İran'ı yöneten güç: Payidari Cephesi | Mücteba Hamaney'in bağı ne?
İran savaşında ülkenin üst düzey isimlerinin öldürülmesi Tahran rejiminde derin bir yönetim boşluğu oluştururken, karar mekanizmalarının kimlerin elinde olduğu sorusu yeniden gündeme geldi. Banu El'in sunduğu Arka Plan programına konuk olan Akademisyen-İran Uzmanı Oral Toğa, İran'ı fiilen yönettikleri iddia edilen Payidari Cephesi'ne ilişkin bilinmeyenleri ve rejimdeki kritik etkilerini A Haber'de anlattı.
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik 28 Şubat'ta başlattığı saldırılarda ülkenin dini lideri Ayetullah Ali Hamaney ve üst düzey isimlerin öldürülmesiyle Tahran yönetiminde ciddi sorunlar ortaya çıktı. Savaş sürecinde suikast sonucu öldürülen isimlerin makamlarında oluşan boşluk, İran'da yeni bir yönetim boşluğu oluştururken ülke içindeki karar mercilerinin de varlığı yeniden gündeme geldi.
Ali Hamaney'in ölümünün ardından göreve gelen Ayetullah Mücteba Hamaney'in sağlık durumuna ilişkin ortaya atılan iddialar ve ABD ile ateşkes süreci birçok soru işaretlerini beraberinde getirirken "İran'da yönetim kimin elinde?" sorusu A Haber'de Banu El'in sunduğu Arka Plan programında masaya yatırıldı. Akademisyen-İran Uzmanı Oral Toğa, konuya ilişkin İran'ı yöneten güç olarak görülen "Payidari Cephesi"nin rejimdeki etkisini anlatarak merak edilen soruları yanıtladı.
PAYİDARİ CEPHESİ
- 2011 yılında kuruldu
- Mevcut yönetimin ideolojik temellerini oluşturuyor
- Fiilen İran'ı yönettikleri söyleniyor
- Vekalet-i Fakih'e mutlak bağlılar
- Batı ile müzakerelere kesinlikle karşılar
- Savaş sonrası atanan komutanlarda büyük etkileri var
MUHAFAZAKARIN DA MUHAFAZAKARI: PAYDARİ CEPHESİ'NİN YÜKSELİŞİ
İran siyasetinde son dönemde öne çıkan Paydari Cephesi'nin kim olduğunu ele alan Oral Toğa, "Paydari Cephesi denilen cephe o kadar sahada, muhafazakarın muhafazakarı bir yerde duruyor ki, diğer tüm eski Devrim Muhafızları komutanları bile onların yanında hafif kalıyor" ifadelerini kullanarak bu grubun radikalliğine dikkat çekti. Toğa, bu yapının köklerinin ne kadar derin ve sert olduğunu vurgularken, rejimin içindeki "ılımlı" sayılabilecek her türlü sese karşı geldiklerini belirtti.
Oral Toğa, Payidari Cephesi'nde Mücteba Hamaney'in başında olduğu ve mevcut yönetimin ideolojik temellerini oluşturduğunu belirtti. (Foto: A Haber - Ekran Görüntüsü)
KALİBAF'A MUHTIRA VE 1999'UN KARANLIK İZLERİ
Bugün Meclis Başkanı olan Kalibaf'ın bile bu radikal grup tarafından hedef tahtasına oturtulması, rejimin içindeki çatışmanın boyutunu belirten Oral Toğa, geçmişteki tarihi bir kırılma noktasına atıfta bulunarak, "Eskinin Devrim Muhafızları komutanı Kalibaf, 1999'da Hatemi reformlarına karşı öğrenci hareketleri başladığında, Hatemi'ye 'ayağını denk al' şeklinde 25 komutanın imzasıyla verilen muhtıra mahiyetindeki mektubun imzacılarından biriydi. Ancak bugün Kalibaf bile Paydari için yeterince muhafazakar görülmüyor" sözleriyle aktardı.
RADİKALİZMİN SEMBOLLERİ: HAMİT RESAİ VE AGA TEHRANİ
Paydari Cephesi'nin en sert iki ismi olan Hamit Resai ve Aga Tehrani olduğunu belirten Toğa, "Aga Tehrani ile Resai o kadar muhafazakar, o kadar ideolojik saiklerle yaklaşan insanlar ki, Resai mecliste muhafazakarlara 'yeterince muhafazakar değilsiniz' diyerek muhalefet ediyor" şeklinde konuştu.
Akademisyen-İran Uzmanı Oral Toğa (Foto: A Haber - Ekran Görüntüsü)
ABD'DE İMAMLIKTAN TAHRAN'DA RADİKALİZME
Aga Tehrani'nin geçmişindeki ilginç detaylar, bu ekibin ne kadar karmaşık bir yapıya sahip olduğunu gösteriyor. Oral Toğa, "Aga Tehrani, İran İslam Cumhuriyeti döneminde ABD'de imamlık yapmış bir profil. Ancak bugün en sert Amerika karşıtı ve radikal hattın başında yer alıyor" sözleriyle İran içindeki durumu aktardı. Toğa, bu isimlerin temel felsefesinin "Rehber'e mutlak itaat" üzerine kurulu olduğunu ve halkın aç kalması pahasına bile olsa ideolojik savaştan ödün vermediklerini vurguladı.
HAKKANİ MEDRESESİ VE İSTİHBARATIN KARANLIK YÜZÜ
Paydari Cephesi'nin ideolojik mutfağı olan Hakkani Medresesi'nin kurucusu Ayetullah Mesbah Yezdi'den bahseden Toğa, "Ayetullah Mesbah Yezdi, Hakkani Medresesi'nin kurucusudur. İran istihbaratını kuran Rey Şehri ve Fellahyan gibi isimler buradan yetişmiştir. 1990'lı yıllarda Türkiye'de de yaşanan bazı siyasi cinayetlerin failleri bu ekiplerdir" ifadelerini kullandı.








