Hürmüz'de sığ sularda stratejik üstünlük | "ABD o kıyıya giderse haşat olur"

Giriş Tarihi:Son Güncelleme:
ahaber.com.tr - Özel Haber
Hürmüz'de sığ sularda stratejik üstünlük | "ABD o kıyıya giderse haşat olur"

Orta Doğu’nun kalbi olarak görülen Hürmüz Boğazı’nda tansiyon kritik seviyeye ulaştı. ABD Başkanı Donald Trump’ın ültimatomunun dolmasına saatler kala dünyanın gözü bu stratejik geçide çevrildi. Orta Doğu Uzmanı Mete Sohtaoğlu, A Haber ekranlarında Amerikan kuşatmasının perde arkasını ve mayın krizinin bilinmeyenlerini değerlendirerek, ablukanın topyekûn savaştan önceki son adım olabileceğini vurguladı. Sohtaoğlu ayrıca, İran’ın dikey mayın tehdidine ve sığ suların taşıdığı stratejik risklere dikkat çekti.

Hürmüz Boğazı'nda artan askeri hareketlilik, Orta Doğu'da küresel dengeleri sarsabilecek yeni bir krizin habercisi olarak değerlendiriliyor. ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a verdiği ültimatomun dolmasına saatler kala bölgede tansiyon zirveye ulaşırken, dünya gözünü bu stratejik geçide çevirmiş durumda.

ELPİS GEMİSİ VE MANİPÜLASYON SAVAŞI

Bölgedeki sıcak gelişmeleri değerlendiren Orta Doğu Uzmanı Mete Sohtaoğlu, "Şu an Elpis dediğimiz gemi üzerinden her iki tarafın da durumu manipüle ettiği bir süreçten geçiyoruz. Bugün saat 13.00 itibarıyla uydu verilerine baktığımızda, Elpis gemisinin Hürmüz Boğazı'nın tam içinde değil, Umman Denizi hattında, mavi noktayla işaretlenen bölgede yer aldığını görüyoruz. Bu gemi şu an angajman kurallarını delen bir figür olarak öne çıkarılıyor" ifadelerini kullandı. Sohtaoğlu, bölgedeki Amerikan ablukasının hukuki dayanağının tartışmalı olduğunu vurgulayarak, "ABD'nin tek taraflı uyguladığı bu abluka, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararı olmadığı için hukuki bir zemin arz etmiyor ancak sahada durum çok daha karmaşık" sözleriyle durumun ciddiyetine dikkat çekti.

(fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)(fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

DENİZ TRAFİK POLİSLİĞİ VE PSİKOLOJİK BASKI

Bölgedeki Amerikan varlığının sanıldığı gibi kıyı hattına dayanmadığını belirten Mete Sohtaoğlu, "İnsanlar savaş gemilerini kıyıdan göreceklerini hayal ediyor ancak Amerikan donanması şu an Umman'ın Sur bölgesine kadar olan hattı kesmiş durumda. Henüz Körfez'in içine girmiş bir Amerikan varlığından bahsedemeyiz" dedi. ABD'nin bölgeyi bir "gri alan" haline getirdiğini ifade eden Sohtaoğlu, "Washington yönetimi, Umman kıyılarından İran topraklarına kadar olan bölgede 16. frekanstan gemilere sesli uyarılar yaparak tacizlerde bulunuyor, yönlerini değiştirmeleri için telkinde bulunuyor. Daha da ötesi, ABD Hazine ve Maliye Bakanlığı el altından bu gemilerin sigorta poliçelerini iptal ettirerek onları sivil ve korumasız bırakıyor. ABD burada adeta kendi kendine bir deniz trafik polisliği yapıyor" şeklinde konuştu.

(fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)(fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

KRİTİK TARİH: 22 NİSAN ÇARŞAMBA GECE YARISI!

Bölgedeki askeri hareketliliğin bir zaman ayarı olduğunu hatırlatan Mete Sohtaoğlu, "ABD Başkanı Trump'ın İran'a verdiği tek taraflı ültimatomun süresi 22 Nisan Çarşamba günü gece yarısı doluyor. Bu tarih hayati önemde. Her ne kadar İslamabad'da bir müzakere masası kurulsa bile, buradan kalıcı bir barış çıkması mevcut şartlarda pek mümkün görünmüyor" uyarısında bulundu. Sohtaoğlu, bölgedeki askeri yığınağın sadece Hürmüz ile sınırlı kalmadığını, Yemen ve Babü'l Mendep hattında da büyük bir hazırlık olduğunu "Umman kıyılarında yoğunlaşan bir ABD askeri hazırlığı net bir şekilde görülüyor" sözleriyle aktardı.

(fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)(fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

HÜRMÜZ'DEKİ GİZEMLİ MAYINLAR VE "AKILLI" TEHLİKE

Hürmüz Boğazı'ndaki mayın iddialarına da açıklık getiren Mete Sohtaoğlu, "İlk başta 7-8 mayından bahsediliyordu ancak bu haberlerden sonra uluslararası deniz trafiği İran tarafından kendi kıyılarına yakın güvenli bir rotaya kaydırıldı. İran'ın bu mayınların haritasını kaybettiği yönündeki iddialar dolaşsa da işin aslı farklı olabilir" dedi. İran'ın elindeki teknolojik güce dikkat çeken Sohtaoğlu, "Çin'in İran'a 'akıllı mayın' olarak tabir edilen, dost ve düşmanı ayırt edebilen IFF sistemli yeni nesil mayınlar verdiği iddia ediliyor. Devrim Muhafızları'nın 'deniz dibinden dikey fırlatılan mayınlarımız var' açıklamasıyla birleştirdiğimizde, 25-30 metrelik sığ sularda Amerikan devasa gemilerinin manevra yapması imkansız hale geliyor. Çünkü İran'ın da burada hem dünyada da iyi bir durumdalar gemisavar füzelerinde, kıyı savunma sistemlerinde tabiri caizse haşat olacak bir ABD donanması var." ifadelerini kullandı.

(fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)(fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

BÜYÜK PAZARLIK: ADALARDA AMERİKAN ASKERİ TALEBİ

Hürmüz'deki krizin sadece bir geçiş hakkı meselesi olmadığını, perde arkasında devasa bir bölgesel dizayn çabası olduğunu belirten Mete Sohtaoğlu, "Asıl mesele sükunet sonrası düzenin pazarlığıdır. ABD, El-Udeid ve Dafra üslerindeki askerlerini tahliye etme karşılığında İran'ın hava savunma sistemlerini 200 kilometre içeri çekmesini istiyor. Ancak en çarpıcı talep şu: ABD; Ebu Musa, Büyük Tunb ve Küçük Tunb adalarında Amerikan askerlerinin konuşlanmasını veya çok uluslu bir gücün burada statü kazanmasını istiyor. İran ise bu talepleri kesin bir dille reddediyor" açıklamasında bulundu.

(fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)(fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

48-72 SAAT İÇİNDE SICAK TEMAS RİSKİ

Önümüzdeki birkaç günün dehşet anlarına gebe olduğunu vurgulayan Mete Sohtaoğlu, "Önümüzdeki 48 ya da 72 saat içerisinde bir ABD gemisinin Hürmüz'de bir ticaret gemisine müdahale etmesi, gemiye çıkması (boarding) veya onu zorla bir limana götürmesi gibi bir senaryo bekliyoruz. Bu durum gerginliği patlatacaktır" dedi. İsrail faktörünün de bu ateş hattında unutulmaması gerektiğini hatırlatan Sohtaoğlu, "Bölgede kimliği belirsiz bir güç tarafından bir ABD gemisine yapılacak herhangi bir saldırı, anında İran'ın üzerine yıkılacak bir kumpasın parçası olabilir" sözleriyle provokasyon uyarısında bulundu.

(fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)(fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

ABLUKA: TOPYEKUN SAVAŞIN SON ADIMI

Hürmüz'deki ablukanın ne anlama geldiğini tarihi perspektifle açıklayan Mete Sohtaoğlu, "Savaş tarihine baktığımızda abluka kelimesi, topyekun bir savaşın veya devasa bir bombardımanın bir önceki adımıdır. Şu an İran izole ediliyor ve bu durum petrol fiyatlarını 150-200 dolar seviyelerine fırlatabilir" dedi. Sohtaoğlu, Amerika'nın "ufuk ötesi postür" stratejisiyle Diego Garcia gibi uzak üslerden bombardıman hakkını saklı tutmak istediğini belirterek, "Bu, İran'ın tüm bölgesel varlığının, Yemen'den Suriye'ye kadar olan nüfuzunun masada olduğu devasa bir pazarlık sürecidir" diyerek sözlerini noktaladı.

Mobil uygulamalarımızı indirin