Küresel petrol krizi derinleşiyor! Türkiye enerjide bağımsızlık politikasıyla şahlanışını yaşıyor

ABD-İsrail-İran savaşıyla dünya piyasaları derin bir petrol kriziyle karşı karşıya kalırken, Türkiye'nin enerjide tam bağımsızlık doğrultusunda attığı adımların önemi bir kez daha gözler önüne seriliyor. Dönemin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak tarafından temelleri atılan Milli Enerji ve Maden Politikası, Türkiye’nin en büyük güvencesi olarak öne çıkıyor. Enerji Uzmanı Altuğ Karataş, küresel enerji savaşlarından Türkiye'nin nasıl güvenli liman haline geldiğini vurgulayarak gelinen süreci değerlendirdi.
Küresel enerji dengeleri, İran-ABD-İsrail hattında tırmanan savaşla birlikte sarsılırken, dünya piyasaları derin bir petrol kriziyle karşı karşıya kaldı. Arz güvenliğinin tehlikeye girdiği bu kritik süreçte birçok ülke enerji darboğazına sürüklenirken, Türkiye'nin yıllar önce attığı stratejik adımların önemi bir kez daha ortaya çıkıyor.
Eski Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak döneminde enerjide tam bağımsızlık vizyonu hayata geçti. (Foto: AA)
Dönemin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak tarafından hayata geçirilen "Milli Enerji ve Maden Politikası", bugün Türkiye'nin en büyük güvencesi olarak tüm yönleriyle kendini gösteriyor. Yerli ve milli kaynaklara dayalı bu strateji sayesinde Türkiye, küresel krizlere karşı daha dirençli bir yapı kazanırken, enerji arzında dışa bağımlılığı azaltma hedefinde önemli mesafe kat etti. A Haber'de Melih Altınok ile Sebep Sonuç programına konuk olan Enerji Uzmanı Altuğ Karataş, Türkiye'nin bağımsız enerji politikasında yürütttüğü adımları ele alarak, gerçekleşen devrim niteliğindeki hamlelerin öneminin Orta Doğu'da çıkan savaşla daha belirgin hale geldiğine dikkat çekti.
DEVLET AKLININ STRATEJİK ÖNGÖRÜSÜ: TERÖR KORİDORUNA KARŞI ENERJİ HAMLESİ
Sınır hatlarındaki hareketlilik ve enerji güvenliği arasındaki kopmaz bağı vurgulayan Altuğ Karataş, "Suriye'nin şu bölgesindeki terör örgütlerinin hepsi şu an o bölgede yok; onları bize karşı nasıl kullanacaklarına dair bir düşünelim. Demek ki Türk devlet aklı bir şeyleri planlamış" ifadelerini kullanarak Türkiye'nin savunma ve enerji stratejisinin eş zamanlı yürüdüğüne dikkat çekti. Karataş, bu büyük dönüşümün başlangıç noktasına işaret ederek, "2016 yılında dönemin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak ve Sayın Cumhurbaşkanımız, 15 Temmuz darbesinden sonra neyi görmüş olabilirler de 'Milli Enerji ve Maden Politikası' diye bir şeyi inşa ettiler?" şeklinde konuştu.
A Haber - Ekran Görüntüsü
MİLLİ ENERJİ VE MADEN POLİTİKASI: YEŞİL VE KIRMIZI DEFTERLERİN HAYATA GEÇİŞİ
Türkiye'nin kendi kaderini tayin etme noktasında enerjiyi en büyük koz olarak masaya koyduğunu belirten Karataş, "Bu yeşil defteri, kırmızı defter gibi hayata geçirdiler ve dediler ki: Biz kendi petrolümüzü arayacağız, dünyanın en büyük altıncı filosuna sahip olacağız; ki şimdi dördüncü oldu" sözleriyle Türkiye'nin denizlerdeki sondaj filosunun dünyada elde ettiği üstünlüğü vurguladı. Bu stratejik hazırlığın önemini örneklerle açıklayan Karataş, "2016'ya göre baktığımızda şunu görüyorum; 2022'deki Ukrayna-Rusya savaşını görmüşler. Avrupa'nın tir tir titrediği, donduğu zaman Türkiye enerjisiz kalmadı" diyerek devlet aklının yıllar öncesinden bugünün krizlerini öngördüğünü ifade etti.











