İBB iddianamesi tamamlandı! İmamoğlu'na 2352 yıla kadar hapis talebi
İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütüne yönelik iddianame tamamlandı. 3900 sayfadan oluşan ve 402 şüpheliyi içeren iddianamede Tutuklu Eski İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında 828 yıldan 2352 yıla kadar hapis cezası istendi. İddianamede 10 yıllık süreçte kamu zararının 160 milyar TL olduğu vurgulanırken 76 kişinin etkin pişmanlıktan yararlandığı belirtildi.
İBB iddianamesi tamamlanırken Ekrem İmamoğlu'nun 828 yıl 2 aydan, 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezasıyla cezalandırılması istendi.
CANLI ANLATIM
"İDDİANAMENİN İÇİ BOŞ DENİYORDU AMA 142 FARKLI EYLEM VAR"
Avukat Mehmet Yılmazer, A Haber canlı yayınında, kamuoyunda "içi boş" olduğu iddia edilen dosyanın aslında 142 farklı eylemle dolu olduğunu belirtti ve iddianame sonrası başlayacak hukuki süreci değerlendirdi.
"İÇİ BOŞ DENİYORDU AMA 142 FARKLI EYLEM VAR"
Soruşturma sürecinde yapılan "dosyanın içi boş" eleştirilerine atıfta bulunan Avukat Mehmet Yılmazer, iddianamenin içeriğinin bu iddiaları çürüttüğünü vurguladı. Yılmazer, dosyanın kapsamının ne kadar geniş olduğunu şu sözlerle ifade etti:
"Bugüne kadar hep bir söylenti halinde bu iddianamenin, bu yargılamanın, bu tutuklamaların arkasında 'bu dosyanın içi boş' deniyordu. Ama gördüğümüz üzere, bugün 142 farklı eylemden bahsediliyor bu dosya kapsamında."
İMAMOĞLU'NA YÖNELİK DOĞRUDAN VE DOLAYLI SUÇLAMALAR
Yılmazer, örgüt lideri olarak gösterilen Ekrem İmamoğlu'nun hem doğrudan işlediği suçlardan hem de örgüt üyelerinin eylemlerinden sorumlu tutulacağını belirtti. Yılmazer, İmamoğlu'na yönelik suçlamaların çeşitliliğini, "142 eylemin 27'sinde zaten örgüt lideri Ekrem İmamoğlu doğrudan bu suçu işliyor. Bunlardan bir tanesi örgüt lideri olmak... Diğerleri işte yine rüşvete doğrudan karıştığı, ihaleye fesat karıştırmaya doğrudan karıştığı, kamu, suç gelirlerini aklama açısından doğrudan karıştığı ve kamu kuruluşlarını bu anlamda dolandırma suçuna doğrudan karıştığı," diyerek özetledi. Yılmazer, İmamoğlu'nun TCK 220. madde kapsamında, diğer örgüt üyelerinin işlediği suçlardan da örgüt lideri olarak sorumlu tutulacağını ve ceza talebinin bu nedenle bu kadar yüksek olduğunu sözlerine ekledi.
İTİRAFÇILAR DOSYAYI DERİNLEŞTİRDİ
Dosyanın bu denli kapsamlı hale gelmesinde etkin pişmanlıktan yararlanan 76 kişinin kilit rol oynadığını ifade eden Avukat Mehmet Yılmazer, bu durumun soruşturmanın derinleşmesine ve yargılamaya yardımcı olduğuna dikkat çekerek, "Bu soruşturma aşamasında 76 kişi etkin pişmanlıktan yararlanmış ve bu 76 kişi de bu anlamda soruşturmanın derinleşmesi açısından da aslında yargılamaya yardımcı da olmuş görünüyor," dedi.
EN VAHİM SUÇLAMA: MİLLİ GÜVENLİK TEHDİDİ
Yılmazer, dosyada yer alan ve kendisi için en endişe verici suçlamanın, kişisel verilerin yabancı istihbarat örgütleriyle paylaşılması olduğunu belirtti. Bu durumun bir milli güvenlik tehdidi oluşturduğunu vurgulayan Yılmazer, "Kişisel verilerin bir şekilde yabancı istihbarat örgütleriyle paylaşılması bir milli güvenlik tehdididir. Bu nasıl olabilir böyle bir belediye kapsamında denilebilir ama maalesef işte bir şekilde siyasal yarar, kendi siyasal yararınızla yabancı istihbarat örgütlerinin siyasal yararı örtüştüğünde ve çakıştığında bu tip olaylar da maalesef yaşanmış oluyor ve ciddi bir milli güvenlik sorunu haline gelmiş bu süreç," ifadelerini kullandı.
İDDİANAMEDE RÜŞVET HAVUZU VE YURT DIŞI KREDİ DETAYI
Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek, düzenlediği basın toplantısıyla yaklaşık 4 bin sayfalık dev iddianamenin detaylarını açıkladı. A Haber muhabiri Mustafa Kadir Mercan, Başsavcılık'tan son gelişmeleri ve iddianamenin sarsıcı ayrıntılarını aktardı. Mercan, "Ekrem İmamoğlu farklı suçlardan toplamda 828 yıldan 2.352 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanması isteniyor. İddianame de yaklaşık yarım saat sonra mahkemeye sunulacak. Sonrasındaysa mahkeme kabul ettikten sonra yargılama süreci başlayacak." dedi.
İTİRAFÇI SOYTEKİN'İN DURUMU NETLEŞTİ: "DAHA FAZLA BİLGİ SAKLADI"
Kamuoyunun en çok merak ettiği konulardan biri olan ve etkin pişmanlıktan yararlanarak serbest bırakılan, ardından tekrar tutuklanan Adem Soytekin'in durumuna Başsavcılığın açıklık getirdiğini ifade eden Mercan, Soytekin'in verdiği bilgilerin eksik olduğunun tespit edildiğini söyledi. Mercan, Başsavcılığın konuya ilişkin açıklamasını, "Evet, Adem Soytekin örgüt hakkında bize önemli bilgiler verdi fakat örgütün şemasına bakıldığında örgütte önemli bir yere sahip olmasıyla birlikte daha fazla bilgiyi sakladığını düşündüğümüzden dolayı ve vermiş olduğu beyanlar çelişkili olduğundan dolayı tekrar tutuklanmasına karar verildi." şeklinde aktardı.
RÜŞVET HAVUZU, YURT DIŞI KREDİLER... İŞTE PARANIN İZİ
İddianamede yer alan ve suç örgütünün finansal yapısını deşifre eden "rüşvet havuzu" ve yurt dışı kredileriyle ilgili iddiaları da paylaşan Mustafa Kadir Mercan, kamunun uğratıldığı zararın boyutuna dikkat çekti. Mercan, örgütün para trafiğini nasıl yönettiğini şu ifadelerle özetledi:
"Ekrem İmamoğlu'nun kurduğu bir rüşvet havuzu var ve belli başlı firmalara, belli başlı kişilere kurmuş olduğu rüşvet havuzundan paralar aktarıldığı tespit edilmiş durumda... Son 10 yılda kamuyu yaklaşık 160 milyon TL zarara uğratmış. 24 milyon dolarsa yine kamuyu zarara uğratmış durumda... Yurt dışından almış olduğu kredileri de, örnek veriyorum metro yapımı için bir kredi alınıyor fakat belli bir miktarı metro yapımına aktarılıyor, fakat diğer miktarlar farklı hesaplara, farklı kişilere aktarılıyor ya da Ekrem İmamoğlu'na yakın isimlere aktarılıyor."
DELİLLER SADECE İFADELERDEN İBARET DEĞİL
Soruşturmanın sadece itirafçı beyanlarına dayanmadığının Başsavcılık tarafından özellikle vurgulandığını belirten Mercan, iddianamedeki somut delillere işaret ederek, "Ekrem İmamoğlu için hem de örgüt için iddianamenin içerisinde hem video kayıtları var, hem fotoğraflar var hem de ses kayıtları var. Yani sadece o kamuoyunda olduğu gibi örnek veriyorum Adem Soytekin'in vermiş olduğu ifadelerle veya Ertan Yıldız'ın vermiş olduğu ifadeler kapsamında yapılan operasyonlar değil, bizzat delilli ve belgeli olarak yapılan operasyonlardı. Bunun da Başsavcılık altını çizdi." dedi.
"SORUŞTURMA BİTTİ, KOVUŞTURMA AŞAMASI BAŞLIYOR"
İstanbul 2 Nolu Barosu Başkanı Avukat Yasin Şamlı, A Haber canlı yayınında, yaklaşık 4 bin sayfalık dev iddianame sonrası başlayacak hukuki süreci ve davanın en kritik noktalarını değerlendirdi.
"SORUŞTURMA BİTTİ, KOVUŞTURMA AŞAMASI BAŞLIYOR"
İddianamenin mahkemeye sunulmasıyla birlikte artık yeni bir aşamaya geçildiğini belirten Avukat Yasin Şamlı, bundan sonraki hukuki takvimi adım adım anlattı. Şamlı, davanın uzun bir maraton olacağının sinyalini vererek, "Şimdi Cumhuriyet Başsavcılığı bu iddianameyi mahkemesine gönderecek. Mahkemenin bir iddianameyi kabul süreci var... Yok eğer iddianameyi kabul ederse artık soruşturma aşaması bitip kovuşturma aşaması başlamış olacak. Yani savcılık aşaması bitip artık muhakeme aşaması, dava aşaması başlamış olacak," dedi. Şamlı, yerel mahkemenin kararının ardından İstinaf ve Yargıtay (temyiz) süreçlerinin de yaşanacağını, bu nedenle uzun bir sürecin kendilerini beklediğini ifade etti.
DAVANIN EN VAHİM NOKTASI: "YABANCI İSTİHBARAT ÖRGÜTLERİYLE İLİŞKİ"
İddianamedeki suçlamalar arasında kendisini en çok etkileyen ve en vahim bulduğu noktanın kişisel verilerin yabancı istihbarat örgütleriyle paylaşılması iddiası olduğunu vurgulayan Yasin Şamlı, bu iddianın sıradan bir yolsuzluk soruşturmasının çok ötesinde anlamlar taşıdığını belirtti. Şamlı, bu durumun vahametini şu sözlerle dile getirdi:
"Benim en çok dikkatimi çeken, en çok etkilendiğim ve izah etmekte de hakikaten zorlandığım ve izah edemediğim diyeyim, işte bu kişisel verilerin yabancı istihbarat örgütleriyle paylaşılması iddiaları. Bu tabii çok vahim bir şey. Yani bir ülke içerisinde bir kurumu yönetebilirsiniz, Cumhurbaşkanlığına talip olabilirsiniz, bunlar hepsi meşru şeylerdir. Ama bazı şüpheliler hakkındaki iddiaların, işte bazı istihbarat örgütleriyle irtibatlarının bulunması, o istihbarat örgütlerinden bazı öneriler, yönlendirmeler almaları ve kabul etmeleri benim açımdan en zor, en inanılır tarafı."
HÜSEYİN GÜN DETAYI: "ŞAŞIRTICI DEĞİL"
Moderatör Banu El'in, daha önce de ismi gündeme gelen Hüseyin Gün'ün örgüt yöneticisi olarak iddianamede yer almasının şaşırtıcı olup olmadığı yönündeki sorusuna Avukat Yasin Şamlı, bu ismin dosyada yer almasının kendisi için şaşırtıcı olmadığını, daha önceki soruşturmalarla bağlantılı olduğunu ima ederek yanıtladı.