Son dakika: Başkan Erdoğan'dan AK Parti Grup Toplantısı'nda önemli açıklamalar
Son dakika haberine göre Başkan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda önemli açıklamalarda bulundu. "Milletimizi enflasyon karşısında ezdirmedik, ezdirmeyeceğiz" diyen Başkan Erdoğan, "Önümüzdeki Temmuz ayında enflasyon gerçekleşmesine ve şartlara bakarak gerekirse çalışanlarımızın durumlarını yeniden değerlendireceğiz." ifadelerini kullandı. Erdoğan, "Özel okul ücretlerindeki artış tavanını yüzde 36 seviyesiyle sınırladık." dedi. Başkan Erdoğan, "PKK'nın bir uzantısı olarak bu kadın parlamentoda. Bununla ilgili olarak karma komisyona süratle gönderdik. Karma komisyonda da gereği yapılacak. Biz parlamentomuzda bu tür birilerini görmek istemiyoruz." diyerek HDP'li vekil Semra Güzel'e sert tepki gösterdi.
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, yeni yılın ilk AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, yeni miladi yılın, ülke, millet ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını temenni etti.
ŞEHİTLERİMİZİN KANLARI YERDE KALMADI
Akçakale sınırında bölücü terör örgütünün döşediği patlayıcı nedeniyle şehit olan askerlere Allah'tan rahmet, yakınlarına ve millete başsağlığı dileyen Erdoğan, "Şehitlerimizin kanları yerde kalmadı, Allah'ın izniyle de kalmayacak. Ülkemize yönelik terör tehditlerini kaynağında kurutmaya devam edeceğiz. Ne Cudi'de ne Gabar'da ne Tendürek'te ne Bestler'de nerede aklınıza bir terör bölgesi geliyorsa bizler orada Mehmetçiğimizle, jandarmamızla, polisimizle, güvenlik korucularımızla varız, var olmaya devam edeceğiz." diye konuştu.
AHMET ÇALIK'A ALLAH'TAN RAHMET DİLİYORUM
Erdoğan, elim bir trafik kazasında hayatını kaybeden Milli Futbolcu Ahmet Çalık'a da Allah'tan rahmet, yakınlarına ve futbol camiasına başsağlığı diledi.

Yeni yılla birlikte Türkiye'ye ve millete hizmeti her zeminde olduğu gibi Meclis çatısı altında da yoğun şekilde sürdürecekleri bir döneme girdiklerini söyleyen Erdoğan, "Geçtiğimiz hafta stokçuluğa ceza artırımını da içeren bir kanun değişikliği paketi Genel Kurulda malum kabul edilmişti. Bu haftada da vadeli hesaplara döviz kuru desteği verilebilmesini, bireysel emeklilikte devlet katkısının yüzde 25'ten yüzde 30'a çıkarılmasını, BOTAŞ'ın kademeli doğal gaz satış fiyatı uygulayabilmesini, Türk lirası üzerinden yapılan sözleşmelere ek fiyat farkı ödenebilmesini, emekli aylıklarının sınırının en az 2 bin 500 lira olmasını, ihracatçı firmalar için Kurumlar Vergisi'nin yüzde 19'a düşürülmesini, kamu görevlilerinin toplu sözleşmelerindeki yılın ilk ayına ilişkin artış oranının yüzde 5 yerine yüzde 7,5 olarak uygulanmasını, velhasıl milletimize verdiğimiz sözleri birer birer yerine getirebilmemizi sağlayacak çok sayıda değişiklik teklifi görüşülerek inşallah kanunlaşacak. Aynı şekilde komisyonlarımızdaki çalışmalar da sürecek." bilgisini paylaştı.
ALÇAK SENARYOYU MİLLETİMİZ İLE BİRLİKTE YIRTIP ÇÖPE ATTIK
"Türkiye modeli" ile dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girme hedefi doğrultusunda her mecrada yollarına kararlılıkla devam ettiklerini dile getiren Erdoğan, şöyle konuştu:
"Bu süreçte bizim ne yaptığımızı, ne için yaptığımızı, nasıl yaptığımızı anlamak için hem Türkiye'nin iki asırlık kalkınma yolculuğunu hem de dünyada son dönemde yaşanan gelişmeleri çok iyi bilmek gerekiyor.
Ülkesinin geçmişinden ve dünyanın bugününden bihaber gafillerin ezbere atıp tutarak milletimizin moralini bozmaya, umudunu kırmaya dönük gayretlerini kimi zaman üzüntüyle kimi zaman öfkeyle takip ediyoruz. Türkiye'nin, Osmanlı döneminde başlayan ve Cumhuriyetin ilk döneminde de süren ancak tek parti faşizmi, darbeler, koalisyonlar anaforu içinde adeta kaybolup giden sanayileşme hamlesinin önünün nasıl kesildiğini hatırlayın. Milletimizi kendi değerlerinden, geçmişinden, medeniyetinden kopartarak köksüz bir ağaç gibi kurutmaya çalışanların ayak oyunlarını hatırlayın. Yapılan yatırımlara, başlatılan güzel işlere, üretilen eserlere, hazırlanan reformlara destek vermek yerine üzerlerine beton döken zihniyetin ipinin kimlerin elinde olduğunu bilmek için herhalde allame olmaya gerek yok. Biz kaybederken kazananlar kimlerse, biz ağlarken gülenler kimlerse bu felaketin müsebbibi de onlardır.
Türkiye'de hangi dönemde her kim, bu gidişin önünü kesmek, ülkenin makus talihini değiştirmek, milleti hak ettiği özgürlüklere ve refah düzeyine kavuşturmak için adım atmışsa başına gelmeyen kalmamıştır. Rahmetli Menderes'in akıbeti darağacında nihayete ermiş, rahmetli Demirel'in, rahmetli Erbakan'ın, rahmetli Türkeş'in mücadeleleri darbelerle kesilmiş, rahmetli Özal'ın sonu beklenmedik bir ölüm olmuştur."
AK Parti'nin 20 yıllık geçmişinin, kesintisiz şekilde bu habis zihniyet ve onun gerisindeki güçlerle mücadele ile geçtiğini vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:
"'Hafıza-i beşer nisyan ile maluldur' derler. Kendi yaşadıklarımızı eğer biz unutursak diğer insanlar haydi haydi unutur. İktidarımızın ilk yıllarında vesayetin; yargısından güvenliğine, tüm bürokrasiyle, iş dünyasıyla, siyasetiyle, medyasıyla önümüze hangi engeller çıkardığı daha dün gibi gözlerimizin önündedir. Bugünkü gençlere anlatsak Milat'tan önceki tarihte olmuş hadiseler gibi dinleyecekleri nice olayları bizzat yaşadık. Ülkemizin uluslararası alanda nasıl kuralsız, ahlaksız, sinsi tuzaklara tecrit edilmeye, köşeye sıkıştırılmaya çalışıldığını unutmadık. Gezi olayları ve FETÖ'nün kumpaslarıyla başlayan sürecin düğmesine, pek çok yerde uygulanan kirli bir senaryonun ülkemize de teşmil edilmesi gayesiyle basılmıştı. Kimi ülkede başarıya ulaşarak maalesef devletlerin parçalanmasına, toplumların perişan olmasına yol açan bu alçak senaryoyu biz milletimizle birlikte yırtıp çöpe attık."

MİLLETİMİZİN HİÇ BİR KESİMİNİ ENFLASYON ALTINDA EZDİRMEDİK, EZDİRMEYECEĞİZ
Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, siyasi ve sosyal kaos denemelerini, PKK'dan DEAŞ'a kadar tüm terör örgütlerini kullanarak şehirlere ve sınırlara başlatılan saldırıları, FETÖ vasıtasıyla teşebbüs edilen darbe girişimlerini, diplomatik çirkeflikleri, güç gösterilerini, birer birer bertaraf ettiklerini söyledi.
"Biz milletimizle birlikte istiklalimize sarıldıkça, biz mücadele bayrağını hep yüksekte tuttukça, biz teslim olmadıkça, biz hedeflerimizden kopmadıkça, maruz kaldığımız saldırıların cephesi daha da genişlemiştir." ifadelerini kullanan Erdoğan, ekonomide son 3-4 yıldır yaşanan dengesiz gelişmelerin bir sebebinin de finans araçlarının bu cephenin bir unsuru olarak devreye alınmış olmasından kaynaklandığını ifade etti.
Başkan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Şöyle, geriye dönük son 3-4 yılda ekonomide neler oldu diye baktığımızda, karşımıza çıkan fotoğraf şudur: Türkiye, 15 Temmuz darbe girişimini milletimizin şanlı direnişi ile bertaraf ettikten sonra Batılı ülkelerin gizlemeye gerek bile görülmeyen husumeti ile karşı karşıya kalmıştır. Onlardan NATO müttefikimiz Amerika, ülkemizle arasındaki yaklaşım farklılıklarını, doğrudan ekonomimizi mahvetme tehdidiyle, siyasi ve ahlaki her türlü nezaketten uzak bir şekilde sergilemeyi tercih etmiştir. Kimi Avrupa ülkeleri ise aynı tavrı daha dolaylı, daha sofistike yöntemlerle ortaya koymuşlardır. Batı'nın güdümündeki bazı bölge ülkelerinin devreye sokulmasıyla, bu karmaşık tablo giderek derinleşmiştir.
Savunma sanayi ürünlerinde ve çeşitli ticari başlıklarda ülkemize karşı uygulanan örtülü ambargo, finans araçlarının daha öne çıkartıldığı farklı bir boyuta taşınmıştır. Geçmişteki saldırılarda yaptığımız gibi bu süreçte de hemen tedbirlerimizi alarak, zayıf noktalarımızı güçlendirip, eksiklerimizi tamamlayarak, mücadele saflarını sıklaştırdık. Yurt dışından finans sistemimizin dengelerini bozacak şekilde yapılabilecek müdahalelerin araçlarını önemli ölçüde kontrol altına aldık. Serbest piyasa ekonomisi kurallarına zaten uymayan bu tabloyu düzeltmeye başladığımız bu dönemde koronavirüs salgını nüksetti. Gelişmiş ülkeler başta olmak üzere, pek çok devlet bu sağlık krizi karşısında bocalarken, vatandaşlarına yeterli hizmeti sunmakta zorlanırken, Türkiye, hayata geçirdiği süratli ve etkin tedbirlerle kendini korumaya almıştır. Şehir hastaneleri ve diğer sağlık kuruluşlarımızda maske ve tıbbi malzeme üretim gücümüzle, imalatı ve istihdamı ayakta tutmayı esas alan yaklaşımımızla, salgın döneminde son derece başarılı bir yönetim sergiledik.









