Dijital zehir gençliği esir aldı! Ekran bağımlılığı şiddeti körüklüyor
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan olaylar Türkiye gündemini sarsarken, önemli bir tartışmayı da yeniden alevlendirdi. Uzmanlara göre okul koridorlarına kadar uzanan şiddet eğiliminin arkasında, kontrolsüz ekran kullanımının etkisi giderek daha fazla hissediliyor. Bilgisayar, tablet ve telefon başında geçirilen uzun sürelerin yalnızca psikolojik sorunlara değil, aynı zamanda insan sağlığı üzerinde kalıcı fiziksel etkilere de yol açabileceği vurgulanıyor.
Şanlıurfa'nın ardından Kahramanmaraş'ta yaşanan okul şiddeti olayları, dijital dünyanın olası etkilerini yeniden gündeme taşıdı.
Uzmanlara göre uzun süreli ve kontrolsüz ekran kullanımı, bireylerin ruhsal dengesini olumsuz etkileyerek sosyal hayatta öfke kontrolü sorunlarına zemin hazırlayabiliyor.
ŞİDDETİN PERDE ARKASINDAKİ GİZLİ EL: KONTROLSÜZ EKRANLAR
Uzun süreli teknoloji kullanımının psikolojik risklerini değerlendiren Psikolog Nuket Seval Bozkurt, "Bu ciddi anlamda özgüven problemi yaratıyor, sosyalleşmeyle ilgili kopuk bir sosyal, asosyal dediğimiz ve bireyselleşme, yalnızlaşma, duygusal iletişimi maalesef kesmeye yönelik birtakım sorunlar yaşayabiliyoruz." ifadelerini kullandı.
AİLE İÇİ İLETİŞİMDEKİ BÜYÜK KOPUŞ VE YALNIZLAŞMA
Dijital bağımlılığın sadece bireyi değil, aile yapısını da temelinden sarstığı vurgulanıyor. Çocukların sanal dünyada kendilerine sığınacak bir alan aramalarının temel nedeninin iletişim eksikliği olduğuna dikkat çeken Psikolog Nuket Seval Bozkurt, "Kişiler, ebeveynler, sahip oldukları evlatlarıyla güçlü iletişim halinde olmalılar. Ne gibi duygular hissediyor? Ne gibi süreçlerden geçiyor? Bunları bilmediğimiz takdirde yalnızlaşmış olan genç ya da çocuk mutlaka kendine bir alan arıyor." sözleriyle ebeveynlerin çocuklarının iç dünyasından haberdar olması gerektiğini vurguladı.
FİZYOLOJİK DEPREM: BEDEN YAPISI ALTÜST OLUYOR
Tehlikenin boyutu sadece psikolojik sınırlar içinde kalmıyor; fiziksel sağlık da adeta bir ateş hattında bulunuyor. Ekran bağımlılığının kemik ve iskelet sistemindeki yıkıcı etkilerini anlatan Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon uzmanı Doç. Dr. Yeşim Çimen, "Uzun süreli masa başı oturduğumuzda, uzun süreli bilgisayara baktığımızda, tablete, telefona baktığımızda, ekran bağımlılığında, bu fizyolojik eğriliklerde bozulma oluyor." şeklinde konuştu. Masa başındaki hareketsizliğin bedende kalıcı deformasyonlara yol açtığı ifade ediliyor.
KORKUTAN TABLO: "BOYUN KAMBURU" VE SKOLYOZ RİSKİ
Teknolojik cihazların yanlış kullanımı, özellikle gelişim çağındaki gençlerde "boyun kamburu" olarak bilinen ciddi bir soruna yol açıyor.
Bu dramatik tabloyu teknik detaylarla açıklayan Fizyoterapist Çimen, "Normalde C şeklinde olan boyun eğriliği böyle öne doğru ters C şeklini alıyor. Biz buna boyun kamburu diyoruz, kifoz diyoruz. Sonra sırtımızda yine kambur oluşuyor. Ondan sonrasında eğer hastanın skolyozu varsa skolyozunda artmalar olabiliyor." ifadelerini kullanarak tehlikenin ciddiyetini gözler önüne serdi.
DİJİTAL KELEPÇELERDEN KURTULMA REÇETESİ
Peki, bu dijital kuşatmaya karşı hangi önlemler alınmalı? Uzmanlar, hayatın merkezine oturan teknolojiye karşı sert ve kararlı bir duruş sergilenmesi gerektiğini savunuyor.
Psikolog Nuket Seval Bozkurt, "Burada mutlaka bir sınırlama getirmek zorundayız. Bu sınırlamaları çok minik esnemelerle hem gençlere hem de kendimize yapabiliriz. Ama hayatımızın çok ciddi bir odağında ve aile içi iletişimi ciddi oranda etkileyecek olan ve yalnızlaştığımızı hissettiğimiz bir noktaya geldiyse zaten o evin içinde ciddi bir iletişim problemi ve duygusal etkileşimin olmadığını gördüğümüz bir noktadır." uyarısında bulunarak kısıtlamanın şart olduğunu belirtti.
40 DAKİKA KURALI VE ERGONOMİK TEDBİRLER
Fiziksel hasarı en aza indirmek için ise uzmanların önerisi oldukça net. Hareketli bir yaşamın ve doğru oturuş tekniklerinin hayati önem taşıdığını ifade eden Doç. Dr. Yeşim Çimen, "40 dakikadan fazla oturulmamalı. Yani en güzeli aslında yarım saat. Mutlaka 5-10 dakika ara verilmeli. Aralarda boyun egzersizleri yapılmalı. Mutlaka koltuğumuzun arkasında bir bel desteği olmalı, dik oturmalıyız. Masamızın yüksekliğini ayarlamalıyız, bilgisayarın yüksekliğini ayarlamalıyız." sözleriyle hayat kurtaran tavsiyelerini aktardı.





