İran'da güç savaşı! Rejimde yeni dönem mi başlıyor? Kritik çatışmanın perde arkası A Haber’de

İran'da güç savaşı! Rejimde yeni dönem mi başlıyor? Kritik çatışmanın perde arkası A Haber’de

İran'da savaşın gölgesinde yalnızca cephede değil, devletin en kritik kurumlarında da büyük bir mücadele yaşanıyor. İran devlet televizyonunda yapılan açıklamalar, Meclis Ulusal Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Mahmud Nabavian'ın dikkat çeken çıkışı, Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf'ın yanıtı ve Hamaney ailesi etrafında şekillenen güç dengeleri, Tahran'da yeni bir dönemin habercisi olarak yorumlanıyor. Akademisyen-Siyaset Bilimci Prof. Dr. Burak Küntay, İran'da asıl tartışmanın anlaşma ya da müzakere değil, "yeni bir İran mı, yoksa daha sert bir rejim mi?" sorusu etrafında şekillendiğini söyledi.

İran'da savaşın gölgesinde yalnızca dış tehditler değil, rejimin geleceğini şekillendirecek kritik bir güç mücadelesi de yaşanıyor. Devletin zirvesinde yaşanan tartışmalar, Hamaney ailesi etrafındaki dengeler ve yeni liderlik senaryoları, Tahran'da değişim mi yoksa daha sert bir yönetim mi sorusunu yeniden gündeme taşıdı.

KALİBAF'TAN DİKKAT ÇEKEN ÇIKIŞ

İran'da son günlerde dikkat çeken tartışmalardan biri, Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf'ın açıklamaları oldu. Kalibaf'ın sözlerinin arka planında İran devlet televizyonunda yapılan yorumlar bulunuyordu.

Kalibaf, televizyondaki değerlendirmelere yanıt niteliğinde yaptığı açıklamada, "Devlet televizyonunda izledim, böyle yorumlar yapılıyor ancak eğer biz bu adımı atmasaydık Lübnan'da çok daha fazla kan akacaktı" sözleriyle yürütülen politikaların gerekçelerini savundu.

Nabavian, müzakere heyetinin, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in belirlediği kırmızı çizgileri aşarak yetki sınırlarının dışına çıktığını öne sürdü. FOTOĞRAF: AANabavian, müzakere heyetinin, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in belirlediği kırmızı çizgileri aşarak yetki sınırlarının dışına çıktığını öne sürdü. FOTOĞRAF: AA

MÜZAKERE HEYETİNE "İTAATSİZLİK" SUÇLAMASI

Tartışmaları büyüten bir diğer gelişme ise İran devlet televizyonunda dile getirilen iddialar oldu.

İran Meclisi Ulusal Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Mahmud Nabavian, Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin başında bulunduğu müzakere heyetinin, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in belirlediği kırmızı çizgileri aşarak yetki sınırlarının dışına çıktığını öne sürdü.

Nabavian, "Müzakere heyetinin yetki sınırlarını aştığını belirten gizli mektupları gördüm" ifadelerini kullanırken, bu açıklama Tahran kulislerinde büyük yankı uyandırdı.

HAMANEY AİLESİ DEVLETİN HANGİ NOKTASINDA?

Akademisyen-Siyaset Bilimci Prof. Dr. Burak Küntay, İran'daki güç dengelerinin anlaşılabilmesi için Hamaney ailesinin devlet içindeki konumuna dikkat çekti.

Küntay, İran İslam Cumhuriyeti'nin kuruluş sürecinde Humeyni'nin sembol isim olduğunu ancak rejimin bugüne taşınmasında asıl belirleyici aktörün Hamaney olduğunu belirterek, "Humeyni önemli bir figürdü ancak uzun süre görev yapamadı. Rejimi 1979'dan bugüne taşıyan esas isim Hamaney oldu" değerlendirmesinde bulundu.

Hamaney ailesinin yıllar içerisinde devletin kritik noktalarında etkisini artırdığına işaret eden Küntay, "Aile, rejim, devlet ve finansal yapı içerisinde son derece önemli noktalara konsolide olmuş durumda. Güç sahibi oldukları alanlar oldukça geniş" ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Burak Küntay, İran'daki güç dengelerinin anlaşılabilmesi için Hamaney ailesinin devlet içindeki konumuna dikkat çekti (Fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)Prof. Dr. Burak Küntay, İran'daki güç dengelerinin anlaşılabilmesi için Hamaney ailesinin devlet içindeki konumuna dikkat çekti (Fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

MÜCTEBA HAMANEY NEDEN MERKEZDE?

Tartışmaların merkezinde ise Ayetullah Hamaney'in oğlu Mücteba Hamaney bulunuyor.

Küntay, "En büyük soru işareti Mücteba Hamaney. Kendisini çok fazla görmedik. Kamuoyunun tanıdığı bir figür değil. Ancak bugün İran iç siyasetindeki birçok değerlendirmede adı öne çıkıyor" dedi.

SÜLEYMANİ'DEN SONRA DEĞİŞEN DENGELER

İran'ın son yıllarda çok sayıda kritik ismini kaybettiğini vurgulayan Küntay, Kasım Süleymani'nin öldürülmesinden itibaren devlet içerisindeki dengelerin değişmeye başladığını ifade etti.

Küntay, "Kasım Süleymani'den itibaren çok önemli figürler sistemden çıktı. Bugün Hamaney ailesi ve kaybedilen bu isimler denklemden çıkarıldığında ortaya yeni bir tablo çıkıyor" şeklinde konuştu.

İRAN'DA İKİ FARKLI GELECEK SENARYOSU

Prof. Dr. Burak Küntay'a göre İran'da bugün iki temel yaklaşım karşı karşıya bulunuyor.

Birinci yaklaşım, İran'ın dünyaya daha fazla entegre olması gerektiğini savunan ve ülkenin mevcut kapalı sistemden çıkmasını isteyen kesimlerden oluşuyor.

İkinci yaklaşım ise İran-Irak Savaşı sonrasında olduğu gibi daha sert, daha merkezi ve daha ideolojik bir yapının yeniden inşa edilmesini savunuyor.

Küntay, "Bir grup dünyaya entegre olalım diyor. Diğer grup ise İran-Irak Savaşı sonrasındaki gibi sistemi yeniden sertleştirerek konsolide etmeyi hedefliyor. Ben İran'da bu iki anlayış arasında ciddi bir gerilim olduğu kanaatindeyim" ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Burak Küntay'a göre İran'da bugün iki temel yaklaşım karşı karşıya bulunuyor (Fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)Prof. Dr. Burak Küntay'a göre İran'da bugün iki temel yaklaşım karşı karşıya bulunuyor (Fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

"ANLAŞMA MESELESİ EN SON BAŞLIK"

İran'da yürütülen müzakerelerin ve olası anlaşmaların tartışmaların merkezinde olmadığını belirten Küntay, asıl meselenin güç mücadelesi olduğunu söyledi.

Küntay, "Anlaşma en son konuşulacak konu. Önce İran'da gücün kimde olacağı belli olacak. Asıl soru şu; İran değişerek dünyaya açılan bir ülke mi olacak, yoksa 2020'lerin ve 2030'ların daha sert rejimini mi kuracak?" şeklinde konuştu.

DEĞİŞİM MUHAFAZAKARLARIN İÇİNDEN GELEBİLİR

Programda yapılan değerlendirmelerde İran'da dört ana siyasi akım bulunduğu hatırlatıldı.

Pragmatistler, reformistler, muhafazakarlar ve yeni nesil muhafazakarlar olarak tanımlanan bu gruplar içerisinde özellikle muhafazakar kesimde dikkat çekici bir değişim yaşandığı belirtildi.

Yeni nesil muhafazakarların Irak-İran Savaşı kuşağından geldiği ve daha radikal bir çizgiyi temsil ettiği ifade edilirken, bu yapının başında Mücteba Hamaney'in bulunduğu değerlendirmesi yapıldı.

Bununla birlikte değişimin de yine muhafazakarların içinden gelebileceği vurgulandı.

Programda yapılan değerlendirmelerde İran'da dört ana siyasi akım bulunduğu hatırlatıldı (Fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)Programda yapılan değerlendirmelerde İran'da dört ana siyasi akım bulunduğu hatırlatıldı (Fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

ABD'NİN HEDEFİ REJİMİ Mİ DÖNÜŞTÜRMEK?

Küntay, ABD'nin İran'a yönelik yaklaşımının yalnızca nükleer program ya da anlaşmalarla sınırlı olmadığını savundu.

"Bir halk hareketiyle sistem değişmedi. Mevcut sert yapı buna izin vermedi. Bu nedenle sistemi değiştirmek isteyenler doğrudan yapının tepesindeki isimleri hedef alıyor" diyen Küntay, Washington'un İran'da uzun vadeli bir dönüşüm arayışı içerisinde olduğunu ileri sürdü.

PEZEŞKİYAN VE YENİ LİDERLİK TARTIŞMASI

Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan hakkında kapsamlı bir çalışma yapmadığını belirten Küntay, buna rağmen İran'da yeni liderlik arayışlarının hız kazanabileceğini ifade etti.

Küntay, "Liderler ortaya çıkıp 'Ben oldum' demez. Önce bir hareket oluşur, sonra lider çıkar. İran'da da yeni bir hareketin doğması mümkün" değerlendirmesinde bulundu.

İran'ın yalnızca askeri ve siyasi değil, propaganda kapasitesi açısından da güçlü bir ülke olduğunu belirten Küntay, sosyal medya faaliyetlerine dikkat çekti (Fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)İran'ın yalnızca askeri ve siyasi değil, propaganda kapasitesi açısından da güçlü bir ülke olduğunu belirten Küntay, sosyal medya faaliyetlerine dikkat çekti (Fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

İRAN'IN GÖRÜNMEYEN GÜCÜ: SOSYAL MEDYA ORGANİZASYONU

İran'ın yalnızca askeri ve siyasi değil, propaganda kapasitesi açısından da güçlü bir ülke olduğunu belirten Küntay, sosyal medya faaliyetlerine dikkat çekti.

Küntay, "İran hakkında bir şey söylendiğinde sosyal medyada çok organize cevaplar geliyor. Aynı anda hem bir görüşü destekleyen hem de karşı çıkan yorumlar görüyoruz. Bu profesyonel bir organizasyonun işareti. İran dünyanın birçok ülkesinde televizyonlarda konuşulan konulara sosyal medya üzerinden cevap verebilecek kapasiteye sahip" dedi.

"İRAN DEĞİŞİRSE ORTA DOĞU DA DEĞİŞİR"

Programda İran'da yaşanabilecek olası bir dönüşümün Orta Doğu dengelerini nasıl etkileyebileceği de masaya yatırıldı.

Küntay, İran'daki değişimin kısa vadede gerçekleşmesinin mümkün olmadığını belirterek, "Bu süreçler yıllar alır. İran gibi köklü yapılarda değişim birkaç günde olmaz" ifadelerini kullandı.

Programda İran'da yaşanabilecek olası bir dönüşümün Orta Doğu dengelerini nasıl etkileyebileceği de masaya yatırıldı (Fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)Programda İran'da yaşanabilecek olası bir dönüşümün Orta Doğu dengelerini nasıl etkileyebileceği de masaya yatırıldı (Fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

1979 DEVRİMİ HATIRLATMASI

İran'daki olası dönüşüm tartışmalarını değerlendirirken 1979 Devrimi'ne atıfta bulunan Küntay, "Musaddık döneminden 1979 Devrimi'ne kadar çok farklı liderler, çok farklı hareketler ortaya çıktı. Ancak sonunda Humeyni öne çıktı. Tarih bize değişim süreçlerinin uzun ve karmaşık olduğunu gösteriyor" dedi.

"İRAN TOPLUMUNDA BU İŞLER KOLAY DEĞİL"

Mücteba Hamaney'in Batı ile uzlaşacağı yönündeki yorumların aşırı iyimser olduğunu söyleyen Küntay, "Bazı yorumlarda Mücteba Hamaney'in Amerika'ya göz kırptığı söyleniyor. Bu kadar kolay değil. İran toplumu ve İran siyaseti çok farklı dinamiklere sahip. Böyle dönüşümler kısa sürede gerçekleşmez" ifadelerini kullandı.

TRUMP CEPHESİNDE NELER OLUYOR?

Değerlendirmelerinin son bölümünde ABD Başkanı Donald Trump'ın iç siyasi hesaplarına dikkat çeken Küntay, Trump'ın son dönemde popülarite kaybı yaşadığını belirtti.

Küntay, "Trump'ın bireysel olarak bir başarı hikayesine ihtiyacı vardı. Ulusal ve uluslararası dinamikler de aynı dönemde kesişti" dedi.

İSRAİL LOBİSİ VE FİLİSTİN VURGUSU

ABD iç siyasetinde İsrail yanlısı çevrelerin etkisine işaret eden Küntay, Trump'ın geçmişte Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıdığını ve Golan Tepeleri konusunda attığı adımları hatırlattı.

Küntay, "İran krizi patlak verdiğinden bu yana gözden kaçan bir konu var. Bütün dünyanın dikkati İran'a çevrilirken Filistin meselesi ikinci plana itildi" sözleriyle değerlendirmesini tamamladı.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin