Yeni Adalet Bakanı Akın Gürlek A Haber’de açıkladı: 15 bin kadro aldık atamalar başlayacak

Giriş Tarihi: Son Güncelleme:
ahaber.com.tr Haber Merkezi
Yeni Adalet Bakanı Akın Gürlek A Haber’de açıkladı: 15 bin kadro aldık atamalar başlayacak

Adalette yeni dönemin kapıları aralanırken yeni Adalet Bakanı Akın Gürlek, göreve geldikten sonraki ilk röportajını A Haber’e verdi. Gürlek, yemin törenindeki CHP'nin kürsü işgalinden, İBB operasyonunun bilinmeyenlerine, suç örgütleri ve kamuoyunun merak ettiği tüm kritik başlıkları ilk kez A Haber'de açıkladı. TBMM’deki yemin töreninde yaşanan gerginliği "Olaylar beni üzdü. Milli iradeye ve kurumlara yakışmadı" sözleriyle açıkladı. Gürlek, kapısının hiçbir parti ayrımı gözetmeksizin herkese açık olduğunu söyledi. Yasa dışı bahis ve şike soruşturmalarına da değinen Bakan Gürlek, "Biz bu işin kökünü kazıyacağız." dedi. Adalette atamalara da değinen Gürlek, "15 Bin kadro aldık atamalar başlayacak " ifadelerini kullandı.

Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın imzası ile Resmi Gazete'de yayımlanan atama kararlarına göre, görevden affını isteyen ve görevden af talebi kabul edilen eski Adalet Bakanı Yılmaz Tunç'un yerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek getirildi.

İLK RÖPORTAJI A HABER'E VERDİ

Adalette yeni dönemin kapıları aralanırken Adalet Bakanı Akın Gürlek, göreve geldikten sonraki ilk röportajını A Haber'e verdi. Sunucu Haktan Uysal ve konukları sordu, Bakan Gürlek ise yanıtladı.

Yemin törenindeki CHP'nin kürsü işgalinden, İBB operasyonunun bilinmeyenlerine, suç örgütleri ve kamuoyunun merak ettiği tüm kritik başlıklar ilk kez A Haber'de ele alındı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı görevinin ardından Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın tensipleriyle Adalet Bakanı olduğunu belirten Gürlek, adalet yolunda millete hizmet edeceğini söyledi.

Gürlek, 86 milyon vatandaşın Adalet Bakanı olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Bu makamın sahibi değil emanetçisiyim. Adalet, devletin namusudur. Zedelendiği yerde güven sarsılır, güven sarsılırsa da kamu düzeni bozulur. Ben bir siyasi kimliğin dışında adalet ihtiyacı olan 86 milyon vatandaşımızın yanındayım, onların bakanıyım. Adalet ihtiyacı olan kim varsa, haktan, hukuktan yana bir mağduriyeti olan hangi vatandaşımız varsa benim kapım herkese açık, her siyasi partiye açık. Bunun öncelikli olarak bilinmesini istiyorum. Ben, Türkiye'nin Adalet Bakanıyım. 86 milyon vatandaşımızın hak ve hukuk sorunlarını, mağduriyetlerini dinlemek için bu göreve atandım. İnşallah da bu görevi layıkıyla yapacağım."

TBMM Genel Kurulu'ndaki yemin töreninde yaşananlara ilişkin değerlendirmeleri sorulan Gürlek, "Benim için çok farklı bir ortamdı. Önce Meclis Başkanvekilimiz Bekir Bey'in odasına gittim. Bütün grup başkanvekillerimiz, sadece AK Parti değil, diğer partilerin grup başkanvekilleri de oradaydı. Çok samimi, nezaketli bir ortam vardı. Herkes tebrik dileklerini, iyi niyet dileklerini ilettiler. Bu ortamdan sonra da Meclis kürsüsüne davet edildik. Daha sonraki yaşanan olayları biliyorsunuz." diye konuştu.

Gürlek, yaşanan olayların planlı olup olmadığına yönelik soru üzerine, "Ben bunun örgütlü bir iş olup olmadığını bilemem ama ben şahsım adına üzüldüm. Benim şahsım önemli değil. Burada Adalet Bakanı olarak bir kurum adına yemin yapıyoruz. Gazi Meclisimiz, Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu bir Meclis. Oradaki olayların yaşanması gerçekten beni üzdü. Şaşkınlık yaşadım. Bunlar keşke yaşanmasaydı. Kurumları yıpratmamamız lazım. Orası milletin iradesinin tecelli ettiği Türkiye Büyük Millet Meclisi. Buradaki şahıs Akın Gürlek değil. Burada Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığının yemin töreni var. Bunlar bize yakışmadı, milletvekillerini seçen milli iradeye yakışmadı." ifadelerini kullandı.

"DİYALOG KAPILARINI KAPATMAMALIYIZ"

Gürlek, "CHP'li milletvekilleri ya da başka muhalif partilerden sizden randevu isteyecekler. Bu diyaloglara siz açık mısınız? Açık bir tarzı mı benimseyeceksiniz?" sorusuna şu cevabı verdi:

"Benim kapım parti gözetmeksizin herkese açıktır. Az önce de söyledim, 86 milyonun Adalet Bakanıyım. Mağdur ve hukuka ihtiyacı olan kim varsa benim kapıma gelebilir. Bu A partisi, B partisi, C partisi de değil. Benim kapım onlara da açık. Biz özellikle diyalog kapılarını kapatmamalıyız. Ben Adalet Bakanlığını temsil ediyorum. Gelirlerse, yardımcı olacağımız bir şey varsa, onların da hakla, hukukla sorunu varsa onlarla da görüşürüz."

"CUMHURİYET SAVCISI OLARAK ŞAHISLARA BAKMAYIZ"

İstanbul Büyükşehir Belediyesine yönelik soruşturmalara ilişkin soru üzerine Gürlek, "Biz cumhuriyet savcısı olarak şahıslara bakmayız, kişinin makamına, mevkisine, belediye başkanı olmasına, ünvanına bakmayız. Suç var mı, yok mu ona bakarız. Hatırladığım kadarıyla ihbarlar, şikayetler vardı yoğun bir şekilde. Bir kısım da kendi içlerinden başvurular vardı. Soruşturma makul şüphe üzerine başlar. Yani bir şüphe varsa cumhuriyet savcısı soruşturmayı başlatmak zorunda. Şahsın belediye başkanı olup olmaması, bir siyasi kimliğinin olması, şanı, şöhreti, ünvanı bizi ilgilendirmiyor. Gelen ihbarlar, şikayetler üzerine soruşturmalara başladık." şeklinde konuştu.

Gürlek, "Gizli tanıklara baskı yapıldığı" iddialarını yalanlayarak, soruşturmada tanık beyanlarına göre işlem yapılmadığını, delillere göre hareket ettiklerini vurguladı.

"MAHKEME SALONLARI SİYASET ARENASI DEĞİL"

Bakan Akın Gürlek'e, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin bazı belediyelere yönelik soruşturmalar kapsamındaki duruşmaların canlı yayımlanmasına ilişkin çağrısı hatırlatıldı.

Bu davaların televizyondan yayınlanmasıyla ilgili değerlendirmesi sorulan Gürlek, "Buna mevzuatın izin vermesi gerekiyor. Şu an kanunumuzda bu davaların canlı olarak yayınlanmasına ilişkin bir düzenleme yok ama yüce Meclis bu konuda bir irade gösterirse elbette yayınlanabilir. Ben şunu söylemek istiyorum, mahkeme salonları kesinlikle siyaset arenası değildir, siyasi şov, propaganda yapılamaz. Hakimler, millet adına dosyadaki delillere göre karar verir. Bunun özellikle altını çizmemiz gerekiyor. Mahkeme salonlarında siyasi propaganda yapılmaması gerekiyor. Hakimler bu propagandadan da etkilenmez. Çünkü hakimler yüce Türk milleti adına karar verir." dedi.

"Cezaevindeki bir kişi her an ziyaret edilebiliyor mu? Onun mesajları dışarıya rahatlıkla taşınabiliyor mu?" sorusu yöneltilen Gürlek, şunları söyledi:

"Burada bir mevzuat boşluğumuz var. Adalet Bakanlığı sürecimde bu konuyla ilgili arkadaşlara talimat verdim. Bir yasal düzenleme yapacağız. Tutuklu ve hükümlü ayrımı var. Tutuklularda cezaevinde avukatlar istediği zaman görüşebilir. Gece 3'te de avukatı gitse tutukluyla görüşebilir ama hükümlülerde böyle bir şey yok. Özellikle tutuklularda böyle bir boşluk var. Avukatlar rahat bir şekilde görüşebiliyor, ona şahsi notlarını, mektubunu verebiliyor. Kanunda düzenleme yapılması gerekiyor. Özellikle tutuklularla avukatların görüşmesi, birbirlerine not vermesi, bunların rahat bir şekilde dışarı gitmesi konusunda bir eksiklik var. Normalde bütün mektuplar, notlar cezaevi idaresi tarafından 'görüldü' kaşesi yapılıyor. Eğer uygun değilse bunlar gönderilmiyor ama tutuklularda yasal mevzuat boşluğu olduğu için notlar rahat bir şekilde avukatlara verilebiliyor, avukatlar aracılığıyla diğer şahıslara verilebiliyor. Bununla ilgili inşallah kısa sürede bir çalışma yapıp Meclis'e sunmayı düşünüyoruz."

Yasa dışı bahis konusunun milletin kanayan yarası olduğuna dikkati çeken Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olduğu dönemde bu konuyla mücadele ettiğini söyledi.

Adalet Bakanı olarak da bu konunun üzerine gideceğini belirten Gürlek, "Yasa dışı bahis illetinden kurtulmamız lazım. Yasa dışı bahis sistemini çözdük. Yasal düzenleme eksikliği varsa, yasal düzenleme yapacağız. Yasa dışı bahis şirketleri sürekli olarak teknolojiyi takip ediyorlar. Biz bir siteyi kapatıyoruz, iki dakika sonra sitenin sonuna bir nokta işareti konulup yeniden açılıyor. Önemli olan kaynağın tamamını kurutmak lazım. Yasal düzenleme olarak eksikliklerimiz olabilir. Bunlarla ilgili yapacağız." diye konuştu.

Gürlek, "futbolda şike" soruşturmaları kapsamında da önemli operasyonlar gerçekleştirdiklerine işaret ederek, "Burada da şahısların isimlerine, ünvanlarına, kim olduklarına bakmadık. Futbolun temiz olması lazım. Burada şikenin yapılmaması lazım. Bu konuda da çok hassas çalışmalar yürüttük. İstanbul Adliyesi'nde özel bir büro var. Bu konuda çok güzel çalışıyor. Türkiye'de de yaygınlaştıracağız. Yasa dışı bahis konusunda ben Adalet Bakanı olarak topluma söz veriyorum, biz bu işin sonuna kadar gideceğiz, kökünü kazıyacağız. Eksiklik varsa onu gidereceğiz." ifadelerini kullandı.

Uyuşturucunun, Türkiye'nin en büyük sorunu olduğunu vurgulayan Gürlek, "Uyuşturucuyla ilgili biz gerekli adımları attık. İstanbul'da güzel operasyonlar yaptık. İnşallah Adalet Bakanlığı döneminde de uyuşturucu illetinden kurtulmak için ne gerekiyorsa yapacağız. Aileler, çocuklarının uyuşturucu kullanmasından dolayı çok üzgün. Anneler, babalar bana geliyorlar, 'oğlumuzu bu illetten kurtar' diyorlar. Biz bu sürecin sonuna kadar gideceğiz." dedi.

Gürlek, uyuşturucu kullanıcılarından "baronlara" ulaştıklarını aktararak, "İstanbul Emniyet Müdürlüğü mensuplarımıza, jandarma personelimize, savcı arkadaşlarımıza teşekkür etmek istiyorum. Çok iyi çalıştık bu konulara. İnşallah Adalet Bakanı olarak da iyi çalışacağız. Sistem, alttan üste doğru giden bir sistem. Torbacıyı yakalıyorsunuz, dağıtıcıyı yakalıyorsunuz, ana dağıtıcıyı yakalıyorsunuz. Baronlar dediniz, bakın Çetin Gören operasyonu yaptık, 12 kişi tutuklandı. Daha sonra Siirtli Naci ismi çıktı. Baronlarla da mücadele ediliyor." şeklinde konuştu.

Fotoğraf (ahaber.com.tr - Ekran görüntüsü)Fotoğraf (ahaber.com.tr - Ekran görüntüsü)

"FETÖ'YLE MÜCADELE ARALIKSIZ DEVAM EDECEK"

Bakan Gürlek, FETÖ'yle mücadele konusunda ise "FETÖ'yle mücadele elbette devam edecek. Bu konuda zaten bütün başsavcılarımız teyakkuzda. Çünkü FETÖ devlet için ülke için bir tehdit. Yeni yapılanmanın üzerine de gidiliyor. FETÖ'yle mücadele kesinlikle bitmedi, halen devam ediyor, sonuna kadar da devam edecek. FETÖ bizim kesinlikle kırmızı çizgimiz, ana gündemimiz. Bu konuda mücadelemiz aralıksız devam edecek." vurgusunu yaptı.

"ALO ADALET" HATTI KURULACAK

Vatandaşların en çok dava süreçlerinin uzamasından şikayetçi olduğuna dikkati çeken Gürlek, şöyle devam etti:

"Bir boşanma davası, kira davası, kadastro davası çok uzun sürüyor. Kadastro davasını dede açıyor, torunu zamanında bitmiyor. Benim yeni Adalet Bakanlığı dönemimde şu şekilde bir sistem kurmayı düşünüyorum, 'Alo Adalet' hattı kuracağız. Ben 'Alo Adalet' diye bir hat kuracağım. Nedir bu hat? Mesela vatandaşın bir boşanma davası var. 17 celseden beri vatandaşın boşanma davası bitmemiş, yani burada vatandaş mağdur, bitmesini istiyor. Ya da bir kira davası var. 8 celseden beri kira davası devam ediyor. Burada vatandaş Alo Adalet hattına ulaşacak. Bu telefonla da olabilir, mail ile de olabilir."

Bakan Gürlek, bu konuda hakim ve savcılara talimat veremeyeceklerini ancak vatandaşın mağduriyetini ileteceklerini ifade etti.

Fotoğraf (ahaber.com.tr - Ekran görüntüsü)Fotoğraf (ahaber.com.tr - Ekran görüntüsü)

TİCARET MAHKEMELERİ TEK ÇATI ALTINDA TOPLANACAK

İstanbul'un ticaret şehri olduğunu ifade eden Gürlek, şunları kaydetti:

"Dünyanın ticareti burada dönüyor. Ticaret mahkemeleri, çok önemli mahkemeler. Burada çok büyük davalarımız var. İstanbul'da pilot olarak kurmayı düşünüyoruz, bütün ticaret mahkemelerini tek bir yerde, tek bir binada toplamayı düşünüyorum. Şimdi bunun bize faydası ne olacak? Anadolu Adliyesi'nde, Çağlayan Adliyesi'nde, Bakırköy Adliyesi'nde, Küçükçekmece Adliyesi'nde ticaret mahkemesi var. Çok dağınık. Şimdi vatandaş Küçükçekmece'ye gidiyor karar alamıyor, gidiyor Anadolu Adliyesi'nden başvuruyor. Bütün ticaret mahkemeleri, yer belli değil, bir kompleksin içerisinde olacak, sadece bu davalara bakacak ve ticaret hakimlerimiz adliye dışından ayrı olarak bu binalarda görev yapacak. Bu da bize özellikle ticaret davalarındaki sürecin uzamasını engelleyecek ve yeknesaklığı sağlayacak. Bu süreci yakın zamanda pilot olarak ilk İstanbul'da devreye geçirmeyi düşünüyoruz."

Fotoğraf (ahaber.com.tr - Ekran görüntüsü)Fotoğraf (ahaber.com.tr - Ekran görüntüsü)

"SOKAK ÇETELERİNE GÖZ AÇTIRMAYACAĞIZ"

Bakan Gürlek, "yeni nesil suç çeteleri" ile ilgili soru üzerine, "İstanbul'da Başsavcı olarak görev yaparken sokak çetelerine operasyonlar yaptık ama katılımı durdurmamız lazım. Gençler bir şekilde özeniyor, daha doğrusu teşvik ediliyor, bulaştırılıyor. Bunlarla mücadele etmemiz lazım. Kanun olarak elbette eksikliklerimiz olabilir. 11. Yargı Paketi'nde bir kısım düzenlemeler yapıldı. 12. Yargı Paketi çalışmaları devam ediyor. Bununla ilgili de düzenleme yapacağız. Maalesef suç örgütleri, kanundaki boşluktan kaynaklanarak bu çocukları kullanıyor. Bu konuda yasal düzenlemelerin yapılması gerekiyor. Çocuk kavramını ele almamız gerekiyor." açıklamasında bulundu.

Sokak çeteleriyle sonuna kadar mücadele edeceklerini vurgulayan Gürlek, "Kesinlikle sokak çetelerine göz açtırmayacağız. 'İcraatçı Bakan' olarak inşallah bunu yapacağım. Sokak çetelerini sonuna kadar kazıyacağız. Zaten sürekli olarak operasyon da yapılıyor." dedi.

Fotoğraf (ahaber.com.tr - Ekran görüntüsü)Fotoğraf (ahaber.com.tr - Ekran görüntüsü)

"GAZZE BİZİM KIRMIZI ÇİZGİMİZ"

İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarına ilişkin soru üzerine Gürlek, "Biliyorsunuz bizim Gazze'ye yardım götüren Sumud Filomuz vardı. Maalesef hunharca, barbarca saldırıyordu. Benim İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı dönemimde 37 kişi hakkında yakalama çıkarttık. Gazze bizim kırmızı çizgimiz. Bu konuda gerekli bütün adımları atacağız. İsrail'in barbarlığı, hukuk tanımazlığı belli ama bu süreçte biz Adalet Bakanlığı olarak takip edeceğiz." cevabını verdi.

Bakan Gürlek, "Cumhurbaşkanlığı Strateji Başkanlığı bir kadro belirliyor. Daha sonra il bazlı olarak alımlar yapıyoruz. Bu konuda inşallah bir periyodik takvime göre 15 bin personel adalet camiamıza kazandıracağız. Aynı şekilde hakim savcı yardımcılığı mülakatları da başlayacak." bilgisini verdi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'in açıklamaları şöyle:

KASIM GARİPOĞLU İSTANBUL'DA ÜÇ GÜN PARTİ YAPIYOR

Siz de biliyorsunuz; İstanbul'un göbeğinde bir yalı var, Kasım Garipoğlu denen bir şahıs var. İstanbul'da üç gün parti yapıyor; ya bakın bu çok önemli. Bir Başsavcı olarak, ben İstanbul Başsavcısı olarak buna müsaade edemem. Ya bu olmaz. Ben bunu yaptım. Yani üç gün boyunca cuma günü gidiyorlar eve, telefonları bırakıyorlar, özel katılımcılar var, salı gününe kadar evde kalıyorlar, 2-3 kilo kokain tüketiliyor. Yani gayriahlaki ilişkiler var. Ben buna müsaade etmedim. Yani bunu İstanbul Başsavcısı değil, bir savcı olarak yaptım.

Aynı şekilde yani burada işte biz kimi alıyoruz? Biz sadece kullanıcıları almıyoruz ki organizasyonu sağlayanları alıyoruz, teşvik edenleri alıyoruz, yani temin edenleri alıyoruz, bulunduranları alıyoruz. Bunların hepsi silsile halinde oluyor. Teşvik eden, bulunduran, yer ve imkan sağlayan... Bakın mesela Kasım Garipoğlu isim verdim çünkü kamuoyuna yansıdığı için; yer ve imkan sağlıyor. Bu şekilde yani bunların hepsinin alınma sebepleri var. İtirafçıların beyanları çıkıyor, zaten biliyorsunuz aynı şekilde Adli Tıp Kurumu'na sevk ediliyor, test sonuçları çıkılıyor... Yani bu şekilde süreç ilerliyor. Yani bunların hepsinin bir hikayesi var ve sonuna kadar da uyuşturucuyla mücadelede sonuna kadar gideceğiz.

Aileler özellikle yani çocukların uyuşturucu kullanmasından dolayı çok üzgün. Yani anneler babalar bana geliyorlar, telefonda mesaj atıyorlar yani bize oğlumuzu bu illetten kurtar diyorlar. Biz bu süreci sonuna kadar gideceğiz; hem cezalandırma anlamında hem ıslah ve rehabilitasyon anlamında. Yani daha sonradan bu kişiler topluma kazandırılması lazım. Çünkü şahıs dışarı çıktığı zaman artık tekrar uyuşturucu kullanmak istiyor, bulmak istiyor. Bunları da topluma kazandırmak lazım. Yani hem cezalandırma amacı var sonuna kadar mücadele etme amacı var hem de bunun tekrardan topluma kazandırılması lazım. Bu konuda da önemli adımlar atıldı; rehabilitasyon merkezleri var yani bunlarla ilgili çalışmalar da devam ediyor. İnşallah tekrar topluma kazandıracağız bu şahısları da.

Bakın ben az önce de söyledim buradan çok kıymetli İstanbul Emniyet Müdürlüğü mensuplarımıza, Jandarma personelimize teşekkür etmek istiyorum. Savcı arkadaşlarımızla da çok iyi çalıştık biz bu konuları Başsavcı olarak, inşallah Adalet Bakanı olarak da iyi çalışacağız. Burada dediğim gibi sistem alttan üste doğru giden bir sistem. Yani torbacıyı yakalıyorsunuz, dağıtıcıyı yakalıyorsunuz, ana dağıtıcıyı yakalıyorsunuz.

Sorduğunuz uluslararası ayağıyla ilgili elbette bizim adli anlaşmalarımız var, suçluların iadesi anlaşmalarımız var. O konuda gerekli adımları atacağız. Zaten şu an işleyen süreçler de var. Zaten biliyorsunuz uyuşturucuyu artık dünya kabul ediyor, yani bunları iade etmeye başladılar. Ben hatırladığım kadarıyla 6 kişi bize Dubai'den iade edildi; Hasan Alalo, Abdullah Alp Üstün gibi. Sürekli olarak bunlarla ikili temaslar da kuracağız. Tabii bu sadece benim değil, aynı zamanda bir devletin politikası; İçişleri Bakanımız, Dışişleri Bakanımız... Yani biliyorsunuz kırmızı bülten çıkartılıyor, bu konuda onlar da devreye girecek. Ben tekrardan özellikle Emniyet personelimize, Jandarma personelimize, kıymetli İçişleri Bakanımıza, önceki dönem Bakanımıza, daha önce görev yapmış katkı sunmuş Adalet Bakanımıza bunlara teşekkür etmek istiyorum. Yani uyuşturucuyla mücadele konusunda biz inşallah üzerine koyarak gideceğiz.

CHP'NİN KAPATILACAĞI İDDİALARI HAKKINDA AÇIKLAMA

AK Parti, parti kapatmayı anayasada zorlaştıran bir partidir. Siyasi partilerin kapanması söz konusu olamaz. Orada değişiklik durumunda sadece bir bildirimdir. Savcılar, üzerlerine düşeni yapmak zorundadır.

CHP'nin bazı hesaplarında, il binasının satın alınması ve kurultay ayrıntılarıyla ilgili bölümlerdeki usulsüzlükler tespit edildiği için bu durum Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına malikdir. Olay maalesef çarpıtılarak farklı bölümlerle çekildi. 'AK Parti iktidar döneminde anayasa değişikliği ile parti küçültülmüştür' gibi bir durum kesinlikle söz konusu değildir, bu şekildeki haberler tamamen yanlış bilgidir.

"15 BİN KADRO ALDIK ATAMALARINA BAŞLAYACAĞIZ"

İnşallah 15 bin kadro aldık, onların yakın zamanda mülakatları ve başlamasını yapacağız. Hakim savcı yardımcılığı ve hakim savcı adaylığı ilanlarımız yapıldı, onların da inşallah mülakatlarına başlayacağız, onlar da arkadaşlarımıza umut olacak. Biliyorsunuz Cumhurbaşkanlığı Strateji Başkanlığı bir kadro belirliyor, kadro veriyor, daha sonra işte il bazlı olarak alımlar yapıyoruz. Bu konuda inşallah yani bir periyodik takvime göre 15 bin personel adalet camiamıza kazandıracağız. Aynı şekilde hakim savcı yardımcılığı ve mülakatları da biliyorsunuz onlar da başlayacak, bunları da söyleyelim. Adalet ihtiyacı konusunda kim kapımı çalarsa çalsın biz oradayız. Güçlüden yana değiliz; haklıdan yana, mağdurun yanındayız. Burada parti, şahıs ayrımı yapmıyoruz. Bakın tekrar söylüyorum, yani burada adalet çok önemli bir kavram. Yani burada kimin adalet ihtiyacı varsa, kim "mağdurum" diyorsa... Yani özel ilk projeyi de açıkladım; "Alo Adalet" projesi de mağduriyetleri varsa oraya da bildirebilir, benim şahsıma da gelebilir. Yani ben 86 milyon vatandaşımızın Adalet Bakanıyım, bir siyasi kişilik değilim. Burada şahısların siyasi görüşlerine göre, ideolojisine göre, dünya düşüncesine göre, kimliğine göre, yaşantı tarzına göre bir şeyimiz yok. Biz tamamen adalet hizmetçisiyiz. Mağdur kimse, haksızlığa uğrayan kimse onun yanındayız. Bu konuda tekrar söylüyorum, adalet ihtiyacı olan kim kapımı çalacaksa kapım açık. Ben şahsi olarak kişisel tartışmalara girmek istemiyorum. Şimdi burada önemli olan kurumların yıpratılmaması. Ben İstanbul Başsavcılığı yaptım, şimdi de Allah nasip etti Sayın Cumhurbaşkanımız uygun gördü Adalet Bakanlığı görevini yapıyorum.

Fotoğraf (ahaber.com.tr - Ekran görüntüsü)Fotoğraf (ahaber.com.tr - Ekran görüntüsü)

"ONLAR AİLEMİ HEDEF GÖSTERDİ, ÇOCUKLARIMI TEHDİT ETTİ DİYE BEN GÖREVİMİ YAPMAYACAK DEĞİLİM"

Burada yani şahısları yıpratmamak lazım. Yani burada Akın Gürlek değil, yani burada özellikle kurumların yıpratılmaması lazım. Şimdi onlar beni eleştirdi, ailemi hedef gösterdi, çocuklarımı tehdit etti diye ben görevimi yapmayacak değilim. Ben birilerinin gönlünü hoş etmek için dosyadaki delilleri görmezden gelemem lütfen, yani bunun altını çizelim. Burada benim şahsım önemli değil. Ben Cumhuriyet Savcısı olarak, az önce de söyledim çok da tekrar etmek istemiyorum, önüme soruşturma dosyası geldiği zaman dosyanın kapağına bakmıyorum. Dosya bizi ilgilendirmiyor, suç var mı yok mu, makul şüphe var mı yok mu? Yani orada onların beni tehdit etmesi, ailemi hedef göstermesi, şahsi olarak bana hakaret etmesi vesaire bunları ben olayları şahsileştirmiyorum. Yani burada önemli olan kurumlarımızın yıpratılmaması. Yani ne derlerse desinler, ne yaparlarsa yapsalar zaten biz görevimizi yaptık. Yani birilerinin gönlü olacak diye, birileri işte memnun olacak diye bir savcı dosyadaki delilleri görmezden gelemez. Ben gerekli tazminat davalarını açtım zaten, bunları siz de biliyorsunuz. Şimdi yani biliyorsunuz hakim savcılar maalesef kanunda yazılı bir madde var; hakim savcılar tarafsızlığına gölge düşmemesi için bir siyasi ideolojide olmaması için, yani onun görüşünü belli etmemesi için canlı yayınlara katılamaz, yazılı açıklama yapamaz. Yani bu konuda biz de tabii ekranlarda olmadık, hiç ekranlara çıkmadık. Bundan sonra tabii artık ekranlara çıkmaya başlayacağız. Öncelikle ben bir aile babasıyım, bir Anadolu insanıyım, Nevşehirliyim, Kozaklılıyım, buradan bütün hemşehrilerime selam söylemek istiyorum.

Fotoğraf (ahaber.com.tr - Ekran görüntüsü)Fotoğraf (ahaber.com.tr - Ekran görüntüsü)

"İLERLEYEN GÜNLERDE BİR ATAMA YAPILIR"

HSK bildiğim kadarıyla henüz bir atama yapmadı. O konuda şöyle; yani bizim buradan gitmemiz ya da bizim şahsımız değil, yani Cumhuriyet Savcısı görevini yapmak zorunda. Ben geldim, bunlar bize vesile oldu biz görevimizi yaptık. Benden önceki savcı arkadaşlarımız, başsavcı arkadaşlarımız da görevini yaptı, hani bazı şeyler vesile olur, bunlar da bize vesile oldu. Allah bize nasip etti, bunları biz de yapmak nasip oldu. Muhtemelen ilerleyen günlerde bir atama yapılır. Buradan gitmemiz nasıl çevrelerden görüyor onu ben bilmiyorum, o soruyu sizin bilmeniz lazım.

"SUÇ KONUSUNDA KESİNLİKLE TAVİZ GÖSTERİLMEZ"
Makamlar mevkiler gelip geçicidir, önemli olan devletin, önemli olan devletin sistemidir. Yani burada da İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nda da diğer başsavcılıklarda da şahıslar gider, işleyen bir sistem vardır, mekanizma vardır. Elbette yerimize gelecek arkadaş da bu soruşturmalara devam edecektir. Yani Cumhuriyet Savcısı'nın görevi zaten soruşturma yapmak yani. Burada kesinlikle, yani özellikle suç konusunda kesinlikle taviz gösterilmez.

Fotoğraf (ahaber.com.tr - Ekran görüntüsü)Fotoğraf (ahaber.com.tr - Ekran görüntüsü)

IBAN MAĞDURLARI İLE İLGİLİ BİR DÜZENLEME OLACAK MI?

Bu konuda arkadaşlarımız çalışıyor, inşallah Meclis'e şu an daha gelmedi, 12. paket var, henüz bizim bakanlığımız aşamasında. 12. pakette bir düzenleme yapmayı düşünüyoruz. Şimdi şöyle, dolandırıcılık yöntemi sürekli değişiyor, yani burada teknolojiye ayak uyduruyorlar. Bununla ilgili yasal düzenleme yapılacak, IBAN mağdurları ile ilgili bana da mesaj geliyor sosyal medyada da sürekli gündemde tutuyorlar. İnşallah bunu 12. pakete koymayı düşünüyoruz.

TUTUKLULARDAN TALİMAT İDDİALARI

"İBB soruşturması kapsamında tutuklu kişilerin içeriden talimat ilettiği iddiaları gündeme geldi. Mevzuattaki boşluk bu tür durumlara imkân mı sağlıyor?" Tutuklularla ilgili bir mevzuat eksikliği var. Bununla ilgili de inşallah kısa sürede bir çalışma yapıp Meclis'e sunmayı düşünüyoruz. Sizin söylediğiniz gibi, yani bu boşluktan dolayı maalesef, yani ben dosya bazlı şahıs bazlı demiyorum, talimatlar dışarı çıkabiliyor. Hatta talimatlar başka sanıklara, başka şüphelilere de gidebiliyor. Burada bir mevzuat çalışması yapılması lazım.

"NE GEREKİYORSA YAPACAĞIZ"

Uyuşturucu bu ülkenin en büyük sorunu. Yani aileler, anneler, babalar bana geliyorlar. "Evladımızı bu illetten kurtar" diyorlar. Yani anne, baba çocuğunu ihbarda bulunuyor. Diyor ki; "Bu saatten sonra evlat katili mi olalım? Bu işten kurtulmamız lazım." Uyuşturucuyla ilgili biz gerekli adımları attık. Yani İstanbul'da güzel operasyonlar yaptık. İnşallah Adalet Bakanlığı döneminde de bu uyuşturucu illetinden kurtulmak için ne gerekiyorsa yapacağız. Şimdi soruşturmalar şu şekilde oluyor; şimdi yani genelde uyuşturucuda içicilik var. Biliyorsunuz kanun maddesi 191, 190 ve 188 var. Yani içicilik var, ticaret var, temin etme, bulundurma, teşvik etme. Bu şekilde kanun maddesi düzenlenmiş.

Fotoğraf (ahaber.com.tr - Ekran görüntüsü)Fotoğraf (ahaber.com.tr - Ekran görüntüsü)

"İÇİCİLİK DE SUÇ"

191. madde var Türk Ceza Kanunu, yani halk arasındaki tabirle "içicilik" diye geçiyor. 2 yıldan 5 yıla kadar hapis var. Ama tabii kanun devamında şunu diyor; diyor ki "bir defaya mahsus olmak üzere bu ertelenebilir." Yani denetimli serbestlik tedbiri, işte dışarıda tedavi görebilir falan diyor. Ama bu tedavi sürecini ihmal ederse ya da tekrardan bu denetimli serbestlik tedbiri kapsamı içerisindeyken yeniden içicilikten ceza alırsa bu sefer hapse giriyor. Yani bakın şu an cezaevlerimizde maalesef en fazla şu an yatan hükümlü ve tutuklu sayısı uyuşturucudan. Biz bu sürecin sonuna kadar gideceğiz.

İSTANBUL'UN EN BÜYÜK ANA DAĞITICISINA ULAŞTIK

Uyuşturucuda sistem şu şekilde işliyor; ben yani artık bu konuya vakıf olduğum için biliyorum. Şimdi genelde "torbacı" diye tabir ettiğimiz bir kişi var. Torbacının altı da, altında da bu uyuşturucuyu işte dağıtan bir kişi var. Şimdi bu yani işte normalde biz içicilere ilk başta operasyon yaptık. İşte bu sosyal medya ünleri vesaire, ünlüler de var. İçicilerden biz dağıtan kişiye ulaştık. Dağıtan kişiden torbacıya ulaştık. Torbacıdan ana dağıtıcıya ulaştık.

Mobil uygulamalarımızı indirin