladık, birinci faz tamamlandı. Şu anda Türkiye'de 4 milyon evde Karadeniz gazını kullanıyoruz. 2026'nın sonunda bu rakamı iki katına çıkaracağız ve 8 milyon hane kendi doğal gazını kullanacak" sözleriyle üretim hedeflerini paylaştı.

2028'DE HEDEF 16 MİLYON HANEYE MİLLİ GAZ

Banu El, Karadeniz'deki filonun gücüne vurgu yaparak "Fatih, Abdülhamid Han, Kanuni, Yavuz, Yıldırım gemileri şu an sahada" dedi. Alparslan Bayraktar, "Gemilerimiz şu an mevcut sahadaki üretimi artırmakla ilgili çalışıyorlar. Önümüzdeki birkaç hafta sonra Osman Gazi yüzer üretim platformu Filyos'tan Sakarya Gaz Sahası'na gidecek. Bu platform 20 yıl boyunca aynı yerde kalacak ve denizden üretilen gazı işleyip karaya gönderecek" açıklamasında bulundu. Sunucu, "O zaman bazı sondaj gemileri boşa mı çıkacak?" sorusunu yöneltirken, Bakan Bayraktar, "Boşa çıkmayacak çünkü 2028'de 16 milyon haneye doğal gaz götürmek istiyoruz. Üretimi artırmaya devam etmemiz lazım" şeklinde konuştu.

KARADENİZ'DE PETROL HEYECANI
Sunucu, sismik araştırma gemisi Barbaros Hayrettin Paşa'nın Rize açıklarındaki faaliyetlerine değinerek "Orada bir petrol beklentisi vardı" hatırlatmasını yaptı. Alparslan Bayraktar, "Sondaj yapmadan bir şey söylemek mümkün değil. Aslında bu yıl sonu için bir planlamamız vardı ama belki 2027'nin ilk çeyreğine kalabilir. Yüzeyde petrol sızıntısı olduğu söyleniyor, bu aslında her zaman iyi bir şey değil. Biz petrolün ve gazın yer altında bir rezervin içinde saklı olmasını isteriz. Rezerv var ama ekonomik büyüklüğü nedir, buna bakmak lazım" ifadelerini kullandı.

SOMALİ'DE ÇAĞRI BEY DÖNEMİ
Sunucu, Somali'deki çalışmaları "Çağrı Bey sondaj gemisinin Somali'ye vardığını, insanların şarkılarla karşıladığını biliyoruz" sözleriyle gündeme taşıdı. Alparslan Bayraktar, "Somali, dünyanun terk ettiği bir ülke konumundayken Türkiye'yi yanı başında bulmuş bir ülke. Çağrı Bey sondaj gemimiz şu an orada bir noktada sondaj yapıyor. 3500 metre su derinliği var, zor bir operasyon. İnşallah oradan hayırlı bir netice alırız, bu hem Türkiye hem Somali hem de bütün bölge için farklı anlamlar ifade edecek" dedi.
KIBRIS'A 100 KİLOMETRELİK DEV HAT
Oruç Reis gemisinin son durumuna ilişkin Bakan Bayraktar, "Oruç Reis şu anda Akdeniz'de, Kuzey Kıbrıs'a doğal gaz boru hattı götürmekle alakalı deniz tabanında araştırma yapıyor. Bu projenin mühendislik ve yapımını 24 ila 30 ay arasında planlıyoruz. İnşallah 2-2,5 sene içerisinde bu 100 kilometrelik hattı adaya götüreceğiz" diyerek müjdeli haberi verdi.

Fotoğraf-A HaberFotoğraf-A Haber

KARADENİZ'DE YENİ ROTA: BULGARİSTAN VE ROMANYA İLE İŞ BİRLİĞİ
Türkiye ile Bulgaristan arasındaki yeni anlaşmaya değinen Banu El, "Türkiye ile Bulgaristan arasında yeni bir anlaşma var galiba. Sakarya Gaz Sahası'na çok yakın bir noktada bir sondaj ihtimali mi var?" sorusunu yöneltti.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Karadeniz'deki keşfimiz herkesi ayrı motive etti. Ukrayna bize 'gelin beraber arama yapalım' diyor. Romanya keşif yaptı ve bizden sonra üretime geçme kararı aldılar. Bulgaristan tarafı da kendi münhasır ekonomik bölgesinde doğal gaz ve petrol aramayla ilgili bir proje geliştirdi ve bizi davet etti. Türkiye Petrolleri bu projede %33 payla ortak oldu. Diğer ortaklarımız Shell ve OMV şirketidir" ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin teknik gücüne vurgu yapan Bakan Bayraktar, "Artık sismik gemimiz var, bu projenin ihtiyaçlarını biz sağlamış olacağız. Eskiden bu şirketler operatör olurdu, biz ekipman kiralardık; şimdi onlar bizden kiralıyorlar. Karadeniz'de çok güçlü bir filomuz var" sözleriyle Türkiye'nin ulaştığı noktayı özetledi.
LİBYA'DA HEM KARADA HEM DENİZDE SONDAJ DÖNEMİ
Libya ile yapılan hidrokarbon anlaşmalarına dikkat çeken Banu El, "Libya ile deniz yetki alanlarının sınırlandırılması anlaşmasından sonra hidrokarbonlarla alakalı bir anlaşmaya daha imza atıldı. Ne zaman başlayacağız?" sorusunu sordu.

Foğtoğraf-A HaberFoğtoğraf-A Haber

Bakan Bayraktar, "İki sahada uluslararası ortaklarımızla beraber hem karada hem denizde sondaj ve sismik çalışmalar yapacağız. Libya'da farklı çalışmalarımız da var; Türkiye Petrolleri'nin daha güçlü bir ortaklık yoluyla orada olması için projeler yürütüyoruz. Netice aldığımızda bunları paylaşacağız" açıklamasında bulundu.

Bayraktar, Fransız Total şirketinden örnek vererek, "Total, Fransa'da 0 varil petrol üretiyor ama dünyada 2.6 milyon varil üretim yapıyor. Biz Türkiye'de 140 bin varile yakın üretim yapıyoruz, dışarıdaki ortaklıklarımızla da 30 bin varillik hakkımız var. Dışarıda üretmekle içeride üretmek arasında oranlar dışında fark yok; o petrol sizindir, satabilirsiniz" dedi.

GABAR PETROLÜ ARTIK BORU HATTIYLA TAŞINIYOR
Türkiye'nin yerli petrol üretimine dair harita üzerinden bilgi veren Bakan Bayraktar, Gabar petrolüyle ilgili müjdeyi paylaştı. Bayraktar, "Gabar petrolü şu anda Silopi-Ceyhan boru hattıyla taşınıyor. Bu çok önemli bir şey; 1,5 milyon varil kapasiteli bu hattı Gabar'a bağladık. 38 kilometrelik, zor bir coğrafyada inşa edilen boru hattıyla artık tankerlere gerek kalmadan çok daha uygun bir şekilde sevkiyat yapıyoruz" ifadelerini kullandı.
SUUDİ ARABİSTAN İLE ELEKTRİK KÖPRÜSÜ KURULUYOR
Suudi Arabistan ile yürütülen enerji projelerine değinen Bakan Bayraktar, "Suudi Arabistan ile bu yıl içinde bir anlaşma imzaladık. Türkiye'de 5 bin megavata yakın güneş santrali kurulumu için ilk 2 bin megavatın imzasını attık. Sivas ve Taşeli'de projeleri hayata geçiriyoruz. Ayrıca çok önemli bir interkonneksiyon projesi konuşuyoruz. Suudi Arabistan'daki elektriği Ürdün ve Suriye üzerinden Türkiye'ye getirebileceğimiz büyük bir elektrik iletim şebekesi projesi üzerinde çalışıyoruz" sözleriyle bölgesel bağlantısallık hedeflerini anlattı.

Foğtoğraf-A HaberFoğtoğraf-A Haber

SURİYE'YE DOĞAL GAZ İHRACATI VE ALTYAPI DESTEĞİ
Suriye ile olan enerji ilişkilerini detaylandıran Bakan Bayraktar, "Suriye ile hem petrol hem doğal gaz hem de maden alanlarında yoğun bir çalışma içindeyiz. Geçtiğimiz yıl 2 Ağustos'ta Türkiye'den Halep'e doğal gaz boru hattını bağladık ve şu anda Suriye'ye doğal gaz ihraç ediyoruz. Ayrıca Birecik-Halep arasında 500 megavatlık bir elektrik iletim hattını devreye almayı planlıyoruz" dedi.

Suriye'nin yeraltı kaynaklarına da vurgu yapan Bayraktar, "Suriye çok zengin bir fosfat ülkesi. Bu alanlarda ortaklıklar kurup bu değerleri altyapı projelerinde hayata geçirmek için çalışıyoruz. Kuzeydoğu Suriye'deki petrol kaynaklarının Irak-Türkiye boru hattına bağlanması da dünya piyasaları için önemli bir proje olabilir. Türkiye ile kurulacak her ilişki 'kazan-kazan' ilkesine dayanır" ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.

PAKİSTAN'DA SİSMİK ÇALIŞMALAR BAŞLAYACAK

Banu El'in "Pakistan'da ne zaman vuracağız sondajı?" sorusunu yanıtlayan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Sondaj değil ama sismik çalışmayı ekim ayında inşallah yapmayı planlıyoruz" dedi.

TÜRKMENİSTAN GAZI İÇİN 30 YILLIK RÜYA GERÇEK OLDU
Türkmenistan gazı konusunun Türkiye için tarihi bir hedef olduğunu belirten Bakan Bayraktar, "Türkmenistan gazı bizim 30 yıllık bir rüyamız. 30 yıl önce aslında anlaşmalar yapmışız, 30 milyar metreküpe kadar doğal gazı Türkmenistan üzerinden alalım diye ama maalesef hayata geçmemiş. Biz geçtiğimiz yıl tabiri caizse suda bir gedik açtık. Türkmen gazını, yani Hazar'ın bu tarafında üretilen doğal gazı İran üzerinden swap'la, bir takas anlaşmasıyla Gürbulak sınır kapısından Türkiye'ye aldık. Yaklaşık 450-500 milyon metreküplük bir gaz" şeklinde konuştu.
Uluslararası ambargoların gölgesinde bu projeleri yürüttüklerini vurgulayan Bayraktar, "Her türlü örtülü ya da açık yaptırımlar var. Finansal yaptırımlar var, Avrupa bankalarının uyguladığı şeyler var, Amerika'nın getirdiği yaptırımlar var. Dolayısıyla böyle bir ortamda elbette ki işimiz zor ama Türkmen gazı Türkiye'ye gelmiştir. 30 yıllık rüyayı gerçek yaptık" ifadelerini kullandı.
"TÜM DÜNYANIN BU GAZA İHTİYACI VAR"
Projenin sürdürülebilirliği için ABD ile temas halinde olduklarını söyleyen Bakan Bayraktar, "İdeal nokta bahsettiğiniz bir Hazar geçişli boru hattına ihtiyaç duyuyor. Çünkü takas yoluyla getireceğimiz gazın miktarı sınırlı ama Türkmenistan'da tahayyülün ötesinde doğal gaz var. Bu gazı mutlaka bir boru hattıyla Türkiye'ye getirmek lazım" dedi.
Bakan Bayraktar, "Bu gaza herkesin ihtiyacı var. Türkiye'nin ihtiyacı var ama Avrupa'nın daha çok ihtiyacı var. Türkmen gazı batı doğrultusuna gelmediği durumda doğuya gidiyor ve Çin'e çok daha ucuz bir kaynak olarak gidiyor. Belli siyasi zorlukları var ama bu projeler 10 yıl, 20 yıl uyur; öyle bir siyasi irade, öyle bir ortam oluşur ki bir bakmışsınız kazma vurulmuş. Bunun benzer bir örneği de TANAP boru hattıdır" sözleriyle süreci aktardı.
DÜNYA ELEKTRİK ÇAĞINA GİRİYOR
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Biz dünyada bir elektrik çağına giriyoruz. Her şeyin dijitalleştiği, her şeyin elektrikli hale geldiği bir dönemdeyiz. Yapay zeka çok gümür gümür geliyor ve veri merkezlerinin ihtiyaç duyacağı enerji şu anda çok önemli bir hale gelmiş durumda. Türkiye olarak bizim bunu ıskalama lüksümüz yok" dedi.

Foğtoğraf-A HaberFoğtoğraf-A Haber

Türkiye'nin enerji altyapısının yabancı yatırımcı için bir cazibe merkezi olması gerektiğini belirten Bayraktar, "Akkuyu'ya bu yüzden ihtiyacımız var. Türkiye'nin 7/24 kesintisiz enerji üretmesine ihtiyacı var. Biz elbette güneş yapacağız, yapıyoruz. Hidrolik santral kurulu gücümüzü 15 yılda güneşle geçiyoruz neredeyse. Rüzgar, jeotermal yapacağız ama nükleersiz bu bahsettiğim yeni dünyaya hazır olma şansımız yok. Onun için Akkuyu'da dört reaktörü bitirmemiz, Sinop'u, Trakya'yı yapmamız ve küçük modüler reaktörleri de 2050'ye kadar sistemimize sokmamız lazım" değerlendirmesinde bulundu.
AKKUYU İÇİN HEDEF 2026 SONU
Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nin üretim takvimi hakkında net konuşan Bakan Bayraktar, "Birinci reaktörde bütün hedef, bütün mesaimiz 2027'yi görmeden, inşallah 2026 yılı sonuna kadar ilk elektriği üretebilmek. Ama nükleer her şeyden önce nükleer güvenlik demektir. Yüzlerce test var, bunları yaptıktan sonra inşallah ilk elektriği üreteceğiz" açıklamasını yaptı.
Bayraktar, "Hedefimiz şu; birinci reaktörden sonra diğer reaktörleri böyle birer yıl arayla devreye almak. Dolayısıyla 2030'a kadar biz inşallah tüm santrali devreye almayı hedefliyoruz" yanıtını verdi.

Programın açılışında nadir toprak elementlerinin stratejik önemine vurgu yapan Alparslan Bayraktar, "Nadir toprak elementleri ayrı bir program konusu olur, o kadar geniş. Adı üzerinde, toprakta nadir bulunan elementler. Eskişehir Beylikova'da önemli bir rezerv keşfettik. Bu elementlerin önemi; dijitalleşme, elektrik çağı, yapay zeka ve savunma sanayiindeki gelişmelerle çok daha öne çıktı. Rüzgar türbinlerinde, güneş panellerinde ve mıknatıs yapımında kullanılan bu madenlerin dünyadaki arzının yüzde 90-95'i tek bir ülke tarafından yapılıyor. Burada ciddi bir bağımlılık söz konusu" ifadelerini kullandı.
Banu El, "Nadir toprak elementleriyle alakalı Eskişehir'de bir süreci takip ediyoruz zaten bir süredir. Orada bir tesisleşme öngörülüyor herhalde" sözleriyle sürece dair detayları sordu.
Bakan Bayraktar, keşfin ötesinde teknolojinin önemine dikkat çekerek, "Eskişehir Beylikova'da 125 bin metrenin üzerinde sondaj, 50 binin üzerinde test yaptık ve önemli bir rezerv keşfettik. Rezervin keşfi kadar bunun zenginleştirme teknolojisi de bir o kadar önemli. Çünkü onu katma değerli hale getiren yer orası. Bu konuda üniversitelerimiz ve araştırma kurumlarımızla çalışıyoruz. Dışarıdan teknolojiye erişim noktasında da arayışımız var. En ileri gitmiş olan Çinlilerle temaslarımız sürüyor ancak onların da bu teknolojiyi dışarı göndermeme politikası işleri zorlaştırıyor. Biz hem iç çalışmalarımızla hem farklı alternatiflerle yol almayı hedefliyoruz" dedi.

2028 HEDEFİ: TİCARİLEŞME VE DEĞER ÜRETİMİ
Bakan Bayraktar, projenin geleceğine dair somut adımları, "Kurduğumuz pilot tesisin yanına şimdi bir endüstriyel tesis kurarak burayı ticarileştirme noktasına gelmiş durumdayız. Önümüzdeki birkaç ay içerisinde bunun temelini atıp, inşallah Türkiye 2028'den sonra nadir toprak elementlerinden değer ve gelir üreten bir modele geçecek. Bor karbür gibi, zenginleştirmeyi de yaparak çok daha katma değerli bir maden haline getirmeyi hedefliyoruz" sözleriyle aktardı.
YER ALTINDA 10 BİN TONLUK DEV ALTIN REZERVİ
Programda altın rezervlerine dair çarpıcı rakamlar paylaşan Alparslan Bayraktar, Türkiye'nin bu alandaki potansiyelini şu sözlerle ifade etti: "Milletimiz altına çok yatırım yapıyor, ciddi bir altın ithalatımız var ama üretim noktasında biraz gerideyiz. Türkiye'nin toprağının altında çıkarılabilir, ekonomik değer olarak üretebileceğimiz 10 bin ton altınımız var. Bugünkü rakamlarla bu, 1.4 trilyon dolarlık bir kaynak demektir."

Banu El, altın madenciliği üzerindeki engellere değinerek, "Türkiye on yıllardır altının çıkarılma teknikleriyle alakalı bir algı operasyonunun da hedefi oldu maalesef" hatırlatmasında bulundu.

Bakan Bayraktar bu duruma karşılık, "Maalesef ülkemiz bu algı operasyonlarının hedefi oldu. Ancak biz uluslararası standartlarda çevreci ve iş sağlığı güvenliği kurallarına uygun şekilde üretimimizi ilk etapta yıllık 100 tonlara çıkarmak istiyoruz. Altın varlığı ülkeler ve merkez bankaları için çok önemli. Türkiye çok ciddi miktarda altın ithal ediyor. Enerji dışı ve altın dışı cari açığa baktığınızda bu bir gerçek. Bizim bu kaynağımız varsa bunu üretime dahil etmemiz lazım. 10 bin ton rezervi ancak 100 yılda çıkarabiliriz ama bize altın şimdi, bugün lazım. Bu üretimi artırmamız ve hızlandırmamız gerekiyor" şeklinde konuştu.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin