
TUTUKLULARDAN TALİMAT İDDİALARI
"İBB soruşturması kapsamında tutuklu kişilerin içeriden talimat ilettiği iddiaları gündeme geldi. Mevzuattaki boşluk bu tür durumlara imkân mı sağlıyor?" Tutuklularla ilgili bir mevzuat eksikliği var. Bununla ilgili de inşallah kısa sürede bir çalışma yapıp Meclis'e sunmayı düşünüyoruz. Sizin söylediğiniz gibi, yani bu boşluktan dolayı maalesef, yani ben dosya bazlı şahıs bazlı demiyorum, talimatlar dışarı çıkabiliyor. Hatta talimatlar başka sanıklara, başka şüphelilere de gidebiliyor. Burada bir mevzuat çalışması yapılması lazım.
"NE GEREKİYORSA YAPACAĞIZ"
Uyuşturucu bu ülkenin en büyük sorunu. Yani aileler, anneler, babalar bana geliyorlar. "Evladımızı bu illetten kurtar" diyorlar. Yani anne, baba çocuğunu ihbarda bulunuyor. Diyor ki; "Bu saatten sonra evlat katili mi olalım? Bu işten kurtulmamız lazım." Uyuşturucuyla ilgili biz gerekli adımları attık. Yani İstanbul'da güzel operasyonlar yaptık. İnşallah Adalet Bakanlığı döneminde de bu uyuşturucu illetinden kurtulmak için ne gerekiyorsa yapacağız. Şimdi soruşturmalar şu şekilde oluyor; şimdi yani genelde uyuşturucuda içicilik var. Biliyorsunuz kanun maddesi 191, 190 ve 188 var. Yani içicilik var, ticaret var, temin etme, bulundurma, teşvik etme. Bu şekilde kanun maddesi düzenlenmiş.
"İÇİCİLİK DE SUÇ"
191. madde var Türk Ceza Kanunu, yani halk arasındaki tabirle "içicilik" diye geçiyor. 2 yıldan 5 yıla kadar hapis var. Ama tabii kanun devamında şunu diyor; diyor ki "bir defaya mahsus olmak üzere bu ertelenebilir." Yani denetimli serbestlik tedbiri, işte dışarıda tedavi görebilir falan diyor. Ama bu tedavi sürecini ihmal ederse ya da tekrardan bu denetimli serbestlik tedbiri kapsamı içerisindeyken yeniden içicilikten ceza alırsa bu sefer hapse giriyor. Yani bakın şu an cezaevlerimizde maalesef en fazla şu an yatan hükümlü ve tutuklu sayısı uyuşturucudan. Biz bu sürecin sonuna kadar gideceğiz.
İSTANBUL'UN EN BÜYÜK ANA DAĞITICISINA ULAŞTIK
Uyuşturucuda sistem şu şekilde işliyor; ben yani artık bu konuya vakıf olduğum için biliyorum. Şimdi genelde "torbacı" diye tabir ettiğimiz bir kişi var. Torbacının altı da, altında da bu uyuşturucuyu işte dağıtan bir kişi var. Şimdi bu yani işte normalde biz içicilere ilk başta operasyon yaptık. İşte bu sosyal medya ünleri vesaire, ünlüler de var. İçicilerden biz dağıtan kişiye ulaştık. Dağıtan kişiden torbacıya ulaştık. Torbacıdan ana dağıtıcıya ulaştık. Bakın yani ben sadece kokain olarak anlatıyorum, kokain bazlı diyorum; bu en son yaptığımız operasyonlarla birlikte 4 tane İstanbul'un en büyük ana dağıtıcısına ulaştık. 4 ana dağıtıcısına...
"UYUŞTURUCU OPERASYONLARI RASTGELE YAPILMIYOR"
4 tane ana dağıtıcıya ulaştık. Bu sistem bu şekilde ilerliyor. Yani mutlaka sizin bir yerden o sistemi bulmanız gerekiyor. Dağıtıcı, torbacı, ana torbacı ve İstanbul'a tamamen dağıtan... Bunlar tabii yani İstanbul'un haritasını çıkarttığımız zaman ana dağıtıcılar. 4 tane ana dağıtıcıya ulaştık. Daha sonra barona ulaşıyorsunuz. Mesela biliyorsunuz bir operasyon yaptık; Çetin Gören, İspanya'da 20 ton uyuşturucu yakalanan Çetin Gören, baron... Daha sonra biz işte Siirtli Naci, Naci Yılmaz'ı söz konusu bulduk. Bunlar bu şekilde ilerliyor. Kesinlikle bu operasyonlar rastgele yapılmıyor. Yani bu konuda dünya da çok hassas. Daha önceden biliyorsunuz uyuşturucu suçlarında maalesef bazı ülkeler iade etmiyordu. Şu an ikili ilişkilerimiz çok iyi. Onlar da iade sürecine başladı, şu an yargılamalar da devam ediyor. Bizim kesinlikle, ben taahhüt ediyorum; aileler özellikle bu konuda çok memnun uyuşturucu operasyonlarından. Bizim bu illetten, yasadışı bahis gibi tamamen kurtulmamız gerekiyor. Hepimizin çoluk çocuğu var. Yani maalesef bu süreçten ne gerekiyorsa gerekli adımı atacağız. Sadece uyuşturucu derken aynı zamanda bir de bunun rehabilite süreci var. Islah edilme süreci var. Daha sonra biliyorsunuz topluma bunların kazandırılması gerekiyor. Bu süreçle ilgili de zaten Sayın Bakanımız da çok güzel çalışmalar yaptı. Biz de inşallah onların üzerine koyarak gideceğiz. Tedavi ve rehabilitasyon merkezlerimiz var. Dışarı çıktıktan sonra, şimdi dışarı çıkıyor şahıs, e tekrardan uyuşturucuya alışıyor. Bu süreçler de önemli. Tedavi rehabilitasyon merkezlerimiz var. Özellikle refakat ediyoruz. Kocaeli'de örnek bir pilot uygulamamız var. Bu süreçleri de takip ediyoruz. Sadece topluma kazandırılması da önemli.
"KÖKÜNÜ KAZIYACAĞIZ"
Uyuşturucudan kurtuluruz. O konuda sıkıntı yok. Kesinlikle aldığımız kişiler... Bir de şimdi şunu ayırmak istiyorum; Biz burada kesinlikle şahısların, az önce de söyledim; unvanlarına, kişilerine, mesleklerine, ünlü olup olmadıklarına bakmıyoruz. Suç var mı yok mu o bazlı bakıyoruz. Yani kesinlikle yani Emniyet de çok iyi çalışıyor, Jandarma da çok iyi çalışıyor. Sayın İçişleri Bakanımızla da şu an, yeni atandı, onunla da görüşüyoruz bu konuda. Eski bakanlık zamanında da çok iyi operasyonlar yapıldı. Yani bunun kökünü kazıyacağız.
KASIM GARİPOĞLU İSTANBUL'DA ÜÇ GÜN PARTİ YAPIYOR
Siz de biliyorsunuz; İstanbul'un göbeğinde bir yalı var, Kasım Garipoğlu denen bir şahıs var. İstanbul'da üç gün parti yapıyor; ya bakın bu çok önemli. Bir Başsavcı olarak, ben İstanbul Başsavcısı olarak buna müsaade edemem. Ya bu olmaz. Ben bunu yaptım. Yani üç gün boyunca cuma günü gidiyorlar eve, telefonları bırakıyorlar, özel katılımcılar var, salı gününe kadar evde kalıyorlar, 2-3 kilo kokain tüketiliyor. Yani gayriahlaki ilişkiler var. Ben buna müsaade etmedim. Yani bunu İstanbul Başsavcısı değil, bir savcı olarak yaptım.
Aynı şekilde yani burada işte biz kimi alıyoruz? Biz sadece kullanıcıları almıyoruz ki organizasyonu sağlayanları alıyoruz, teşvik edenleri alıyoruz, yani temin edenleri alıyoruz, bulunduranları alıyoruz. Bunların hepsi silsile halinde oluyor. Teşvik eden, bulunduran, yer ve imkan sağlayan... Bakın mesela Kasım Garipoğlu isim verdim çünkü kamuoyuna yansıdığı için; yer ve imkan sağlıyor. Bu şekilde yani bunların hepsinin alınma sebepleri var. İtirafçıların beyanları çıkıyor, zaten biliyorsunuz aynı şekilde Adli Tıp Kurumu'na sevk ediliyor, test sonuçları çıkılıyor... Yani bu şekilde süreç ilerliyor. Yani bunların hepsinin bir hikayesi var ve sonuna kadar da uyuşturucuyla mücadelede sonuna kadar gideceğiz.
Aileler özellikle yani çocukların uyuşturucu kullanmasından dolayı çok üzgün. Yani anneler babalar bana geliyorlar, telefonda mesaj atıyorlar yani bize oğlumuzu bu illetten kurtar diyorlar. Biz bu süreci sonuna kadar gideceğiz; hem cezalandırma anlamında hem ıslah ve rehabilitasyon anlamında. Yani daha sonradan bu kişiler topluma kazandırılması lazım. Çünkü şahıs dışarı çıktığı zaman artık tekrar uyuşturucu kullanmak istiyor, bulmak istiyor. Bunları da topluma kazandırmak lazım. Yani hem cezalandırma amacı var sonuna kadar mücadele etme amacı var hem de bunun tekrardan topluma kazandırılması lazım. Bu konuda da önemli adımlar atıldı; rehabilitasyon merkezleri var yani bunlarla ilgili çalışmalar da devam ediyor. İnşallah tekrar topluma kazandıracağız bu şahısları da.
Bakın ben az önce de söyledim buradan çok kıymetli İstanbul Emniyet Müdürlüğü mensuplarımıza, Jandarma personelimize teşekkür etmek istiyorum. Savcı arkadaşlarımızla da çok iyi çalıştık biz bu konuları Başsavcı olarak, inşallah Adalet Bakanı olarak da iyi çalışacağız. Burada dediğim gibi sistem alttan üste doğru giden bir sistem. Yani torbacıyı yakalıyorsunuz, dağıtıcıyı yakalıyorsunuz, ana dağıtıcıyı yakalıyorsunuz.
Sorduğunuz uluslararası ayağıyla ilgili elbette bizim adli anlaşmalarımız var, suçluların iadesi anlaşmalarımız var. O konuda gerekli adımları atacağız. Zaten şu an işleyen süreçler de var. Zaten biliyorsunuz uyuşturucuyu artık dünya kabul ediyor, yani bunları iade etmeye başladılar. Ben hatırladığım kadarıyla 6 kişi bize Dubai'den iade edildi; Hasan Alalo, Abdullah Alp Üstün gibi. Sürekli olarak bunlarla ikili temaslar da kuracağız. Tabii bu sadece benim değil, aynı zamanda bir devletin politikası; İçişleri Bakanımız, Dışişleri Bakanımız... Yani biliyorsunuz kırmızı bülten çıkartılıyor, bu konuda onlar da devreye girecek. Ben tekrardan özellikle Emniyet personelimize, Jandarma personelimize, kıymetli İçişleri Bakanımıza, önceki dönem Bakanımıza, daha önce görev yapmış katkı sunmuş Adalet Bakanımıza bunlara teşekkür etmek istiyorum. Yani uyuşturucuyla mücadele konusunda biz inşallah üzerine koyarak gideceğiz.
İstanbul'un merkezinde yani böyle bir villada yani böyle bir şeyler oluyor. Yani ben de Cumhuriyet Savcısıyım, naçizane bir insanım; yani Anadolu'nun bağrından çıkmış Nevşehirli bir insanım. Yani devlet de böyle bir görev vermiş. Benim yani daha doğrusu herkesin, bir savcının kesinlikle suçu görmeme gibi bir lüksü yok. Biz bunu öğrendiğimiz an gerekli müdahaleyi yaptık; daha sonra da olay çözüldü biliyorsunuz. Halen de devam ediyor; şoförü itirafçı oldu, işte getirenler itirafçı oldu, barmenler vesaire itirafçı oldu. Yani bunu bütün savcılarımız yapıyor, yani burada sorun yok.

Yani ben araştırma yaptırmadım ama yani toplumda bu konuda herkes memnun, %80 oranında bir güven var. Herkes bu operasyonların, özellikle uyuşturucu operasyonlarının, yani affedersiniz fuhşa teşvik, aracılık dediğimiz operasyonlardan memnun. Yani şimdi şöyle bakın; Anadolu'dan genç kızlarımız maalesef sosyal medyadan görüyor, yani özel bir hayat varmış gibi İstanbul'a geliyorlar, maalesef daha sonradan bu illete düşüyorlar. Yani bunlar aileler için de iyi oluyor. Yani biz bu operasyonları yaptıkça aileler bize teşekkür iletiyor. İşte uyuşturucu azaldı artık İstanbul'da; gece kulüplerine aramalar yaptık, yani artık rahat bir şekilde uyuşturucu temin edemiyorlar ya da işte parti veremiyorlar. İşte genç kızlarımız, sosyal medyada tanınmış ünlülerimiz rahat bir şekilde bu şeyi yapamıyor. Bunların hepsi bir silsile. Yani uyuşturucuyla mücadele ettiğiniz zaman aslında toplum rahatlıyor, insanlar memnun. Yani maalesef gençlerimiz de, işte genç kızlarımız da özeniyor, bu bataklığa düşüyor. Yani o konuda ben şahsım adına, yani bu operasyonu yapan tüm birimler adına ailelerden çok dua alıyoruz.
Yani şimdi biliyorsunuz teşhircilik diye bir kanunumuzda suç var. Tabii ben İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı zamanında bunu çok sık uyguladım. Yani orada artık yani savcı olarak görevini yapmak zorunda, sonuçta burada farklı bir amaç var. Yani buradan hayatını idame ettirmeye çalışıyor, insanlar tuzağa düşürüyor. Yani burada yeni dönemde de aynı şekilde kanun değişikliğine ihtiyaç yok; yeni dönemde de bu şekilde sosyal medyadan özellikle bunların propagandası yapılıyorsa, gençler bu şekilde tuzağa düşürülüyorsa... Zaten sistem bu şekilde oluyor; genelde tuzağa düşürülüyor, daha sonra uyuşturucuyla birlikte anılıyor. Yani bunları biliyorsunuz fuhşa yer ve imkan temin etme ve aynı şekilde uyuşturucu; bunlar ikisi birlikte işleniyor. Biz yeni dönemde de bu konuda genel ahlaka karşı işlenen suçlar var biliyorsunuz kanunumuzda sayılı, bunlarla ilgili de hassasiyeti göstereceğiz.
Sosyal medyada maalesef çok bilgi kirliliği var. Ben hakimlik savcılık yaptım, süreçte de gördüm; şimdi biliyorsunuz yargılamalar yapılıyor sosyal medyada, yani hükümler veriliyor, kararlar veriliyor. Öyle değil, gerçekteki öyle değil. Yani burada hakim savcı arkadaşlar da özellikle linç ediliyor; ya böyle bir şey yok. Yani hakim dosyadaki delillere göre karar veriyor ama sosyal medyada "Vay efendim o niye bırakıldı?", "Vay işte niye şu kadar ceza aldı?" Yani burada sosyal medyada bilgi kirliliği var.
Sosyal medya ile ilgili bildiğim kadarıyla bir yasa çalışması var. Yani sosyal medyada bir şahıs yorum yapacaksa, bir yazıyı yayınlayacaksa kesinlikle kimliği belli olacak. Yani bu kimliği doğrulanmadan sahte hesapla ya da yurt dışından bir fake hesapla bunu yapmayacak. Yani biliyoruz itibar suikastları oluyor, herkese itibar suikastı oluyor; hakim savcı arkadaşlara oluyor, yargılamayı etkilemeye çalışıyorlar. Bunlar yanlış. Eğer sosyal medyada şahıs bir açıklama yapıyorsa, bir hedef gösteriyorsa o kişinin kimliği belli olduğu için artık onun da cezai sorumluluğu başlayacak. Bu konuda sosyal medya ile ilgili yasa çalışmasına önem veriyorum.
"FETÖ BİZİM KIRMIZI ÇİZGİMİZDİR"
FETÖ ile mücadele elbette devam edecek. Bütün başsavcılıklarımız teyakkuzda. Ülke için bir tehdit. Ne gerekiyorsa yapılıyor. Yeni yapılanmalara karşı operasyonlar yapılıyor. Sonuna kadar gidilecek. Sürekli şekil, isim, görüş değiştiriyorlar. FETÖ bizim kırmızı çizgimiz, ana gündemimizdir.
ALO ADALET HATTI HAYATA GEÇECEK
Şu an en büyük sorun yargılamanın gecikmesi. Kadastro davasını dede açıyor torununda bitmiyor. Boşanma davaları öyle. Alo Adalet Hattı kuracağız. Cimer var. Ben Alo Adalet hattı kuracağım. Bir boşanma davası 17 celsedir bitmemiş. Kira davası devam ediyor. Vatandaş Alo Adalet Hattı'na telefonla veya maille ulaşabilecek.

YENİ NESİL SUÇ ÖRGÜTLERİ
Sosyal medyada bilgi kirliliği var. Sosyal medya ile ilgili bildiğim kadarıyla bir yasa çalışması var. Yani sosyal medyada bir şahıs yorum yapacaksa, bir yazıyı yayınlayacaksa kesinlikle kimliği belli olacak. Bu kimliği doğrulanmadan sahte hesapla ya da yurt dışından bir fake hesapla bunu yapmayacak. Biliyoruz itibar suikastları oluyor, herkese itibar suikastı oluyor; hakim savcı arkadaşlara oluyor, yargılamayı etkilemeye çalışıyorlar. Bunlar yanlış. Eğer sosyal medyada şahıs bir açıklama yapıyorsa, bir hedef gösteriyorsa o kişinin kimliği belli olduğu için artık onun da cezai sorumluluğu başlayacak. Sokak çetelerine çocuklarımızı teslim etmeyeceğiz. Suç örgütleri, kanundaki boşluklardan yararlanarak çocukları istismar ediyor. Atlas Çağlayan cinayeti hepimizin yüreğini yaktı. Sokak çeteleriyle mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.
CHP'NİN KAPATILACAĞI İDDİALARI HAKKINDA AÇIKLAMA
AK Parti, parti kapatmayı anayasada zorlaştıran bir partidir. Siyasi partilerin kapanması söz konusu olamaz. Orada değişiklik durumunda sadece bir bildirimdir . Savcılar, üzerlerine düşeni yapmak zorundadır.
CHP'nin bazı hesaplarında, il binasının satın alınması ve kurultay ayrıntılarıyla ilgili bölümlerdeki usulsüzlükler tespit edildiği için bu durum Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına malikdir. Olay maalesef çarpıtılarak farklı bölümlerle çekildi. 'AK Parti iktidar döneminde anayasa değişikliği ile parti küçültülmüştür' gibi bir durum kesinlikle söz konusu değildir, bu şekildeki haberler tamamen yanlış bilgidir.
"15 BİN KADRO ALDIK ATAMALARINA BAŞLAYACAĞIZ"
İnşallah 15 bin kadro aldık, onların yakın zamanda mülakatları ve başlamasını yapacağız. Hakim savcı yardımcılığı ve hakim savcı adaylığı ilanlarımız yapıldı, onların da inşallah mülakatlarına başlayacağız, onlar da arkadaşlarımıza umut olacak.
Biliyorsunuz Cumhurbaşkanlığı Strateji Başkanlığı bir kadro belirliyor, kadro veriyor, daha sonra işte il bazlı olarak alımlar yapıyoruz. Bu konuda inşallah yani bir periyodik takvime göre 15 bin personel adalet camiamıza kazandıracağız. Aynı şekilde hakim savcı yardımcılığı ve mülakatları da biliyorsunuz onlar da başlayacak, bunları da söyleyelim. Adalet ihtiyacı konusunda kim kapımı çalarsa çalsın biz oradayız. Güçlüden yana değiliz; haklıdan yana, mağdurun yanındayız. Burada parti, şahıs ayrımı yapmıyoruz. Bakın tekrar söylüyorum, yani burada adalet çok önemli bir kavram. Yani burada kimin adalet ihtiyacı varsa, kim "mağdurum" diyorsa... Yani özel ilk projeyi de açıkladım; "Alo Adalet" projesi de mağduriyetleri varsa oraya da bildirebilir, benim şahsıma da gelebilir. Yani ben 86 milyon vatandaşımızın Adalet Bakanıyım, bir siyasi kişilik değilim. Burada şahısların siyasi görüşlerine göre, ideolojisine göre, dünya düşüncesine göre, kimliğine göre, yaşantı tarzına göre bir şeyimiz yok. Biz tamamen adalet hizmetçisiyiz. Mağdur kimse, haksızlığa uğrayan kimse onun yanındayız. Bu konuda tekrar söylüyorum, adalet ihtiyacı olan kim kapımı çalacaksa kapım açık. Ben şahsi olarak kişisel tartışmalara girmek istemiyorum. Şimdi burada önemli olan kurumların yıpratılmaması. Ben İstanbul Başsavcılığı yaptım, şimdi de Allah nasip etti Sayın Cumhurbaşkanımız uygun gördü Adalet Bakanlığı görevini yapıyorum.
"ONLAR AİLEMİ HEDEF GÖSTERDİ, ÇOCUKLARIMI TEHDİT ETTİ DİYE BEN GÖREVİMİ YAPMAYACAK DEĞİLİM"
Burada yani şahısları yıpratmamak lazım. Yani burada Akın Gürlek değil, yani burada özellikle kurumların yıpratılmaması lazım. Şimdi onlar beni eleştirdi, ailemi hedef gösterdi, çocuklarımı tehdit etti diye ben görevimi yapmayacak değilim. Ben birilerinin gönlünü hoş etmek için dosyadaki delilleri görmezden gelemem lütfen, yani bunun altını çizelim. Burada benim şahsım önemli değil. Ben Cumhuriyet Savcısı olarak, az önce de söyledim çok da tekrar etmek istemiyorum, önüme soruşturma dosyası geldiği zaman dosyanın kapağına bakmıyorum. Dosya bizi ilgilendirmiyor, suç var mı yok mu, makul şüphe var mı yok mu? Yani orada onların beni tehdit etmesi, ailemi hedef göstermesi, şahsi olarak bana hakaret etmesi vesaire bunları ben olayları şahsileştirmiyorum. Yani burada önemli olan kurumlarımızın yıpratılmaması. Yani ne derlerse desinler, ne yaparlarsa yapsalar zaten biz görevimizi yaptık. Yani birilerinin gönlü olacak diye, birileri işte memnun olacak diye bir savcı dosyadaki delilleri görmezden gelemez. Ben gerekli tazminat davalarını açtım zaten, bunları siz de biliyorsunuz. Şimdi yani biliyorsunuz hakim savcılar maalesef kanunda yazılı bir madde var; hakim savcılar tarafsızlığına gölge düşmemesi için bir siyasi ideolojide olmaması için, yani onun görüşünü belli etmemesi için canlı yayınlara katılamaz, yazılı açıklama yapamaz. Yani bu konuda biz de tabii ekranlarda olmadık, hiç ekranlara çıkmadık. Bundan sonra tabii artık ekranlara çıkmaya başlayacağız. Öncelikle ben bir aile babasıyım, bir Anadolu insanıyım, Nevşehirliyim, Kozaklılıyım, buradan bütün hemşehrilerime selam söylemek istiyorum.
"İLERLEYEN GÜNLERDE BİR ATAMA YAPILIR"
HSK bildiğim kadarıyla henüz bir atama yapmadı. O konuda şöyle; yani bizim buradan gitmemiz ya da bizim şahsımız değil, yani Cumhuriyet Savcısı görevini yapmak zorunda. Ben geldim, bunlar bize vesile oldu biz görevimizi yaptık. Benden önceki savcı arkadaşlarımız, başsavcı arkadaşlarımız da görevini yaptı, hani bazı şeyler vesile olur, bunlar da bize vesile oldu. Allah bize nasip etti, bunları biz de yapmak nasip oldu. Muhtemelen ilerleyen günlerde bir atama yapılır. Buradan gitmemiz nasıl çevrelerden görüyor onu ben bilmiyorum, o soruyu sizin bilmeniz lazım.
"SUÇ KONUSUNDA KESİNLİKLE TAVİZ GÖSTERİLMEZ"
Makamlar mevkiler gelip geçicidir, önemli olan devletin, önemli olan devletin sistemidir. Yani burada da İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nda da diğer başsavcılıklarda da şahıslar gider, işleyen bir sistem vardır, mekanizma vardır. Elbette yerimize gelecek arkadaş da bu soruşturmalara devam edecektir. Yani Cumhuriyet Savcısı'nın görevi zaten soruşturma yapmak yani. Burada kesinlikle, yani özellikle suç konusunda kesinlikle taviz gösterilmez.
IBAN MAĞDURLARI İLE İLGİLİ BİR DÜZENLEME OLACAK MI?
Bu konuda arkadaşlarımız çalışıyor, inşallah Meclis'e şu an daha gelmedi, 12. paket var, henüz bizim bakanlığımız aşamasında. 12. pakette bir düzenleme yapmayı düşünüyoruz. Şimdi şöyle, dolandırıcılık yöntemi sürekli değişiyor, yani burada teknolojiye ayak uyduruyorlar. Bununla ilgili yasal düzenleme yapılacak, IBAN mağdurları ile ilgili bana da mesaj geliyor sosyal medyada da sürekli gündemde tutuyorlar. İnşallah bunu 12. pakete koymayı düşünüyoruz.