Başkan Recep Tayyip Erdoğan'dan Gaziantep’te kritik açıklamalar: En büyük düşmanımız CHP Genel Başkanı değil! Rehavettir
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, 28 Mayıs Pazar günü gerçekleşecek 2. Tur Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi deprem bölgesi Gaziantep’te vatandaşlara hitap etti. Başkan Erdoğan, "Haftaya pazar sandıkları patlatıyor muyuz? Bay Bay Kemal'i emekli ediyor muyuz? Gaziantep'in gençlerine inanıyorum. Şu anda sordum alanda ne kadar insan var diye. Alanda 100 bin kişi var. İşte Gaziantep böyle! Buradan sandıklardan çok farklı bir ses gelecek.” dedi. 14 Mayıs'ta elde edilen zaferin devamı için 28 Mayıs'ta sandıklara gidilmesi gerektiğini ifade eden Başkan Erdoğan, "Bizim en büyük düşmanımız CHP Genel Başkanı değil! Zafer sarhoşluğudur, rehavettir!" mesajını verdi.
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, deprem bölgesi Gaziantep'te konuştu. Başkan Erdoğan, "Bizim asıl rakibimiz CHP Genel Başkanı değil rehavettir, zafer sarhoşluğudur. Ben bu muhteşem katılımda kararlılık görüyorum, azim görüyorum. Pazar günü yapılacak seçimde de rehavete kapılmadan zaferi hep beraber kucaklayacağız."dedi.
İstasyon Meydanı'nda vatandaşlara hitap eden Başkan Erdoğan, Gaziantep'in gönüllerindeki yerinin her zaman ayrı olduğunu söyledi.
6 Şubat'ta meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından diğer şehirler gibi Gaziantep'i de hiç yalnız bırakmadıklarını belirten Erdoğan, en son bir ay önce, Nurdağı ilçesinde deprem yaralarını sarmak için yapılan köy evlerinin teslim törenine katıldıklarını hatırlattı.
Başkan Erdoğan, dün Adıyaman ve Kahramanmaraş'ı, bugün de Hatay'ı ziyaret ettiklerini dile getirerek, Hatay Defne Hastanesi'ndeki çalışmaları yerinde incelediklerini, ardından konteyner kentte depremzedelerle bir araya geldiklerini kaydetti.

"SİZLERİ HİÇ TERK ETMEDİK"
Deprem anından itibaren devlet ve millet olarak tüm imkanları seferber ettiklerini vurgulayan Başkan Erdoğan, şunları ifade etti:
"Arama kurtarma çalışmalarından acil giyecek ve gıda yardımlarına, geçici barınma alanlarından kalıcı konutların inşasına kadar tüm çalışmaları titizlikle yürüttük. Bakanlarımız ve kurum yöneticilerimiz, işler rayına girene, enkazlar kalkana, düzen sağlanana kadar bir an olsun bölgeden ayrılmadı. Belediye başkanlarımız, sivil toplum kuruluşlarımız, gönüllülerimiz depremzedelerimizi hiç terk etmedi. Bölgede dönüşümlü olarak görevlendirdiğimiz 650 bin personelimizle her yerde, her talebe yetişmenin mücadelesini verdik. Yaşadıkları yerlerden ayrılmak istemeyen yaklaşık 3 milyon kardeşimiz için 905 bini aşkın çadır ve 112 bini aşkın konteyner kurduk. Gerek kendi şehirlerine, gerek diğer şehirlere gidenlere kira ve taşınma yardımları yaptık. Arama kurtarma çalışmaları biten enkazları hemen kaldırmaya baktık. Onları ağır hasarlı binalar takip etti. Sadece günü kurtarma değil, uzun vadeli bir yeniden yapılanma için orta hasarlı binaları da kalıcı konut projelerine dahil ettik."
Dünyada, bu kadar kısa sürede afet enkazlarını kaldırıp, şehirlerini yeniden inşaya başlayabilen bir başka ülke örneği olmadığına dikkati çeken Başkan Erdoğan, depremin ikinci haftasından itibaren kalıcı konutların inşası çalışmalarına başladıklarını hatırlattı.

"VATANDAŞLARIMIZ MÜSTERİH OLSUN"
Zemin etüdü ve ihalesi biten yerlerde hemen temellerin atıldığını belirten Başkan Erdoğan, "Bayramda teslim ettiğimiz ilk köy evleri, çalışmalarımızın hızını gösteren bir örnekti. Allah'ın izniyle, ekim-kasım aylarından itibaren kalıcı konutların teslimine de başlıyoruz. Hedefimiz, 319 bini bir yıl içinde bitecek şekilde, tüm altyapısı, sosyal ve kültürel mekanlarıyla birlikte 650 bin yeni konut yaparak şehirlerimizi süratle ayağa kaldırmaktır." dedi.
Başkan Erdoğan, evi ve iş yeri depremde hasar görenlerin tamamını yeni yuvalarına ve ekmek teknelerine kavuşturana kadar durup dinlenmeden çalışacaklarının altını çizerek, şöyle konuştu:
"Vatandaşlarımız müsterih olsun. Her birinin hakkı, hukuku, geleceği bizim teminatımız altındadır. Deprem anından itibaren yürütülen tüm fitne gayretlerine rağmen, depremzede kardeşlerimizin büyük bir vakar, metanet ve sabırla bize verdikleri destek, en büyük moral kaynağımız olmuştur. Böylesine geniş bir alanda, neredeyse 14 milyon insanın hayatını etkileyen bir afet yaşamımıza rağmen kayda değer hiçbir hadiseyle karşılaşmadık. 50 bin insanımızı kaybettik, Allah rahmet etsin, yakınlarına sabırlar diliyorum. 100 bin yaralımız vardı, Rabb'im şifalar versin. Bilhassa afetin ilk günlerinde, hava şartları ve diğer sebeplerle yaşanan aksiliklere rağmen milletimiz devletine güvenmiş, birbirine kenetlenmiştir.
"BU ALANDA 100 BİN KİŞİ VAR"
Şu anda sordum alanda ne kadar insan var diye? Yolda gördüklerimizin dışında alanda 100 bin kişi var. Gaziantep böyle işte. Şimdi ben inanıyorum ki haftaya pazar Gaziantep'ten çok farklı bir ses sandıklardan gelecek. Hamdolsun şehir merkezimizde, kolon kesimi kaynaklı sınırlı sayıdaki yıkım dışında hasar olmadığı için, Gaziantep hem ilçelerine, hem çevredeki diğer illere kol kanat gerdi. Emin olun, burada yürütülen her çalışmayı, yapılan her fedakarlığı, gösterilen her çabayı yakinen biliyorum. Evini, iş yerini depremzedelere açanları, fabrikasını barınma ve yemek merkezine dönüştürenleri, ekmeğinin yarısını bölüp, kıyafetinin yarısını ayırıp ihtiyaç sahipleriyle paylaşanları, hepsini biliyorum. Rabb'im hepinizden razı olsun."
"GAZİANTEP'İN YANINDA OLACAĞIZ"
Başkan Erdoğan, aylık 1 milyar doları bulan ihracatıyla sadece bölgenin değil, Türkiye'nin önde gelen üretim ve istihdam merkezlerinden olan Gaziantep'in, bu süreçte en hızlı toparlanan şehir olmasının da ayrıca sevindirici olduğuna işaret ederek, "Çünkü yatırım, üretim, ihracat olmadan depremzede kardeşlerimizin yarasını saracak imkanı bulamayız. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Gaziantep'in yatırım, istihdam, üretim, ihracat yolunda attığı her adımda yanında olacağız." diye konuştu.







