Meclis'in kahraman polisi o geceyi A Haber'e anlattı: "Helalleşip ölümü bekledik"

Meclis'in kahraman polisi o geceyi A Haber'e anlattı: "Helalleşip ölümü bekledik"

Türkiye'nin istikbaline kasteden hain darbe girişiminin üzerinden yıllar geçse de o gece sergilenen kahramanlıklar, hafızalardaki tazeliğini koruyor. Milli iradenin kalbi olan Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni savunmak için sabahın ilk ışıklarına kadar mermilere göğüs geren ve Meclis merdivenlerinde çekilen fotoğrafıyla sembolleşen koruma polisi Tayfun Karakuş, o karanlık gecede yaşanan dehşeti ve sarsılmaz direnişi A Haber ekranlarında anlattı.

Milli iradeyi korumak için sabaha kadar süren direnişin sembol isimlerinden biri olan koruma polisi Tayfun Karakuş, darbe girişiminin püskürtülmesinin ardından sabahın ilk ışıklarında Meclis merdivenlerinde çekilen fotoğrafıyla hafızalara kazındı.

Darbe girişiminin ilk anlarında yaşanan şaşkınlığı anlatırken Tayfun Karakuş, "Karşımızdaki Türk ordusunun karargahı. Bizim kendi karargahımız. Ne yapacağımızı ilk etapta açıkçası, bilemez bir durumdaydık. Şoku atlatmak durumundayız. Çünkü üzerinde askeri üniforma olan ve kolunda Türk bayrağı olan, bir yapıyla karşı karşıyasınız." ifadelerini kullandı.

"TERÖR OPERASYONU ZANNETTİK"

15 Temmuz akşamı görevini tamamlayan Karakuş, Meclis çevresindeki olağan dışı hareketliliği ilk etapta tatbikat sandı. Durumu netleştirmek için 112 Acil'de görev yapan tanıdığı bir doktorla görüştü. Tayfun Karakuş, "Tatbikat haberi yok, lakin Genelkurmay'dan ambulans talebi var. Kapıdan gönderdiklerini söyledi." sözleriyle o görüşmeyi aktardı.

Darbe girişimi ihtimalinin akıllarına gelmediğini belirten Karakuş, "Darbe diye bir şeyi insanın tasavvur etme şansı yok, yani. Aklımıza gelen ilk şey, bir terör operasyonu... IŞİD terör örgütünün bir takım girişimi olduğu filan aklımıza geliyor." ifadelerini kullandı.

Meclis'in kahraman polisi o geceyi A Haber'e anlattı: "Helalleşip ölümü bekledik" - 1

GAZİ MECLİS'TE SAVUNMA HATTI KURULDU

Darbecilerin hedeflerinden biri de Türkiye Büyük Millet Meclisi oldu. Koruma polisleri Meclis'in ön cephesinde savunma hattı oluştururken, Genelkurmay yerleşkesinden açılan ateş karşısında büyük bir şaşkınlık yaşandı.

O gece dönemin TBMM Başkanı İsmail Kahraman başta olmak üzere yaklaşık 110 milletvekili Genel Kurul Salonu'nda bulunurken, polis ekipleri hem Gazi Meclis'i hem de milletvekillerini korumak için canları pahasına görev yaptı. Çatışmanın şiddetini anlatan Karakuş, "Çok ciddi atışlarla üzerimize yelim ateşi başladı, hedef gözeterek. Ziya Bey'in talimatını hiç unutmam: 'Allah'ın kulunu bu sınırların içerisine sokmayacaksınız, kim olursa olsun.'" ifadelerini kullandı.

Bombardımanın ilk anlarını da anlatan Tayfun Karakuş, "İlk bomba düştü, uçağın attığı, Halkla İlişkiler tarafına." sözleriyle yaşananları aktardı.

Tayfun KarakuşTayfun Karakuş

"AYAKLARIMIN YERDEN KESİLDİĞİNİ HATIRLIYORUM"

Saldırılar sırasında milletvekillerinin güvenliğini sağlamak için yoğun çaba gösterildi. Koruma polisleri milletvekillerini sığınağa yönlendirmeye çalışırken peş peşe gelen bombalar Meclis'i sarstı.

O anları anlatan Tayfun Karakuş, "Milletvekilleri iradedir. İkinci bomba, çok şiddetli bir patlamaydı. Daha sonra öğrendik kuvvetli bir mühimmat olduğunu. Koridorda ayaklarımın yerden kesildiğini hatırlıyorum." ifadelerini kullandı.

Patlamaların ardından bölge üzerinde alçak uçuş yapan helikopterlerden ateş açılmaya devam edildi. O anlarda yaşadıklarını anlatan Tayfun Karakuş, "Dedik herhalde buraya kadarmış. Helalleşme aramızda geçiyordu, düşünün yani. Tam o esnada işte o vatandaş... Allah onlardan razı olsun. Canları pahasına meydana çıkan ve şehit olan kardeşlerimiz... Sokakta o kadar kalabalık vardı ki, o helikopter bir an bizim üzerimizden uzaklaştı. Akay Yokuşu'nun üzerinden itibaren döndü ve o kalabalığın üzerine ateş etmeye başladı. Ve gözlerimizin önünde oldu, benim için çok acı bir görüntüydü." ifadelerini kullandı.

ÇATIŞMALAR 10 SAAT SÜRDÜ

Türkiye Büyük Millet Meclisi çevresindeki çatışmalar sabah 06.00'ya kadar yaklaşık 10 saat boyunca sürdü. O gece sokağa çıkan vatandaşların gösterdiği direnişi unutamadığını belirten Karakuş, "'Amirim, kurban olayım bir silah da bana ver.' diye barım barım bağırıyordu orada." ifadelerini kullandı.

Tayfun KarakuşTayfun Karakuş

UNUTAMADIĞI EN AĞIR ANI

Çatışmalar sürerken Özel Harekat Başkanlığı'nın vurulduğu haberini aldıklarını ve çok sayıda meslektaşının şehit düştüğünü belirten Karakuş, yıllar geçmesine rağmen unutamadığı en ağır anıyı da paylaştı. Tayfun Karakuş, "Özel Harekat Başkanlığı'nda, kıymetli bir kardeşim Birol Yavuz Bey, kızları babalarının şehit olduğu yeri görmek istiyor. Çok ağır bir yüktü. Benim ağladığımı görenlerin hepsi öldü, söyleyeyim size. Çünkü ağlamayız; ya son kucağımızda ölmüştür ya da... İşte ya dası yok yani. O gün o üç tane kızını aldım, Özel Harekat Başkanlığı'na birlikte gittik. Baba ocağı deriz biz Özel Harekat Başkanlığımıza. Orada o çocuklar babalarının şehit olduğu yeri gezerken, ikinci kırılma noktam da odur, o duygusallığı orada yaşadım." sözleriyle hafızasından silinmeyen o günü anlattı.

15 Temmuz ruhunun yaşatılması gerektiğine dikkat çeken Karakuş, "Vatana, devlete sahip çıkalım." çağrısında bulunurken, en büyük ihanetin 15 Temmuz'u unutturmak ve sulandırmak olacağını ifade etti.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin