Dündar Ziya Gültekin'in vefatının ardından troll hesaplardan nefret dolu paylaşımlar! Ölümü siyasete alet ettiler

Dündar Ziya Gültekin'in vefatının ardından troll hesaplardan nefret dolu paylaşımlar! Ölümü siyasete alet ettiler

Üsküdar Belediye Başkan Vekili Dündar Ziya Gültekin'in trafik kazasının ardından geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetmesi Türkiye'yi yasa boğdu. Ancak acı haberin ardından sosyal medyadaki bazı trol hesaplardan yapılan nefret dolu paylaşımlar büyük tepki çekti. A Haber'e konuk olan gazeteci Güngör Yavuzaslan ve siyaset bilimci Elif Şahin, insanlık sınırlarını zorlayan ifadelere sert tepki göstererek vicdan çağrısında bulundu. Yavuzaslan ve Şahin, acıların siyasete alet edilmemesi ve büyük acılar karşısında ortak zeminde buluşulması gerektiğini vurguladı.

Üsküdar Belediye Başkan Vekili Dündar Ziya Gültekin, Türkiye Belediyeler Birliği toplantısına katılmak üzere gittiği Ankara yolunda, Anadolu Otoyolu'nun Düzce geçişinde meydana gelen zincirleme trafik kazasının ardından geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti.

ÖLMEDEN ÖNCE SELZEDELERİN YANINDAYDI

Gültekin'in hayatını kaybetmeden birkaç saat önce Üsküdar'da sel felaketinden etkilenen vatandaşlarla bir araya geldiği anlara ilişkin son görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde Gültekin'in su baskını yaşanan evleri tek tek ziyaret ederek vatandaşların sorunlarını dinlediği ve belediye ekiplerinin çalışmalarını yerinde denetlediği görüldü.

Ziyaretleri sırasında vatandaşların Gültekin'e yoğun ilgi gösterdiği görülürken, bir selzede ile arasında geçen ve içleri ısıtan diyalog da dikkat çekti.

SOSYAL MEDYA HESAPLARI ÜZERİNDEN NEFRET KUSTULAR

Gültekin'in ani ölümü sevenlerini derin bir yasa boğarken, sosyal medyada bazı muhalif görünümlü trol hesaplardan yapılan nefret ve öfke dolu yorumlar tepki çekti.


İşte o paylaşımlardan bazıları...

Dündar Ziya Gültekin'in vefatının ardından troll hesaplardan nefret dolu paylaşımlar! Ölümü siyasete alet ettiler - 1

Üsküdar hiçbir şey kaybetmedi

Dündar Ziya Gültekin'in vefatının ardından troll hesaplardan nefret dolu paylaşımlar! Ölümü siyasete alet ettiler - 2

Öyle poz kesmez yalandan, sahaya iner

Dündar Ziya Gültekin'in vefatının ardından troll hesaplardan nefret dolu paylaşımlar! Ölümü siyasete alet ettiler - 3

Üsküdarlı katibime en çok kefen yakışır

Dündar Ziya Gültekin'in vefatının ardından troll hesaplardan nefret dolu paylaşımlar! Ölümü siyasete alet ettiler - 4Sahada ofsayta mı düşmüş bu

Öyle belediyeye çökerse bir yerden çıkar ahı

Dündar Ziya Gültekin'in vefatının ardından troll hesaplardan nefret dolu paylaşımlar! Ölümü siyasete alet ettiler - 5

"BÖYLE BÜYÜK ACILARDA ORTAK ZEMİNDE BULUŞMALIYIZ"

Merhum Dündar Ziya Gültekin ile olan hukukunu ve vefatının ardından yazılanlara duyduğu derin üzüntüyü dile getiren siyaset bilimci Elif Şahin, "Dündar abi uzun zamandır tanıdığım, emeklerine şahit olduğum, kalbinin güzelliğine tanıklık ettiğim bir abimizdi, bir arkadaşımızdı. Heyecanlı ve dertliydi, hakikaten hizmet etmek için motivasyonu çok yüksek biriydi. Bugün 43 yaşında ani bir kazayla aramızdan ayrılışının ardından yazılanları görmek beni hem onun bir yol arkadaşı olarak hem bir kardeşi olarak hem de bir insan olarak çok incitti. Böyle olmamalı. Yani asgari müştereklerde, en azından bu kadar büyük acılarda ortak zeminde buluşabileceğimiz o vicdani çerçevede yeniden buluşmamız gerektiğini düşünüyorum. Çok ağır şeyler yazılıyor arkasından hala. Buna gerek yok. Bu bir tavırdır, bu bir duruştur. En azından bu acıya saygı duymak noktasında gönül bağı kurdukları partilerinin bu noktada bir duruş sergilemesini beklediğimizi de ben buradan iletmek istiyorum. Bunu belki toparlayabilirler. Belki bu noktada onların göstereceği hassasiyet ve hakkaniyet, eğer varsa bunun önüne geçebilirler. Bu çok acı, bu yaptıkları çok acı. Acının üzerinden rövanşizm olmaz." ifadelerini kullandı.


"İNSANLIĞINIZI DA MI KAYBETTİNİZ?"

Sosyal medyada yayılan nefret dalgasının kabul edilemez olduğunu vurgulayan gazeteci Güngör Yavuzaslan, "Elif Hanım'ın dediği çok doğru. Yani insani değerlerimizi kaybetmememiz lazım. Bu bir acı, ölüm. Yani insanın içini dağlıyor. Her ölüm erkendir, onu da söyleyeyim. Ailesi var, sevenleri var. Sanal medyada benim defaatle söylediğim bir şey var; sanal medya diye çamur bir alan var. Orada yazılanları okuduğumda 'Elif Hanım, bunları gerçekten yazmışlar mı?' dedim. Yani bir insan bir ölüm halinde, bir acı halinde bu sözleri söyler mi? Biraz bunları kınamak, bunlara tepki koymak lazım. Elim bir trafik kazası geçirdi. Biliyorsunuz biz bu trafik kazalarında çok değerlerimizi, çok insanımızı kaybettik Türkiye'de. Ama ondan sonra bunu bir ideolojik karşıtlık, partizanlık ve vandalizme dönüştürmek, sanal medya anarşizmi üzerinden dile alınmayacak kelimelerle saldırmak vicdansızlıktır. İnanın diyorum; değerleriniz yok, insanlığınızı da mı kaybettiniz?" sözleriyle tepki gösterdi. Bu sırada araya giren Siyaset bilimci Elif Şahin, "Arkasında üç tane çocuk bıraktı, henüz 43 yaşında" hatırlatmasında bulunarak acının büyüklüğüne dikkat çekti.

VANDALİZM VE AKIL TUTULMASINA KARŞI ORTAK VİCDAN ÇAĞRISI

Yavuzaslan, "Biz Anadolu insanıyız. Biz Müslümanız, değerlerimiz var. Ölüm senin ölümün, benim ölümüm meselesi değildir. Toplumun getirildiği bu durum tam anlamıyla bir vandalizmdir. Biz nasıl bu hale geldik? Biz bir cenaze geçerken tanımasak bile dua okur, 'Allah gani gani rahmet eylesin' deriz. Ya da hiç tanımadığımız bir iklimde bir acı duysak üzülürüz, kalbimiz sızlar. Ama şimdi tanımayan, bilmeyen insanlar bile akılalmaz yorumlar yapıyor. Üstelik bunlar sahte ya da trol hesaplar da değil; asıl üzücü olan kısmı bu. Biz bu zihinsel çöküşe nasıl geldik, bunu tartışmamız gerekir" dedi.

Toplum mühendisliğine karşı dikkatli olunması gerektiğini belirten gazeteci Güngör Yavuzaslan, "Biz medeniyetler inşa eden, yeni öyküler oluşturan bir toplumuz. Bir ölüm anında bile işi 'oh oldu'ya getirmek nasıl bir akıl tutulmasıdır? Bu bizim ortak sorunumuzdur çünkü bu insanlar sonuçta bizim insanımız, sokakta karşılaştığımız aynı sosyolojinin içerisindeyiz. Hacı Bektaş-ı Veli'den Yunus Emre'ye, Aşık Veysel'den Pir Sultan Abdal'a, Şeyh Edebali'den Hoca Ahmet Yesevi'ye kadar referans değerleriyle övünen bir toplum neden bu karşıtlığa sürüklendi? Her şeyden önce insanlığa merhameti öğreten bir Peygamberin ümmetiyiz. Kur'an-ı Kerim insanlığın kurtuluşu için bir mucizedir. Biz buradan bu karşıtlığa nasıl geldik? Bu artık bir iki haddini bilmezin işi değil; organize bir kötülük var. Bunun görünürlüğü sanal medyada yaşanıyor ve bilinçli olarak toplumun en kırılgan, en hassas dönemlerinde bir toplum mühendisliği yürütülüyor." ifadelerini kullandı.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin