Terörsüz Türkiye için tarihi dönemeç! 50 yıllık pranganın faturası ve yeni dönemin kazanımları A Haber'de

Terörsüz Türkiye için tarihi dönemeç! 50 yıllık pranganın faturası ve yeni dönemin kazanımları A Haber'de

Türkiye, terör belasından tamamen kurtulma yolunda tarihi bir virajı dönüyor. TBMM çatısı altında kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun ilk toplantısının yıl dönümü olan 5 Ağustos'ta önemli yasal adımların atılması beklenirken, A Haber ekranlarına konuk olan Emekli Tuğgeneral Dr. Hüseyin Fazla'dan dikkat çeken değerlendirmeler geldi. Terörün toplumsal travmasından ekonomik maliyetine, bölgede değişen dengelerden millî birlik vurgusuna kadar birçok konuya değinen Fazla, Türkiye'nin sarsılmaz devlet vizyonunun ve üniter yapısının önemine dikkat çekti.

Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda hazırlanan ve toplumsal bütünleşmeyi esas alan yasal düzenlemenin detayları netleşti.

12 MADDELİK REFORM PAKETİ TAMAMLANDI

Hazırlanan metne göre düzenleme, "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" başlığını taşıyacak. 12 maddelik bu stratejik paket, terörle mücadelenin yanı sıra milli dayanışmanın hukuki altyapısını güçlendirmeyi hedefliyor.

Terörsüz Türkiye için tarihi dönemeç! 50 yıllık pranganın faturası ve yeni dönemin kazanımları A Haber'de - 1

YASAL SÜREÇ HIZLA İŞLEYECEK

Meclis Başkanlığına sunulacak teklifin yasalaşma süreci, içtüzüğün öngördüğü hızda ilerleyecek. Mevzuat gereği, teklifin TBMM Başkanlığına sunulmasından 48 saat sonra TBMM Adalet Komisyonunda görüşmelere başlanabilecek.

Ancak karar alınması halinde bu sürenin kaldırılabileceği belirtilirken; komisyon aşamasının ardından Genel Kurul'a sevk edilecek olan düzenlemenin, bu hafta içinde yasalaşarak Terörsüz Türkiye yolunda en somut adımın atılması öngörülüyor.

Terörsüz Türkiye için tarihi dönemeç! 50 yıllık pranganın faturası ve yeni dönemin kazanımları A Haber'de - 2

TERÖRÜN EKONOMİYE AĞIR FATURASI

Yıllar boyunca Türkiye'nin kalkınmasının önündeki en büyük engellerden biri olan terörün ekonomiye yüklediği maliyet de dikkat çekiyor. Verilere göre, terörün doğrudan ve dolaylı maliyeti 2,3 trilyon dolara ulaşırken, fırsat maliyetlerinin de eklenmesiyle toplam ekonomik kaybın 4,6 trilyon dolar seviyesine çıktığı belirtiliyor.

Terörsüz Türkiye için tarihi dönemeç! 50 yıllık pranganın faturası ve yeni dönemin kazanımları A Haber'de - 3

MİLLİ GELİR VE İSTİHDAM KAYBI

Terör nedeniyle Türkiye ekonomisinin 511 milyar dolarlık Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) kaybı yaşadığı hesaplanırken, yıllık ortalama maliyetin ise 50 milyar dolar olduğu ifade ediliyor. Sürecin kişi başına 5 bin 800 dolarlık milli gelir kaybına neden olduğu, ayrıca yaklaşık 2,5 milyon kişilik istihdam kaybının oluştuğu değerlendiriliyor.

TERÖRSÜZ TÜRKİYE'NİN KAZANIMLARI NELER OLACAK?

Türkiye'nin kritik bir süreçten geçtiği bu dönemde, "Terörsüz Türkiye" hedefini A Haber ekranlarında değerlendiren Emekli Tuğgeneral Dr. Hüseyin Fazla, stratejik devlet vizyonunun temel unsurlarından biri olan bu sürecin neden tarihi bir fırsat olduğunu anlattı.

Terörsüz Türkiye için tarihi dönemeç! 50 yıllık pranganın faturası ve yeni dönemin kazanımları A Haber'de - 4

TERÖRÜN EKONOMİK MALİYETİNDEN DAHA BÜYÜK KAYIP: TOPLUMSAL TRAVMA

Terörün yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda toplumsal açıdan da derin yaralar açtığına dikkat çeken Emekli Tuğgeneral Dr. Hüseyin Fazla, "Yansıtılan tablodaki rakamlar elbette önemli ancak asıl büyük kaybımız insanlarımız oldu. Sivil, asker, polis ve jandarma olmak üzere çok sayıda vatandaşımız bu mücadelede canını feda etti. Gazilerimiz, engelli kalan vatandaşlarımız var. Dolayısıyla terörün toplum üzerinde bıraktığı derin bir travma da söz konusu. Kendi adıma konuşacak olursam, birlikte lise ve Harp Okulu'nda eğitim gördüğümüz yaklaşık 30 arkadaşım terörle mücadelede şehit oldu. Ben de onlardan biri olabilirdim." ifadelerini kullandı.

Terörsüz Türkiye için tarihi dönemeç! 50 yıllık pranganın faturası ve yeni dönemin kazanımları A Haber'de - 5

"TERÖRLE MÜCADELEDE GÜVENLİK GÜÇLERİ VAZGEÇİLMEZDİR"

Güvenlik ve savunmanın maliyetli ancak devletler için vazgeçilmez olduğunu vurgulayan Hüseyin Fazla, "Askerlik, güvenlik ve savunma ciddi maliyet gerektiren alanlardır. Ancak terörle mücadele; asker, polis, silah ve istihbarat olmadan yürütülemez. Ayrılıkçı terör, 1970'li yıllarda yaşanan sağ-sol çatışmalarından tamamen farklıdır. Vatan toprağının bir bölümünü hedef alan yapılara karşı gerekli mücadeleyi vermezseniz ne vatan kalır ne de bayrak. Terör örgütleri yıllar içerisinde Türk devletiyle mücadele etmenin sanıldığı kadar kolay olmadığını gördü. Devleti dize getirerek karşılığında bir kazanım elde etmelerinin mümkün olmadığını anladılar." sözleriyle değerlendirmelerde bulundu.

Terörsüz Türkiye için tarihi dönemeç! 50 yıllık pranganın faturası ve yeni dönemin kazanımları A Haber'de - 6

"DİYARBAKIR İLE MANİSA ARASINDA HİÇBİR FARK YOK"

Millî birlik ve beraberlik vurgusu yapan Emekli Tuğgeneral Dr. Hüseyin Fazla, "Türk devletinin izlediği politika sayesinde sorunların çözümüne yönelik güçlü bir kanaat oluştuğunu görüyoruz. Türkiye olarak artık toprak vermemiz söz konusu olamaz. Bu topraklarda çok geniş bir toplumsal yapıyla birlikte yaşıyoruz. Ben Diyarbakır'da dört yıl görev yaptım. Benim için Diyarbakır'ın Manisa'dan hiçbir farkı yok. Manisa'yı da Diyarbakır'ı da Hakkari'yi de kimseye veremeyiz. Hep birlikte yaşayacağımız ortak çözümü bulmamız gerekiyor. Hiç kimse kimseyi ötekileştirmemeli." ifadelerini kullandı.

Terörsüz Türkiye için tarihi dönemeç! 50 yıllık pranganın faturası ve yeni dönemin kazanımları A Haber'de - 7

"BÖLGESEL GELİŞMELER TÜRKİYE'NİN POLİTİKALARINI DOĞRULADI"

Bölgede yaşanan gelişmelerin Türkiye'nin izlediği politikaların önemini ortaya koyduğunu belirten Emekli Tuğgeneral Dr. Hüseyin Fazla, "Zamanın ruhuna uygun hareket etmek gerekiyor. Bölgedeki değişimlere baktığımızda, 10 yıl önce bugün Suriye'de yaşananları öngörebiliyor muyduk? Coğrafya değişti. Irak'ta farklı gelişmeler yaşanıyor, İran'ı ise artık farklı bir çerçevede konuşuyoruz. Gelinen noktada Türkiye'nin kararlı, üniter devlet yapısından taviz vermeyen ve bütüncül yaklaşımı esas alan politikasının ne kadar isabetli olduğu daha net görülüyor. Bugün hepimiz bunun kazanımlarını yaşıyoruz." ifadelerini kullandı.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin