28 Şubat zihniyeti yine karşımızda! Başörtüsüne saldırıların perde arkasında ne var?
Toplumun dini değerlerini, hafızlık merasimlerini ve başörtülü kadınları hedef alan nefret dili yeniden hortladı. Gazeteci Mustafa Ertekin ile Akademisyen Doç. Dr. Kemal Olçar, bazı çevrelerin dini ve toplumsal hassasiyetler üzerinden yürüttüğü söylemleri A Haber canlı yayınında değerlendirdi. Kirli bir elin toplumsal hassasiyetler üzerinden düğmeye bastığını belirten isimler, asıl Cumhuriyet kadınının Batı hayranı figürler değil, cepheye mühimmat taşıyan Şerife Bacılar olduğunu vurguladı.
Türkiye'de son günlerde başörtülü kadınlara ve dini değerlere yönelik artan hakaret içerikli söylemler, kamuoyunda büyük tepki topluyor. Gazeteci Mustafa Ertekin ve Akademisyen Doç. Dr. Kemal Olçar, A Haber canlı yayınında toplumsal hassasiyetlerin kaşınarak bir iç karışıklık çıkarılmak istendiğine dikkat çekti.
"BİRİLERİ YİNE KAOS İÇİN DÜĞMEYE BASTI"
Toplumsal hassasiyetler üzerinden yürütülen algı operasyonlarına dikkat çeken Gazeteci Mustafa Ertekin, "Başörtüsü takan bir hanımefendinin cahil olduğunu nereden biliyorsun? Nasıl analiz ettin? Aydın birisi bu hakareti kendinde hak görmez. Birileri yine düğmeye bastı; inanç eksenli ve toplumsal hassasiyetler üzerinden söylemlerin yoğunlaştığı bir dönemden geçiyoruz. Türkiye'mizin her köşesinde bir ateş yakalım, buradan çıkan duman birliğimizi dirliğimizi boğsun istiyorlar." ifadelerini kullandı.

"ARKASINDA CHP ZİHNİYETİ VAR"
Yaşanan provokasyonların siyasi bir ayağı olduğunu vurgulayan Ertekin, "Bu olaylar maalesef tahrik edilir oldu. Madenci ve öğretmen gösterilerini demokratik hak olmaktan çıkarıp siyasi malzeme yapmak isteyenlere, sosyal medyada algı operasyonu çekenlere baktığımızda maalesef aynı güruhu görüyoruz. Bu işlerin arkasında Cumhuriyet Halk Partisi zihniyeti ve kaos ile karmaşadan siyasal sonuç bekleyen odaklar var." sözleriyle tepkisini dile getirdi.

"GERÇEK CUMHURİYET KADINI ŞERİFE BACIDIR"
Modern görünümlü saldırgan tipolojisini eleştiren Doç. Dr. Kemal Olçar, gerçek Cumhuriyet kadınlarının Milli Mücadele'de can veren isimler olduğunu belirterek, "Cumhuriyet kadını; 1921'in sert kışında cepheye mühimmat taşırken donarak şehit olan Şerife Bacı'dır. Halide Edip'tir, Kara Fatma'dır, Nene Hatun'dur. Kendini Cumhuriyet kadını olarak görenler, o kahraman bacılarımızın yaptıklarını yapmak yerine bugün ellerini kollarını sallayarak köklerine ihanet ediyorlar. Bu kadın tipolojisinin kafasına öyle bir Batı hayranlığı ve İslamofobi enjekte edilmiş ki, yaşadığı coğrafyanın Müslüman toprağı olduğunu unutmuş durumdalar." dedi.






