ABD Başkanı Trump: İran nükleer denetime razı

ABD Başkanı Trump: İran nükleer denetime razı

ABD, İsrail-Lübnan hattındaki ateşkesi ve çatışma durumunu izlemek için CENTCOM bünyesinde yeni bir kontrol mekanizması kurdu. Gelişme, Washington'un İsrail'in Lübnan'daki hareket alanını daralttığı iddialarının ardından geldi. ABD Başkanı Donald Trump, "İran nükleer denetime razı." dedi. Öte yandan Washington D.C.'de süren İsrail-Lübnan görüşmelerinin ilk oturumu sona ererken, tarafların müzakerelerin bitimiyle resmi açıklama yapabilecekleri belirtildi.

İran ile ABD arasında Katar ve Pakistan arabuluculuğunda İsviçre'de gerçekleştirilen müzakerelerin ilk turu 21 Haziran'da tamamlandı. Müzakerelerde, 14 maddelik mutabakat zaptının uygulanmasına ilişkin teknik detaylar ele alındı.

Arabulucu ülkeler Katar ve Pakistan Dışişleri Bakanlıklarının yayımladığı ortak açıklamada, tarafların, imzalanan mutabakat zaptı doğrultusunda "arabuluculuk çabalarının siyasi yönlerini denetlemek üzere üst düzey bir komite kurulması konusunda anlaştıkları" bildirildi. Tarafların nihai bir anlaşmaya 60 gün içinde ulaşılmasını hedefleyen bir yol haritası üzerinde uzlaştığı kaydedildi.

SON 24 SAATTE NELER OLDU?

LÜBNAN CEPHESİ

ABD'li bir yetkili, CENTCOM'un Lübnan'daki ateşkesi ve olası ihlalleri eş zamanlı takip edecek yeni bir izleme mekanizması oluşturduğunu açıkladı. Washington, İsrail ve Lübnan arasında kalıcı güvenlik düzenlemesine giden süreci desteklediğini duyurdu. Washington D.C.'de İsrail ve Lübnan'lı heyetler bir araya gelirken görüşmenin ilk oturumu sona erdi. Taraflardan herhangi bir açıklama yapılmadı.

İSRAİL CEPHESİ

İsrail basını, ABD'nin Tel Aviv'e Lübnan'da verdiği "sınırsız hareket serbestisinin" sona erdiğini yazdı. Buna rağmen Başbakan Binyamin Netanyahu ve İsrail yönetimi, Lübnan'ın güneyindeki "güvenli bölge" olarak tanımladıkları işgal hattından çekilmeyecekleri mesajını verdi.

İRAN CEPHESİ

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, Hürmüz Boğazı'nın uluslararası geçişlere açık kalacağını ancak yönetimin tamamen İran'ın kontrolünde olacağını söyledi. Tahran ayrıca Lübnan'da kurulacak yeni ateşkes mekanizmasına temsilci göndermeye hazırlanıyor.

ABD CEPHESİ

Donald Trump, İran ile İsviçre'de yürütülen görüşmeleri başarılı olarak nitelendirdi. Trump, "İran uygun davranmazsa gerekeni yaparım" diyerek baskıyı sürdürürken, Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolün ve İran'ın nükleer silah edinmesini engellemenin Washington'un önceliği olduğunu vurguladı.

BU CANLI ANLATIM SONA ERDİ

YENİ GELİŞMELERİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

İŞTE ORTA23 HAZİRAN 2026 TARİHİNDE ORTA DOĞU'DAN ANBEAN YAŞANANLAR

CANLI ANLATIM

İSRAİL-LÜBNAN GÖRÜŞMELERİNDE İLK GÜN SONA ERDİ

ABD’nin başkenti Washington’da yapılan beşinci tur İsrail-Lübnan görüşmelerinin açılış oturumu sona erdi. İsrail basınının konuyla ilgili bilgi sahibi kaynaklara dayandırdığı habere göre; 8 saati aşan görüşmeler gerçekleştiren taraflar hem siyaset hem de güvenlik konularını masaya yatırdı.

RESMİ AÇIKLAMA MÜZAKERELERİN BİTİMİNDE GERÇEKLEŞECEK 

Taraflardan ilk gün müzakerelerinin içeriğine ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı. Müzakerelerin yarın ABD Savunma Bakanlığı’nda yalnızca güvenlik meselelerine odaklanarak devam edeceği, sonraki gün ise siyasi ağırlıklı bir kapanış oturumu için yeniden ABD Dışişleri Bakanlığı binasına dönüleceği aktarıldı. Tarafların, müzakerelerin sonucuna ilişkin resmi açıklamayı perşembe günü görüşmelerin tamamlanmasının ardından yapabileceği belirtildi.

ABD’nin bu haftaki müzakerelerin sonucunda İsrail’in Lübnan’ın güneyindeki topraklardan kısmi şekilde çekilmeyi kabul etmesini umduğu ifade edildi. "Pilot program" olarak adlandırılan bu plan kapsamında, bölgedeki İsrail askerlerinin yerini Lübnan ordusunun almasının hedeflendiği kaydedildi. 

 

ABD'DEN DİKKAT ÇEKEN HAMLE: İSRAİL'DEKİ YAKIT İKMAL UÇAKLARININ SAYISINI AZALTTI

İsrail i24News kanalı, ABD'nin Tel Aviv'deki Ben Gurion Havalimanı'nda konuşlu yakıt ikmal uçaklarının sayısını azaltmaya başladığını bildirdi.

i24News televizyonu haberine göre ABD ordusu, İsrail'in talebi üzerine Ben Gurion Havalimanı'ndaki yakıt ikmal uçaklarını azaltma çalışmalarına başladı.

Bu adımın yaz aylarında artacak hava trafiğine hazırlık olarak havalimanında ek alan açmak ve uçak kapasitesini artırma ihtiyacı doğrultusunda atıldığına işaret edilen haberde, şu ifadeler yer aldı:

"Ben Gurion Havalimanı'ndaki yakıt ikmal uçaklarını azaltma adımı, ABD'nin Orta Doğu'daki asker sayısını düşürme anlamına gelmiyor. ABD'ye ait yakıt ikmal uçakları, bölgedeki diğer bazı yerlere nakledildi."

Haberde, ABD'nin Tel Aviv'deki havalimanında azaltılan yakıt ikmal uçaklarının sayısına ilişkin bilgi verilmedi.

İsrail Ulaştırma Bakanı Miri Regev'e göre Washington yönetimi, Ben Gurion Havalimanı'nda 72 yakıt ikmal uçağı bulunduruyordu.

İsrail Havalimanları Otoritesi Genel Direktörü Şaron Kedmi de 16 Haziran'da, Ben Gurion Havalimanı'nda ABD'ye ait yakıt ikmal uçaklarının bulunması nedeniyle krizin sürdüğünü ve temmuz ayı için kesilen 100 bin yolcu biletinin iptal riskiyle karşı karşıya olduğuna dikkati çekmişti. 

HÜRMÜZ BOĞAZI'NDA GEÇİCİ DENİZ KORİDORU İÇİN IMO İLE KOORDİNASYON

Umman, tüm gemiler için Hürmüz Boğazı'nda geçici bir deniz koridoru kullanım seçeneği üzerine Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) ile koordinasyon sağladıklarını açıkladı.

Umman Ulaştırma Bakanlığının ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamada, Hürmüz Boğazı'ndan geçişlere dikkat çekildi.

Umman Sultanlığının, IMO ile koordinasyon içinde gemilerin Hürmüz Boğazı'ndan geçişini sağladığına işaret edilen açıklamada, Umman'ın Hürmüz Boğazı'na ilişkin sorumlulukları ve boğazın küresel ekonomi açısından taşıdığı öneme vurgu yapıldı.

ÜCRET ALINMAKSIZIN GEÇİŞLER SAĞLANDI 

Açıklamada, uluslararası ve deniz hukukuna bağlılıklarının yanı sıra ABD-İran arasında sonuç veren çabalar doğrultusunda Hürmüz Boğazı'nda bir ücret uygulamaksızın gemilerin geçişini sağladıkları ifade edildi.

Umman Sultanlığının bu çerçevede IMO ile koordinasyon halinde çalıştığı kaydedilen açıklamada, tüm gemiler için Hürmüz Boğazı'nda geçici bir deniz koridoru kullanım seçeneği üzerine IMO ile koordinasyon sağladıkları belirtildi.

Açıklamada, bu koridordan geçiş yapmak isteyen gemilerin, gerekli koordinasyonu IMO ile sağlamaları gerektiği bilgisine yer verildi.

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ve Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Umman'ı ziyaret etmişti. Umman Dışişleri Bakanlığı da tarafların Hürmüz Boğazı'nın işletmesi için bir mekanizma üzerine görüşme gerçekleştirdiğini açıklamıştı. 

TAHRAN KARIŞTI: UZLAŞMA KARŞITI GRUPLAR AYAKTA

İran’ın başkentinde sular durulmuyor. Bölgedeki son durumu değerlendiren A Haber Tahran Muhabiri Ekber Karabağ, "İran'da da bu uzlaşmaya karşı çıkan, Amerika Birleşik Devletleri ile masaya oturulmasına karşı çıkan bazı gruplar vardı ve bunları da muhafazakarları, aşırı radikal, sertlik yanlılarını göstererek somut bir şekilde Paydari cephesi üyelerini söyleyebiliriz." ifadelerini kullandı. Karabağ, bu grupların endişelerini gizlemediğini ve İran devlet televizyonu ile sosyal medya üzerinden sürekli bir baskı kurduklarını belirterek, "Sürekli bir şekilde bu yönde endişe ifadeleri söz konusudur. Onlar sürecin bu şekilde ilerlemesine karşı olduklarını ifade ediyorlar." şeklinde konuştu.

HÜRMÜZ VE NÜKLEER TAVİZLER ELEŞTİRİ OKLARININ HEDEFİNDE

İran içerisindeki muhalif kanadın en çok tepki gösterdiği konuların başında stratejik geçiş noktaları ve nükleer kapasite geliyor. Ekber Karabağ, "Gerekçeleri de vardı; neden Hürmüz'ü biz açtık diyorlar. Hürmüz'ü bu şekilde çok kolay bir şekilde açmamalıydık. En çok eleştirdikleri nokta budur." sözleriyle sahadaki tepkiyi özetledi. Nükleer dosyadaki hassasiyete de değinen Karabağ, "İran'ın nükleer meselesi konusunda uranyumun İran'ın içinde seyreltilmesine, yani bu şekilde yok edilmesine karşı çıkmaktalar. Bu ve diğer sebepleri de söz konusudur." dedi.

HAVALİMANI KAPATILSIN ÇAĞRISI VE GALİBAF’IN LÜBNAN SAVUNMASI

Tahran’daki siyasi gerilim, devlet televizyonundaki yorumlara kadar yansımış durumda. Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf’ın İsviçre ziyareti üzerinden dönen tartışmaları aktaran Ekber Karabağ, "İran devlet televizyonundaki bir yorumcu, ki bu televizyonun da bu grupların etkisi altında olduğunu söyleyebilirim, 'Keşke havalimanını kapatsaydık da bunlar oraya gitmeseydi' ifadesine yer verdi." dedi. Galibaf’ın bu sert eleştirilere havalimanında yanıt verdiğini belirten Karabağ, Galibaf, "Eğer oraya gitmeseydik Lübnan'da daha fazla Şia hayatını kaybederdi." diyerek süreci savunduğunu aktardı.

AYETULLAH ALİ HAMANEY’E VEDA: MİLYONLAR TAHRAN’A AKIN EDECEK

İran’da yas ve belirsizlik hakim. Ayetullah Ali Hamaney’in vefatı sonrası yeni liderin tavrı merakla bekleniyor. Ekber Karabağ, "Yeni liderle ilgili bugüne kadar görüntülü bir mesaj söz konusu olmadı. Önümüzdeki hafta babası Ayetullah Ali Hamaney'in cenaze töreni yapılacaktır." bilgisini paylaştı. Karabağ, törenin uluslararası boyutuna dikkat çekerek, "Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif de bu etkinliğe bizzat katılacağını duyurdu. Tahran'da milyonlarca insanın bir araya gelmesi bekleniyor. Acaba babasının etkinliği kapsamında kendisi ortaya çıkar mı, çıkmaz mı? Bu tartışılmaktadır." ifadelerini kullandı.

PEZEŞKİYAN’IN İTİRAFI VE DEĞİŞEN ATMOSFER

Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın yaptığı son açıklamaların ülkedeki tansiyonu farklı bir noktaya taşıdığını vurgulayan Ekber Karabağ, "Mesud Pezeşkiyan yaptığı bir konuşmada esasında kendisinin de bu uzlaşmaya karşı olduğunu ancak hükümet ve Güvenlik Konseyi üyelerinin bu sürecin ülke halkına ve direniş gruplarının yararına olacağından dolayı onay verdiğini, onların da kendisine söz verdiğini söyledi." dedi. Karabağ, bu açıklamadan sonra ülkede atmosferin değiştiğini ve karşı çıkan kesimlerin seslerinin daha gür çıkmaya başladığını belirtti.

BEYAZ SARAY’DA TRUMP MESAİSİ: NÜKLEER DENETİMLER VE ABLUKA

Washington hattında ise Donald Trump’ın açıklamaları gündemin merkezine oturdu. A Haber Washington Muhabiri İrfan Sapmaz, "Beyaz Saray'daki toplantıları sırasında medyaya sık sık açıklamalarda bulunuyor, gözümüz kulağımız Donald Trump'ta." diyerek sıcak gelişmeleri aktardı. Sapmaz, Trump’ın "İran nükleer denetimleri kabul etti." dediğini ancak Tahran’ın henüz kesin bir taahhütte bulunmadığını ileri sürdüğünü belirtti. İrfan Sapmaz, Başkan Yardımcısı J. D. Vance, "İran uluslararası denetçilere kapıyı açmayı kabul etti ve bu nihai anlaşma için önemli bir dönüm noktasıdır." dediğini aktardı.

PETROL PİYASALARINDA HÜRMÜZ DOPİNGİ: FİYATLAR ÇAKILDI

Hürmüz Boğazı’nın açılması küresel piyasalarda anında karşılık buldu. İrfan Sapmaz, Trump’ın "Son 24 saatte Hürmüz Boğazı'ndan yaklaşık 19 million varil petrol geçti." bilgisini paylaştığını ifade etti. Sapmaz, bu durumun enerji piyasalarını normale döndürdüğünü belirterek, "Petrol fiyatlarında gerileme var. 4 dolar 50-60 sentlerden, memorandum sonrası 3 dolar 30 sentlere kadar düşmüş vaziyette. 1 dolarlık bir düşüş söz konusu." detayını verdi.

CENEVRE’DE TARİHİ GERİLİM: TRUMP’IN 'HAVA SAHASI' TEHDİDİ

Müzakere masasında yaşanan dehşet verici dakikaları İrfan Sapmaz şu sözlerle aktardı:

"J. D. Vance'i takip eden arkadaşların notlarına göre; toplantı sürerken İran heyetine Donald Trump'ın tehditlerini içeren bir kağıt geliyor. Heyet kağıdı havaya kaldırarak orayı terk ediyor. Bunun üzerine Donald Trump, 'İran hava sahasını kapatın' emri veriyor."

Sapmaz, Trump’ın o dönemki "Bu iş bitmeden oradan ayrılırlarsa İran'a ulaşamayabilirler" mesajının arkasında bu hava sahası kapatma hamlesinin yattığını, ancak daha sonra anlaşma sağlanınca görüşmelerin devam ettiğini bildirdi.

LÜBNAN DOSYASI VE MARCO RUBIO’NUN KRİTİK TEMASLARI

Görüşmelerin en kritik maddelerinden birinin Lübnan olduğunu belirten İrfan Sapmaz, "Washington, İsrail-Hizbullah arasında kalıcı ateşkes için yeni bir mekanizma kurulmasını destekliyor. Dışişleri Bakanı Marco Rubio şu an itibarıyla Orta Doğu'da." dedi. İsrail’in geri çekilmeye direndiğini ve 60 günlük kritik bir sürecin başladığını vurgulayan Sapmaz, ekonomik boyuta da değinerek, "Donald Trump'ın 300 milyar dolarlık bir fon tartışması meselesi var. Bu paranın özellikle İran halkına gitmesi gerektiği yönünde açıklamaları mevcut." sözleriyle Beyaz Saray'ın stratejisini paylaştı.

STRATEJİK DENGE: ASKERİ SEÇENEKLER HALA MASADA

İrfan Sapmaz, ablukanın kalktığını ancak ABD’nin bölgeden tamamen çekilmediğini belirterek, Trump, "Abluka kaldırıldı ancak ABD savaş gemileri bölgede kalmaya devam edecek." dediğini aktardı. Beyaz Saray’ın "İran'ın anlaşmayı ihlal etmesi halinde askeri seçeneklerin masada olduğu" yönündeki kesin tavrını koruduğunu belirten Sapmaz, bölgedeki sıcak temas ihtimalinin her an canlı tutulduğunu vurguladı.

TRUMP: "UAEA MÜFETTİŞLERİ UYGUN ZAMANDA İRAN’I ZİYARET EDECEK"

ABD Başkanı Donald Trump, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (UAEA) muhtemel İran ziyareti hakkında gazetecilere açıklamada bulundu. Trump, İranlı yetkililerin UAEA müfettişlerinin İran’a herhangi bir ziyaret planı olmadığı yönündeki açıklamaları hakkındaki bir soruya, "Yanılıyorlar, yanılıyorlar, yanıldıklarını biliyorlar. Bize içeriden bilgi verdiler ve biz de bunu yüzde 100 kesin olarak biliyoruz. Eğer haklı olsalardı, toplantıları hemen iptal ederdim" dedi.
Trump, müfettişlerin İran'a ne zaman ziyaret edeceğine dair soruya ise, "Uygun zamanda, acele etmeye gerek yok" dedi.

"İRAN NÜKLEER TESİSLERİNİN AJANS TARAFINDAN DENETLENMESİNE YÖNELİK BİR PLANIMIZ YOK"
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, "ABD’li yetkililerin nükleer müzakerelerin başladığı ve İran’ın nükleer denetçileri kabul ettiği yönündeki iddiaları, İran heyetinin İsviçre’de UAEA Başkanı Rafael Grossi ile görüşüp görüşmediği ve saldırıya uğrayan nükleer tesislere denetim izni verilip verilmeyeceği sorusuna, "Kısa cevap: her iki soruya da hayır. Ne Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Başkanı ile bir görüşmemiz oldu ne de ABD ve İsrail rejiminin askeri saldırıları sonucu zarar gören İran nükleer tesislerinin Ajans tarafından denetlenmesine yönelik bir planımız var. Esasen bu konuda herhangi bir prosedür de bulunmamaktadır. Biz, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması’na (NPT) taraf bir ülke olarak ve güvenlik denetimleri anlaşmalarına bağlı bir devlet olarak mevcut uygulamaları sürdürmeye devam edeceğiz ve mevcut uygulama oldukça nettir" demişti.

RUBİO: HÜRMÜZ'DEKİ GEÇİŞLERDEN ÜCRET TALEP EDİMEYECEK

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İran ve Umman arasında Hürmüz Boğazı'nın işletmesine ilişkin görüşmeler devam ederken "Hürmüz Boğazı'nın uluslararası sular olduğunu ve herhangi bir ülkenin geçiş ücreti talep etme hakkı bulunmadığını" belirtti.

ABD Dışişleri Bakanı Rubio, Körfez turu kapsamında Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) başkenti Abu Dabi'ye ulaşmasının hemen ardından havalimanında basın mensuplarının İran’la devam eden mutabakat zaptı müzakerelerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Rubio, "Hürmüz Boğazı uluslararası sular. Mevcut uluslararası hukuka göre hiçbir ülkenin uluslararası sulardan geçiş ücreti veya vergi talep etmesine izin verilmez. Dünyanın her yerindeki uluslararası sularındaki kurallar böyledir ve burada da öyle kalmasını bekliyoruz. Bu konuda bölgedeki tüm ülkelerin bizimle aynı fikirde olduğunu düşünüyorum.” dedi.

İran'ın gelecekte küresel yatırımlardan pay alıp almamasına ilişkin bir soru üzerine Rubio, bunun Tahran yönetiminin atacağı adımlara bağlı olduğunu belirtti. 

Rubio, "Bu tamamen İran yönetiminin, terör ihraç eden devrimci bir hareket olmak yerine normal bir devlet olmayı seçip seçmeyeceğine bağlı. Eğer bu yönü seçerlerse, bölgedeki diğer ülkelerin doğrudan yabancı yatırımlardan yararlandığı gibi İran için de inanılmaz fırsatlar doğabilir.” ifadelerini kullandı.

"LÜBNAN SÜRECİ İRAN'DAN BAĞIMSIZ"

ABD Dışişleri Bakanı Rubio, Lübnan ile İsrail arasındaki müzakerelerin Washington ile Tahran yönetimleri arasındaki müzakere sürecinden "tamamen ayrı olduğunu" dile getirdi.

Rubio, İran’ın Lübnan'daki nüfuzuna değinerek, şunları kaydetti:

 "Lübnan bağlamında bir İran sorunu olduğu doğrudur, o da Tahran'ın Hizbullah'a verdiği destek ve sponsorluktur. Bu unsur, İranlılarla yapacağımız görüşmelerin bir parçası olarak ele alınacaktır. Ancak Lübnan'ın geleceği, kendi egemen seçilmiş hükümeti aracılığıyla Lübnan halkına aittir."

İran’la varılan mutabakatın bölgedeki çatışmaları sona erdirip erdirmeyeceğine ilişkin Rubio, "İran destekli vekil güçlerin saldırılarının da mutabakat zaptı kapsamında durması gerektiğini ve bu konunun da müzakerelerde ele alınacağını" söyledi.

ABD Dışişleri Bakanı'nın 26 Haziran'a kadar sürecek bölge turunda BAE'nin ardından Kuveyt ve Bahreyn'e gitmesi bekleniyor.

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ve Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Umman'ı ziyaret etmişti. Umman Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, tarafların Hürmüz Boğazı'nın işletmesi için bir mekanizma üzerine görüşme gerçekleştirdiğini paylaşmıştı.

BEYAZ SARAY'DAN "TRUMP'A GÜVEN" PAYLAŞIMI

Beyaz Saray, ABD Başkanı Donald Trump'ın ekonomi ve enerji politikalarına dikkat çeken yeni bir paylaşım yaptı. Beyaz Saray'ın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "Petrol akıyor, fiyatlar düşüyor, dünya daha güvenli bir yer. Trump'a güven" ifadelerine yer verildi. 

 

İRAN'DAN "BALİSTİK" İDDİALARINA YANIT

 İran basını, ABD ile teknik görüşmelerde ülkenin balistik füzelerinin de konuşulacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını bildirdi.

Fars Haber Ajansı'na konuşan İran müzakere heyetine yakın ismi belirtilmeyen kaynağın açıklamasında, "Bu konu (İran'ın balistik füze kapasitesi) zaten müzakerelerin gündeminde yer almamaktadır. Bu tür iddiaların hangi amaçlarla ortaya atıldığı da belli değildir. Dolayısıyla söz konusu iddia tamamen asılsızdır ve kesin bir dille yalanlanmaktadır." ifadelerini kullandı.

TRUMP: İRAN NÜKLEER DENETİME RAZI

ABD Başkanı Donald Trump, sanal medya hesabından yaptığı paylaşımda İran ile yürütülen müzakereler ve varılan mutabakata ilişkin açıklamalarda bulundu. ABD medyasını hedef alan Trump, basının ürettiği sahte haberlerle ABD'nin zaferini mümkün olduğunca küçük ve önemsiz göstermek için elinden geleni yaptığını savundu.

İran'ın 'nükleer dürüstlüğü' garanti altına almak amacıyla en üst düzey nükleer denetimleri tam ve eksiksiz bir şekilde kabul ettiğini vurgulayan Trump, “Bunu kabul etmeselerdi, daha fazla müzakere olmayacaktı! Bu duruma ve İran'ın verdiği diğer önemli tavizlere dayanarak, Hürmüz Boğazı'nın, daha fazla deniz ablukası olmadan açık kalmasına izin verdim. Ancak ablukayı yeniden uygulamak gerekirse diye tüm gemilerimiz yerinde kalıyor, ki bu noktada bu pek olası görünmüyor” ifadelerini kullandı.

FONLAR SERBEST BIRAKILACAK
ABD Hazine Bakanlığı tarafından serbest bırakılan fonların, ABD'nin kontrolündeki bir emanet hesabına yatırılacağını bildiren Trump, bu fonların yalnızca ABD'den gıda ve tıbbi malzeme alımı için kullanılacağını kaydetti. Alınacak ürünler arasında Amerikalı çiftçilerden tedarik edilecek mısır, buğday ve soya fasulyesinin de bulunacağını aktaran Trump, İran'ın bu malzemelere acil bir şekilde ihtiyaç duyduğunu belirterek, “Bu insani bir kriz ve çok geç olmadan, şimdi yardım etmenin gerekli olduğunu hissediyorum. Görüşmeler iyi gidiyor!” değerlendirmesinde bulundu.

'PETROL FİYATLARI DÜŞÜYOR VE DÜNYA ÇOK DAHA GÜVENLİ BİR YER'
Hürmüz Boğazı'ndaki ablukanın kalkmasının ardından yaşanan gelişmelere de değinen Trump, yaptığı bir diğer paylaşımda petrol sevkiyatına dikkat çekti. Dün boğazdan tüm zamanların rekoru kırılarak 19 milyon varil petrol sevkiyatı yapıldığın duyuran Trump, “Petrol fiyatları düşüyor ve dünya çok daha güvenli bir yer!” açıklamasını yaptı.

İSRAİL İŞGAL GÜÇLERİNİN ATEŞKESE RAĞMEN LÜBNAN'DAKİ SALDIRISINDA 2 KİŞİ ÖLDÜ

İsrail işgal güçlerinin ateşkese ve ABD-İran mutabakatına rağmen Lübnan'ın güneyindeki Nebatiye vilayetinde düzenlediği saldırıda 2 kişi hayatını kaybetti.

İsrail, Lübnan'daki ateşkese ve Lübnan'ın da dahil edildiği belirtilen ABD-İran mutabakatına rağmen saldırılar düzenledi.

Lübnan resmi ajansı NNA'nın haberine göre, Yukarı Nebatiye beldesinin Deyr Mahallesi'nde yol açma çalışmaları sırasında iş makinesinin yakınında bulunan kişilere İsrail askerleri tarafından ateş açıldı.

Saldırıda 2 kişi yaşamını yitirirken, 2 kişi yaralandı.

HİZBULLAH VE İSRAİL'DEN AÇIKLAMALAR

Hizbullah ise saldırıya ilişkin yaptığı açıklamada, İsrail işgal güçlerinin  yerel saatle 11.30'da Deyr Mahallesi'nde yol açma ve enkaz kaldırma çalışması yürüten kişilere makineli silahlarla ateş açtığını belirtti. Açıklamada, saldırının Hizbullah'ın bugüne kadar bağlı kaldığı ateşkesin açık bir ihlali olduğu ifade edildi.

Öte yandan İsrail işgal güçlerinden yapılan açıklamada saldırı üstlenilirken, ateş açılan kişilerin silahlı olduğu iddia edildi. Olayın Ali el-Tahir tepesi bölgesinde yaşandığı belirtilen açıklamada, "acil tehditlere karşı" saldırıların devam edeceği tehdidinde bulunuldu.

İSRAİL İŞGALCİLERİ CENAZE DEFNİNE GİDENLERE DE ATEŞ AÇTI

Öte yandan, İsrail işgal güçlerinin güneydeki Hadasa beldesinde de Lübnan ordusunun eşlik ettiği bir cenaze defin işlemi sırasında mezarlığa giden kişilere ateş açtığı bildirildi.

İsrail'e ait insansız hava araçları (İHA) ise Nebatiye'ye bağlı Kefertebnit, Ayta Cebel ve Beraşit beldelerine ses bombaları attı.

İran ve ABD, Pakistan aracılığında yapılan müzakere süreci kapsamında 14 Haziran'da savaşın durdurulması ve taraflar arasındaki sorunların görüşmelerle çözülmesini öngören 14 maddelik bir mutabakata vardıklarını duyurmuştu. Mutabakat, Lübnan dahil savaşın sona erdirilmesini içeriyor.

İRAN MECLİS BAŞKANI KALİBAF VE UMMAN SULTANI TARIK, MASKAT'TA GÖRÜŞTÜ

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, Hürmüz Boğazı'nın yönetimi konusunu görüşmek üzere gittiği Umman'da Sultan Heysem Bin Tarık ile bir araya geldi.

İran'ın Tesnim Haber Ajansına göre, Meclis Başkanı ve ABD ile Müzakere Heyeti Başkanı Kalibaf, Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ile Hürmüz Boğazı'nın yönetimi konusunu görüşmek üzere Umman'a yaptığı ziyaret sırasında Umman Sultanı Tarık ile görüştü.

Görüşmenin içeriğine ilişkin bilgi paylaşılmadı.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, İranlı heyetin Umman ziyaretinde Hürmüz Boğazı'nın yönetimine ilişkin düzenlemeler hakkında görüşmeler yapılacağını bildirmişti.

Meclis Başkanı ve ABD ile Müzakere Heyeti Başkanı Kalibaf ile Dışişleri Bakanı Erakçi, dün İsviçre'de ABD ile yapılan görüşmelerin ardından Umman'a geçmişti.

İSRAİLLİ BAKAN'DAN "ABD-İRAN MÜZAKERELERİNE RAĞMEN LÜBNAN'DA İŞLERİNE BAKACAKLARI" ÇIKIŞI

İsrailli aşırı sağcı Bakan Bezalel Smotrich, ABD ile İran arasındaki müzakerelerin kendilerini ilgilendirmediğini savunarak, Lübnan'daki saldırılarına "kararlılıkla" devam edeceklerini iddia etti.

Smotrich, ordu radyosuna yaptığı açıklamada, Başbakan Binyamin Netanyahu hükümeti iktidarda kaldığı sürece, işgal altındaki Lübnan'ın güneyinden çekilmeyeceklerini ileri sürerek, "Bu kesinlikle gerçekleşmeyecek. Lübnan'da Hizbullah var olduğu sürece, Şakif Tepesi de dahil Lübnan'daki güvenlik bölgesinden İsrail'in çekilmesi söz konusu olmayacaktır." dedi.

Hizbullah'ın dağıtılması gerektiğini savunan Smotrich, "(Hizbullah) Lübnan hükümetinin bir parçası olmamalıdır ve İsrail'i tehdit edecek hiçbir askeri güce veya yeteneğe sahip olmamalıdır. Ancak ondan sonra yeni güvenlik düzenlemeleri tartışılabilir." diye konuştu.

Hizbullah'ın sadece silahlarından arındırılmasının yetmeyeceğini, Lübnan'daki siyasi gücünden de arındırılması gerektiğini öne süren Smotrich, "(Hizbullah) İsrail'in kuzeyini tehdit edebilecek herhangi bir gücü elinde tuttuğu sürece, biz iktidarda olduğumuz sürece hiçbir çekilme olmayacaktır." iddiasında bulundu.

Washington ve Tahran arasındaki barış müzakereleri kapsamında, ABD'nin İran'ın talepleri doğrultusunda İsrail askerlerinin geri çekilmesi yönünde yapabileceği olası baskılar sorulduğunda ise Smotrich, ABD ile İran arasındaki müzakerelerin kendilerini ilgilendirmediğini, Lübnan'daki saldırılarına kararlılıkla devam edeceklerini ifade etti.

İRAN DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI SÖZCÜSÜ BEKAYİ: "DONDURULMUŞ VARLIKLARLA İLGİLİ BİR SINIRLAMA SÖZ KONUSU DEĞİL"

İran Dışişleri Bakanlığı ve Müzakere Heyeti Sözcüsü İsmail Bekayi, İran'ın dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılmasının ardından belirli ürünlerin satın alımında kullanılacağı yönündeki iddialar hakkında, "Dondurulmuş varlıklarla ilgili bir sınırlama söz konusu değil." dedi.

Bekayi, başkent Tahran'da düzenlediği haftalık basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı.

İran'ın dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılmasının ardından belirli ürünlerin satın alımında kullanılacağı yönündeki iddialar hakkında, "Dondurulmuş varlıklarla ilgili bir sınırlama söz konusu değil. Ülkenin faydasına nasıl olursa o yönde kullanılacak." ifadelerini kullandı.

Bekayi, İsviçre'de gerçekleştirilen görüşmelerde Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanı Rafael Mariano Grossi ile bir araya gelmediklerini ve UAEA'nın, ABD-İsrail saldırılarında zarar gören nükleer santrallerinde denetim başlatması yönünde bir program olmadığını belirtti.

Bekayi ayrıca, ABD'nin mutabakat zaptındaki yükümlülüklerini yerine getirmesi halinde İran'ın da tek taraflı olarak yükümlülüklerini yerine getirmeyeceğini vurguladı.

Nükleer meseleler ve yaptırımların kaldırılması konusunda müzakerelere başlanması için mutabakat zaptındaki yükümlülüklerin yerine getirilmesi gerektiğinin altını çizen Bekayi, "İran'ın savunma kapasitesi ve füze programı hiçbir şekilde görüşmelerde konuşulmadı ve hiçbir zaman müzakere konusu olmayacak." diye konuştu.

İRAN: ABD'YLE İSVİÇRE'DEKİ TEKNİK GÖRÜŞMELER "ÇALIŞMA GRUPLARI" KURULMASI UZLAŞISIYLA SONA ERDİ

İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, İsviçre'de ABD ile yürütülen teknik müzakerelerde, mutabakatın uygulanmasına yönelik mekanizmalar üzerinde uzlaşmanın sağlandığını, "yaptırımların kaldırılması", "nükleer konular", "yeniden yapılanma" ve "ekonomik kalkınma" konularında çalışma grupları kurulması kararına varıldığını bildirdi.

İranlı Öğrenciler Haber Ajansı'na (ISNA) göre, ABD'yle teknik müzakerelerde İran heyetine başkanlık eden Garibabadi, müzakere sürecine ilişkin bilgi verdi.

Mutabakatın uygulanmasına ilişkin teknik görüşmelerin tamamlandığını dile getiren Garibabadi, tarafların yaptırımların kaldırılması, nükleer konular, yeniden yapılanma ve ekonomik kalkınma ile izleme ve uygulama başlıklarında 4 çalışma grubu kurulmasına karar verdiğini, bu grupların teknik ayrıntıları ele alacağını belirtti.

İranlı yetkili, mutabakata taraf ülkeler arasında Hürmüz Boğazı'ndan ticari gemilerin güvenli geçişini koordine edecek bir temas noktası ile Lübnan'da çatışmaların önlenmesine yönelik ortak bir koordinasyon biriminin kurulmasının da kararlaştırıldığını açıkladı.

Garibabadi, varılan anlaşma kapsamında bundan sonraki müzakerelerin; İran Meclis Başkanı ile Dışişleri Bakanı, ABD Başkan Yardımcısı, Pakistan ve Katar başbakanlarının gözetimindeki üst düzey komite çatısı altında yürütüleceğini ifade etti.

İranlı yetkili, teknik heyet başkanlarının çalışma grupları ile söz konusu koordinasyon birimlerinin faaliyetlerini denetleyerek üst düzey komiteye düzenli rapor sunacağını aktardı.

Dondurulmuş fonların serbest bırakılmasına ilişkin imzalanan 12 milyar dolarlık (iki adet 6 milyar dolarlık) mutabakatların derhal uygulama aşamasına geçirilmesi konusunda da anlaşmaya varıldığını dile getiren Garibabadi, teknik görüşmelerde, İran'ın, petrol ve petrokimya ürünleriyle ilgili tüm satışlarına ilişkin genel bir lisansın verilmesi ve dondurulmuş varlıkların serbest bırakılmasına ilişkin mutabakatlar için gerekli takiplerin yapıldığını; buna göre, söz konusu genel lisansın ABD Hazine Bakanlığı Yabancı Varlıkları Kontrol Ofisi'nin (OFAC) internet sitesinde yayımlandığını hatırlattı.

İRAN CUMHURBAŞKANI PEZEŞKİYAN: "ABD İLE MUTABAKATIN UYGULANMASIYLA BÖLGEDEKİ BİRÇOK SORUN AZALABİLİR"

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD ile imzalanan mutabakat zaptının uygulanmasının bölgesel sorunların azaltılmasına ve istikrarın güçlenmesine katkı sağlayacağını belirterek, Türkiye, Pakistan, Katar ve Suudi Arabistan gibi bölge ülkeleriyle ilişkilerin daha da genişletilmesine öncelik verdiklerini ifade etti.

İran devlet televizyonunun haberine göre Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, ABD ile müzakere sürecinin arabulucusu Pakistan'ın Başbakanı Şahbaz Şerif ve Genelkurmay Başkanı Mareşal Asim Munir'in daveti üzerine Pakistan'a gitti.

Pakistan'a hareketinden önce açıklamalarda bulunan Pezeşkiyan, Pakistanlı yetkililerin ABD ile diplomasi sürecinde önemli rol oynadığını belirterek, "Bugün başlayan bu gezi, Pakistan hükümetinin desteğini takdir etmenin yanı sıra, mutabakat zaptının tüm maddelerinin uluslararası hukuk çerçevesinde ve İran halkının hak ve özgürlükleri çerçevesinde uygulanmasını ve imzalananların tam olarak işler hale gelmesini gerektiren bir yolu izlemeyi amaçlamaktadır." diye konuştu.

ABD ile imzalanan mutabakatın eksiksiz uygulanmasını istediklerini belirten Pezeşkiyan, "Bu mutabakat zaptının uygulanmasıyla bölgedeki birçok sorun azalabilir. Siyonist rejimin (İsrail), İslam ülkelerine karşı haksız savaşları ve saldırganlıkları devam ederken bölgesel istikrar ve güvenliğin güçlendirilmesinin yolu da açılacaktır." dedi.

Pakistan ziyaretinde ticaret, ekonomi, kültür, güvenlik, askeri alanların yanı sıra barış ve güvenlik konularında ortak görüşmeler ve istişareler yapacaklarını aktaran Pezeşkiyan, "İran ile Pakistan ve Türkiye, Katar, Suudi Arabistan ve bölgedeki diğer ülkeler dahil, İslam ülkeleriyle daha da genişleyen ilişkiler, Devrim Rehberi'nin (İran lideri Mücteba Hamaney) vurguladığı yaklaşıma uygun olarak sürdürülmekte ve hükümetin gündeminde öncelikli bir konudur." ifadelerini kullandı.

URALOĞLU: HÜRMÜZ'DEN 11 TÜRK SAHİPLİ GEMİ GEÇTİ

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Hürmüz Boğazı ve Basra Körfezi'nde bulunan gemilere ilişkin olarak, "Son olarak 21 Haziran sabahı 2 gemimizin terkiyle birlikte, savaşın başlangıcından bu yana Türk sahipli 11 gemimiz, Hürmüz Boğazı'nı güvenli şekilde geçerek körfezden ayrıldı." ifadesini kullandı.

Uraloğlu, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, Hürmüz Boğazı ve Basra Körfezi'ndeki gelişmelerin anbean takip edildiğini bildirdi.

Bölgedeki gemiler ve vatandaşlarla sürekli temas halinde bulunduklarını aktaran Uraloğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Son olarak 21 Haziran sabahı 2 gemimizin terkiyle birlikte, savaşın başlangıcından bu yana Türk sahipli 11 gemimiz, Hürmüz Boğazı'nı güvenli şekilde geçerek körfezden ayrıldı. Hürmüz Boğazı ve Basra Körfezi'nde bulunan toplam 7 gemide 177 vatandaşımız görev yaparken, söz konusu gemilerden biri Türk bayrağı taşıyor. Her koşulda vatandaşlarımızın ve gemilerimizin güvenliği için gerekli tüm tedbirleri almaya devam ediyoruz."

Paylaşımda yer verilen görselde, bekleyen 7 gemiden 1'inin Türk bayraklı olduğu da belirtildi.

ESKİ İSRAİL BAŞBAKANI BENNETT: "İSRAİL ASKERLERİNİN LÜBNAN'DA ATEŞ ETMELERİ YASAK"

 Eski İsrail Başbakanı Naftali Bennett, ABD-İran mutabakatının ardından, "Lübnan'ın güneyinde artık İsrail işgal güçlerinin ateş açmasının yasak olduğunu" belirterek, bu durumu eleştirdi.

ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, gece saatlerine kadar askerler ve komutanlarla görüşmeler yaptığını aktaran Bennett, son 24 saatte sahada olanları madde madde yazdı.

Bennett, Hizbullah'ın bölgede yeniden üs kurduğunu, altyapılarını onardığını, silahlandığını ve harekete geçtiğini İsrail askerlerinin bu duruma müdahale edemediğini ifade etti.

İsrail askerlerinin dürbünle gözetleme yapan Hizbullah mensuplarını görmesine rağmen ateş açamadığını ileri süren Bennett, önceden sahada "bir teğmenin inisiyatifiyle alınan kararların artık general onayına tabi" olduğunu aktararak İsrail askerlerinin Hizbullah mensuplarının omuzlarında füze taşımasına dahi müdahale edemediğini, general onayı gelene kadar şahısların ortadan kaybolduğunu ileri sürdü.

Bennett, Hizbullah'ın bu kısıtlamaların farkında olduğunu ve yeniden konumlanma için bunu kullandığını iddia etti.

İsrail İşgal Hava Kuvvetlerinin uçuşlarının tamamen durdurulduğunu belirten Bennett, hafta sonu İsrail askerlerinin yaralandığı olaylarda da işgal güçlerinin yoğun ateş desteği sağlamadan tahliye gerçekleştirdiğini savundu.

Bennett, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Savunma Bakanı Yisrael Katz'ın İsrail işgal güçlerinin "Lübnan'da hareket özgürlüğüne sahip olduğu" iddiasının gerçeği yansıtmadığını dile getirdi.

İsrail Başbakanlık Ofisi, gece saat 23.00 sularında yaptığı açıklamada, Başbakan Netanyahu, Savunma Bakanı Katz, Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir ve Kuzey Komutanlığı Komutanı Rafi Milo arasında bir görüşme yapıldığı belirtilerek İsrail işgal güçlerinin Lübnan'ın güneyinde harekete geçmeye devam edeceği savunulmuştu.

İRAN CUMHURBAŞKANI ABD İLE GÖRÜŞMELERİN TARAFLARIN "YÜKÜMLÜLÜKLERE BAĞLIĞIYLA ETKİLİ OLABİLECEĞİNİ" VURGULADI

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD ile gerçekleştirilen görüşmelerin, tarafların imzaladığı mutabakat zaptındaki yükümlülüklerine bağlılığı ve mutabakattaki maddelerin eksiksiz uygulanması halinde etkili olacağını belirtti.

Pezeşkiyan, ABD merkezli X sosyal medya platformundaki hesabından, ABD ile gerçekleştirilen görüşmelere ilişkin açıklamalarda bulundu.

Tarafların, üzerinde mutabık kalınan metin dışında açıklama yapmasının müzakereleri olumsuz yönde etkileyeceğine atıf yapan Pezeşkiyan, ABD ile gerçekleştirilen görüşmelerin, tarafların imzaladığı mutabakat zaptındaki yükümlülüklerine bağlılığı ve maddelerin eksiksiz uygulanması halinde etkili olacağını vurguladı.

Pezeşkiyan ayrıca, müzakere sürecindeki ilerlemenin, sorumluluklarının fiili olarak yerine getirilmesi ile ölçüleceğini kaydetti.

İSRAİL'DEN İRAN'LA MÜZAKERE AÇIKLAMASI

İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, "İsrail, İran ile yürütülen müzakerelerin bir parçası değil. Şeytanla görüşmeyeceğiz." dedi.

İRAN CUMHURBAŞKANI PEZEŞKİYAN PAKİSTAN'A GİDİYOR

İran Cumhurbaşkanı Mesut Pezeşkiyan, savaşın başlamasından bu yana ilk yurt dışı ziyaretini bugün Pakistan'a yapıyor.

A Haber'e konuşan muhabir Fakhur Rahman, başkent İslamabad'da ziyaret öncesi yoğun güvenlik önlemleri alındığını, resmi dairelerde evden çalışma uygulamasına geçildiğini ve mahkemelerin kapatıldığını aktardı.

 

ABD'DEN İSRAİL'E FREN Mİ? CENTCOM LÜBNAN'DA DEVREYE GİRECEK

ABD'li bir yetkili, Lübnan'daki ateşkesi ve "çatışma" durumunu izlemek için ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığının (CENTCOM) bir "mekanizma" başlattığını ifade etti.

İsmi paylaşılmayan ABD'li yetkili, konuya ilişkin AA muhabirine yazılı açıklama yaptı.

Yetkili, CENTCOM'un Lübnan'daki "çatışma durumunu eş zamanlı incelemek üzere izleme mekanizması" başlattığını belirterek amaçlarının "şiddetin sona ermesi" olduğunu aktardı.

Bu adımın, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ile telefon görüşmeleri sonrası atıldığını kaydeden yetkili, "İsrail ve Lübnan'ın iki egemen devlet olarak görüşmesini ve barış ile güvenlik için bir yol bulmalarını sağlıyoruz. Görüşmeler, iki ülke arasında kapsamlı bir barış ve güvenlik anlaşmasına doğru ilerlemeye devam edecek." ifadelerini kullandı.
 

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin