CANLI Maltepe'deki 7 katlı binanın 3 katı neden çöktü? Uzman isimler A Haber'de değerlendirdi

CANLI Maltepe'deki 7 katlı binanın 3 katı neden çöktü? Uzman isimler A Haber'de değerlendirdi

İstanbul Maltepe'de 7 katlı binanın 3 katı çökerken enkazda kalan vatandaşların arama kurtarma çalışmaları sürerken binanın neden çöktüğü ise merak konusu oldu. Uzmanlar, binada bulunan 2 kaçak katın taşıyıcı sistemi zorlamış olabileceğine dikkat çekerek çöküşün nedenlerini A Haber'de değerlendirdi.

Maltepe'deki bina faciasında gözler yapının geçmişine çevrildi.

A Haber'de uzmanlar, binada bulunan 2 kaçak katın taşıyıcı sistemi zorlamış olabileceğine dikkat çekerek çöküşün nedenlerini A Haber'de değerlendirdi.

CANLI ANLATIM

"HER İKİ BİNADAN BİRİ AYNI TEHLİKEYLE KARŞI KARŞIYA"

Maltepe'de 7 katlı yapının yerle bir olmasının ardından eski yapı stokundaki tehlikeye dikkat çeken İnşaat Mühendisi Cevdet Şentürk, "Türkiye'de veya İstanbul'da her iki binadan bir tanesi 2000 yılı öncesi. Bunların bir ortak özellikleri var; nedir, yetersiz beton ve beton kalitesinin düşüklüğü, donatıdaki dizayndaki yetersizlik, kalitesiz işçilik, zemin etüdünün olmayışı, depremi göz önüne almamak, kaçak katlarımız, projesine uymayan bina... Biz böyle bir yapı stokuyla karşı karşıyayız. 2000 yılı öncesinin çok büyük bir kısmı bu şekilde" ifadelerini kullandı.

"KANSER HÜCRESİ GİBİ YAYILAN KOROZYON BİNAYI BİTİRDİ"

Binanın taşıyıcı sistemindeki tahribatı teknik boyutlarıyla anlatan Şentürk, "Betonumuz kalitesiz olduğu için donatıyı koruyamıyor ve korozyonlar başlıyor. Eski binalarda bodrum katlarda korozyon başlıyor. Bodrum katlarda etrafı perde olduğu için biraz daha tolere edebiliyor ama o korozyon zemin kata kanser hücresi gibi yayılmaya başladığı zaman alarm zilleri çalmak gerekiyor" dedi.

Yapının 39 yıldır bu yükü taşıdığını ancak artık yorulduğunu belirten İnşaat Mühendisi Şentürk, "Bina belki 39 yıldan beri taşıyor, yorulmuş. Artık korozyonla birlikte binanın taşıma kapasitesi yitirilmiş. Kolon kesitleri son derece zayıf ve özelliğini yitirmiş bir betonarmeden bahsediyoruz. Düşey yükler altında minik bir hafriyat, iş yerinde ani fazla bir yükleme veya çok küçük bir titreşim bardağı taşıran son damla olmuş olabilir. Göçme şekline baktığımız zaman tam bir gevrek göçme. Sünek bir kırılma olsaydı bina yan yatar veya kısmi hasar olurdu" sözleriyle çöküşün mekanizmasını aktardı.

1999 MARMARA DEPREMİ MİLAT OLDU AMA DUYARLILIK UNUTULDU

Yapı denetim ve mevzuat süreçlerine değinen Şentürk, "1999 Marmara Depremi'nde ağır bir bedel ödedik ve vatandaşımız biraz daha bilinçlendi. 'Binalarımızın kontrolüne gidelim' gibi bir sürece başladık, yapı denetimler ve yeni kanunlar devreye girdi. Ancak zaman içinde bu duyarlılık kayboluyor. İzmir, Maraş, Van ve Elazığ depremleri bize deprem ülkesi olduğumuz gerçeğini hatırlatıyor. Burada depremin dışında ani bir gevrek göçme yaşandı" şeklinde konuştu.

2000 yılı öncesi yapılan her binanın riskli anlamına gelmeyeceğini ancak mutlaka hassasiyetle taranması gerektiğini belirten Şentürk, "O tür binalarda biraz daha hassasiyetle davranıp inceleme yapmak lazım. Korozyon çatlaklarının düşey çatlaklar olduğunu biliyoruz. Uzmanlara müracaat edilip binaların incelenmesi gerekir. Aksi takdirde beton kalitesi son derece düşük çıkacak, donatısı düz ve eski tip nervürsüz donatı olacaktır" uyarısında bulundu.

"AYAKTA KALAN KATLAR DA YIKILABİLİR"

A Haber canlı yayında binanın ayakta kalan 4 katındaki büyük tehlikeyi gözler önüne seren Arama Kurtarma Uzmanı Murat Uzan, "Binanın önden baktığımız zaman sol köşesinde dışarı doğru bir bombe söz konusu. Bu çok tehlikeli bir durum. Bu şunu gösteriyor; üçüncü katın da çökmek üzereyken durduğunu gösteriyor. Fakat orada kolonlarda çok ciddi bir hasar olduğuna ben eminim şu anda. Yani o binanın o katının da çökme ihtimali çok yüksek. Kullanılan materyaller esnek bir malzeme değil. Dışarı doğru bombe tehlikeyi gösteriyor. Kolon ve kirişlerin ciddi hasar aldığını gösteriyor. Ayakta kalan kısımda da çökme riski kesinlikle var" ifadelerini kullandı.

"KOLON KESME AYMAZLIĞI VE ZİNCİRLEME ÇÖKME"

Binanın alt katında yer alan tekstil atölyesi ve dükkanlara dikkat çekerek olası ihmallere değinen Uzan, "Eğer yine o kolon kesme ve benzeri aymazlıklar ve sorunlarla karşılaşmazsak en azından bina zayıf olduğu için, eski yapı olduğu için, etriyeleri az, demir donatıları az, beton mukavemetini kaybetmiş, deniz kumuyla yapılmış gibi şeyler ortaya çıkacak. Binada kolon kesme söz konusuysa bu çökme tabii ki hızlanmış oluyor ve bina direkt çökmüş oluyor. Dükkanın birinci katı çöküyor, ikinci katı asma kat olabilir, bu durumu tetikliyor. Ardından dairelerin olduğu birinci katı ve üst katı çökertiyor. Basınçla birbirine etki eden zincirleme bir çökme gerçekleşiyor. Depremde de genelde birinci kattan başlar çökme ve yukarı doğru devam eder" değerlendirmesinde bulundu.

4 KAT AYAKTA, 3 KAT YERLE BİR OLDU

Binanın gerçek kat yapısına ve yıkımın şekline ilişkin teknik detayları paylaşan Murat Uzan, "Binanın eski görüntüsüne göre dükkan üstünde 6 kat görünüyor ama şu anda 4 kat görünüyor. İki kat yüksek tavanlı dükkan, iki kat da dairelerin olduğu bölüm çökmüş. Yani iki kat dükkan, iki kat da daire olmak üzere 4 katlık bir çöküntü meydana gelmiş. 3 katın çökmesi pankek şeklinde gerçekleşmiş, kirişlerin üzerine çökmüş. İçeride hava boşluklarının veya canlı çıkacak şekilde boşlukların olduğunu kısmen görebiliyorum. Dükkanın üstündeki iki kat insanların yaşadığı dairelerdi, bu dairelerle ilgili ciddi sorunumuz var" sözleriyle aktardı.

"MERDİVENLER ÇÖKTÜ, YAŞAM ÜÇGENİNE BİLE FIRSAT KALMADI"

Çökmenin aniden gerçekleşmesinin içerideki vatandaşlar açısından yarattığı ölümcül tuzağa vurgu yapan Uzan, "Deprem olduğu zaman en azından bir sarsıntıyla beraber çökme ihtimalini biliyorsunuz, cenin pozisyonu alabiliyorsunuz veya yaşam üçgeni oluşturmaya çalışıyorsunuz. Bu binalar bir anda, siz hiçbir şeyin farkına varmadan çöküyor. 10 saniye önce su içmeye mutfağa gidiyorsunuz ve o anda bina çöküyor. Bina durduğu yerde hiçbir belirti olmadan, belki ufak tefek çatırtılarla çöküyor ve içeride kalıyorsunuz. Merdivenler şu anda çökmüş durumda, insanların merdivenlerden dışarı çıkma ihtimali yok. Tahliyeler pencerelerden yapıldı. Alt kattakiler ve bodrumdakiler de muhtemelen arkadaki camlardan çıkmış olabilir" dedi.

"DEPREMDE ASLA AYAKTA KALMAZDI, ÖLÜ YÜKÜNÜ BİLE TAŞIYAMADI"

Binanın çökmeden önceki ve sonraki durumunu teknik açıdan değerlendiren İnşaat Yüksek Mühendisi Dr. Başak Boduroğlu Yazıcı, "Bu yapılar çok korkunç yapılar. Buradan bizi dinleyen insanlara sesleniyorum; bu yapılardan kaçabildiğiniz kadar kaçın. Çünkü bu yapı zaten baktığınız zaman 'Ben yıkılacağım' diyor. Altı dükkan olan, ticarethane olan bir strüktür bu. Bu yapı depremde de ayakta durmaz, nitekim bakın kendi ölü yüklerinde bile duramamış durumda" ifadelerini kullandı.

YUMUŞAK KAT VE DÜKKAN MÜDAHALESİ FACİAYI TETİKLEDİ

Alt katlarda yer alan iş yerlerinin ve yapılan kontrolsüz müdahalelerin felakete zemin hazırladığını belirten Yazıcı, "Yönetmeliğimizde binalarımızda olmaması gereken düzensizlikler var. En önemlisi yumuşak kat ve zayıf kattan yıkılan binalar. Altında dükkan olan, ticarethane olarak kullanılan yapı tipleri doğru düzgün dizayn edilmediyse hem deprem etkisi altında hem de ölü yükler altında yıkımlara sebebiyet verebiliyor. Çünkü o katlar güçsüz oluyor. İskan sonrasında yapısal denetim olmadığı için insanlar bilinçsizce yapılara müdahale edebiliyorlar. Bir tuğla duvarı kaldırmanın bile yapısal davranışı ne kadar değiştirdiğini İzmir, 99 ve 6 Şubat depremlerinde gördük. Bir tuğla duvarın bilinçsizce kaldırılması dahi binaları çok hızlı yıkabilecek duruma getirebiliyor. Burada bir dükkan varsa birtakım müdahaleler kesinlikle olmuştur" sözleriyle aktardı.

KOLONLARDA KOROZYON VE KABUK ATMA TEHLİKESİ

Binanın çöküş öncesinde mutlaka yapısal hasar sinyalleri verdiğini dile getiren Dr. Başak Boduroğlu Yazıcı, "Zemin katta veya bodrum katta özellikle kolonlarda kabuk atma ve çatlama dediğimiz hasar durumuyla yapı kendini mutlaka belli eder. Yapıyı sudan korumadığınız zaman donatılar korozyona uğrar, şişer, paslanır ve içindeki betonu patlatır. Ya da alt kattaki kolonlar yükü taşıyamadığı için çatlaklar oluşur" ifadelerini kullandı.

ALT KAT DAR ÜST KAT GENİŞ: ÇIKMALAR RİSKİ KATLIYOR

Binanın mimarisinde alt katın dar, üst katların ise geniş olmasının risk faktörünü büyüttüğünü belirten Yazıcı, "Parsel içerisindeki oturum alanını koruyup inşaat alanını doldurabilmek için mimarlar yukarıda çıkmalar koyarlar. Bu çıkmalar, üst katın daha ağır, alt katın ise daha az rijit olması sebebiyle depremde ve ölü yük aktarımında yıkımlara sebebiyet veren istenmeyen bir düzensizlik türüdür" dedi.

4 KAT AYAKTA KALDI, ALTTAKİ 2 KAT PANKEK GİBİ EZİLDİ

Olay yerinden gelen görüntüleri adım adım analiz eden İnşaat Yüksek Mühendisi Dr. Başak Boduroğlu Yazıcı, "Fotoğraflara bakıldığında bir akstaki kolonlar güç kaybedince çökmüş, yük diğer kolonlara aktarılırken onlar da dayanamayarak yıkılmış ve bina üstteki 4 katını koruyarak alttaki sistemin üzerine oturmuş. Pankek tarzında bir yıkım modeli görüyoruz. Binanın arka kotunda dükkanlar ve iki kat birden çökmüş gibi görünüyor. 99 öncesi hazır betonun, nervürlü demirin ve yapı denetimin olmadığı dönemlerin sıkıntılı yapı stoğu bu. Ekrana yansıyan görüntülerden de kullanılan betonun iyi bir kalitede olmadığını çok net tahlil edebiliyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin