ABD-İran görüşmelerinin ilk turu sona erdi! Trump'tan İran'a tehdit: Anlaşmaya uymazlarsa gerekeni yaparım

ABD-İran görüşmelerinin ilk turu sona erdi! Trump'tan İran'a tehdit: Anlaşmaya uymazlarsa gerekeni yaparım

ABD ile İran'ın İsviçre'deki görüşmeleri sonuç verdi. ABD ve İran, nihai anlaşmaya giden 60 günlük yol haritasında el sıkışırken, Lübnan için çatışmasızlık mekanizması kurulması ve Hürmüz’de gerilimi önleyecek iletişim hattı oluşturulması konusunda uzlaştı. Karar kapsamında ABD, İran petrolünün satışına yeşil ışık yakarken; ABD Başkanı Donald Trump, "İran anlaşmaya uymazsa gerekeni yaparım" uyarısında bulundu. İran Meclis Başkanı Kalibaf ise Hürmüz Boğazı'nın İran tarafından yönetileceğini belirtti.

ABD ile İran arasında İsviçre'de yürütülen kritik müzakerelerin ilk turunda taraflar 60 günlük anlaşma yol haritası üzerinde uzlaşırken, Lübnan'daki çatışmaları sona erdirecek mekanizma ve Hürmüz Boğazı için doğrudan iletişim hattı kurulması kararı alındı. Tahran ise yaptırımların hafifletildiğini ve dondurulan varlıklarının bir bölümünün serbest bırakıldığını açıkladı.

BU CANLI ANLATIM SONA ERDİ

YENİ GELİŞMELERİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

İŞTE 19-22 HAZİRAN 2026 TARİHİNDE ORTA DOĞU'DAN ANBEAN YAŞANANLAR

CANLI ANLATIM

KALİBAF: HÜRMÜZ BOĞAZI'NI İRAN YÖNETECEK

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD ile İsviçre’de yapılan müzakerelerin ardından uçakta gazetecilere açıklamalarda bulundu. 
 
Hürmüz Boğazı’nın uluslararası deniz trafiğine açılmasından yana olduklarını belirten Kalibaf, "Umarım boğazı geçişler açısından yeniden işlevsel hale getirebilir ve bölgesel ve küresel ekonomiye yeniden refah kazandırabiliriz" dedi.
 
Buna rağmen Hürmüz Boğazı'nın yönetiminin asla savaş öncesindeki haline dönmeyeceğini vurgulayan Kalibaf, "Elbette uluslararası düzenlemelere uyulacak, ancak Hürmüz Boğazı'nı İran yönetecek" şeklinde konuştu.
 

ABD'DEN İSRAİL'E VERİLEN "LÜBNAN'A SINIRSIZ HAREKET YETKİSİ" SONA ERDİ

ABD'nin, İsrail'e Lübnan'da verdiği "sınırsız hareket" yetkisinin sona erdiği öne sürüldü.

İsrail Kanal 13 televizyonunun üst düzey bir yetkilinin açıklamalarına dayandırdığı habere göre, İsrail'in son haftalarda ABD'den aldığı mesaj, Lübnan'da kısıtlama olmaksızın hareket etme yetkisinin sona erdiği yönünde oldu.

Habere göre, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun "güney Lübnan'daki güçlerin tam hareket özgürlüğüne sahip olduğu" iddiasına rağmen, ABD Başkanı Donald Trump İsrail'e sadece Lübnan'da değil diğer alanlarda da kısıtlamalar getirdi.

Üstelik ABD'nin İsrail'e yönelik kısıtlamaları birçok cephede genişledi. İsrailli siyasetçiler de orduya Lübnan'da izin verilen ve yasaklanan hareketlerin kapsamını belirten direktifler verdi.

UZAK BÖLGELERDE OPERASYONLAR YASAKLANDI 

Bu direktiflerle, "Sarı Hat" olarak adlandırılan bölge içinde hareket özgürlüğüne izin verilirken, başkent Beyrut ve Lübnan'ın güneyindeki Sur kenti gibi daha uzak bölgelerde operasyonlar yasaklandı.

İsrail'in Gazze cephesindeki faaliyetlerine de yer verilen habere göre, İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, Gazze Şeridi'ndeki gelişmeleri görüşmek üzere üst düzey ordu komutanlarıyla bir toplantı gerçekleştirdi.

 

"İRAN UYGUN DAVRANMAZSA GEREKENİ YAPARIM"

ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yürütülen sürecin olumlu ilerlediğini belirterek "Eğer İran anlaşmanın gereklerini yerine getirmez ya da uygun davranmazsa, yapmam gerekeni yaparım." dedi.

Trump, Beyaz Saray'da Oval Ofis'te düzenlenen bir imza töreninde gazetecilerin sorularını yanıtladı.

İran'ın ABD üzerinde herhangi bir koz sahibi olup olmadığı yönündeki soruya cevap veren Trump, Tahran yönetiminin ciddi kayıplar verdiğini savunarak, "Donanmaları gitti, hava kuvvetleri gitti, liderleri öldü, ekonomileri çöktü." ifadesini kullandı.

İran'ın askeri kapasitesinin büyük ölçüde ortadan kaldırıldığını öne süren Trump, ülkenin füze, insansız hava aracı ve hava savunma sistemlerinin de ağır darbe aldığını iddia etti.

Hürmüz Boğazı'nın açık tutulduğuna işaret dene Trump, "İki önemli sonuç elde ettik. Birincisi Boğaz açık ve açık kalacak. İkincisi ise İran hiçbir zaman nükleer silaha sahip olmayacak." değerlendirmesinde bulundu.

ABD'nin bölgedeki askeri üstünlüğüne vurgu yapan Trump, "Hürmüz Boğazı üzerinde tam kontrole sahibiz. Eğer İran anlaşmanın gereklerini yerine getirmez ya da uygun davranmazsa, yapmam gerekeni yaparım." diye konuştu.

İran'a yönelik deniz ablukasının hava saldırılarından daha etkili olduğunu düşündüğüne vurgu yapan Trump, gerektiğinde benzer bir uygulamanın kısa sürede yeniden hayata geçirilebileceğini söyledi.

"Bize saygı duydukları sürece sorun yaşamayacağız." diyen Trump, İran'ın ABD'ye saygı göstermemesi halinde durumun değişebileceği kaydetti.

"BEN SORUN ÇÖZEN BİRİYİM, SORUNLARI ÇOK HIZLI ÇÖZERİM"

Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun İsrail ordusunun Lübnan'daki varlığını sürdüreceği yönündeki açıklamasının İran ile sağlanan ateşkes ve bölgesel istikrar çabalarına etkisine ilişkin soruya, "Ben sorun çözen biriyim, sorunları çok hızlı çözerim." yanıtını verdi.

Doğrudan Netanyahu'nun açıklamasını eleştirmeyen Trump, Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun yürüttüğü diplomasiyi överek, yönetiminin bölgedeki sorunları çözebilecek kapasiteye sahip olduğunu aktardı.

TRUMP, İSVİÇRE'DEKİ GÖRÜŞMELERİ BAŞARILI OLARAK TANIMLADI

ABD Başkanı Trump, Yardımcısı JD Vance'in İsviçre'de yaptığı açıklamaları da överek "Çok zeki bir adam, harika bir iş çıkardı." dedi.

Demokrat Partili bazı siyasetçileri eleştiren Trump, Cumhuriyetçi yönetimin dış politika ve ulusal güvenlik konularında daha güçlü bir kadroya sahip olduğunu savundu.

TRUMP: İRAN UZUN SÜRELİ SİLAH DENETİMLERİNİ KABUL EDECEK

 ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın uzun bir süre boyunca kapsamlı silah denetimlerini kabul edeceğini söyledi.

ABD Başkanı Donald Trump, sanal medya hesabından nükleer silah konusuna yönelik açıklamada bulundu. Trump, “Herkes, İran'ın gelecekte uzun bir süre boyunca 'nükleer dürüstlük' sağlamak amacıyla kapsamlı silah denetimlerini kabul edeceğinin gayet iyi farkında” ifadelerini kullandı. 

İRAN HAMANEY'İN NAAŞI NEDENİYLE UÇUŞ KISITLAMASINA GİDECEK

İran Sivil Havacılık Kurumu, ABD ve İsrail’in 28 Şubat'ta İran’a yönelik saldırılarında hayatını kaybeden İran’ın eski lideri Ali Hamaney’in cenaze töreni sebebiyle 4-9 Temmuz tarihleri arasında ülkedeki bazı havalimanlarında uçuş kısıtlamalarına gidileceğini bildirdi.

İran Sivil Havacılık Kurumu’ndan yapılan açıklamada, Hamaney’in cenaze töreni sebebiyle 4-9 Temmuz tarihleri arasında Tahran’daki İmam Humeyni Havalimanı ile Mehrabad Havalimanı ve Meşhed kentindeki Meşhed Havalimanında uçuş kısıtlamalarına gidileceği belirtildi.

Ayrıca açıklamada, 6 Temmuz’da Tahran’da bulunan havalimanlarındaki kısıtlamaların ağırlaştırılacağı, Meşhed Havalimanı’nın ise 9 Temmuz’da tamamen kapatılacağı ve hiçbir yolcu taşımacılığı yapılmayacağı vurgulandı.

Hamaney için ilk cenaze töreni 4-5 Temmuz’da başkent Tahran’da yer alan İmam Humeyni Musalla Camisi'nde gerçekleştirilecek.

Ardından 6 Temmuz’da yine Tahran’a ikinci cenaze töreni düzenlenecek.

Daha sonra 7 Temmuz’da Kum’da, 9 Temmuz’da ise Meşhed kentinde tören düzenlenerek cenaze yine Meşhed kentindeki İmam Rıza Türbesi'nin içinde kendisi için hazırlanan bir alanda toprağa verilecek. 

İRAN: UAEA İLE İLİŞKİLER KARARLILIKLA DEVAM EDECEK

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ile ilgili ABD tarafından yapılan açıklamaya cevap verdi. Bekayi, ABD Başkan Yardımcısı James David Vance’in, "İranlılar, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) denetçilerini tekrar ülkelerine davet etmeyi kabul etti" ifadeleri sonrası yaptığı açıklamada, "İran’ın Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ile olan ilişkileri, mevcut prosedürlere uygun olarak ve meclis tarafından kabul edilen yasalar ile Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi’nin kararları doğrultusunda devam edecek" dedi.

Geçtiğimiz sene İran meclisi tarafından kabul edilen yasa uyarınca İran’ın UAEA ile işbirliği ve denetimler askıya alınmıştı. 

ABD: İRAN ARTIK PETROL SATABİLECEK

ABD Hazine Bakanlığı, İran’a yönelik yeni bir genel lisans yayımlayarak İran menşeli ham petrol, petrol ürünleri ve petrokimya ürünlerinin üretimi, teslimatı ve satışına 21 Ağustos’a kadar izin verdi. Karar, geçen hafta Washington ile Tahran arasında imzalanan mutabakat zaptının ardından geldi.

Lisans kapsamında İran ham petrolü ve petrol ürünlerinin ihracatıyla bağlantılı bankacılık işlemleri, sigorta hizmetleri ve taşımacılık faaliyetleri de yaptırım muafiyetine dahil edildi. Ayrıca İran menşeli ham petrol ve petrokimya ürünlerinin ABD’ye ithalatına da izin verildi.

PEZEŞKİYAN: TAVİZ VERMEDEN GİTTİK

İranlı basını, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın, başkent Tahran'daki Liderler Konferans Salonu'nda Ulusal Esnaf Günü dolayısıyla bir konuşma yaptığını bildirdi. Pezeşkiyan, dün ABD ile İsviçre’nin Bürgenstock kasabasında gerçekleştirilen müzakerelere taviz vermeden gittiklerini söyledi. Ülke içinde ABD ile müzakere sürecine karşı yapılan eleştirilere değinen Pezeşkiyan, “Ayrışma ve bölünmeye yol açacak her mesaj, düşmanın değirmenine su taşımaktır. Bugüne kadar böylesine bir uzlaşı ortamı hiç oluşmamıştı” ifadelerini kullandı.

Pezeşkiyan, müzakerelerde karşı tarafın İran'ın haklarını görmezden gelmesi durumunda geri adım atmayacaklarını belirterek, bu süreçte İran'ın isteği üzerine ABD'nin Lübnan'da geri adım attığını ve bazı olumlu gelişmelerin yaşandığını kaydetti.

ABD BAŞKAN YARDIMCISI: GÜÇLÜ BİR ADIM ATTIK

Görüşmeleri değerlendiren ABD Başkan Yardımcısı Vance, "İran ile görüşmelerde önemli mesafe kat ettik. Hürmüz Boğazı açık. İranlılar Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı müfettişlerini yeniden davet etmeyi kabul etti. Nihai anlaşmanın başarılı olması için güçlü bir adım attık" dedi.

GÖZLER BENDER ABBAS'TA! HAYAT NORMALE DÖNDÜ

İran'ın Hürmüzgan eyaletine bağlı, güneydeki Bender Abbas kenti, Hürmüz Boğazı'na oldukça yakın konumda bulunması ve ülkenin deniz savunma hattının merkezinde yer alması nedeniyle ABD ve İsrail tarafından hem savaş hem de ateşkes sürecinde sık sık saldırıya uğradı.

Kentte bulunan limanlar hava saldırılarına maruz kalırken balıkçılığın önemli geçim kaynağı olması ve savaş dolayısıyla balıkçıların denize açılamaması nedeniyle şehir, ekonomik olarak da ciddi zarar gördü. İran ile ABD arasında savaşın sonlandırılması amacıyla imzalanan 14 maddelik mutabakat zaptının ardından çatışmaların son bulması, kentteki yaşamı savaş öncesi canlılığına kavuşturdu.

BALIKÇILAR DENİZE AÇILABİLDİ

Gündüz hava sıcaklıklarının oldukça yüksek seyretmesi nedeniyle genellikle akşam vakitlerinde sokağa çıkan halk, oluşan güvenlik ortamıyla yeniden sosyalleşmeye başladı. Aynı şekilde ABD'nin deniz ablukasını kaldırması, balıkçıların da yeniden denizlere açılmasına imkan sağladı.

Sahil yaşamının oldukça canlı olduğu şehirde halk, güvenlik endişelerinin ortadan kalkmasıyla sahillere ve alışveriş merkezlerine yönelirken gençlerin ilk tercihi spor alanları oldu.

İRAN: LÜBNAN SAVAŞINI SONLANDIRMAK İÇİN İLERLEME KAYDEDİLDİ

İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, İran ile ABD arasında, Katar ve Pakistan'ın arabuluculuğunda yürütülen görüşmelerin ilk turunun sona ermesinin ardından yaptığı açıklamada, Lübnan savaşını sona erdirmeye yönelik önemli bir ilerleme sağlandığını belirtti.

Erakçi, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, ABD ile yürütülen müzakerelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Lübnan'daki çatışmaları önleme amacıyla kurulacak çalışma grubunun gerçek bir test olacağını söyleyen Erakçi, "Pakistan-Katar arabuluculuğunda Lübnan savaşını sonlandırmak için ilerleme kaydedildi." ifadelerini kullandı.

Erakçi ayrıca ülkesine uygulanan petrol ihracatına yönelik kısıtlamaların kaldırıldığını ve ablukanın sona erdiğini vurgulayarak, İran'ın dondurulmuş varlıklarının bir kısmının da serbest bırakıldığını söyledi.

MÜZAKERENİN İLK TURU SONA ERDİ

ABD ve İran heyetlerinin İsviçre’nin Burgenstock kasabasında yürüttüğü müzakerelerin ilk turu sona erdi.

Arabulucular Pakistan ve Katar tarafından yapılan ortak açıklamada, "Luzern Gölü Zirvesi"nin olumlu ve yapıcı bir atmosferde gerçekleştirildiği belirtilerek, "Daha ileri teknik görüşmeler için bir mekanizmanın oluşturulması da dahil olmak üzere cesaret verici ilerlemeler kaydedilmiştir" ifadeleri kullanıldı. Tarafların arabuluculuk sürecine siyasi gözetim sağlayacak bir Üst Düzey Komite'nin kurulması konusunda mutabık kaldığı kaydedilen açıklamada, "Başmüzakereciler, düzenli olarak Üst Düzey Komite'ye rapor sunacak; nükleer meselesi, yaptırımlar, Mutabakat Zaptı'nın etkin bir şekilde uygulanmasını sağlamak amacıyla oluşturulan izleme ve anlaşmazlık çözüm grubunun yanı sıra diğer konulara odaklanan çalışma gruplarına başkanlık edeceklerdir" denildi.

İLETİŞİM HATTI OLUŞTURULDU

Üst Düzey Komite’nin, 60 gün içinde nihai bir anlaşmaya varılmasına yönelik bir yol haritası üzerinde uzlaşarak daha kapsamlı teknik görüşmelerin temelini attığı aktarılan açıklamada, "Buna ek olarak, ticari gemilerin Hürmüz Boğazı’ndan güvenli bir şekilde geçişini sağlamak amacıyla, kazaların ve iletişim hatalarının önlenmesi için Mutabakat Zaptı’nın 5. paragrafında belirtilen süre boyunca taraflar arasında bir iletişim hattı oluşturulmuştur" ifadeleri kullanıldı. Görüşmelerde Lübnan’daki askeri operasyonların sona ermesine yönelik adımların da ele alındığı belirtilerek, "Taraflar, Mutabakat Zaptı uyarınca Lübnan’daki askeri operasyonların sona erdirilmesini sağlamak amacıyla, taraflar ile Lübnan Cumhuriyeti arasında ve arabulucuların kolaylaştırıcılığında bir çatışma önleme mekanizmasının kurulması konusunda mutabık kalmıştır" denildi.

MÜZAKERELER HAFTA BOYUNCA DEVAM EDECEK

Müzakerelerin hafta boyunca Burgenstock kasabasında devam edeceği belirtilerek, "Arabulucu taraflar, nihai bir anlaşmaya varılması hedefiyle müzakerelerin yapıcı bir atmosferde devamı için ellerinden gelenin en iyisini yapmayı sürdürecektir. Katar ve Pakistan; diplomasiye ve çatışmanın barışçıl çözümüne olan bağlılıklarından ötürü ABD ve İran’a en içten takdirlerini sunar. Arabulucu taraflar ayrıca, devam eden müzakerelere verdikleri kesintisiz destek ve değerli katkılardan dolayı kardeş ve dost ülkeleri takdir etmektedir" ifadeleri kullanıldı. 

ABD'Lİ DİPLOMAT: TARAFLAR GÖRÜŞMELERDEN MEMNUN GÖRÜNÜYOR

İsrailli bir gazetecinin iddialarına göre, ABD’li bir diplomat İsviçre’de gerçekleştirilen görüşmelerin bu gece saatlerine kadar sürmesinin beklendiğini söyledi. Yetkili, Katar ve Pakistan arabuluculuğunda gerçekleştirilen görüşmelere ilişkin, "Dört taraf da bugünkü görüşmelerin gidişatından memnun görünüyor. Arabulucular, tarafların sorunları aşmasına yardımcı oluyor. Bu ilk tur görüşmelerin gelecekte güven inşasına zemin hazırladığını düşünüyoruz" dedi.  
  
ABD-İran arasında İsviçre’de gerçekleştirilen müzakerelere ilişkin yeni iddialar ortaya çıktı. İsrailli bir gazetecinin iddialarına göre ABD’li bir diplomat, İsviçre’de Pakistan ve Katar arabuluculuğunda yürütülen müzakerelerin gece saatlerine kadar süreceğini söyledi. ABD’li yetkili, İranlılarla bugün başlayan temasların neredeyse kesintisiz şekilde farklı formatlarda devam ettiğini belirtti. Yetkili, gün boyunca süren görüşmelerde odaklanılan konulardan birinin Lübnan’daki çatışmasızlık mekanizmaları ve ateşkesin uygulanmasının sağlanması olduğunu söyledi. ABD’li diplomat ayrıca ABD, İran ve arabulucuların Hürmüz Boğazı’nı ve İran’ın burayı kapatabileceğine ilişkin son açıklamalarını ele aldığını aktardı. Yetkili, "Hürmüz’ün tamamen açık kalmasını sağlamak istediğimizi net biçimde ifade ettik. Bu konuda iyi ilerleme kaydettik" ifadelerini kullandı. 
  
Diplomat, görüşmelerde nükleer anlaşmanın tüm unsurlarının da ele alındığını söyledi. Ayrıca taraflar arasında imzalanan mutabakat zaptının uygulanması ve "herkesin aynı bakış açısında olduğundan emin olunması" konusunda verimli görüşmeler yapıldığı belirtildi. 
 
"DÖRT TARAF DA GİDİŞATTAN MEMNUN GÖRÜNÜYOR"
  
Tarafların aynı zamanda hem siyasi düzeyde hem de teknik ekipler arasında görüşmelerin nasıl sürdürüleceğine ilişkin bir planı da ele aldığı ifade edildi. Yetkili, "Dört taraf da bugünkü görüşmelerin gidişatından memnun görünüyor. Arabulucular, tarafların sorunları aşmasına yardımcı oluyor. Bu ilk tur görüşmelerin gelecekte güven inşasına zemin hazırladığını düşünüyoruz" ifadelerini kullandı. 
  
Görüşmelerin üst düzey siyasi liderlik ayağının yarın sona ermesi ve teknik ekiplerin İsviçre’de kalarak görüşmeleri sürdürmesinin beklendiği kaydedildi.                                       

ABD BASINI: İRAN'IN ALANDAN AYRILDIĞI BİLGİSİ DOĞRU DEĞİL

Axios muhabiri Barak Ravid'e konuşan diplomat, İran heyetinin, mutabakatın uygulanması amacıyla yürütülen müzakere alanını ABD Başkanı Donald Trump'ın saldırı tehdidinin ardından terk etmediğini ve görüşmelerin devam ettiğini öne sürdü.

Ravid, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, İran'ın yarı resmi Fars Haber Ajansı'nın İsviçre'de süren müzakerelere ilişkin haberine yönelik paylaşım yaptı.

Müzakerelere katılan bir diplomattan aldığı bilgiyi aktaran Ravid, "İranlılar ayrılmadı ve ABD ile aralarındaki görüşmeler devam ediyor." ifadesini kullandı.

ŞAHBAZ ŞERİF: İRAN BARIŞI DESTEKLEME KONUSUNDA SAMİMİ

Pakistan basını, ABD ile İran arasında imzalanan mutabakata ilişkin görüşmelerin yapıldığı İsviçre'nin Bürgenstock kasabasında bulunan Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’in açıklamalarını paylaştı. Şerif, İran lideri Mücteba Hamaney, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, İran Meclis ve Müzakere Heyeti Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ve İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin kriz sürecini ‘gerilimi düşürme’ amacıyla yönettiğini söyledi.

Tahran yönetiminin ‘son derece dürüst davrandığını’ ve krizi ‘onurlu bir tavır içinde ele aldığını’ belirten Şerif, “Bence İran yönetimi bölgede barışı destekleme konusunda gerçekten samimi. Aynı şekilde ABD Başkanı Donald Trump'ın da öyle olduğunu düşünüyorum. Onun barış adamı olduğu konusunda hiçbir şüphem yok” ifadelerini kullandı.

  
 

İRAN'DAN YENİ AÇIKLAMA: LÜBNAN KRİZİ SONA ERMEDİKÇE MUTABAKAT UYGULANMAYACAK

İran müzakere heyeti üyesi Hüseyin Kurbanzade, İsviçre’de gerçekleştirilen İran-ABD görüşmelerinde İran petrolüne ilişkin yaptırımların geçici olarak kaldırılması ile ilgili hazırlanan taslağın nihai hale getirildiğini söyledi.

Yarı resmi Tesnim Haber Ajansı’na göre, Kurbanzade, İran-ABD görüşmelerine ilişkin açıklamalarda bulundu.

Lübnan'da savaşın sona erdirilmesi konusu kesinleşmedikçe, mutabakat zaptının diğer maddelerinin de uygulama aşamasına girmeyeceğini vurgulayan Kurbanzade, İsviçre’de ana müzakere görüşmelerinin yanı sıra teknik konularda da farklı görüşmeler yapıldığını söyledi.

Kurbanzade, teknik konularda yapılan görüşmelerde İran petrolüne ilişkin yaptırımların geçici olarak kaldırılmasıyla ilgili hazırlanan taslağın nihai hale getirildiğini belirtti.

İran’ın dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılması hususunda da Katar heyeti ile görüşüldüğünü söyleyen Kurbanzade, ikili ve çok taraflı toplantıların en önemli konusunun, mutabakat zaptının 13. maddesi olduğunu dile getirdi.

İRAN HEYETİNDEN "TEHDİT" RESTİ: MÜZAKERE ALANINI TERK ETTİLER

 ABD ile İsviçre’de, mutabakatın uygulanması amacıyla müzakere yürüten İran heyetinin, ABD Başkanı Donald Trump’ın saldırı tehdidinin ardından müzakere alanını terk ettiği bildirildi.

Yarı resmi Fars Haber Ajansı’na göre, İran heyeti, müzakere alanından ayrıldı.

İranlı heyet, ABD Başkanı Trump’ın İran’a karşı kullandığı "İran, Lübnan’daki yüksek maaşlı vekil güçlerinin sorun çıkarmalarını derhal engellemelidir. Aksi takdirde, geçen hafta yaptığımız gibi İran’a yine çok sert bir darbe indireceğiz, hatta bu sefer daha da sert şekilde. Pezeşkiyan ağzından çıkanlara dikkat etse iyi olur, yoksa ülkenin geri kalanını da ele geçiririz” ifadelerinin ardından müzakere alanını terk etti. ​​​​​​​
 

BÜRGENSTOCK’TA KRİTİK RANDEVU: SAAT 15:09’DA KAPALI OTURUMA GEÇİLDİ

Tarihi tanıklıkların yaşandığı İsviçre’nin Bürgenstock beldesinde, Lucerne Gölü başlığıyla gerçekleştirilen ABD-İran memorandum görüşmeleri için tüm hazırlıklar tamamlandı ve heyetler yerel saatle 15:09 itibarıyla kapalı oturuma geçti. Diplomatik bir satranç oyununu andıran zirvede görüşme formatı, bölgedeki güven krizinin derinliğini gözler önüne serdi. A Haber Washington Muhabiri İrfan Sapmaz, dünya kamuoyunun nefesini tutarak izlediği bu dev zirvenin perde arkasını, sahadaki muhabir ağından gelen en sıcak bilgilerle aktararak sürece ilişin şu bilgileri verdi: 

MASADAKİ DEV İSİMLER: DİPLOMASİ TRAFİĞİNDE GÜÇ SAVAŞI

"Sıcak temasın adresi olan toplantı masasında ABD tarafına Başkan Yardımcısı J. D. Vance başkanlık ederken, heyette Donald Trump’ın özel temsilcisi Steve Witkoff ve Jared Kushner gibi kilit isimlerin yer alması dikkat çekti. İran tarafında ise Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ve Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf’ın masada olması Tahran’ın sürece verdiği önemi gösterdi. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve Katar Başbakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman El Sani ise arabulucu rolleriyle bu tarihi müzakerenin garantörleri olarak salondaki yerlerini aldılar.

J. D. VANCE’TEN İLK AÇIKLAMA: "BÖLGESEL BARIŞ İÇİN UĞRAŞIYORUZ"

ABD heyetinin başındaki isim olan Başkan Yardımcısı J. D. Vance, görüşmelerin hemen başında gazetecilere yaptığı açıklamada çok işlerinin olduğunu vurgulayarak, J. D. Vance, "Bölgesel bir barış için uğraşıyoruz. Amerika Birleşik Devletleri, Lübnan'daki çatışmayı durdurmak için çabalıyor." ifadelerini kullandı. Barışın hiçbir zaman kolay olmadığını dile getiren Vance, sürecin zorluklarına işaret ederken son birkaç saat içinde büyük ilerleme kaydettiklerini belirtti. J. D. Vance, "Önümüzdeki saatlerde daha fazla ilerleme bekliyorum." sözleriyle Washington’ın bu turu sembolik bir buluşma değil, memorandumun uygulanmasına dönük gerçek bir teknik müzakere olarak gördüğünü kanıtladı.

BASIN ODASINDA GERGİN ANLAR: ARAKÇİ’DEN DİPLOMATİK MESAJ

Görüşme öncesinde basın odasında yaşananlar, bölgedeki gerilimin ve güven krizinin adeta bir özeti gibiydi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi kısa süreliğine basın odasına girerek Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile samimi bir şekilde kucaklaştı ancak odanın tam diğer ucunda bulunan J. D. Vance ile hiçbir temas kurmaması dikkat çekti. Arakçi'nin bu tavrı, diplomasinin başladığını ancak iki ülke arasındaki buzların henüz tam anlamıyla erimediğini gösterdi.

PAKİSTAN BAŞBAKANI ŞAHBAZ ŞERİF: "GÜZEL BİR ANLAŞMA UMUYORUZ"

Arabulucu rolüyle masada bulunan Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif de İsviçre'deki atmosferi değerlendirdi. Görüşme sonrası ilk açıklamasında umutlu bir tablo çizen Şahbaz Şerif, "Elimizde güzel bir anlaşma olacağını umuyoruz." şeklinde konuştu. Bu açıklama, kapalı kapılar ardında yürütülen müzakerelerin olumlu bir zemine oturmaya başladığına dair önemli bir sinyal olarak değerlendirildi.

MASADAKİ 4 DEV DOSYA: HÜRMÜZ BOĞAZI VE NÜKLEER PAZARLIK

Ateş hattındaki bölgeyi yakından ilgilendiren müzakerelerin odağında 4 ana dosya bulunuyor. Associated Press ve Axios gibi kuruluşların aktardığı bilgilere göre görüşmeler; İran’ın nükleer programına getirilecek sınırlamalar, ABD yaptırımlarının hafifletilmesi, dondurulmuş İran varlıklarının serbest bırakılması ve petrol ihracatı konuları etrafında şekilleniyor. Ayrıca Hürmüz Boğazı'nın açık tutulması ve enerji güvenliği de masanın en sıcak başlıkları arasında yer alıyor.

LÜBNAN DOSYASI VE İSRAİL ÜZERİNDEKİ BASKI

İran’ın masadaki ilk şartı olan Lübnan’daki çatışmaların durdurulması konusu, müzakerelerin en kritik virajı olarak görülüyor. The Guardian’ın haberine göre İran, özellikle Lübnan’daki İsrail-Hizbullah gerilimi nedeniyle Hürmüz Boğazı kartını masaya sürerek Washington’dan İsrail üzerinde baskı kurmasını talep ediyor. J. D. Vance ise Netanyahu’ya yönelik mesajı sorulduğunda İsrail’in operasyonlarında son günlerde büyük ilerleme gördüklerini belirterek, J. D. Vance, "Lübnan konusunda bulunduğumuz yerden iyi hissediyorum, hâlâ kesilecek odun var ama çalışmaya devam edeceğiz. Bu işler her zaman biraz dağınık olur." sözleriyle sahadaki durumun karmaşıklığına dikkat çekti.

SOYKIRIM İDDİALARINA ABD'DEN YANIT

Lübnan’daki insani dram ve soykırım iddiaları da J. D. Vance’in gündemindeydi. ABD’nin bölgedeki rolünü savunan J. D. Vance, "Amerika Birleşik Devletleri son aylarda Lübnan'daki çatışmayı durdurmak için dünyadaki herhangi bir hükümetten daha fazlasını yaptı." şeklinde konuştu. Bu ifadeler, Washington’ın hem diplomatik masada hem de insani zeminde elini güçlendirme çabası olarak yorumlandı.

TRUMP’IN DİPLOMASİ VE ASKERİ BASKI STRATEJİSİ

Washington’da ise ABD Başkanı Donald Trump’ın gözü kulağı Cenevre’den gelecek haberlerde. Trump’ın zaman zaman gazetecilere yaptığı açıklamalarda, her ne şart altında olursa olsun bu memorandumu kalıcı bir barış anlaşmasına dönüştürme yolunda ilerlediklerini belirttiği ifade ediliyor. CBS kanalı ise Trump’ın Hürmüz Boğazı konusundaki sert uyarılarını öne çıkararak, Washington’ın bir yandan diplomasi yürütürken diğer yandan İran’a yönelik güçlü askeri baskı mesajları verdiğini, bu "iki yönlü" stratejinin İsrail ile ABD arasında gergin bir hava oluşturduğunu aktarıyor."

 

İRAN VE KATAR HEYETLERİNDEN İSVİÇRE'DE İKİLİ GÖRÜŞME

İran devlet televizyonu, İsviçre’de ABD-İran arasında Katar ve Pakistan arabuluculuğunda gerçekleştirilen görüşmeler marjında İran ve Katar heyetlerinin ikili görüşme gerçekleştirdiğini kaydetti.   
  
İsviçre’nin Bürgenstock kasabasında ABD, İran ve arabulucular Katar ile Pakistan arasındaki diplomatik temaslar sürüyor. İran devlet televizyonu, taraflar arasındaki dörtlü görüşmelerin ilk turunun sonlanmasının ardından İranlı ve Katarlı heyetler arasında ikili görüşme ve toplantılar gerçekleştirildiğini kaydetti.  
  
İran merkezli Fars Haber Ajansı’nın haberine göre, görüşmenin ilk oturumu yaklaşık 80 dakika sürmüştü. Görüşmenin "iç istişareler" gerçekleştirilecek olması nedeniyle sonlandırıldığı iddia edilmişti.      

J.D. VANCE: İRAN İLE İLİŞKİLERİMİZİ DÖNÜŞTÜRMEYE HAZIRIZ

ABD Başkan Yardımcısı James David Vance, ABD-İran arasında Katar ve Pakistan'ın katılımıyla İsviçre’de gerçekleştirilen dörtlü toplantı öncesinde, "Eğer bölgesel istikrarsızlık kaynağı olmaktan ve uzun vadede nükleer silah hedeflerinden vazgeçmeye istekli olurlarsa, ABD, İran ile ilişkilerini köklü bir şekilde dönüştürmeye hazır" dedi.   
  
ABD Başkan Yardımcısı James David Vance, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Thani, İsviçre’nin Bürgenstock kasabasında ABD, İran, Katar ve Pakistan’ın katılımıyla gerçekleştirilen dörtlü toplantı öncesinde basın mensuplarına açıklama yaptı. 
  
Bu hafta ABD ve İran arasında imzalanan mutabakat zaptının uygulanmasına yönelik Luzern Gölü manzaralı Bürgenstock Resort’ta gerçekleştirilen toplantı marjındaki açıklamalarında Vance, "Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması, İran’ın nükleer programının sona erdirilmesi; bütün bunlar zaten başarılmış durumda. Şimdi önümüzdeki soru, birlikte daha ne kadarını başarabileceğimiz. Yeni bir sayfa açabilir miyiz, Orta Doğu’daki ilişkileri kalıcı biçimde değiştirebilir miyiz, yoksa eski yaptıklarımıza mı döneceğiz? Bu bizim tercihimiz değil, ancak kesinlikle bunun gerçekleşme ihtimali de var" dedi. 
  
Pakistanlı yetkililere ve özellikle Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Munir’e teşekkür eden Vance, "Onun devlet adamlığı olmasaydı, bugün burada olmazdık. Kendisi büyük bir askeri lider olduğu kadar, büyük bir diplomat da olduğunu gösterdi" ifadelerini kullandı. 
  
Artık Orta Doğu’da herkesin barış ve refahı teşvik etmek için birlikte çalışabileceği bir gelecek gördüklerini söyleyen Vance, "ABD’de düşük benzin fiyatları şimdiden görülebiliyor. Petrol ve doğal gaz serbest bir şekilde akmaya başladı. Şimdi bunun üzerine daha iyi ve daha sürdürülebilir bir gelecek inşa etmeye çalışıyoruz" dedi. 
 
"BU TARİHİ BİR TOPLANTI"
  
"Bu tarihi bir toplantı. Son birkaç aya kadar, İslamabad ve burası dışında, İran ve ABD yönetimi, daha önce hiç bu kadar üst düzeyde bir araya gelmemişti. Başkanın bizden istediği şey yeni bir sayfa açmak, İran halkıyla ilişkilerimizi dönüştürmek ve İran halkına uzatılmış bir el sunmaktır" diyen ABD Başkan Yardımcısı Vance, "Eğer bölgesel istikrarsızlık kaynağı olmak ve uzun vadede nükleer silah hedeflerinden vazgeçmeye istekli olurlarsa, ABD İran ile ilişkilerini köklü bir şekilde dönüştürmeye hazır. Hedefimiz kesinlikle bu. Son birkaç saat içinde büyük ilerleme kaydettik ve önümüzdeki saatlerde daha fazla ilerleme sağlayacağımızı düşünüyorum" ifadelerini kullandı. 
 
"LÜBNAN’DAKİ ATEŞKES KONUSUNDA BÜYÜK İLERLEME KAYDETTİK"
  
Burada Lübnan’daki çatışmalara ilişkin bir soruya cevap veren Vance, "Son birkaç gün içinde Lübnan’daki ateşkesin korunması konusunda büyük ilerleme kaydettik. Bu süreçler her zaman biraz karmaşık olur. Üç ay öncesiyle üç hafta öncesini karşılaştırırsanız büyük ilerleme kaydedildiğini görürsünüz. Üç hafta öncesiyle üç gün öncesini karşılaştırırsanız ilave ilerleme görürsünüz" dedi. 
  
Bir gazetecinin İsrail’in Lübnan’da soykırım yaptığını ve bunun nasıl durdurulacağını sorusuna Vance, "ABD son birkaç ay içinde Lübnan’daki çatışmayı durdurmak için dünyadaki tüm ülkelerden fazlasını yaptı ve bunu sürdürmeye devam edeceğiz. Barış asla kolay değildir. Barış her zaman biraz çalışma, biraz da karşılıklı taviz gerektirir" açıklamasını yaptı. 
  
Durumun sadece ABD ile İran arasındaki barışa değil, bölgesel barışa da bağlı olduğunu söyleyen Vance, "Bugün her anlaşmazlığı çözmeyecek ama tarihte ilk kez ekiplerimiz birlikte oturup taraflar için en önemli meseleleri belirlemesine, bu meseleleri çözmesine ve daha iyi bir yarına ulaşmasına imkan tanıyacak teknik müzakerelerin başlangıcını temsil ediyor" ifadelerine yer verdi. 
  
Vance, siyasi liderlerin bu toplantıda bulunma sebebinin öncelikle teknik müzakerelerin çerçevesini oluşturmak ve ikinci olarak da heyetlerin tam desteğe sahip olduklarını bilmelerini sağlamak olduğunu belirtti. 
 
PAKİSTAN BAŞBAKANI ŞERİF: "NETİCESİ, KÜRESEL BARIŞ OLACAK"
  
Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, buradaki açıklamasında, "Büyük zorlukların üstesinden geldik ama bunun neticesi küresel barış olacak" dedi. 
  
Görüşmelerin harika geçtiğine inandığını söyleyen Şerif, "Umarım evlerimize döndüğümüzde elimizde dünya genelinde barışı, ilerlemeyi ve refahı teşvik edecek harika bir belge olur" şeklinde konuştu. 
 
AL THANİ: "UMARIM BUGÜN SADECE BAŞLANGIÇTIR"
  
Katar Başbakanı Al Thani ise toplantı ve anlaşmanın sadece bölge için değil, dünyanın güvenliği ve küresel ekonomi için de büyük öneme sahip olduğuna vurgu yaptı. 
  
Asıl hedefin nihai anlaşmaya ulaşılması olduğunu vurgulayan Al Thani, "Umarım bugün sadece başlangıçtır. Katar, çözüme ulaşıncaya kadar bu ortaklığı ve arabuluculuk çabalarını desteklemeye kararlılıkla devam edecek. Bölgemize daha fazla barış, daha fazla refah ve daha iyi bir gelecek getirmek için her zaman bir ortak olmaya devam edeceğiz" dedi. 

TRUMP: GEREKİRSE HÜRMÜZ'Ü ELE GEÇİRİRİZ

ABD Başkanı Donald Trump yaptığı açıklamada "İran, Lübnan'daki yüksek maaşlı vekillerini hemen durdurmalı. Eğer yapmazlarsa, İran'ı çok sert bir şekilde vuracağız. Geçen hafta yaptığımız gibi, ama bu sefer daha sert! Gerekirse Hürmüz Boğazı'nı ele geçirebiliriz. İran'ı darmadağın edeceğim. Uranyum zenginleştirmekten vazgeçmeyeceklerini söyleyen İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'ın sözlerine dikkat etmesi en iyisi olur, yoksa ülkenin geri kalanına da el koyarız. İranlılar müzakere masasında ciddi taahhütlerde bulunmazsa, birden fazla seçeneği değerlendireceğim. Mutabakat zaptı yalnızca ateşkesin uzatılmasıdır ve nihai bir anlaşma değildir." dedi.

"HÜRMÜZ'ÜN AÇILMASI ÖNEMLİ"

Vance yaptığı açıklamada "Hürmüz'ün açılması önemli. Trump harika bir diplomat." ifadelerini kullandı.

GÖRÜŞMELER BAŞLADI

İran basını, İran ile ABD arasında görüşmelerin İsviçre'de başladığı duyurdu.

 

Ahaber

İRAN-ABD HATTINDA 60 GÜNLÜK YOL HARİTASI MASADA

İsviçre'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen kritik nükleer zirvede İran ile ABD arasındaki gerilimi düşürmeyi amaçlayan 60 günlük yeni yol haritası ele alınıyor. Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Canan Tercan, yaptırımların kaldırılmasından 300 milyar dolarlık yardım paketine, İsrail'in süreci sabote etme ihtimalinden Hürmüz Boğazı kartına kadar müzakerelerde öne çıkan başlıkları A Haber'e değerlendirdi.

300 MİLYAR DOLARLIK DEV YARDIM PAKETİ VE YENİDEN İNŞA SÜRECİ

Yaptırımların kaldırılması karşılığında İran'a sunulan ekonomik vaatlere değinen Tercan, "Yaptırımların ne şekilde kalkacağı henüz detaylandırılmasa da en az 300 milyar dolarlık bir yardım paketi taahhüt edildi. Bu paranın Körfez ülkelerinden temin edilmesi planlanırken, ABD'nin paranın kontrolü ve yeniden inşa sürecinde aktif rol alması bekleniyor. Ancak İran ile ABD arasındaki sürtüşmenin önüne geçmek için hangi prosedürün uygulanacağı hâlâ büyük bir soru işareti" ifadelerini kullandı.

İSRAİL'İN SABOTAJ İHTİMALİ VE LÜBNAN DENGESİ

Masadaki en kırılgan maddelerden birinin İsrail-Lübnan hattındaki gerilim olduğunu belirten Dr. Canan Tercan, "İsrail kendi güvenliğini bahane ederek Güney Litani'de işgalci değil, gözlemci konumunda kalmak isteyebilir. Bu durum Lübnan'ın toprak bütünlüğü açısından kabul edilemez. İsrail'in süreci sabote etmek için sahte bayrak operasyonları yapması veya vekil güçler üzerinden çatışmaları körüklemesi ihtimali müzakereleri ciddi şekilde baltalayabilir" değerlendirmesinde bulundu.

DİPLOMASİ MASASINDAKİ "GİZLİ KABİNE" VE MAGA İDEOLOJİSİ

ABD heyetindeki isimlerin ideolojik farklılıklarına dikkat çeken Tercan, "Bir tarafta ABD'nin çıkarlarını ön plana alan MAGA ideolojisiyle Vance var, diğer tarafta ise İsrail'in genişleme politikalarına yakın duran Kushner ve Vitkoff bulunuyor. Masayı gizlice sabote etmek isteyen bir İsrail eli olarak Kushner ve Vitkoff'un varlığı, 60 günlük süreci oldukça gergin kılacaktır" şeklinde konuştu.

URANYUM KRİZİ VE HÜRMÜZ BOĞAZI KARTI

İran'ın nükleer kapasitesi ve Hürmüz Boğazı üzerindeki stratejik hamlelerini değerlendiren Dr. Canan Tercan, "Uranyumun ülke dışına çıkmaması İran için bir başarı olarak sunulsa da seyreltme işleminin hangi seviyede kalacağı hâlâ tartışmalı. İran, Hürmüz Boğazı'nı kapatma kartını Lübnan meselesi üzerinden bir koz olarak kullanmaya devam ediyor. G7 ülkeleri boğazın açık kalması için Trump'a baskı yaparken, İran tarafı ABD'ye olan güvensizliğini her fırsatta dile getiriyor" dedi.

G7 BASKISI VE TRUMP'IN İMZA HAMLESİ

Sürecin neden hızlandığına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Tercan, "Trump, G7 ülkelerinin Hürmüz Boğazı baskısı nedeniyle süreci erkene alarak imzayı attı. Cuma gününü beklemeden gelen bu hamle, sahadaki kaygan zeminde ön almak istemesinden kaynaklanıyor. Ancak İsrail ve İran içindeki siyasi çatlaklar, bölgede kalıcı bir barışın önündeki en büyük engel olarak durmaya devam ediyor" ifadelerini kullandı.