15 Temmuz'da darbeye ekonomik direniş! Teyakkuza geçildi

Türkiye, 15 Temmuz 2016'da tarihinin en karanlık gecelerinden birini yaşadı. FETÖ'cü hainler yaptıkları darbe girişiminde yüzlerce masum sivili acımasızca katlederken, on binlercesini ise yaraladı. Sokağa dökerek vatanına sahip çıkan vatandaş darbecileri püskürtürken, o gece ekonomi yönetimi de teyakkuza geçti. Sabah Gazetesi yazarlarından Dilek Güngör, bugün köşesinde kaleme aldığı yazıda o karanlık gecede ekonomik olarak yaşanan gelişmeleri ele aldı.
İşte Sabah Gazetesi yazarlarından Dilek Güngör'ün "Darbeye ekonomik direniş" başlıklı o yazısı
FETÖ'nün hain darbe girişiminin olduğu gece ekonomi yönetimi de teyakkuza geçti. ATM'lere para konuldu. Merkez Bankası olası likidite ihtiyacı için hazırlıklarını yaptı. Bankalar birbiriyle dayanışma içinde oldu.
15 Temmuz 2016'da Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) hain darbe girişiminin üzerinden 8 yıl geçti. O karanlık gece milletin ferasetiyle önlenirken devletin tüm kurumları da teyakkuzdaydı. Darbe girişiminin 15 Temmuz Cuma gecesi gerçekleşmesi ve hafta sonu piyasaların kapalı olması bir şanstı. Finansal piyasaların etkin işleyişinin sürdürülmesi için ekonomi yönetimi kriz masası kurdu. Peki o gece neler yaşandı? Nasıl önlemler alındı? Piyasaların işleyişinin bozulmaması için hangi kararlar gündeme geldi? Tüm bu soruların cevaplarını o günlerin en önemli tanıklarından biri olan dönemin Türkiye Bankalar Birliği Başkanı ve Ziraat Bankası Genel Müdürü Hüseyin Aydın ile konuştukççç

LOJİSTİK ÜSSÜ OLDU
O gece neler yaşadınız?
Ankara'da evimdeydim. Eşimle birlikte Anıttepe'de yürüyüş yapıp eve geçmiştik. 21:30 sularında darbe girişimi olduğunu öğrenince aile bireyleri, yakın çevremiz ve camiamız ile görüşmeler yaptım. Yöneticilerimizle iletişime geçtim. Olağanüstü bir gece yaşanıyordu. Ülkesini, milletini seven, vatanına bağlı insanlarımıza ve demokrasiyi destekleyen idaremize karşı haince bir kalkışma oluyordu. Çalışma arkadaşlarımla Ulus'taki genel müdürlüğe geçmek üzere yola çıktım. Ziraat Bankası'nda birlikte çalıştığım Taha Çakmak arabasıyla gelip beni evden aldı. Peyami Ömer Özdilek ve Ali Kırbaş ile birlikte 10-15 kişi bankadaydık. Ankara Ulus'taki tarihi binamızı lojistik üssüne çevirdik. Sokağa çıkan vatandaşlardan nefeslenmek isteyenler, çoluk-çocuğunun ihtiyacını karşılamak isteyenler oraya geldi. Meclis'e yürüyenler vardı, bazılarını 'Orası kalabalık, Emniyet Müdürlüğü'nün önü boş, oraya gidin' diye yönlendirdik. Arkadaşlarımız Ziraat Bankası'nın binasına Türk bayrağını astı. Belki de o gece ilk bayrak asılan binalardan birisi bizim bankanın binasıydı. Binanın ışıklarını yaktık. Gün ağarana kadar bankadaydık. Sabah 06:00'da bankadan çıktık.

Siz bankaların patronuydunuz. Finansal piyasaların tedirginliğini önlemek için ne gibi önlemler aldınız?
Arkadaşlarımıza, teşkilatımızın ve gücümüzün bu günler için var olduğunu, hiçbir fedakarlıktan kaçınılmaması gerektiği talimatını verdim. Bankaların genel müdürleriyle iletişim hattı kurduk. Hepsini tek tek arayıp darbe girişimine karşı neler yapmamız gerektiğini konuştuk. Adnan Bali'den Ümit Leblebici ve Hakan Ateş'e kadar bütün banka genel müdürleri arasında dayanışma vardı. Herkes aynı fikirdeydi. Sağduyulu ve sorumluluk bilinci içindeydi. Şokun atlatılması ve kısa dönem etkilerinin sınırlı tutulması ile uzun dönem yapılacaklar konusunda BDDK, Merkez Bankası ve hükümetle sürekli istişarelerde bulunduk. Darbenin cuma gecesi olması piyasalar için bir şanstı. O saatlerde döviz kurlarında alımsatım yoktu. Merkez Bankamız da 15 Temmuz gecesinde sektörün nakit ihtiyaçlarını karşılamak üzere gerekli hazırlıklarını yapmıştı. Merkez Bankası'nın, şubesinin bulunduğu bölgelerde hizmete hazır olduğu bilgisi üyelerimiz ile paylaşıldı. Ancak likidite anlamında bankaların o gece sorunu olmadı. Çünkü darbe girişimi hafta sonuna denk gelmişti ve bankalar cuma günü kasasını bağlamıştı. Ekonominin aktörleri olarak panik yapmadık, kriz yönetimi tecrübemizi kullandık. 15 Temmuz gecesi ATM'ler çalışır vaziyette, internet kanalları kısıntı olmaksızın hizmet görmeye devam etti.



