İBB iddianamesindeki detaylar A Haber'de! 6 ismin 5'i İmamoğlu kasası: Örgütün temelleri 2014'te atılmış
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yolsuzluk soruşturması kapsamında İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü'ne yönelik iddianamenin tamamlanmasının ardından örgüte yönelik yeni detaylar çıkmaya devam ediyor. İddianamede eski İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapis cezası istenirken 160 milyar lira kamuyu zarara uğrattığı ortaya çıktı. A Haber muhabiri Mehmet Karataş iddianameye ilişkin detayları Cansın Helvacı'nın sunduğu Memleket Meselesi programında aktardı.
İBB'de yolsuzluk soruşturması kapsamında görevden uzaklaştırılan eski İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'na yönelik yürütülen soruşturma tamamlandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 3 bin 809 sayfalık iddianamede İmamoğlu'nun 'suç işlemek amacıyla örgüt kurma', 12 kez 'rüşvet', 7 kez 'suç gelirlerinin aklanması', 2 kez 'kişisel verilerin kaydedilmesi', 2 kez 'kişisel verileri ele geçirme veya yayma', 4 kez 'suç delillerini gizleme', 'haberleşmenin engellenmesi', 'kamu malına zarar verme', 47 kez 'rüşvet alma', 'halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma', 9 kez 'irtikap', 46 kez 'kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık', 4 kez 'suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama', 70 kez 'ihaleye fesat karıştırma', 'çevrenin kasten kirletilmesi', 'Vergi Usul Kanunu'na muhalefet', 'Orman Kanunu'na muhalefet' ve 'Maden Kanunu'na muhalefet' suçlarından toplamda 2 bin 430 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.
İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü'ne yönelik soruşturmada İBB merkezli yolsuzluğunu boyutu detaylarıyla ortaya çıktı. Buna göre Murat Ongun, Adem Soytekin, Fatih Keleş, Murat Gül İbrahimoğlu, Ertan Yıldız ve Hüseyin Gün'ün İmamoğlu Suç Örgütü'nün örgüt yöneticisi olduğu tespit edilmiş ve 402 şüphelinin iddianamede yer aldığı belirtildi. Öte yandan 3 bin 809 sayfalık iddianamede 160 milyar liralık kamu zararı oluşturulduğu paravan şirketler üzerinden örgüt içerisinde parayı döndürerek ihalelerde usulsüzlük ve ihaleye fesat karıştırdıkları belirlendi. İddianamede dikkat çeken bir diğer husus ise 2014 yılında rüşvetler ve ihale usulsüzlüklerinden elde edilen paraların 2019 seçimlerinde kullandıkları ortaya çıktı. İddianamenin ayrıntılarını A Haber muhabiri Mehmet Karataş, Cansın Helvacı'nın moderatörlüğündeki Memleket Meselesi programında aktardı.
İşte A Haber muhabiri Mehmet Karataş'ın açıklamalarından satır başları...
"124 EYLEMİN TAMAMI BELGELERE DAYALI"
Aslında burada 124 eylemden sorumlu tutuluyor olması, 124 eylemin şu an itibariyle iddianamede kayıtlara geçtiği görülüyor. Yani bu hazırlanan iddianame daha hazırlanmadan, iddianamede ne olacak, ne yazacaklar diye birçok böyle medya kuruluşu bununla ilgili yorumlar yapıyordu. Ki her yapılan operasyonda, "Bu gerekçesi nedir?" diye hep böyle bir toplumun kafasını karıştırmaya çalışıyorlardı. Ama bugün İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ortaya koymuş olduğu bu iddianamede 3.900 sayfalık bu iddianamenin içerisinde 124 eylemin tamamının belgelere dayalı olduğu, ses kayıtlarının olduğu, HTS kayıtlarının ve yine bununla ilgili yazışmaların, yani her bir olayın altı doldurulmuş ve her biri kanıtlanmış ya da itiraf beyanlarının tamamı bu dosyada yer alıyor. O yüzden hem delillerin olması, hem belgelerin olması ve burada itiraf tutanaklarının tutulmuş olması, tüm bunlar olunca da tabii ki 3.900 sayfa oluyor. Hani dediniz ya, Bu kadar kalın diye. Sebebi de içerisindeki her bir suçla ilgili yapılan her bir eylemin içeriğinin doldurulduğu ve içeriğine dair belgelerin olduğu görülüyor.
A Haber - Ekran Görüntüsü
"ÖZGÜR KARABAT'IN İETT İHALELERİNDE DAHİLİ SÖZ KONUSU"
Şimdi suçlamalar zaten 19 Mart'tan bu yana konuşuyoruz: Suç örgütü kurmak, yönetme, örgüte üye olma ve rüşvet. Bu az önce bahsettiğin altı yönetici ve lideri olan Ekrem İmamoğlu'yla birlikte buradaki bu suç şemasını aslında biz burada her bir ismin, örnek veriyorum, Adem Soytekin, yani 'sıvacı' olarak Ekrem İmamoğlu'yla tanışmış ama bugün milyonluk bir adam olmuş. Ve kendisi ihalelerden tutun, rüşvet skandalına kadar birçok noktada hepsinin ismini görüyoruz. Ve yine dosyada 105 tutuklu ve 402 şüpheli bulunuyor. Bunların içerisinde 105'i tutuklu ve 10 yıllık süreç içerisinde kamuya toplamda 160 milyar TL'lik bir zarar verdikleri, zarara uğrattıkları da görülüyor dosyada. Ve 24 milyon dolar ve 95 taşınmaz ve güncel değerler değil ki, bugün güncel değerle karşılaştırıldığında çok büyük bir rakam olacaktı bu muhtemelen. Ve 170 kişi de adli kontrolle serbest bırakılırken, burada İSKİ, İSPARK, Boğaziçi Tesis Yönetimi ve İGDAŞ için ayrıca soruşturmalar da ayrı bir belgede devam ediyor ki bununla ilgili Özgür Karabat'la ilgili de bir fezleke hazırlanmış. Bir fezleke gönderilecek. Çünkü Özgür Karabat'ı özellikle de İETT noktasında gerçekleşen ihalelerde bir dahilî söz konusu. Onun dışında da bazı ihalelere müdahale ettiği yönünde bazı iddialar var. İşte onunla ilgili de dediğimiz gibi hazırlanan bir fezleke söz konusu.
A Haber - Ekran Görüntüsü
"160 MİLYAR LİRALIK KAMU ZARARI İBB'NİN USULSÜZLÜKLERİNİ KAPSIYOR"
Şimdi ben gün içerisinde bu iddianameye baktığımda ki 19 Mart'tan bu yana aslında her bir gelişmeyi yakından takip etmeye, her bir olayın içeriğini araştırarak takip etmeye çalışıyoruz. Bu hazırlanan iddianamede şunu gördüm: 7 ayrı bölümden oluşuyor. Ve bunun ilk üç bölümüne baktığımızda, Ekrem İmamoğlu'nun 2014'le 2019 arasında, yani 2014 yerel seçimlerinde Beylikdüzü'ne seçildikten sonra aslında bu suç örgütü şemasının yavaş yavaş oluşturulmaya başlandığını görüyoruz iddianamedeki bilgilere göre. Ve o dönemde yine Soytekin'in olması, Murat Ongun'un olması, Fatih Keleş'in olması... O dönemde tabii ki Hüseyin Gün söz konusu değil, orada henüz yok, ama sonrasında ilk şema oluşturulmaya başlandığında Adem Soytekin ve Ekrem İmamoğlu'nun yanında bulunan diğer isim de Murat Ongun.
A Haber - Ekran Görüntüsü
"2014 YILINDAKİ RÜŞVETLER EDİNİLEN PARALAR 2019 SEÇİMLERİNDE KULLANILMIŞ"
Yani 2014 yılı itibariyle rüşvetler ortaya çıkarılmış, ihalelerdeki usulsüzlükler ortaya konmuş ve o dönemde toplanan paralarla da 2019 seçimlerinde kullandıkları belirtiliyor. 2019 sonrasında da zaten dediğimiz gibi büyük bu 160 milyarlık kamu zararının aslında büyük payı da İstanbul'un, sadece Beylikdüzü'nü değil, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ndeki yapılan usulsüzlükleri kapsıyor. İlk üç bölüm 2014 ve 2019. Sonrasındaki üç bölüm, burada nasıl bu şema oluşturuldu, bu örgüt nasıl kuruldu, ihalelerde nasıl düzen kuruldu ve bir de sonuç- bir de sonuç olmak üzere toplamda yedi ayrı bölümün olduğunu görüyoruz.
"HÜSEYİN GÜN ÖRGÜT YÖNETİCİSİ OLARAK LİSTEDE"
Örgüt yöneticisi olarak Hüseyin Gün de görülüyor. Mesela 2014 ve 2019 sürecinde görülmüyor Hüseyin Gün. Bu örgütün suçlama kapsamları ne şimdi? Rüşvet. Rüşvet, ihaleyi usulsüzlük yapma, yine veri tabanlarının İstanbul'un işte İstanbul Senin programı gibi yapılan uygulamalar üzerinden yaptıkları ve bakın şimdi az önce isimleri saydınız ya, bu gördüğünüz yöneticilerin tamamı ki Hüseyin Gün'ü burada biraz ayırmak gerekiyor. Bu gördüğünüz diğer isimler Fatih Keleş, Murat Ongun, Adem Soytekin, Murat Gül İbrahimoğlu. Şimdi bu gördüğünüz bütün isimler, bu yöneticiler aynı zamanda Ekrem İmamoğlu'nun bir noktada kasası. Neden diyeceksiniz? Çünkü yöneticiler direkt Ekrem İmamoğlu'ndan talimat alıyor. Ya da bütün gelişmelerde, alınan paralarda... Mesela şu an hatırlıyorum. İstanbul'a, İstanbul Boğazı'nın hemen yanı başında bir villa vardı. Hatta arkadaşlarımız orada yayınlar da yapmıştık. O villada ruhsat normalde olmadığı halde, orada yapı yapılmaması gerektiği halde göz yumarak, belli bir bilmem kaç milyon dolar alarak orada ona göz yummuşlardı. Bunun aracısı kimdi? Fatih Keleş'ti, iddiaya göre. Fatih Keleş orada devreye giriyor ki, kendisinin aslında normalde hiçbir bu ruhsat bölümüyle alakası yok. Yani tapuda bir görevi yok, imar bölümünde bir görevi yok ama devreye girerek bu noktada para almıştı. Sonrasında ne oldu? İl Çevre Müdürlüğü ne yaptı? Oraya müdahale etti ve orayı yıkım kararı aldı. "Siz yıkmazsanız biz yıkarız" diyerek sonrasında oradaki yapılan işlerin yıkılmasına sebep oldu. Yani şunu söylemeye çalışıyorum. Burada gördüğünüz bu altı ismin beş tanesi zaten Ekrem İmamoğlu'nun dolaylı olarak kasası. Ve bu iddianamede, bu hazırlanan şablon şöyle baktığımda bana neyi gösteriyor?






