Özgür Özel yine Avrupa kapısında: Türkiye'yi şikayet etti Batı'dan destek istedi

Özgür Özel yine Avrupa kapısında: Türkiye'yi şikayet etti Batı'dan destek istedi

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, The Economist'e ele aldığı yazısında yine Türkiye'yi Avrupa'ya şikayet etti. Özel, Macaristan eski Başbakanı Orban'ın seçimi kaybetmesinden cesaret bulduklarını belirterek Türk demokrasisini ve Başkan Erdoğan'ı hedef aldı. Özel, İBB’deki yolsuzluk soruşturmalarını görmezden gelerek, baklava kutusundaki rüşvet görüntüleri ile CHP’li belediye başkanlarından gelen itiraflara rağmen Ekrem İmamoğlu’nu savunup soruşturmaları "uydurma dava" olarak nitelendirdi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, The Economist için kaleme aldığı yazıyla bir kez daha Türkiye'yi Batı'ya şikayet etti. Özel, "Avrupa Birliği'nin kurumsal çerçevesinin dışındayız" diyerek Türk yargısını ve Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alarak mesnetsiz ithamlarda bulundu.

Macaristan Başbakanı Victor Orban, nisan ayında yapılan seçimleri kaybederek 3 dönem yürüttüğü görevi sona erdi. (AA) Macaristan Başbakanı Victor Orban, nisan ayında yapılan seçimleri kaybederek 3 dönem yürüttüğü görevi sona erdi. (AA)

"ORBAN'IN YENİLMESİNDEN CESARET BULDUK"

CHP Genel Başkanı yazısında, Macaristan ile Türkiye'deki demokrasiyi kıyaslayarak, Victor Orban'ın başkanlık seçimini kaybetmesinden cesaret bulduklarını ifade ederek batılı ülkelere "Bizi de destekleyin" çıkışı dikkat çekti.

İBB'DEKİ YOLSUZLUĞU GÖRMEZDEN GELDİ

Özel'in yazısında İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik yolsuzluk ve rüşvet soruşturmalarına ilişkin değerlendirmeleri de tartışma yarattı. Her geçen gün CHP'li belediye başkanlarının etkin pişmanlık kapsamında verdiği itiraflara rağmen Ekrem İmamoğlu'nun suçsuz olduğunu savunma devam etti.

CHP'li belediyelere yönelik operasyonların siyasi olduğunu iddialarına devam eden Özel, tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu hakkında açılan davaların "uydurma" olduğunu ileri sürdü.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in The Economist'e ele aldığı yazısında CHP'li belediyelerdeki yolsuzluk ve rüşvet soruşturmalarının uydurma dava olduğunu öne sürdü. (Foto: The Economist) CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in The Economist'e ele aldığı yazısında CHP'li belediyelerdeki yolsuzluk ve rüşvet soruşturmalarının uydurma dava olduğunu öne sürdü. (Foto: The Economist)

"MUHALEFETİ FELÇ ETMEK İSTİYORLAR" İDDİASI

Özel, yazısında Başkan Erdoğan'ın CHP'li belediyelere yönelik operasyonlarla muhalefeti baskı altına almak istediğini iddia ederek, "Sayın Erdoğan şimdi de partimizin belediye başkanlarına uydurma davalarla saldırarak, partimizi felç etmeyi ve kontrol edebileceği bir muhalefet yaratmayı hedefliyor. 2024'ten bu yana yaklaşık 25 CHP belediye başkanı tutuklandı, tutuklu yargılandı ve fiilen adli ve idari tedbirlerle görevden uzaklaştırıldı" ifadelerini kullandı.


CUMHURİYET REJİMİNE VE DEMOKRASİYE SALDIRI

Akademisyen ve Hukukçu Doç. Dr. Levent Ersin Orallı, "Erdoğan'ın rejimi" ifadesinin sadece bir kelime oyunundan ibaret olmadığını, aynı zamanda Türkiye'nin demokratik işleyişine ve Cumhuriyet değerlerine yapılmış açık bir saldırı olduğunu ifade etti. Bu söylemlerin, Türkiye'nin demokratik seçimlerle şekillenen yönetimini değersizleştirmeye çalıştığını belirten Orallı, "Erdoğan'ın rejimi dediğiniz zaman, demokrasiye karşı bir saf tutuyorsunuz. Cumhuriyet rejiminin bizi bu noktaya getirmiş olduğu bütün nimetleri elinizin tersiyle itiyorsunuz." şeklinde konuştu. Bu çarpıcı tespit, Özel'in sözlerinin sadece iktidarı eleştirmekten öte, Türkiye'nin yönetim biçimini ve anayasal düzenini hedef aldığını açıkça ortaya koydu.

Levent Ersin Orallı, Özgür Özel'in Batı'ya Türkiye'yi şikayet etmesiyle bir kez daha Türk demokrasisinin ve Başkan Erdoğan'ın hedef alındığını belirtti. (Foto: A Haber - Ekran Görüntüsü ) Levent Ersin Orallı, Özgür Özel'in Batı'ya Türkiye'yi şikayet etmesiyle bir kez daha Türk demokrasisinin ve Başkan Erdoğan'ın hedef alındığını belirtti. (Foto: A Haber - Ekran Görüntüsü )

TÜRKİYE'Yİ YURT DIŞINDA ŞİKAYET ETME İHANETİ: "BİZ VENEZUELA DEĞİLİZ, VİETNAM DEĞİLİZ!"

Özel'in bu açıklamalarının, Türkiye'yi sanki demokrasi dışı bir rejimle yönetilen bir 3. Dünya ülkesi gibi gösterme çabası olduğunu ifade eden Orallı, "Yurt dışında Türkiye'yi parmakla gösteriyor oluyorsunuz." sözleriyle aktardı. Türkiye'nin son dönemde attığı güçlü adımların ve mazlumlara sahip çıkmasının, bazı çevreleri rahatsız ettiğini vurgulayan Orallı, "Ki Türkiye'nin çok güçlü hamleler yaptığı bir zaman diliminde, Türkiye'nin mazluma bu kadar güçlü sahip çıktığı bir zaman diliminde Türkiye'yi, bilerek ya da bilmeyerek, itibarsızlaştırmaya gayret ediyorsunuz." dedi.

Özel'in Türkiye'yi Venezuela veya Vietnam gibi ülkelerle aynı kefeye koymaya çalışmasına da sert tepki gösteren Orallı, "Bu rejim Erdoğan'ın rejimi değil. Hükümetin, Cumhurbaşkanlığı pozisyonunda Recep Tayyip Erdoğan var. Ama bu rejim Cumhuriyet. Bu ülkenin yönetim anlayışı demokrasi. Bakın biz Venezuela değiliz, Vietnam değiliz." ifadelerini kullandı.

Orallı, Özel'in Macaristan ile Türkiye siyaset yapısının kıyaslarken ʺBize destek verinʺ sözlerinin dış müdahaleye zemin hazırlamak olduğunu ve bu durumu büyük bir tehlike olarak nitelendirdi. (Foto: A Haber - Ekran Görüntüsü) Orallı, Özel'in Macaristan ile Türkiye siyaset yapısının kıyaslarken ʺBize destek verinʺ sözlerinin dış müdahaleye zemin hazırlamak olduğunu ve bu durumu büyük bir tehlike olarak nitelendirdi. (Foto: A Haber - Ekran Görüntüsü)

BATI'DAN MEDET UMAN MUHALEFET ANLAYIŞI: "BİZE YARDIM EDİN, BU REJİMİ EL BİRLİĞİYLE DEVİRELİM"

Özel'in açıklamalarının ardında yatan asıl niyetin, dış müdahaleye zemin hazırlamak olduğunu savunan Orallı, bu durumu büyük bir tehlike olarak nitelendirdi. "Bizi Türkiye'yi, o devletlerle aynı ligde gibi göstermeye gayret etmek, Türkiye'ye '3. Dünya ülkesi' yaftası yapıştırmak, onların söyleminden ve demokrasisinden medet ummaktır." sözleriyle aktardı. Özel'in The Economist röportajındaki ifadelerinin alt metninde yatan tehlikeli mesajı deşifre eden Orallı, "Yani yine şunu söylüyor Özgür Özel: 'Bize yardım edin.' Bize destek olun diyor. 'Bize destek olun, bu rejimi el birliğiyle devirelim' diyor." ifadelerini kullandı. Bu durumun, Türkiye'nin bağımsızlığına ve egemenliğine yönelik büyük bir tehdit olduğunu vurguladı.

"MACARİSTAN SENARYOSU TUTMAZ"

Derginin iki ülkenin muhalefetini birbirine benzetme çabasının sosyolojik ve siyasi gerçeklerle bağdaşmadığını vurgulayan Gazeteci Ekrem Kızıltaş, "Aklı başında herkes de Macaristan'daki muhalefetle Türkiye'deki muhalefet arasında bir benzerlik olmadığını bilir. Çünkü Macaristan'da seçimi kazanan kişi Orban'ın yanında yetişen ve Orban'la zihniyet açısından bir farkı olmayan Peter Magyar'dır. Dolayısıyla hangi benzerlik var? Senin Cumhuriyet Halk Partisi olarak hiçbir benzerliğin yok. İki ülkedeki muhalefet arasında benzerlik yok." şeklinde konuştu.

Gazeteci Ekrem Kızıltaş, Özel'in CHP'li belediyelere yönelik süren yargı sürecini ʺuydurma davaʺ şeklindeki ifadelerine sert tepki gösterirken CHP'li belediye başkanlarının dava sürecinde etkin pişmanlık kapsamında yaptıkları itirafları hatırlattı. (Foto: A Haber - Ekran Görüntüsü) Gazeteci Ekrem Kızıltaş, Özel'in CHP'li belediyelere yönelik süren yargı sürecini ʺuydurma davaʺ şeklindeki ifadelerine sert tepki gösterirken CHP'li belediye başkanlarının dava sürecinde etkin pişmanlık kapsamında yaptıkları itirafları hatırlattı. (Foto: A Haber - Ekran Görüntüsü)

MUHALEFET TEL TEL DÖKÜLÜYOR: AK PARTİ'YE BÜYÜK KATILIM

Türkiye'deki muhalefetin 2024 mahalli seçimlerinden ders çıkardığı yönündeki iddiaları yalanlayan Kızıltaş, gerçek tablonun tam tersi olduğunu belirterek, "Türkiye'deki muhalefet yenilgilerden ders çıkardı diyorlar. 2024 mahalli seçimlerinde bir ders çıkarılmış gibi oldular fakat 2024 mahalli seçimlerinden bugüne baktığımızda tel tel dökülen bir ana muhalefet var." ifadelerini kullandı. Kızıltaş, muhalefet saflarından kopuşların boyutunu şu sözlerle aktardı: "17 tane belediye başkanı; bunlardan biri büyükşehir, birisi il, diğerleri büyük ilçe belediye başkanları istifa edip AK Parti'ye geçen bir ana muhalefet var." dedi.

İTİRAFLAR VE YOLSUZLUK DOSYALARI: "MİLYONLARCA EURO HAVADA UÇUŞUYOR"

CHP'li belediyelerde yaşanan hukuki krizlerin ve rüşvet iddialarının üstünün örtülemeyeceğini vurgulayan Ekrem Kızıltaş, "İşin garibi şu anda birçok tutuklu belediye başkanları var ve tutuklu belediye başkanlarının da itirafçı oldukları bir süreç yaşıyoruz. 1 milyon euro verdik, 1 milyon 200 bin verdik, şunu verdik, bunu verdik, arabasını yaptırdık, babasına araba aldık falan diyen belediye başkanları var. Bunları hiç kimse uydurmuyor, belediye başkanları kendi itiraf ediyor." şeklinde konuştu.

Gazeteci Zafer Şahin, Özel'in verdiği röportajın 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı'nda ele alınmasının tarihsel olarak önemine dikkat çekerek yapılanın hazin bir durum olduğunu belirtti. (Foto: A Haber - Ekran Görüntüsü) Gazeteci Zafer Şahin, Özel'in verdiği röportajın 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı'nda ele alınmasının tarihsel olarak önemine dikkat çekerek yapılanın hazin bir durum olduğunu belirtti. (Foto: A Haber - Ekran Görüntüsü)


19 MAYIS RUHUNA İHANET GİBİ ŞİKAYET: "NE KADAR HAZİN BİR DURUM!"

Gazeteci Zafer Şahin, muhalefetin tavrını sert sözlerle eleştirerek, "19 Mayıs'ın yıl dönümünde İngiliz Economist'e her zaman yaptığını yapıp kendi ülkeni şikayet ediyorsun. Ne kadar hazin bir durum!" ifadelerini kullandı. Şahin, Türkiye'de iktidara talip olan bir yapının, dış odaklara sığınmasını siyasi bir "dehşet anı" olarak tanımladı.

Muhalefetin dış kaynaklı enerji arayışını geçmişteki örneklerle masaya yatıran Şahin, sükutu hayalin kaçınılmaz olduğunu vurgulayarak "Ama bak yine sükutu hayale uğrayacaklar. Niye diyeceksin, bak bugün ne olmuş. Bunlar şimdi o kadar enteresan ki hep Batı'dan medet umuyorlar." şeklinde konuştu. Geçmişteki "umut" balonlarını tek tek hatırlatan Şahin, "Ne diyor; 'Macaristan seçimlerinden umutlandık'. Daha önce Çipras Yunanistan'da iş başına geldiğinde de umutlanmışlardı. Biden Amerika'da iş başına geldiğinde de yine umutlanmışlardı." ifadelerini kullandı.

KENDİ ÜLKESİNE YABANCILAŞAN SİYASET

Türkiye'nin siyasi iklimini Macaristan üzerinden okumaya çalışan muhalefete "harita" üzerinden tarihi bir ders veren Şahin, coğrafi ve demografik gerçekleri hatırlattı. Zafer Şahin, "Bir türlü şunu anlamıyorlar; umutlanmanız gereken yer Türkiye. Burada siyaset yapıyorsunuz. Haritayı aç bak; Macaristan'ın komşuları kim? Avusturya, işte Slovakya, Hırvatistan... Biraz Ukrayna ile bir sınırı var, altta Romanya var. E bak kardeşim Türkiye'nin komşuları kim? Türkiye'nin nüfusuna bak, Macaristan'ın nüfusuna bak." sözleriyle coğrafyanın siyaset üzerindeki belirleyici gücüne vurgu yaptı.

Şahin, muhalefetin kendi topraklarından değil, dışarıdaki seçim sonuçlarından güç almaya çalışmasını Türkiye için kabul edilemez bulduğunu belirtti. Gazeteci Zafer Şahin, "Sen neden Macaristan'daki seçim sonucuyla kendi ülkeni eşleştirerek buradan bir enerji oluşturmaya çalışıyorsun?" sorusunu yönelterek, yerli siyasetin ancak milletin iradesiyle mümkün olabileceği gerçeğini bir kez daha hatırlattı.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin