Kuriş dayısının öldürüleceğini biliyordu! Denizolgun dosyası sil baştan! Boğazda dikkat çeken morluk ve FETÖ'cü doktor
Süleymancılar cemaatinin eski lideri Arif Ahmet Denizolgun’un ölümüne ilişkin soruşturmanın yeniden açılmasıyla dikkat çeken yeni iddialar gündeme geldi. Tanık Rüstem Şahin’in, “Alihan Kuriş, dayısının öldürüleceğini biliyordu” şeklindeki beyanı dosyadaki şüpheleri artırdı. Soruşturma kapsamında Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı, Adli Tıp Kurumu’na müzekkere göndererek Denizolgun’un otopsisine ait görüntü, video ve fotoğraf kayıtlarını talep etti. Ancak otopsi sırasında çekildiği belirtilen video kaydına ulaşılamadığı ortaya çıktı.
Süleymancılar Cemaati'nin eski lideri Arif Ahmet Denizolgun'un 2016'daki ani ve şüpheli ölümüne ilişkin dosya yeniden açıldı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcısı Doç. Dr. Barış Duman'ın talimatıyla başlatılan kapsamlı soruşturmayla, Denizolgun'un ölümünün ardındaki şüpheler yıllar sonra sil baştan mercek altına alındı.
Ahmet Arif Denizolgun (ahaber.com.tr)
ALİHAN KURİŞ KÖŞEYE SIKIŞTI
Bakırköy Başsavcılığı'nın "Alihan Kuriş Suç Örgütü"ne yönelik başlattığı ana soruşturma kapsamında, Denizolgun'un ölüm dosyası Beykoz Başsavcılığı'ndan yetkisizlik kararıyla celp edildi. Savcılığın aldığı tarihi "Feth-i Kabir" kararı uyarınca, Denizolgun'un naaşı mezarından çıkarılarak yeniden adli tıp incelemesine tabi tutulacak. Dosyaya giren şok ifadeler, kayıp video skandalları ve FETÖ izleri, cemaatin mevcut lideri Alihan Kuriş'i köşeye sıkıştırdı.
ÜRPERTİCİ İDDİALAR DOSYADA
Sabah'tan Halit Turan'ın haberine göre Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında ifade veren Rüstem Şahin, soruşturmanın tüm seyrini değiştirdi. Cemaatin kurucusu Süleyman Hilmi Tunahan'ın ailesine ve cemaate çocukluğundan beri bağlı olduğunu belirten tanık Rüstem Şahin, cemaatin mevcut lideri Alihan Kuriş hakkında ürpertici iddialarda bulundu.

"DAYISININ ÖLDÜRÜLECEĞİNDEN HABERİ VARDI"
Rüstem Şahin'in ifadesine göre, olay günü Alihan Kuriş'in yanında bulunan cemaat mensubu Yunus K., Kuriş'e gelen bir telefona tanıklık etti. Telefonda konuşan Alihan Kuriş, telefonu kapattıktan hemen sonra yanındakilere dönerek henüz olay kimse tarafından bilinmiyorken "dayımı öldürdüler" dedi.
Kuriş, Yunus K.'yı acilen Beykoz'daki çiftliğe cenazenin başına gönderirken, kendisi başka kişilerle buluşmaya gitti. Yunus K. çiftlikte cenazeyi beklerken, Alihan Kuriş cemaat dışından bir grupla cenazenin olduğu yere gelip Yunus K.'yı binadan dışarı çıkardı.
Şahin ifadesinde ayrıca "Alihan Kuriş'in dayısının öldürüleceğinden kesinlikle haberi vardı. Ahmet Arif Denizolgun, 2016 yılında Beykoz'da at çiftliğinde öldürüldü, öldürüldü diyorum çünkü bu olay yaşanmadan önce Alihan Kuriş'in arkadaşı Doktor H.R.T. arkadaşı İsmail Ü.'ye Alihan Kuriş'in kendisini cemaatin başına getireceklerini, kendisinin altyapısı yok diye dert yandığını da anlatmış" dedi.

OTOPSİ VİDEOLARI KAYIP MI?
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçları Soruşturma Bürosu Cumhuriyet Savcısı ile Adli Tıp Kurumu (ATK) arasında geçen resmi yazışmalar, adli tıp tarihindeki büyük bir skandalı belgeledi. Aylarca süren o resmi yazışma trafiğinde soruşturma dosyasına otopsi videolarının kayıp olduğu şüphesi yansıdı. 24 Şubat 2026'da Bakırköy Cumhuriyet Savcısı, Adli Tıp Kurumu'na müzekkere yazarak otopsi işlemlerine ait görüntü ya da fotoğraf olup olmadığını sordu.





