CANLI | Tel Aviv'de hayat durdu! İran saldırıları İsrail'i felç etti | A Haber vurulan Beerşeba'da
İran'ın misilleme saldırılarının ardından İsrail'de hayat adeta durma noktasına geldi. Normalde hareketliliğin eksik olmadığı Tel Aviv sokakları bomboş kalırken, halk siren sesleri ve telefonlara gelen acil durum uyarılarıyla sığınaklara koşuyor. A Haber Program Müdürü Emine Kavasoğlu, saldırıların merkez üssü Tel Aviv'den Siyonist rejimdeki büyük paniği ve psikolojik çöküntüyü anbean aktardı. Kavasoğlu, İsrail'in artık her noktasının hedef haline geldiğini ve Gazze'ye yıllardır yaşatılan korkunun şimdi İsrail sokaklarına taşındığını vurguladı. Kavasoğlu son olarak İran'ın vurduğu Beerşeba'dan notlarını canlı yayında aktardı.
İsrail ve ABD'nin İran'a yönelik ortak saldırısı Ortadoğu'daki tüm dengeleri sarstı. A Haber canlı yayınında gelişmeleri değerlendiren uzmanlar, saldırının "diplomatik sabotaj" niteliği taşıdığına dikkat çekti. Hamaney'in ölümü ile tansiyon tavan yaparken gözler bir sonraki hamel çin bölgeye çevrildi.
İŞTE DAKİKA DAKİKA YAŞANANLAR
CANLI ANLATIM
A HABER ABD-İSRAİL'İN VURDUĞU TAHRAN'DA
İran’ın başkenti Tahran, dün ve bugün gerçekleştirilen çok şiddetli hava saldırılarıyla sarsıldı. Nilüfer Meydanı ve çevresindeki askeri noktaların hedef alındığı bombardımanlarda, füzelerin şiddeti sivil yerleşim alanlarını harabeye çevirdi.
A HABER ABD-İSRAİL'İN VURDUĞU TAHRAN'DA
Şehirde büyük bir insani dram yaşanırken, can güvenliği endişesi taşıyan halk kitleler halinde başkenti terk etmeye başladı. A Haber muhabiri Ekber Karabağ, saldırıların merkezinden son durumu aktardı.
Tahran’ın en kritik noktalarından biri olan Nilüfer Meydanı’nda yıkımın boyutlarını gözler önüne seren A Haber muhabiri Ekber Karabağ, "Hemen yanı başımızda bir askeri mekan vuruldu ancak dikkat çekici olan, etraftaki birçok sivil binanın da tahrip edilmiş olmasıdır. Bulunduğumuz sokaktaki apartman dairelerinde neredeyse hiç cam kalmamış vaziyette. Kullanılan füzelerin şiddeti o kadar yüksek ki sadece askeri binalar değil, yüzlerce sivil ev de bu saldırılardan doğrudan etkileniyor" ifadelerini kullandı.
Bölgedeki tahribatın sadece tek bir sokakla sınırlı olmadığını vurgulayan Karabağ, "Her yer tozla buz olmuş durumda, belediye ekipleri molozları kaldırmak için çalışıyor ancak yerler cam kırıkları ve yıkılan bina parçalarıyla dolu" sözleriyle dehşetin boyutunu aktardı.
STRATEJİK KARARGAHLAR VURULDU
Saldırıların sadece yerleşim yerlerini değil, devletin en kritik güvenlik mekanizmalarını da vurduğunu belirten Ekber Karabağ, "Devrim Muhafızları’nın ana mekanı olan Sarullah Karargahı çok şiddetli bir şekilde vuruldu. Bugün ise emniyetin genel merkezi hedef alındı. Patlamanın şiddetiyle, saldırı noktasına 300 metre mesafedeki sivil binaların kapıları bile yerinden kopmuş durumda" dedi.
Karabağ, füze isabet oranlarındaki sapmaların daha önce büyük facialara yol açtığını hatırlatarak, "Ülkenin güneyinde bir okula yapılan saldırıda 150’nin üzerinde kız çocuğu hayatını kaybetti. Tahran’da da benzer şekilde hedeflerin şaşması sonucu sivil kayıplar artıyor" şeklinde konuştu.
TAHRAN’DA BÜYÜK GÖÇ
Bombardıman sonrası halkın canını kurtarmak için şehirden kaçtığını ifade eden Karabağ, "Dünden itibaren insanlar Tahran’ı ciddi anlamda boşaltmaya başladı ve bu terk edişler hala devam ediyor. Şehirde az sayıda insan kaldı, mağazaların hemen hemen hepsi kapalı. Sadece fırın, eczane ve benzin istasyonu gibi acil ihtiyaç noktaları hizmet veriyor" dedi.
Sokakların karanlığa gömüldüğünü ve binaların boşaldığını söyleyen Karabağ, "İnsanlar sadece eşyalarını toplamak için kısa süreliğine evlerine giriyor. Şehirde tam bir savaş hali hakim ve herkes bir şekilde canını kurtarmanın derdinde" ifadelerini kullandı.
A HABER VURULAN BEERŞEBA'DA!
İsrail’in Berşeba kenti, İran'ın hedefi oldu. Demir Kubbe hava savunma sisteminin müdahalesine rağmen kente düşen devasa roket parçaları büyük bir yıkıma yol açarken, bölgeden gelen ilk bilgilerde 17 kişinin yaralandığı bildirildi. A Haber ekipleri, saldırının hemen ardından sıcak bölgeye girerek yaşanan paniği ve hasarı yerinden görüntüledi.
SAVAŞ UÇAKLARI VE İHA SESLERİ ALTINDA CANLI YAYIN
Berşeba’daki son durumu aktaran A Haber muhabiri, "Şu anda Berşeba’dayız, yoğun bir hava hareketliliği sesi geliyor, İHA'ların sesi duyuluyor. Telefonlarımıza henüz yeni bir uyarı gelmedi ama gökyüzünde büyük bir hareketlilik var" sözleriyle bölgedeki gergin bekleyişi özetledi. Kent genelinde siren seslerinin ardından duyulan patlamalar, sivil yerleşim alanlarında büyük korkuya neden oldu.
DEMİR KUBBE PARÇALARI YIKIMA YOL AÇTI
Saldırının boyutlarını olay yerinden gösteren A Haber Programlar Müdürü Emine Kavasoğlu, "Bir roket saldırısı düzenlendi ve Demir Kubbe bu rokete müdahale etti. Ancak roket parçaları şu an bulunduğumuz noktaya düştü. Patlamanın şiddetiyle bölgedeki binaların pek çoğu hasar almış durumda. Burası 4-5 bloktan oluşan kalabalık bir site ve evlerin camları, duvarları tamamen kırılmış vaziyette" ifadelerini kullandı. Roketin düştüğü noktada oluşan devasa çukur ve kökünden sökülen ağaçlar, saldırının şiddetini gözler önüne serdi.
RADİKAL BAKAN BEN-GVİR OLAY YERİNDE
Saldırıdan kısa bir süre sonra bölgeye gelen İsrail hükümetinin tartışmalı ismi hakkında bilgi veren A Haber Programlar Müdürü Emine Kavasoğlu, "Kısa süre önce radikal Bakan Ben-Gvir de buradaydı. Gazze’deki soykırımı haklı çıkarmak için elinden geleni yapan Ben-Gvir, saldırının gerçekleştiği bu noktada incelemelerde bulundu" şeklinde konuştu. Olay yerinde arama kurtarma çalışmaları sona ererken, polisin geniş güvenlik önlemleri aldığı ve basın mensupları için bölgenin kısıtlı şekilde açıldığı belirtildi.
İSRAİL ORDUSUNDAN KRİTİK AÇIKLAMA: CEPHE GENİŞLİYOR
İsrail ordusunun Lübnan ve İran eksenindeki faaliyetlerine de değinilen haberde A Haber Programlar Müdürü Emine Kavasoğlu , "İsrail ordusu, son 3 gün içinde İran’a ait 600 askeri tesisin imha edildiğini ve 110 bin yedek askerin seferber edildiğini duyurdu. Aralarında İranlı liderlerin de bulunduğu 20’den fazla hedef vuruldu" bilgisini paylaştı. Öte yandan, Tel Aviv’de gündemi sarsan "Netanyahu’nun konutu vuruldu mu?" iddialarına ilişkin ise, "İsrail’den bu konuda henüz bir yalanlama ya da doğrulama gelmedi, sessizlik korunuyor" sözleriyle belirsizliğin sürdüğünü aktardı.
Kavasoğlu “2024 yılında Hizbullah saldırısı sonrası Netanyahu’nun evinin bulunduğu noktanın hedef alındığı söylenmişti; binada oluşan hasar sosyal medyada paylaşılsa da İsrail bunu hiçbir zaman kabul etmedi, Netanyahu’nun sağlık durumuyla ilgili henüz bir açıklama yok.” ifadelerini kullandı. İsrail yönetiminin sessizliğini koruması, "Netanyahu vuruldu mu?" sorularını beraberinde getirmeye devam ediyor.
TEL AVİV HAYALET ŞEHRE DÖNÜŞTÜ
Savaşın merkez üslerinden biri olan Tel Aviv’de artık eski kalabalıktan eser yok. Bölgedeki değişimi gözlemleyen Kavasoğlu, “Tel Aviv’in o yoğun nüfusunun tamamen bittiğini söyleyebiliriz; insanlar ya sığınaklarda yaşıyor ya da İran-İsrail-ABD savaşı korkusuyla şehri terk ediyorlar.” sözleriyle bölgedeki insansızlaşmaya dikkat çekti. Öte yandan, dün geceki hareketliliğe rağmen şehirde bugün siren seslerinin azalmış olması, İran’ın hedeflerini genişlettiği şeklinde yorumlanıyor.
OLAĞANÜSTÜ HAL UZATILDI
İsrail genelinde güvenlik önlemleri en üst seviyeye çıkarılırken, sivil yaşam durma noktasına geldi. Kararın detaylarını paylaşan Emine Kavasoğlu, “Önce iki gün için ilan edilen olağanüstü hal süresi 10 gün daha uzatıldı; 12 Mart’a kadar devam edeceği söylendi ancak savaş sürerse bu sürenin daha da uzatılması bekleniyor.” şeklinde konuştu.
"MEŞRU HEDEF" İLAN EDİLEN BÖLGELERDE YIKIM BÜYÜK
Saldırıların sadece Tel Aviv ile sınırlı kalmadığı, menzilin tüm İsrail topraklarına yayıldığı belirtiliyor. Beersheba’daki yıkımı yerinde görüntüleyen Kavasoğlu, “Sadece bir füze parçasının binalarda ne kadar derin ve ağır bir hasar bıraktığını görebiliyoruz; İran artık İsrail’in her bir karışını ve Amerikan üslerini meşru hedef olarak görüyor.” dedi. Muhabir ayrıca, Orta Doğu halklarının yıllardır alışık olduğu savaş sahnelerinin artık İsrail sokaklarında yaşandığını, “İsrailliler bu duruma hiç alışık değil, Orta Doğu’nun yaşadığı bu manzaralarla artık kendileri karşı karşıya kalıyor.”
MEDYA KARARTMASINDAN ALGI OPERASYONUNA
İsrail’in çatışmaların başladığı ilk andan itibaren uyguladığı katı sansür mekanizması, bölgedeki Türk ve dünya basını mensuplarının gözlemleriyle sarsıldı. Ancak gelinen noktada durumun tam tersine döndüğünü belirten A Haber Programlar Müdürü Emine Kavasoğlu "Daha önce Gazze’ye düzenlenen saldırılar sırasında sınır bölgelerinde binaların çekilmesine ve görüntülenmesine asla izin verilmezken, bugün bölgede yoğun bir basın mensubu kitlesinin bulunmasının son derece dikkat çekici olduğunu" sözleriyle aktardı.
BEERSEBA’DA NELER YAŞANDI?
Saldırıların hedefi olan noktalardan biri olan Be’er Sheva’daki son durumu değerlendiren saha muhabiri, bölgedeki kısıtlamaların aşama aşama esnetildiğini bildirdi. Kavasoğlu, "Be’er Sheva’ya gelen tüm noktaların başlangıçta kapatıldığını ve bölgeye ulaşmanın imkansız olduğunu" ifade ederek, "Ancak temizleme çalışmaları tamamlanıp hasar tespit edildikten sonra basın mensuplarının içeri alındığını, burada 1’i ağır olmak üzere 17 yaralının bulunduğunu" belirtti. Bölgedeki hasarın çok büyük olmamasına rağmen basının buraya davet edilmesinin altında yatan nedenlerin sorgulanması gerektiğini vurguladı.
İSRAİL’İN SİVİL YERLEŞİM ALANI KURNAZLIĞI
İsrail’in son günlerde basın mensuplarına sunduğu bu imkanın arkasında, saldırılarını dünya kamuoyuna "meşru" gösterme çabası olduğu değerlendiriliyor. Bölgedeki Kavasoğlu, "İsrail’in sivil yerleşim alanlarının hedef alındığı görüntüsünü yaymaya çalışarak biz askeri noktaları vuruyoruz, onlar ise sivil yaşam alanlarını hedef alıyor mesajı vermeye çalıştığını" ifade etti. Kavasoğlu ayrıca, "İsrail'in bu görüntüleri kullanarak kendi saldırılarını meşru bir hak gibi göstermeye çalıştığını ancak tüm dünyanın İsrail’in sivilleri nasıl katlettiğine defalarca tanıklık ettiğini" sözlerine ekledi. Savaşın seyrinin değiştiğini belirten kaynaklar, İsrail’in saldırılarına devam etmesi durumunda bunun karşılığını sert bir şekilde göreceği mesajının da sahada hissedildiğini bildirdi.
ABD VE İSRAİL'DEN SİNSİ KUŞATMA
Ortadoğu’da sular bir an olsun durulmazken, ABD ve İsrail’in bölgedeki hava operasyonlarında kullandığı “hayalet” teknolojiler dünya gündemini sarstı. Tüm bunları A Haber canlı yayınına katılan uzman isimler değerlendirdi.
İRAN’IN İDDİALARI VE TRUMP’IN ÇELİŞKİLİ POLİTİKASI
Sabah Gazetesi Dış Haberler Müdürü Bercan Tutar, bölgedeki can kayıplarına ilişkin çarpıcı iddiaları dile getirerek, "İran tarafında 200 kadar askerin öldüğü söyleniyor. Batı medyasında, halkın rejim değişikliği girişimlerinden ders aldığı ancak Trump’ın ders almadığı yönünde manşetler var" dedi. Trump’ın geçmişteki söylemleriyle bugünkü aksiyonları arasındaki çelişkiyi vurgulayan Tutar, "2010'larda 'Orta Doğu'daki savaşlara bulaşmak salaklıktır, 8 trilyon dolar kaybettik' diyen bir Trump vardı. Şimdi ise 'taleplerimiz karşılanana kadar saldırılar devam edecek' diyen bir yaklaşım sergiliyor" değerlendirmesinde bulundu.
GÖRSEL SAVAŞIN GALİBİ KİM? "BİR GÖRÜNTÜ ON SAAT ANLATMAKTAN DAHA ETKİLİ"
Savaşın sadece sahada değil, algı dünyasında da sürdüğünü belirten Tutar, görsel rasyonalitenin önemine değinerek, "Uluslararası ilişkilerde ve tarihi kırılma noktalarında görsellik, vakanın kendisinden çok daha öne çıkar. Bir olayı on saat anlatsanız da bir görüntü kadar etkileyici olmaz. Bir Amerikan askerinin bu acıklı hali hafızalarda yer edecektir" ifadelerini kullandı. Bölgedeki tarihsel sürece de değinen Tutar, "1988'den sonra Suriye, Lübnan ve Irak'ta önü açılan bir İran vardı. Ancak 2016'da Trump'ın gelişi ve özellikle Kasım Süleymani suikastı sonrası, artık önü açılan bir İran yerine düğmesine basılan bir İran süreci başladı" sözleriyle bölgedeki yeni stratejik denklemi aktardı.
UZMAN PİLOT AHMET İZGİ’DEN TEKNİK ANALİZ
Programda görüşlerine başvurulan deneyimli pilot Ahmet İzgi de uçak kazaları ve askeri havacılık noktasındaki tecrübelerini paylaşmak üzere yayına dahil oldu. Bölgedeki uçak düşme hadiseleri ve pilotların durumuna dair teknik ayrıntıların tartışıldığı bölümde, ABD’nin teknolojik üstünlüğünün sahada her zaman karşılık bulamadığına dikkat çekildi.
HAYALET UÇAKLARIN SIRRI: KARBON FİBER VE TASARIM
Elektronik Yüksek Mühendisi Pilot Ahmet İzgi, ABD ve İsrail’in saldırı anında kullandığı teknolojilerin radara yakalanmama sırrını deşifre etti. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Elektronik Yüksek Mühendisi Pilot Ahmet İzgi , "Bu uçakların ortak noktası dış yüzeylerinin alüminyum değil, karbon fiber olmasıdır. Radar sinyalinin metal parçaya çarpıp geri dönmesi gerekirken, bu yapılar sinyali emiyor ve geri yansıtmadığı için uçaklar görünmez hale geliyor," ifadelerini kullandı. B-2 uçaklarının tasarımındaki farklılığa dikkat çeken uzman, "B-2 uçaklarında dikey stabilizatör bulunmuyor, bu da aşağıdan gönderilen sinyalin çarpabileceği bir yüzeyin olmaması demektir," sözleriyle uçağın tasarım harikasını aktardı.
20 KİLOMETRE YÜKSEKLİKTE ASTRONOT KIYAFETLİ PİLOTLAR
B-2 bombardıman uçaklarının operasyon kabiliyetinin sınırları zorladığını belirten Elektronik Yüksek Mühendisi Pilot Ahmet İzgi "Bu uçaklar deniz seviyesinden yaklaşık 15-20 kilometre yukarıda uçuyor. Oksijenin çok az olduğu bu irtifada pilotlar adeta birer astronot gibi özel kıyafetler giyiyor ve oksijen tüpüyle hayatta kalıyorlar," dedi. Uçakların gövde içinde sakladığı akıllı mühimmatların önemine değinen Ahmet Bey, "Lazer güdümlü mühimmatlar, verilen koordinatlara birer birer ulaşıp hedefleri imha ediyor," açıklamasında bulundu.
F-35 TEHDİDİ: TAHRAN’A GİRMEDEN NOKTA ATIŞI
İsrail’in kullandığı F-35 uçaklarının İran için neden büyük bir tehdit oluşturduğu, menzil ve mühimmat kabiliyetiyle açıklandı. Elektronik Yüksek Mühendisi Pilot Ahmet İzgi "F-35’lerin Tahran’ın tam üzerinde uçmasına gerek yok. 180 kilometre uzaklıktaki bir hedefi vurabiliyorlar. Örneğin Ankara’yı bombalayacaksanız, Sivrihisar üzerinden bombayı bırakıyorsunuz ve akıllı kanatçıklar mühimmatı adrese teslim götürüyor," ifadelerini kullandı. İran’ın bu teknoloji karşısında çaresiz kaldığını belirten Ahmet İzgi , İran’ın komşu ülkelerden aldığı radar sistemleriyle bu bombardımanı önlemeye çalıştığını dile getirdi.
KUVEYT’TE F-15 GİZEMİ VE İNSANLIK DRAMI
Bölgedeki sıcak gelişmelere dair çarpıcı bir iddiayı da paylaşan Ahmet İzgi "Kuveyt’te 3 tane F-15 uçağının düştüğü görülüyor. Bazı kaynaklar dost ateşiyle düştüğünü söylese de İranlılar kendilerinin vurduğunu iddia ediyor," şeklinde konuştu. Yaşananların sadece bir teknoloji savaşı olmadığını vurgulayan uzman, "Şu an kimin teknolojisi iyiyse o öne geçiyor ancak İran’da 10’lu yaşlardaki 160 civarında çocuğun öldürülmesini şiddetle kınıyorum. Bu suçu işleyenlerin uluslararası mahkemelerde yargılanmasını umut ediyorum," sözleriyle bölgedeki insani drama dikkat çekti.


