Necip Hablemitoğlu cinayetinin kilit ismi konuştu! Suikast silahı Mogan Gölü’nde
Son dakika haberine göre: Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın, bir televizyon yayınında Türkiye'ye getirildiğini açıkladığı Necip Hablemitoğlu suikastı zanlısı Nuri Gökhan Bozkır'ın itirafları ortaya çıktı. Bu itiraflar, 20 yıllık karanlık suikastın bilinmeyenlerine ışık tutuyor. Sabah Gazetesi Haber Koordinatörü Abdurrahman Şimşek, tüm detayları A Haber canlı yayınında anlattı. Şimşek, "Enver Altaylı ile de bağlantısı var. Enver Altaylı ile farklı bir Alman hattıyla temasları var paravan hatlarla. Aslında cinayetin arkasında yüzde yüz Enver Altaylı Mustafa Özcan ve altında çok önemli isimler var. " ifadelerini kullandı.
SABAH, Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın, bir televizyon yayınında Türkiye'ye getirildiğini açıkladığı Necip Hablemitoğlu suikastı zanlısı Nuri Gökhan Bozkır'ın itiraflarını yayınlıyor. Bu itiraflar, 20 yıllık karanlık suikastın bilinmeyenlerine ışık tutuyor. Yakalanmadan bir süre önce Ukrayna'nın başkenti Kiev'de röportaj yaptığımız Bozkır, cinayette hangi iki ismin rol aldığını ve suikast silahının nasıl yok edildiğini ayrıntılarıyla anlattı.
Bozkır, tetiği çektiği öne sürülen asker kökenli eski istihbaratçı Tarkan Mumcuğlu'nun, Hablemitoğlu öldürüldükten sonra silahı nasıl yok ettiğini de açıkladı. Buna göre Hablemitoğlu suikastında kullanılan silah Ankara'daki Mogan Gölü'ne atıldı. Nuri Gökhan Bozkır, silahı göle atarken Tarkan Mumcuoğlu'nun yanında eski binbaşı Bülent Kutsal'ın da bulunduğunu açıkladı.

İşte Nuri Gökhan Bozkır'ın SABAH'ın sorularına verdiği yanıtların çarpıcı kısımları:
Necip Hablemitoğlu'nun öldürüldüğü gün üzerinize kayıtlı telefonun olay yerinden sinyal verdiği tespit edildi. Siz o gün orada ne yapıyordunuz?
Ben o gün görevdeydim. Ama telefonum, nasıl oradan sinyal vermiş bilmiyorum.

Cinayet günü telefonunuzu neden kapattınız?
Ben hatırlamıyorum, aradan 20 yıl geçmiş.
Savcılığa gönderdiğiniz ihbar mektubunda Tan Dervişoğlu, Altan Bora, Bülent Kutsal ve Ahmet Tarkan Mumcuoğlu'ndan bahsediyorsunuz. Bu kısmı baştan bize anlatır mısınız?
Olayın savcısına, 2015'te gazeteci Zihni Çakır vasıtasıyla bütün bildiklerimi gönderdim. Bu kişilerin cinayet öncesi ve sonrası hareketlerinin, normal Özel Kuvvetler görevlerinin dışında gerçekleştiğini, çok sık geliş-gidiş ve sivil görev faaliyetleri içinde olduklarını söyledim.
Peki, özellikle neden Tarkan Mumcuoğlu ismini veriyorsunuz? Bir şey mi biliyorsunuz?
Mumcuoğlu, o dönemde Genelkurmay'ın verdiği rapora göre Kazakistan'da resmi görevde. Ama cinayetten sonra gölün orada gördüm, net olarak hatırlıyorum.











