Malatya'da 5.6 büyüklüğünde şiddetli deprem! AFAD açıkladı, çevre illerden de hissedildi | Eğitime bir gün süreyle ara verildi, Prof. Dr. Şener Üşümezsoy uyardı
Malatya'da şiddetli bir deprem meydana geldi. AFAD'dan yapılan açıklamaya göre, merkez üssü Battalgazi ilçesi olan deprem 5.6 büyüklüğünde. Çevre illerde de hissedilen deprem bölgede paniğe yol açtı. Depremin ardından İçişleri Bakanlığı ve Malatya Valiliği'nden peş peşe açıklamalar geldi. Malatya'da eğitime bir gün süreyle ara verildi. Deprem uzmanı Prof. Dr. Şener Üşümezsoy da dikkat çeken bir deprem uyarısında bulundu. İşte son dakika gelişmesinin tüm detayları...
Malatya'nın Battalgazi ilçesinde saat 09.00'da 5.6 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı'nın internet sitesinde yer alan bilgiye göre, merkez üssü Battalgazi ilçesi olan 5.6 büyüklüğündeki sarsıntı çevre illerde de hissedildi.
Depremin 7,03 kilometre derinlikte meydana geldiği belirlendi.
Depremi Adıyaman başta olmak üzere, Kayseri, Şanlıurfa, Diyarbakır, Gaziantep ve birçok il hissetti.
AHABER.COM.TR DAKİKA DAKİKA DEPREM BÖLGESİNDEN DETAYLARI AKTARIYOR
CANLI ANLATIM
PROF. DR. ŞENER ÜŞÜMEZSOY'DAN DİKKAT ÇEKEN DEPREM UYARISI
Deprem uzmanı Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, Malatya'da meydana gelen deprem hareketliliğini A Haber ekranlarında çarpıcı bir dille değerlendirdi. Pütürge masifindeki enerji birikiminden "kılcal damar" olarak nitelendirdiği yan fay hatlarına kadar pek çok kritik noktaya parmak basan Prof. Dr. Üşümezsoy, deprem bilim dünyasındaki diğer tahminleri de sert sözlerle eleştirdi.
Bölgedeki fay hatlarının geçmişteki kırılma süreçlerini hatırlatan Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, "2020 yılında Sivrice’de deprem olduğunda kırılma Pütürge’ye doğru gidiyordu ancak Doğan Yol kesiminde stres tam anlamıyla boşalmadı. 6 Şubat depremlerinde de Pütürge masifi kırılmayan dirençli bir bölge olarak kaldı. Fayın uzunluğuna baktığımızda burada 6.5 büyüklüğünde bir deprem potansiyeli mevcuttur" sözleriyle Pütürge hattındaki tehlikeye dikkat çekti. Prof. Dr. Üşümezsoy, bu bölgedeki kilitlenmenin uzun süredir devam ettiğini ve enerji akışının yön değiştirdiğini belirtti.
"BAĞDAT CADDESİ TIKANDI, MİNİBÜSLER ARA SOKAKLARA GİRDİ"
Malatya’daki küçük sarsıntıların nedenini hayatın içinden bir örnekle açıklayan Prof. Dr. Üşümezsoy, "Bağdat Caddesi’nde trafik tıkanınca araçlar nasıl ara sokaklara saparsa, Pütürge’deki ana fay tıkandığı için enerji de Battalgazi ve Yeşilyurt’taki küçük faylara yöneldi. Bu küçük faylar ana cadde gibi büyük bir enerji boşaltamaz ama sürekli sarsıntı üreterek insanları korkutur. Bu depremler ana fayın değil, yan sokakların depremidir" ifadelerini kullandı. Enerjinin yan kollara dağılmasının büyük bir felaketin habercisi olmadığını vurgulayan Üşümezsoy, bölgedeki aktivitenin bu "kılcal damarlar" üzerinden sürdüğünü dile getirdi.
Deprem tahmini yapan diğer bazı meslektaşlarını da eleştiren Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, "İstanbul’da Adalar fayı kırılacak, 8.1 büyüklüğünde deprem olacak diyen koro halinde konuşan uzmanlar vardı. Ben Düzce dedim, Sındırgı dedim ve buralarda kırılmalar oldu. Sadece haritaya bakıp konuşan, hayatında Sındırgı’yı görmemiş uzmanları ciddiye almayın. Onlar sadece etiketli uzmanlar, fayları yerinde inceleyen gerçek uzmanlar değiller" sözleriyle deprem tahminleri üzerinden yaratılan algıya tepki gösterdi.
"KILCAL DAMARLAR HAYAT KURTARAN BİR SİSTEMDİR"
Fay hatlarındaki mekanizmayı bir sporcunun kalp sistemine benzeten Prof. Dr. Üşümezsoy, "Sporcularda ana aort damarı tıkandığında vücut yeni kılcal damarlar geliştirerek hayatı sürdürür. Pütürge’de ana fay tıkandığı için yan kollarda oluşan bu depremler de aslında sistemin bir parçasıdır. Ancak bu küçük damarlar asla 6.5 büyüklüğünde bir enerji üretemez. Malatyalılar müsterih olsun; ana koldaki büyük enerji henüz bu küçük faylara tam olarak yüklenmiş değil" ifadeleriyle sözlerini noktaladı. 22 Mayıs'ta İstanbul'da yapılacak Doğal Kaynaklar Zirvesi öncesi Üşümezsoy'un bu açıklamaları deprem stratejileri açısından yeni bir tartışma başlattı.
MALATYA’DA KORKUTAN SARSINTI! UZMAN İSİM UYARDI: YER ALTINDAKİ DEV ENERJİ HENÜZ BOŞALMADI
6 Şubat asrın felaketinin yaralarını sarmaya çalışan Malatya, 5.6 büyüklüğündeki sarsıntıyla bir kez daha sallandı. Saha taramalarında şans eseri olumsuz bir durum yaşanmazken, depremin ardından A Haber canlı yayınına katılan ünlü Deprem Uzmanı Prof. Dr. Osman Bektaş, bölgedeki sismik hareketliliğe dair çarpıcı gerçekleri gün yüzüne çıkardı. Bektaş, yer altındaki devasa enerji transferinin devam ettiğini ve Doğu Anadolu’daki fay hatlarının adeta yeni bir format kazandığını belirterek, tehlikenin boyutlarını "tarihi bir tanıklık" niteliğindeki sözleriyle gözler önüne serdi.
6 ŞUBAT'IN ETKİLERİ HALA TAZE: "FORMAT DEĞİŞTİ"
Malatya’da yaşanan 5.6’lık depremi değerlendiren Prof. Dr. Osman Bektaş, bu sarsıntının 6 Şubat felaketinden bağımsız düşünülemeyeceğini ifade etti. Osman Bektaş, "Netice itibarıyla 6 Şubat depremlerinin devamını görüyoruz. 6 Şubat’ta yaşanan olaylar öyle basit bir olay değildi. 7.8 ve 7.5'lik devasa depremlerin etkileri hala sürüyor. Bunu aslında 3 yıl önceden söyledik; bu depremlerden sonra Doğu Anadolu bölgesinde depremsellikte yeni bir formata atılmıştır." sözleriyle bölgedeki sismik yapının kalıcı olarak değiştiğine dikkat çekti.
YER ALTINDAKİ DEVASA ENERJİ DALGA DALGA YAYILIYOR
Deprem enerjisinin sadece yer yüzeyinde kalmadığını, derinlerde de büyük bir hareketliliğe sebep olduğunu vurgulayan Bektaş, yer altının akışkan yapısına vurgu yaptı. Osman Bektaş, "7.8 ve 7.5'lik deprem enerjisi sadece yüzeyde yayılıp çevreyi kırmadı. Bunun büyük bir kısmı da yer altına indi. Yer üstünde kırılmalar olur çünkü yer üstü kırılgandır ancak yer altına inen enerji yer altını kıramaz. Çünkü yer altı akışkandır. Dolayısıyla enerji dairesel bir şekilde kuzeye, güneye, batıya ve doğuya doğru akıyor." ifadelerini kullanarak enerjinin yer altındaki yayılım mekanizmasını anlattı.
MALATYA, ADANA VE HATAY TEHLİKEDE Mİ?
Yer altındaki bu enerjinin çevredeki fay hatlarını derinden tetiklediğini belirten Prof. Dr. Bektaş, risk altındaki bölgeleri tek tek sıraladı. Osman Bektaş, "Bu yayılan enerji kuzeye doğru Malatya’yı, güneye doğru Adana’yı ve Hatay’ın daha doğu ve güney kısımlarını tehdit etmeye devam ediyor. Bu enerji yayılımı daha sürecek, çünkü az bir enerji yayılmadı, devasa bir enerji açığa çıktı. Doğu Anadolu’daki çevre fayların formatını değiştirecek bir güçten bahsediyoruz." şeklinde konuştu.
ÜÇ YILLIK GECİKMELİ ARTÇI ŞOK: "3-4 YIL DAHA SÜREBİLİR"
Yaşanan sarsıntının teknik olarak ne anlama geldiğini açıklayan Bektaş, sismik sessizliğin aldatıcı olabileceğine değindi. Osman Bektaş, "3 yıl içinde bu büyük depremin etkinliğinin geçmesi beklenmez; en azından bir 3-4 yıl daha bu süreci yaşayacağız. Malatya'daki bu son sarsıntı, aslında 3 yıl gecikmiş bir artçı depremdir. Bu gecikmenin sebebi ise yer altındaki enerjinin çok yavaş yayılmasıdır." diyerek vatandaşları uzun süreli bir sismik hareketliliğe karşı uyardı.
STRES TRANSFERİ HER ZAMAN DEPREM ÜRETMEZ
Enerji transferinin fay hatları üzerindeki karmaşık etkilerine değinen Bektaş, her hareketliliğin bir felaketle sonuçlanmayabileceğini de ekledi. Osman Bektaş, "Bu enerji her zaman faylar üzerinde deprem oluşturmaz. Bazı fayları rahatlatır, bazı faylarda ise olabilecek depremi öne alabilir veya geciktirebilir. Stres transferi her zaman deprem yapacak diye bir kural yok." sözleriyle bilimsel olasılıklara dikkat çekti.
MALATYA OVASI'NIN KRİTİK KONUMU VE SIKI TAKİP
Malatya'nın coğrafi olarak bir fay kuşatması altında olduğunu belirten uzman isim, somut verilerle hareket edilmesi gerektiğini söyledi. Osman Bektaş, "Malatya bir fay zonu üzerinde yer alıyor. Malatya Ovası'nı oluşturan doğuda, batıda, kuzeyde ve güneyde faylar var. Bu faylar 6 Şubat’tan itibaren etkilendi. Ancak hangi fayın ne kadar etkilendiğini bilmemiz için doğrudan deformasyonların ölçülmesi, yani somut verilerin olması lazım." ifadelerini kullandı.
MALATYA VALİSİ SEDDAR YAVUZ A HABER'DE
Deprem sonrası yapılan çalışmaların meyvelerini verdiğini belirten Malatya Valisi Seddar Yavuz, "Özellikle 6 Şubat depremlerinden sonra Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın güçlü liderliğiyle, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız tarafından 104 bini direkt ve 20 bini yerinde dönüşüm desteğiyle olmak üzere toplam 124 bin bağımsız bölüm inşa ettik. Dolayısıyla afete dirençli bir şehir meydana getirdik. Bu durum hasar oluşmamasının en büyük sebeplerinden biridir." ifadelerini kullandı.
SAHA TARAMALARI ARALIKSIZ DEVAM EDİYOR
Depremin hemen ardından ekiplerin sahaya indiğini vurgulayan Vali Yavuz, "Şu ana kadar acil çağrı merkezimize 22 adet çağrı geldi. Yazıhan ilçemizde bir ahırda kısmi bir çökme, Doğanşehir ilçemizde de kullanılmayan bir binada hasar oluştuğu yönünde bilgi aldık. Depremin ilk anından itibaren eğitimli personelimiz süratle sahaya intikal etti. AFAD, emniyet, jandarma ve itfaiye ekiplerimiz muhtarlarımızla koordineli şekilde saha tarama çalışmalarına devam ediyor." sözleriyle süreci aktardı.
CAN KAYBI YOK, EĞİTİME BİR GÜN ARA VERİLDİ
Vatandaşların sağlık durumu ve eğitimle ilgili alınan kararı da açıklayan Yavuz, "Çok şükür şu ana kadar bir can kaybı söz konusu değil. Panik haliyle yüksekten atlayan 2 vatandaşımız ve psikolojik nedenlerle müracaat eden 4 hemşehrimizle birlikte toplam 6 kişi sağlık kuruluşlarımıza başvurdu. Çocuklarımızın ve kadınlarımızın bu tür afetlerden daha fazla etkilendiğini biliyoruz. Bu nedenle, eğitim kurumlarımızda endişeye mahal vermemek adına bir gün süreyle eğitime ara verilmiştir." şeklinde konuştu.