CANLI | İBB'ye ikinci dalga yolsuzluk operasyonu! İSKİ Genel Müdürünün ifade ortaya çıktı | İmamoğlu ve rüşvet iddialarına ret
İBB’ye ikinci dalga yolsuzluk operasyonu yapıldı. 53 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilirken, operasyon kapsamında İSKİ Genel Müdürü Şafak Basa ve yardımcısı Begüm Çelikdelen gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında eski İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu ve Murat Ongun'un eşi Gözdem Ongun, Dilek İmamoğlu'nun ağabeyi Cevat Kaya da yer aldı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince işlemlerine başlanan 52 kişiden 30'unun ifade işlemleri tamamladı. İmamoğlu'nun otel ziyareti sırasında kameraları kapatan koruma memurunun ve İSKİ Genel Müdürü Şafak Başa, eski İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Çakılcıoğlu, eski İstanbul İmar İnşaat A.Ş. Genel Müdürü Onur Soytürk ve Kültür A.Ş. İletişim ve Reklam Şefi Metin Bal'ın emniyette verdiği ifadeler ortaya çıktı. İfadede, dosyada yer alan müştekinin "Benden rüşvet isteyen Ekrem İmamoğlu, Adem Şanlısoy, Fatih Keleş, Begüm Çelikdelen, Şafak Başa isimli şahıslardan şikayetçiyim” beyanlarına karşı çıkan İSKİ Genel Müdürü Şafak Başa'nın, Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü polislerine 20 sayfalık ifade verdiği öğrenildi. İşte detaylar...
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca İBB'ye yönelik, 'suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve kurulan örgüte üye olma', 'ihaleye fesat karıştırma', 'rüşvet', 'nitelikli dolandırıcılık' suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında; Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından yeni bir operasyon düzenlendi.
CANLI ANLATIM
EVDE ELE GEÇİRİLEN ALTIN VE PARALAR DÜĞÜNDE TAKILMIŞ
İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) yönelik yolsuzluk soruşturması kapsamında gözaltına alınan İBB Harita Mühendisi Yakup Öner, emniyetteki ifadesinde evinde ele geçirilen yüklü miktardaki altın ve nakit paranın düğününden gelen takılar ve 10 yılı aşkın süredir yaptığı yatırımlardan oluştuğunu savundu.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, tutuklanmasının ardından İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu zanlılar hakkında "suç örgütü yöneticisi olmak", "suç örgütüne üye olmak", "irtikap", "rüşvet", "nitelikli dolandırıcılık", "kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek" ve "ihaleye fesat karıştırmak" suçlarından yürütülen yolsuzluk soruşturması devam ediyor.
Soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüpheli Yakup Öner, ifadesinde 2019 yılı Ağustos ayından beri İBB'de harita mühendisi olarak çalıştığını, aylık gelirinin 274 bin lira olduğunu söyledi.
Öner'e, müşteki E.T'nin ifadesinde yer alan iddialar soruldu.
Müşteki E.T, beyanında kendisine irtikap eylemleri yapıldığını, bunun durması için reklam işlerini yürüten N.Ö. ile görüşerek araya girmesini istediğini belirterek, "N.Ö, bu haksızlığı Şişli Belediye Başkanı'nın yaptığını ve bunu önleyemeyeceğini söyledi. Bu zulümleri yapanlardan biri de Yakup Öner'dir. Öner, 2024 Mayıs ayında N.Y. ile beraber ofisime geldiler. Öner, bana 'Senden istenileni yapmazsan bu malı her türlü elinden alırlar. Bunlar siyaset yapıyorlar, sen bunlarla baş edemezsin. Seni siyasi hiç kimse de sevmiyor, sana sahip çıkan olmaz. Biz bu malı elinden alırız.' şeklinde tehditte bulundu." ifadelerini kullandı.
Öner, E.T. ile görüştüğünü ancak bu görüşmede tehditte bulunmadığını savunarak, E.T'ye Şişli'de yapı yoğunluğunun yüksek olduğu bir bölgede büyük bir yapının uygun olmayacağını, Şişli Belediyesinin onaylayacağı yeni bir proje ile bu sorunun ortadan kaldırılabileceği yönünde tavsiyede bulunduğunu öne sürdü.
Tanıklardan O.A'nın "Öner, İmamoğlu'nun danışmanıdır. Belediyeyle işi olanlar kendisine gider. Bu kişilerin işlerini çözdüğünü duydum." şeklindeki beyanı sorulan Öner, belediyede işleri olanlarla ilgili iş çözme iradesi ve pozisyonunun bulunmadığını iddia ederek, "İBB Başkanı'nın uzmanlık alanıma giren konularda benden görüş aldığı durumların bulunduğu doğrudur." ifadesini kullandı.
Öner, Tanık C.A'nın "İmamoğlu, bildiğim kadarıyla kendisine ayrı bir önem vermektedir, özel ekibinde yer almaktadır. Özellikle imar işlerinde yapılan usulsüzlüklerde bu şahıs vardır. Kendisinin olağan dışı zenginleşmesi mevcuttur." iddiasına karşın bu kişiyi tanımadığını, hakkındaki ithamlarını kabul etmediğini belirtti.
"ALTINLARIN BÜYÜK KISMI DÜĞÜNÜMDEN GELEN TAKILAR"
Gizli tanık Rüzgar'ın "Öner, İmamoğlu'nun danışmanlarındandır. Adı Swiss Hotel'in satım sürecinde basına yansıdı. Kendisi Boğaziçi İmar Müdürlüğünü asıl yöneten kişidir. İmarla ilgili işleri Öner takip eder. Ondan izin almadan ve rüşvet vermeden Boğaziçi öngörünüm bölgesinde tadilat ruhsatı dahi alamaz." şeklindeki beyanı sorulan Öner, iddiaların asılsız olduğunu savundu.
Öner, operasyon sırasında evinde ele geçirilen 1 kilo 400 gram altın, 8 bilezik, 59 çeyrek, 4 tam, 9 yarım, 1 büyük altın ve 4 ata lira ile 200 bin lira nakit paranın kaynağının sorulması üzerine "Ziynet altınlarının büyük kısmı 2013 yılında yapılmış olan düğünümden gelen takılardır. Diğerleri 10 yılı aşan süre içerisinde elde etmiş olduğumuz gelirlerle yatırım amacıyla satın aldığımız altınlardır. Nakit olarak el konulan paralar ise aylık 200 bin lira olan kira geliri ve 75 bin civarı olan maaş gelirimden gelen paralardır." ifadelerini kullandı.
"YAKUP ÖNER, İMAMOĞLU'NUN TEKNİK DANIŞMANIDIR"
Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 52 şüpheliden İBB Kamulaştırma Şube Müdürü Fatih Özçelik ise emniyetteki ifadesinde etkinlik pişmanlık hükümlerinden yaralanmak istemediğini söyledi.
Herhangi bir firması ya da iş yerinin olmadığını belirten Özçelik, İBB tarafından gerçekleştirilen ihalelere katılmadığını, ihalelerin hiçbir sürecinde bulunmadığını savundu.
Özçelik'e, kendisiyle aynı soruşturma kapsamında şüpheli konumunda bulunan kişilerin fotoğrafları gösterilerek tanıyıp tanımadığı soruldu.
Görevden uzaklaştırılan ve bu soruşturmada tutuklu bulunan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nu şahsi olarak tanımadığını söyleyen Özçelik, "Kendisini İBB Başkanı olması sebebiyle tanıdım. İş dışında görüşmüşlüğüm yoktur. Kendisiyle aramda alacak-verecek, borç gibi ticari faaliyetim olmamıştır. Aramızda herhangi bir husumet yoktur. Telefon numarası telefonumda kayıtlı değildir." ifadelerini kullandı.
Özçelik, soruşturmaya konu 33 firmanın ismi okunarak, "Firma ve firma sahipleriyle ilgili herhangi bir ticari ilişkiniz var mı?" şeklinde yöneltilen soruya, "Tarafıma okunan firmaları ve firma sahiplerini tanımam, kim olduklarını bilmem. Hiçbiriyle herhangi bir ticari faaliyetim olmamıştır." cevabını verdi.
Özçelik'e, müşteki Sedat K'nin "İBB mülkiyetinde ve tasarrufunda bulunan birçok reklam alanında mevzuata aykırı uygulamalar yapıldığı ve bu suretle süresi biten ve devam eden kira sözleşmeleriyle cari yılı itibarıyla 4 milyar 91 milyon 691 bin 748 lira artı KDV tutarında kamu zararına sebep olunduğu"na ilişkin iddiası soruldu.
Bu kişinin iddia ettiği olaylar hakkında herhangi bir bilgisinin olmadığını savunan Özçelik, "3 Ağustos 2014 yılından günümüze kadar İBB Başkanlığında Kamulaştırma Şube Müdürü olarak görev yaptım. Görev süresi boyunca herhangi bir reklam veya ihale hakkında görev yapmadım, müdahil olmadım. Çalışmış olduğum birimin görev kısmında bu olayın herhangi bir bağlantısı yoktur." dedi.
Özçelik, İBB'de mühendis olarak çalışan ve danışman Yakup Öner'le HTS kayıtlarına göre 3 irtibatının bulunduğuna ilişkin soruyu, "Yakup Öner isimli şahıs İBB Başkanlığı yapmış olan Ekrem İmamoğlu'nun teknik danışmanıdır. Öner'le iş dışında herhangi bir görüşmem yoktur. Yakup Öner isimli şahıs, belediye başkanı danışmanı olduğu için ve ben de bir şube müdürü olduğum için işle alakalı olarak aramıştır. Kendisi belediyede benden yüksek makamda görev yapan bir kişidir. Benim alanıma giren teknik konularda bilgi almak için görüşmüşümdür." diye cevapladı.
KÜÇÜKÇİFTLİK PARK'IN KAMULAŞTIRILMASI
Gizli tanık "Rüzgar"ın, "Küçükçiftlik Park isimli yerin kamulaştırma süreci incelendiğinde belediyenin buraya karşılık gayrimenkullerini verdiği, bu süreci de Kaan Sürmegöz (şüpheli), Fatih Özçelik (şüpheli) ve Buğra Gökçe'nin (şüpheli) yürüttüğü görülecektir. Sürmegöz, Ongun'a bağlıdır. Her ne kadar Emlak Daire Başkanı olsa da Murat'ın (Ongun) emir ve talimatlarını yerine getirir. Emlak Başkanlığının reklam işlerini Murat belirlediği kişilere verir. Kültür AŞ ve Medya AŞ üzerinden ilana çıkartır. Fatih Özçelik ise kamulaştırma işlerini takip eder. Yapılacak usulsüzlüklerin kurgusunu Fatih tasarlar." şeklindeki beyanı, Özçelik'e okundu.
Özçelik, tanık beyanına karşı şunları söyledi:
"Küçükçiftlik Park isimli yer ,Harbiye 768 ada 5 parsel sayısı taşınmazın olduğu alandır. Bu taşınmazın Büyükşehir Belediyesi ilgili müdürlüğünce genel sekreterden alınan onay sonrası, Kamulaştırma Müdürlüğüne kamulaştırma talebi gelmiş, Büyükşehir Belediyesi Encümeninden alınan kamulaştırma kararıyla çalışmalara başlanmıştır. Bu süreçte Kamulaştırma Kanunu'nun 26. maddesine istinaden taşınmaz malikine nakdi bedel yerine arsa verilmiştir. Bu arsaların bedelleri de belediyenin emlaklardan sorumlu olan müdürlüğü Emlak Müdürlüğünce belirlenmiştir. Kamulaştırmaya konu taşınmazın bedeliyse Kamulaştırma Müdürlüğü uhdesindeki, şahsımın bulunmadığı Başkanlık Kıymet Takdir Komisyonunca belirlenmiştir. Sonrasında yine encümen kararı alınarak trampa işlemi tamamlanmıştır."
Murat Ongun'un kim olduğunu bildiğini ancak tanımadığını söyleyen Özçelik, Kaan Sürmegöz ile Ongun arasında herhangi bir bağlantı olup olmadığını bilmediğini savundu.
Özçelik, soruşturmanın şüphelilerinden Kaan Sürmegöz ile arasındaki para transferlerinin sorulması üzerine, "Kaan Sürmegöz, bu tarihlerde Reklam Yönetimi Şube Müdürü olarak görev yapmaktaydı. Ben de aynı tarihte Daire Başkanlığına bağlı Kamulaştırma Şube Müdürlüğünde şube müdürü olarak görev yapmaktaydım. Şu an parayı neden gönderdiğimi hatırlamıyorum." beyanında bulundu.
SUÇLAMALARI REDDETTİ
Soruşturmanın şüphelilerinden İBB Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu, İSKİ Çevre Denetim Dairesi Başkanı Adem Şanlısoy, Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcıları Erdinç Çolak ve Onur Aldı, eski İSKİ Satın Alma Şefi Faik Özberk, Mali Müşavir Meral Çakır, Kültür AŞ çalışanı Metin Bal ve İBB eski Genel Sekreter Yardımcısı Çakılcıoğlu'nun aralarında bulunduğu bazı kişilerle baz kaydının bulunduğu belirtilerek nedeni sorulan Özçelik, şu cevabı verdi:
"Bu isimli şahısların hiçbirini tanımam. Hiçbiriyle dışarıda görüşmedim. Sadece İBB'nin Bakırköy Ek Hizmet binasında görev yaptığım için bu şahıslar hizmet binasına gelmişse ya da çalışıyorsa aynı noktada baz vermiş olabilirim. Bu şahısların hiçbiriyle buluşmadım, görüşmedim. Bir araya gelecek herhangi bir etkinlik içinde bulunmadım."
Suçlamaları kabul etmeyen Özçelik, "Kanunlar ve mevzuat çerçevesinde görevimi yaptım. Suçlamalar görevim ve yetkimle alakalı değildir. Görevimle ilgili olduğu iddia edilen suçlamalar gerçek dışıdır." ifadelerini kullandı.
72 SAYFALIK İFADE! "AYLIK GELİRİM 200 BİN TL"
Soruşturma kapsamında gözaltına alınan İBB Eski Emlak Yönetimi Daire Başkanı Ali Ayçiçek, emniyette 72 sayfalık ifade verdi.
AYLIK GELİRİ 200 BİN TL
İfadesinde 24 Temmuz 2020 ile 18 Nisan 2022 yılları arasında İBB Emlak Yönetimi Daire Başkanı olarak görev yaptığını aktaran Ayçiçek, 18 Mart 2025'ten bu yana İBB Teftiş Kurulu'nda müfettiş olarak çalıştığını ve aylık gelirinin 200 bin lira olduğunu beyan etti.
Ayçiçek'e, İBB iştiraklerinden Kültür ve Medya AŞ tarafından bazı özel şirketlere verilen billboard, reklam ve pano ihalelerinde usulsüzlük yapıldığı, gerçek olmayan reklam işlerine usulsüz paralar ödendiği, mevzuata aykırı ecrimisiller tahsil edildiği ve bu yöntemlerle kamunun milyonlarca lira zarara uğratıldığı iddiaları soruldu.
"YTEKİ VE GÖREV ALANIMDA DEĞİL"
Kültür ve Medya AŞ iştirakleriyle hiçbir bağı ve ilgisi bulunmadığını savunan Ayçiçek, söz konusu ihalelerin kendisinin görev yaptığı dönemle ilgili olmadığını öne sürdü. Ayçiçek, reklam uygulamalarının şartname ve sözleşmelere uygunluğu konusunun, Emlak Yönetim Daire Başkanlığının yetki ve görev alanında olmadığını kaydetti.
Operasyon sırasında el konulan cep telefonundaki incelemede, "Enderun" adlı bir WhatsApp grubuna üye olduğu belirlenen Ayçiçek'e, bu gruba gönderdiği mesajlar soruldu.
"MURAT ONGUN'U ALIRLAR ÖNCE"
Mesajlarda, şu ifadeler yer aldı:
"M. Abbas'a fazla önem atfetmişler. İşini bilmez bir çocuktu. İtiraf edebileceği bir şey olduğunu sanmıyorum ama o Maho çok tehlikeli. Dünyayı satar. Dediğim gibi bir çalışana, çocuğa kurdurulan firmaya bu kadar ihale verilip sonra İmamoğlu İnşaat'a aktarılması, Ceylan soyadlıydı sanırım. 3 villa olayı ve Adem Soytekin ismi. Adam çulsuzun tekiymiş, şimdi çok zengin müteahhitlerden.
Murat Ongun'u alırlar önce. Onlar da yapıyordu, biz yapınca niye sıkıntı oluyor demekten vazgeçip kanunları egemen kılmak şart oldu. Aslında tam istediğimiz de bu değil mi?"
Ayçiçek, bu görüşmelerin kendisinin de dahil olduğu WhatsApp isimli uygulama üzerinden kurulan bir grupta geçtiğini anlatarak, "Bahse konu WhatsApp grubu, beraber 18 yıl müfettişlik yaptığım arkadaşlarımın üyesi olduğu gruptur. Bu bahse konu grupta bulunan arkadaşlarım, sosyal medyada gördükleri paylaşımları bu WhatsApp grubuna attılar. Bunun üzerine ben de bazı konularda yorumda bulundum. Bu konuşmalar mizah amaçlı aramızda yaptığımız konuşmalardır." ifadelerini kullandı.
"KENDİMİ BU DEVLETE VE MİLLETE BORÇLU HİSSEDİYORUM"
Görevinin çoğunu müfettiş olarak geçirdiğini ve 24 yıllık bir kamu görevlisi olduğunu belirten Ayçiçek, "Bu dönemde hiçbir şekilde bir ceza, en ufak bir uyarı dahi almadım. Her daim görevimi layıkıyla yapmaya çalışıyorum. Bütün amacım devletimize ve milletimize bir fayda sağlamaktır. Çünkü kendimi bu devlete ve millete borçlu hissediyorum." beyanında bulundu.
VANİKÖY'DEKİ "KAÇAK VİLLA" OLAYINDA "RÜŞVET" İDDİASI
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) ve görevinden uzaklaştırılan tutuklu başkanı Ekrem İmamoğlu'na yönelik yolsuzluk iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma sürüyor. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüphelilerin emniyetteki işlemleri devam ederken, şüphelilerden eski İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Çakılcıoğlu, eski İstanbul İmar İnşaat A.Ş. Genel Müdürü Onur Soytürk ve Kültür A.Ş. İletişim ve Reklam Şefi Metin Bal'ın emniyette verdiği ifadeler ortaya çıktı.
"BEN ÜST DÜZEY AMİR OLARAK EVRAKLARI GÖRÜR VE ONAYLARIM''
İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Çakılcıoğlu, ifadesinde İBB'ye ait gerçekleştirilen hiçbir ihaleye katılmadığını söyleyerek, "Görev süremin büyük çoğunluğu pandemi dönemine denk gelmiştir. Bu dönemde dönüşümlü çalışma ve pandemi önlemleri nedeniyle olağan dönemden daha uzun süreçler yaşanmıştır ancak herhangi bir şekilde, özellikle işlemlerin aksatılması gibi bir durum söz konusu olmamıştır. Bana bağlı olan birimlerin çokluğu, iş yoğunluğu nedeniyle her daireye gelen her bir işlemle ilgili ayrı ayrı takip etmem ve bilgi sahibi olmam mümkün değildir. Ben üst düzey amir olarak, müdür ve daire başkanları tarafından onaylanmış olan evrakları görür ve hızlı bir şekilde onaylarım'' dedi.
VANİKÖY'DEKİ "KAÇAK VİLLA" OLAYINDA "RÜŞVET ALDI" İDDİASI
Eski İstanbul İmar İnşaat A.Ş. Genel Müdürü Onur Soytürk ifadesinde, Vaniköy'deki kaçak villa olayında belediyeye 10 milyon dolara yakın rüşvet verildiği iddiasına ilişkin, "İddialar tamamen asılsızdır. Bu konuya herhangi bir dahilim olmamıştır. Kayınpederim 2021 yılında vefat etmiştir, bildiğim kadarıyla Atina'da hiç bulunmamıştır. Benim de belirtilen bankada aktif bir hesabım yoktur, Atina'da bulunmadım. Böyle bir para transferine şahit olmadım'' şeklinde konuştu.
"YOLSUZLUK FAALİYETİNE BİLEREK YA DA BİLMEYEREK DAHİL OLMADIM''
Şüphelilerden Kültür A.Ş. İletişim ve Reklam Şefi Metin Bal ise ifadesinde, Kültür A.Ş.'deki görev tanımının sadece organizasyon ve planlama faaliyetleriyle sınırlı olduğunu belirterek, "İhale hazırlığı, yaklaşık maliyet hesaplaması, teknik şartname düzenlenmesi gibi süreçlerde görev almadım. İhale karar mekanizmalarında yetkim ve görevim yoktur. Bahsedilen toplantılara katılmadım, bahsedilen kişilerle ihale süreçlerine dair bir planlama yapmadım. Gizli tanıkların iddialarını kabul etmiyorum'' dedi.
Şüpheli Bal, Kültür A.Ş. ve Medya A.Ş. üzerinden yapılan bazı doğrudan alımlarda firmalar arasında usulsüzlük yapıldığı iddialarına ilişkin, "Bu iddialarla hiçbir bağlantım bulunmamaktadır. Tüm işlerimde görev tanımım dışına çıkmadım. Üzerime atılı suçları kabul etmiyorum. Çalıştığım süreç boyunca görev tanımım belli bir çerçevedeydi. Herhangi bir yolsuzluk faaliyetine bilerek ya da bilmeyerek dahil olmadım. İddialarla alakam yoktur" ifadelerini kullandı.