Enerji üzerinden küresel strateji: Trump'ın tehdit ettiği ülkeleri ne bekliyor?
ABD'nin Venezuela'ya yönelik operasyonunun yankıları sürerken Trump'ın Kolombiya, Meksika, Panama ve İran'a tehditkar ifadeler kullanması dünyayı ayağa kaldırdı. Diğer taraftan ABD Başkanı, Venezuela'ya ikinci bir harekat planının hazır olduğunu belirtti. Olası saldırı durumu da tartışılan başlıklar arasında. Akıllara ise "Trump'ın yeni hedefi hangi ülke?" sorusu geldi. A Haber Gece programına katılan uzman isimler, olası operasyon nedeninin temelinde enerji kaynaklarının olduğunu belirten çarpıcı analizlerde bulundu.
ABD'nin 2 ocak gecesi Venezuela'da gerçekleştirdiği operasyon dünya gündeminin ilk sırasına yerleşirken, Latin Amerika ülkelerinde tedirginliğe yol açtı. ABD Başkanı Donald Trump, Maduro'nun esir olarak alınmasının ardından geçici olarak göreve gelen Rodriguez'e ABD yönetimiyle doğrudan uzlaşmaması durumunda ağır bedel ödetmeye hazır olduklarını, öte yandan ikinci bir operasyon için hazır olduklarını belirtti.
Trump operasyon sonrası basın mensuplarına yaptığı açıklamada başta Kolombiya, Meksika, Panama, Grönland ve İran'a saldırı tehdidinde bulunması dünya genelinde tansiyonu yükseltti. ABD Başkanı'nın operasyona yeşil ışık çıkışı yeni krizlere neden olurken akıllara "Dünyada işgaller dönemi mi başlıyor?" sorusunu getirdi. Peki "Trump sıradaki hangi ülkeyi hedef alacak?" Esra Akyürek'in sunduğu A Haber Gece programına katılan Akademisyen Prof. Dr. Abdullah Aydın ve Uluslararası İlişkiler Uzmanı Doç. Dr. Nuri Salık olası saldırı durumunun altında enerji kaynaklarının olduğunu belirterek çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
"OLASI İRAN SALDIRISININ ETKİSİNİ AZALTMAK İÇİN VENEZUELA KARTI DEVREYE GİRDİ"
Akademisyen Prof. Dr. Abdullah Aydın: Netanyahu'nun ziyaretinin Venezuela'daki saldırıyı desteklediğini görüyoruz. Normalde belki Venezuela petrolleri Amerikan ekonomisi için bir rahatlama sebebi olur ama asıl mesele petrolün bizzat kendisidir. Petrol olmazsa savaş sürdürülebilir hale gelmez. Bunun için de İran'a yönelik bir saldırıda İran'ın elindeki en büyük koz kendi petrolü değildir, Basra Körfezi'ni kapatmasıdır. Basra Körfezi kapanırsa dünyada çok büyük bir ekonomik dalgalanma olur, enerji ikmal problemleri yaşanır. Bunun önüne geçmenin en iyi yolunu Trump, Venezuela üzerine bir operasyon yapmakta buldu.
A Haber - Ekran Görüntüsü
"VENEZUELA İLE BASRA KÖRFEZİ'NDEKİ OLUMSUZ ETKİ ORTADAN KALKACAK"
Netanyahu'nun ziyaretinin hemen arkasından bu olayın gerçekleşmesi de olası İran saldırısının oluşturacağı olumsuz etkileri minimize etmek için Venezuela petrollerini bir an önce devreye sokmak üzerinden kurgulanmaktadır. Bugün normalde Maduro'nun zaten anlaşma niyeti olduğunu herkes biliyordu; yüzde 25'ini bugün hala Amerikan petrol şirketleri çıkartıyor ülkedeki petrolün. Ama Maduro'nun olduğu bir alternatifte istediği hamleyi yapamaz. Amerika yüzde kontrol altına alacak ki yarın bir gün istediği anda devreye sokarak İran'a yönelik operasyonda bu petrol kaynaklarını devreye sokarak Basra Körfezi'nin oluşturacağı olumsuz etkiyi ortadan kaldıracak.
A Haber - Ekran Görüntüsü
"SİSTEMİ KURANLAR PETROL SAHİPLERİ DEĞİL BİZZAT TÜKETENLER"
Bu sistemi kuranlar sistemin petrol sahipleri değil petrolü tüketenler. Ana tüketiciler petrolü öyle bir hale getirdiler ki, "ben tüketmezsem sen yoksun"a getirdiler. O yüzden belli komisyonlar alıp bütün altyapıyı, bütün kaynakları Amerika'ya verenler huzur içerisinde yaşıyor. Yani biliyorsunuz Ortadoğu ziyaretinde Trump 3 trilyon dolar para aldı. Aslında orada petrolü zaten çıkartan Amerika ve diğer küresel güçler, yani İngiltere diyelim. Şimdi petrolü çıkartıyorlar, oradan çok büyük paralar kazanıyorlar; o küçük komisyonları alan ülkeler paralarını yine gidip Amerika'ya yatırıyor, sonra Trump gidiyor bu sefer de 3 trilyon dolar daha kurtarıyor kendisi adına. Şimdi böyle bir gerçeklikle karşı karşıyayız. Sizin petrolünüzün olması hiçbir şey ifade etmez; o petrolü sattığınız ülkelerin o petrolü alırken size onun karşılığında belli bir refah vermesi gereken durumu getiriyor. Dolayısıyla sizi her türlü köleleştiriyor bu sistem.
A Haber - Ekran Görüntüsü
"ABD'NİN STRATEJİSİ ÇİN VE RUSYA'YI ÇEVRELEMEK"
Uluslararası İlişkiler Uzmanı Doç. Dr. Nuri Salık: Grönland kartını açtı. Sebebi ise Amerika Birleşik Devletleri soğuk savaş yıllarında Sovyetler Birliği'ne yönelik "containment" dediğimiz İngilizcesiyle, Türkçesiyle "çevreleme stratejisi" demişti. Şimdi Trump'ın zihninde şu var: Amerika Birleşik Devletleri Rusya ve Çin tarafından çevreleniyor. Nasıl çevreleniyor? Bakın Grönland etrafında çok ciddi Çin ve Rus hareketliliği var. Güneye bakıyorsunuz, güneyde Panama Kanalı'nı dile getirdi; Panama Kanalı'na el koyacağını söyledi Donald Trump. Niye bunu söyledi? Çünkü Panama Kanalı'nı Amerika Birleşik Devletleri Panama'ya vermesine rağmen buradan Çin gemileri daha ucuz ticaret yapıyorlar, geçiş sağlıyorlar. Aynı zamanda ne var? Venezuela'da, Kolombiya'da bu coğrafyada yani sol sosyalist hareketlerin hakimiyet alanında olan bu Latin Amerika jeopolitiğinde Çin ve Rusya'nın çok büyük etkinlik sahibi olduğunu biliyoruz. Venezuela'nın petrollerini büyük oranda kontrol eden ülke Çin. Çin, Venezuela'ya geçtiğimiz 10-15 yıl içerisinde 50-60 milyar dolarlık bir kredi verdi ve bunun karşılığında Venezuela'nın petrolünü çıkartıyor.
GÜNÜN MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN





