CANLI | BM Genel Kurulu'nda liderler zirvesi! Filistin mesajları damga vurdu

Giriş Tarihi: Son Güncelleme:
ahaber.com.tr Haber Merkezi
CANLI | BM Genel Kurulu'nda liderler zirvesi! Filistin mesajları damga vurdu

Dünya liderleri, 80. yıl dönümünü kutlayan Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'na katılmak üzere New York'ta bir araya geldi. Başkan Erdoğan konuşmasında Gazze'deki vahşete ilişkin fotoğraflar göstererek, "Soykırım kadrosu mutlaka hesap vermeli" dedi. Başkan Erdoğan ve ABD Başkanı Trump'ın katıldığı Birleşmiş Milletler'deki Gazze Zirvesi'nde iki lider yana yan yana yer aldı.

ABD New York'ta düzenlenen BM Genel Kurulu'nda tarihi anlar yaşanıyor. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, burada yaptığı konuşmada ülkesinin Filistin Devleti'ni tanıdığını açıkladı.

BM Genel Kurulu, Antony Guterres'in konuşmasıyla başladı.

ABD Başkanı Donald Trump, 2. sırada Başkan Recep Tayyip Erdoğan ise 4. sırada konuşmasını gerçekleştirdi.

İŞTE BM GENEL KURULU'NDA ANBEAN YAŞANANLAR...

CANLI ANLATIM

03:04

BAŞKAN ERDOĞAN YEMEK TOPLANTISINA KATILDI

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Trump ve eşinin liderler ve eşleri için düzenlediği akşam yemeğine katıldı. Başkan Erdoğan, program sonrası dönerek Türkevi'ne giriş yaptı. 
02:10

BAŞKAN ERDOĞAN TÜRKEVİ'NDEN ÇIKIŞ YAPTI

Başkan Recep Tayyip Erdoğan ile eşi Emine Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump ve eşinin devlet başkanları ve eşleri onuruna verdiği yemek toplantısına katılmak üzere Türkevi'nde çıkış yaptı. 
02:05

BAŞKAN ERDOĞAN'IN DİPLOMASİ TRAFİĞİ SÜRÜYOR

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler 80'inci Genel Kurulu dolayısıyla bulunduğu New York'ta ABD'li düşünce kuruluşu temsilcileriyle SETA eş güdümünde düzenlenen toplantıya katıldı.

Ahaber
00:07

BM'DE GAZZE ZİRVESİ SONA ERDİ

Başkan Erdoğan'ın katıldığı Gazze toplantısı sona erdi. Başkan Erdoğan toplantı çıkışı gazetecilere açıklamalarda bulunarak,"Toplantının bildirisi bu akşam çıkar. Ben sonuçtan memnunum. Verimli bir toplantı oldu" dedi.

 

 

 

 

23:11

BM'DE GAZZE ZİRVESİ! BAŞKAN ERDOĞAN VE TRUMP YAN YANA

Başkan Erdoğan ve ABD Başkanı Trump'ın katıldığı Birleşmiş Milletler'deki Gazze Zirvesi başladı.

CANLI | BM Genel Kurulu'nda liderler zirvesi! Filistin mesajları damga vurdu - 1

BAŞKAN ERDOĞAN TRUMP YAN YANA
Toplantıda Erdoğan ve Trump yan yana yer aldı. 

CANLI | BM Genel Kurulu'nda liderler zirvesi! Filistin mesajları damga vurdu - 1

"EN ÖNEMLİ TOPLANTIM BU OLACAK"
Görüşme öncesinde gazetecilere kısa bir açıklama yapan ABD Başkanı Donald Trump, "Burada 32 toplantı yaptık, en önemli toplantım bu olacak. Çünkü bir şeyi bitireceğiz. Hiç başlamaması gereken bir şeyi. Şu an çok önemli insanların arasındayım. Hiç başlamaması gereken bir şeyi bitireceğiz. Bunu başaracak olan bu grup, başka hiç kimse değil." dedi. 

Ahaber
22:22

TRUMP MACRON BİR ARAYA GELDİ

ABD Başkanı Trump Fransa Cumhurbaşkanı Macron ile BM'de görüştü. 

20:22

"İSRAİL BARIŞ İSTEMİYOR"

Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad Al Sani BM Genel Kurulu'nda konuştu.  El-Sani'nin konuşması şöyle:  İsrail barış istemiyor.  

Eğer esirlerin dönmesinin bedeli savaşın durdurulmasıysa, İsrail hükümeti onları kurtarmaktan vazgeçti.

İsrail Başbakanı, savaşı yerleşim alanlarını genişletmek ve Kudüs’te mevcut durumu değiştirmek için bir fırsat olarak görüyor.

İsrail Başbakanı, Arap bölgesinin İsrail’in nüfuz alanı olmasını hayal ediyor.

19:53

BAŞKAN ERDOĞAN TÜRKEVİNE GİRİŞ YAPTI

 Başkan Erdoğan, BM'deki manifest niteliğindeki tarihi konuşmasının ardından Türkevi'ne giriş yaptı.

 

 

18:05

BAŞKAN GAZZE’DEKİ VAHŞETİ FOTOĞRAFLARLA HAYKIRDI: İNSANLIK ÖLÜYOR

Başkan Recep Tayyip Erdoğan Birleşmiş Milletler 80. Genel Kurulu'nda tarihi açıklamalarda bulundu. İsrail'in soykırımını fotoğraflarla anlatan Başkan Erdoğan, "size Gazze'deki günlük hayatı anlatan bir fotoğraf göstereceğim. Birinci fotoğraf gördüğünüz gibi elleri leğenli kadınlar. Lütfen hepimiz elimizi vicdanımıza koyup, cevap verelim; 2025 yılında böyle bir gaddarlığın mâkul bir sebebi olabilir mi? Fakat insanlık adına bu utanç manzarası Gazze'de 23 aydır her gün tekrar ediyor. Gazze'de yaşananlar insanlığın dip noktasıdır." dedi. Ayrıca "Dünya 5'ten büyüktür" diyen Başkan Erdoğan, "Görevimiz sistemi terk etmek değil; onarmak, yeniden işler hale getirmektir. Hiç şüphesiz daha adil bir dünya mümkündür." ifadelerini kullandı. Netanyahu hükümetine de tepki gösteren Başkan Erdoğan, "Soykırım kadrosu mutlaka hesap vermeli" şeklinde konuştu.

 

 

 

 

Ahaber
17:28

BAŞKAN ERDOĞAN GAZZE'NİN SESİ OLACAK!

Başkan Erdoğan, tarihi konuşmasını yapmak için Birleşmiş Milletler binasına gitmek üzere Türkevi'nden çıkış yaptı

 

 

Ahaber
17:00

TRUMP'TAN BMGK'DA GAZZE MESAJI: SAVAŞI BİTİRMEMİZ GEREKİYOR

ABD Başkanı Donald Trump, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda açıklamalarda bulundu. Gazze'deki katliama değinen Trump, "Bazıları Filistin devletini tanıma peşinde ama bu Hamas için büyük bir hediye olacaktır. Hamas'a bu kadar çok şeyi vermek yerine barış isteyenler tek bir ifade arkasında toplanmalılardı. 'Rehineleri serbest bırakın'. Bir araya gelirken ve bunu yapmak için Gazze'deki savaşı bitirmemiz gerekiyor. Barışı müzakere etmemiz gerekiyor, rehineleri geri almamız lazım. Hepsini geri getirmemiz gerekiyor. 38 cansız bedeni de istiyoruz." dedi.

 

16:09

BM GENEL KURULU BAŞLADI

BM Genel Kurulu, BM Genel Sekreteri Antony Guterres'in konuşmasıyla başladı.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, "Gazze’de ölüm ve yıkımın boyutu, BM Genel Sekreterliği görevim boyunca gördüğüm diğer tüm çatışmalardan daha büyük" dedi.

Birleşmiş Milletler (BM) 80. Genel Kurulu, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in hitabı ile başladı. BM üyesi ülkelerin devlet ve hükümet başkanlarını bir araya getiren ve 23-29 Eylül tarihleri arasında, "Birlikte Daha Güçlü: Barış, Kalkınma ve İnsan Hakları için 80 Yıl ve Ötesi" teması ile gerçekleştirilen oturumdaki konuşmasında Guterres, BM’nin kuruluşundan 80 yıl sonra BM’nin prensiplerinin kuşatma altında olduğunu vurguladı. Guterres, "Barışın ve ilerlemenin sütunları, cezasızlık, eşitsizlik ve kayıtsızlığın altında çöküyor. Egemen uluslar işgal ediliyor. Açlık, silaha dönüştürülüyor. Hakikat susturuluyor. Bombalanmış şehirlerden duman, parçalanmış toplumlardan öfke yükseliyor. Yükselen denizler kıyıları yutuyor. Bunların her biri bir uyarı. Bunların her biri, birer soru. Nasıl bir dünya seçeceğiz" dedi.

"SUDAN’DA SİVİLLER KATLEDİLİYOR, AÇ BIRAKILIYOR VE SUSTURULUYOR"

Dünyanın dört bir yanında ülkelerin sanki kurallar kendileri için geçerli değilmiş gibi hareket ettiklerini vurgulayan Guterres, "Cezasızlık, kaosun anasıdır ve zamanımızın en korkunç çatışmalarından bazılarını doğurmuştur. Sudan’da siviller katlediliyor, aç bırakılıyor ve susturuluyor. Kadınlar ve kızlar, tarif edilemez bir şiddetle karşı karşıya. Buna askeri çözüm yok. Ne yapılması gerektiğini biliyoruz. Buradaki herkes de dahil olmak üzere, tüm taraflara çağrıda bulunuyorum. Kan dökülmesini körükleyen dış desteği sona erdirin. Sivillerin korunması için çaba gösterin. Sudan halkı barışı, onuru ve umudu hak ediyor" diye konuştu.

UKRAYNA’DA ATEŞKES ÇAĞRISI

Antonio Guterres, "Ukrayna’da amansız şiddet, sivilleri öldürmeye, sivil alt yapıyı yok etmeye ve küresel barış ve güvenliği tehdit etmeye devam ediyor. ABD ve diğer ülkelerin diplomatik çabalarını takdir ediyorum. BM Şartı, BM kararları ve uluslararası hukuka uygun şekilde tam bir ateşkes ve adil, kalıcı bir barış için çalışmalıyız" ifadelerini kullandı.

"GAZZE’DE DEHŞET, ÜÇÜNCÜ KORKUNÇ YILINA YAKLAŞIYOR"

Gazze Şeridi’ndeki katliam ve yıkıma da değinen Guterres, "Gazze’de dehşet, üçüncü korkunç yılına yaklaşıyor. Bunlar, en temel insani değerleri reddeden kararların sonucudur. Ölüm ve yıkımın boyutu, Genel Sekreterlik görevim boyunca gördüğüm diğer tüm çatışmalardan daha büyük. Uluslararası Adalet Divanı (UAD), ‘Gazze Şeridi’nde Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi’nin Uygulanması’ adlı davada hukuken bağlayıcı geçici tedbirler almıştır. O zamandan beri kıtlık ilan edildi ve katliam şiddetlendi. UAD’nin öngördüğü tedbirler eksiksiz ve derhal uygulanmalıdır" şeklinde konuştu.

Filistin halkının toplu olarak cezalandırılması ve Gazze’nin sistematik yıkımını hiçbir şeyin haklı çıkaramayacağını vurgulayan Guterres, "Ne yapılması gerektiğini biliyoruz. Derhal kalıcı ateşkes. Tüm rehinelerin derhal serbest bırakılması. Derhal insani yardıma tam erişim. Orta Doğu’da kalıcı barış için tek uygulanabilir çözüm olan iki devletli çözümden vazgeçmemeliyiz" dedi.
BM Genel Sekreteri Guterres, "Yerleşimci genişlemesi, şiddet ve yaklaşan ilhak tehdidi durmak zorunda. Haiti’den Yemen’e, Myanmar’dan Sahel ve ötesine, uluslararası hukuka dayalı barışı seçmeliyiz"
diye konuştu.

"İKLİM KRİZİNDE PENCERE KAPANIYOR"

Konuşmasında iklim değişikliğine de değinen Guterres, "İklim krizi hızlanıyor. Çözümler de öyle. Temiz enerji geleceği artık uzak bir vaat değil. Burada. Hiçbir hükümet, endüstri ya da özel menfaat bunu durduramaz. Ama bazıları bunu deniyor, ekonomilere zarar veriyor, fiyatları yükseltiyor ve tarihi bir fırsatı heba ediyor" ifadelerini kullandı.

Fosil yakıtlara oynayanların kaybedeceklerini söyleyen Guterres, "Geçen yıl neredeyse tüm yeni enerji kapasitesi, yenilenebilir kaynaklardan geldi ve yatırım hızla artıyor. Yenilenebilir enerji, en ucuz ve en yeni enerji kaynağıdır. Büyüme sağlar ve ekonomileri dalgalı petrol ve gaz piyasalarından korur" şeklinde konuştu.

ÜLKELERE "TEMİZ ENERJİ" ÇAĞRISI

Diğer yandan halen temiz enerjiye kıyasla fosil yakıtlara 9 kat fazla para aktığını vurgulayan Guterres, "Bu arada emisyonlar, sıcaklıklar ve felaketler artmaya devam ediyor. Ve en az sorumlu olanlar, en çok acı çekiyor. Bilim, küresel sıcaklık artışını, bu asrın sonuna kadar 1,5 derece ile sınırlamanın halen mümkün olduğunu söylüyor. Fakat pencere kapanıyor" uyarısında bulundu.

Yarın liderleri iklim değişikliği konusunda yeni hedefleri açıklamaları için ağırlayacaklarını vurgulayan Guterres, en fazla emisyondan sorumlu olan G20 ülkelerini liderlik göstermeye çağırdı. Tüm ülkeleri harekete geçmeye çağıran Guterres, 2035 yılına kadar gelişmekte olan ülkeler için 1,3 trilyon dolar iklim finansmanı seferber edecek güvenilir bir yol haritası tanımlanması gerektiğini söyledi.

08:46

80. BMGK'NIN YAPILDIĞI NEW YORK'TA OLAĞANÜSTÜ GÜVENLİK ÖNLEMLERİ

ABD'de bu hafta 80. Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurul görüşmeleri için ülkeye gelen 200'e yakın devlet ve hükümet başkanı ile yüzlerce bakan, binlerce diplomat, sivil toplum kuruluşu çalışanı ve gazeteciyi ağırlamaya hazırlanan New York kentinde alınan olağanüstü güvenlik önlemleri dikkati çekiyor.

80. BM Genel Kurulu görüşmelerine ev sahipliği yapan New York, bir kez daha yılın en yoğun güvenlik önlemlerine ev sahipliği yapıyor.

ABD başkanlarının yemin töreni günlerinde uygulanan ve ülkedeki en üst düzey güvenlik gerektiren etkinlik kategorisinde yer alan BM Genel Kurulu, "Ulusal Özel Güvenlik Etkinlik" düzeyinde listeleniyor.

Benzer şekilde Gizli Servis'in New York departmanı da BM Genel Kurulu haftasını "yılın en büyük ve karmaşık güvenlik etkinliği" olarak tanımlıyor.

BİNLERCE POLİS, ÖZEL AJAN VE DİĞER GÜVENLİK UNSURLARI GÖREVDE
Manhattan'da özellikle BM civarında, ülkenin en büyük polis gücünü oluşturan New York Polis Departmanına (NYPD) bağlı binlerce polisin yanı sıra çok sayıda devlet başkanının güvenliği ile ilgili olarak ABD Gizli Servisi de bu hafta boyunca yoğun mesai yapıyor.

Ayrıca Federal Soruşturma Bürosu (FBI), BM polisi ve federal yönetime bağlı diğer güvenlik unsurları da hafta boyunca görev yapacak.

New York güvenlik yetkilileri, Genel Kurul toplantıları sırasında binlerce polisin ve K-9 köpeklerinin, BM civarı ve yer altı metro duraklarında ziyaretçileri ve halkı korumak için konuşlandırılacağını ve çok sayıda zırhlı güvenlik aracının görev yaptığını belirtti.

Havadan çok sayıda helikopter ile yüzlerce insansız hava aracının yanı sıra Hudson Nehri'nden de polis botlarının sürekli olarak görev yapacağını söyleyen yetkililer, aktivist Charlie Kirk'ün silahlı saldırıda öldürülmesinin ardından ilave güvenlik önlemleri aldıklarını kaydetti.

BM BİNASININ ÇEVRESİ TRAFİĞE KAPATILDI
Öte yandan New York polisi, BM binasının bulunduğu Manhattan'ın orta doğu kesimini tamamen trafiğe kapatarak metal bariyerlerle BM'ye yakın tüm sokakları güvenlik kordonu altına aldı.

Bu süre zarfında Manhattan'ın orta doğu kesiminde kalan 1. cadde, tümüyle araç ve yaya trafiğine kapatılırken, bölgeye sadece burada ikamet edenler ve BM toplantıları kapsamında geçiş kartı bulunanlar girebilecek.

Bunların dışında NYPD, Manhattan'ın doğu ve batısında bulunan bazı ana yolları da tamamen veya kısmen güvenlik gerekçesiyle trafiğe kapalı tutuyor.

BM Genel Kurulu haftasında diplomasi trafiğinin yoğunluğu kadar, çeşitli sivil toplum kuruluşları ve gruplar da uluslararası camiaya seslerini duyurmak için BM binası çevresinde kendilerine ayrılan yerlerde gösteriler düzenliyor.

Bu yıl da İsrail'in Gazze'deki saldırılarının ve soykırım politikalarının BM çevresinde ve New York'un değişik yerlerinde protesto edilmesi bekleniyor.

New York polisi, söz konusu gösteriler için de özel güvenlik önlemleri aldığını duyurdu.
06:37

BAŞKAN ERDOĞAN TÜRKEVİ'NE DÖNDÜ

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, New York'ta Türk-Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesi (TASC) tarafından düzenlenen akşam yemeğinden Türkevi'ne döndü.

Birleşmiş Milletler (BM) 80. Genel Kurulu kapsamında New York'ta bulunan Başkan Recep Tayyip Erdoğan, TASC'ın düzenlediği yemekte Türk-Amerikan toplumu temsilcileriyle bir araya geldi. Programda Başkan Erdoğan'a eşi Emine Erdoğan, bakanlar, milletvekilleri ve üst düzey heyet üyeleri eşlik etti. Yemek sonrası Başkan Erdoğan ve beraberindeki heyet Türkevi'ne geçti.

Başkan Erdoğan, New York temasları kapsamında bugün Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'na hitap edecek ardından da ABD Başkanı Trump' la Gazze Konulu Bölgesel Toplantı'sına katılacak. SETA Eşgüdümünde ABD'li Düşünce Kuruluşu Temsilcileriyle Toplantı'ya katılacak olan Erdoğan, ABD Başkanı ve First Lady Trump tarafından Devlet Başkanları ve Eşleri onuruna verilen davete katıldı.
06:06

BREZİLYA LİDERİNDEN GAZZE'DE YAŞANANLARA TEPKİ

Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva, "Gazze'de olanlar bir halkın yok edilmesinin ötesinde, ulus olma hayallerini de yıkıyor." dedi.

Lula da Silva, Fransa ve Suudi Arabistan öncülüğünde düzenlenen Birleşmiş Milletler (BM) bünyesinde Filistin Meselesine Çözüm Bulunması ve İki Devletli Çözümün Hayata Geçirilmesi Konulu Yüksek Düzeyli Uluslararası Konferans'ta konuştu.

50 binden fazla çocuğun sakat bırakılmasını hiçbir şeyin haklı çıkaramayacağını vurgulayan Lula da Silva, "Gazze'de olanlar bir halkın yok edilmesinin ötesinde, ulus olma hayallerini de yıkıyor." ifadesini kullandı.

Lula da Silva, İsrail'in olduğu kadar Filistin'in de var olma hakkına işaret ederek, "Bir devlet, toprak, nüfus ve hükümet üzerine kuruludur. Filistin örneğinde bu unsurlar aşındırılmıştır ve bu durum yasa dışı işgalde kendini göstermektedir. BM, tarihi sorumluluğunu yerine getirmeli. Soykırımın durması için Güney Afrika'nın uluslararası ceza mahkemesine açtığı davaya dahil olduk. Soykırımdan daha uygun bir kelime yok." diye konuştu.

Lula da Silva, BM Genel Kurulu'nun yetkilerinin genişletilmesi gerektiğini belirterek, Güvenlik Konseyi'ndeki "veto zulmüne" son verilmesinin zamanının geldiğini söyledi.

Filistin halkının kendi kaderini tayin etme hakkının garanti altına alınmasının adaletin bir gereği olduğunu savunan Lula da Silva, Filistin ulusal otoritesinin güçlendirilmesi gerektiğine dikkati çekti.

Lula da Silva, ülkesinin İsrail'e silah ihracatını askıya aldığını hatırlatarak, şunları kaydetti: "Filistin devletini tanıyan tüm ülkeleri selamlıyoruz. Tıpkı Brezilya'nın 2010'da Filistin'i tanıması gibi, artık BM'de 193 üye ülke arasında çoğunluğu temsil ediyoruz. Filistin Devleti'nin hayata geçmesi için somut adımlar atmak gerekiyor, çünkü bu dengesizlik sürdükçe gerçek bir diyalog kurulamıyor."   
05:40

KATAR, BAE VE CEZAYİR'DEN İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜME DESTEK

Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Cezayir, New York'ta düzenlenen uluslararası konferansta Filistin Devleti'nin tanınmasının önemine işaret ederek, iki devletli çözümün hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.

Katar Dışişlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Sultan Saad el-Murayhi, BAE Dışişlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Halife Şahin el-Marar ve Cezayir Dışişleri Bakanı Ahmed Attaf, BM Genel Kurul Salonu'nda düzenlenen "Filistin Sorununun Barışçıl Çözümü ve İki Devletli Çözümün Uygulanması için Yüksek Düzeyli Uluslararası Konferansı"nda konuştu.

Murayhi, konferansın "Filistin sorununun çözüm sürecinde tarihi bir öneme sahip" olduğunu söyledi.

Uluslararası düzeydeki bu hareketliliğin iki bağlamda gerçekleştiğini kaydeden Murayhi, "Birincisi, Filistin halkının onlarca yıldır gördüğü zulmü, topraklarının işgal edilmesini ve aleyhinde işlenen tüm suçları sona erdirmeye dönük tarihi bağlam. İkincisi, işgal altındaki Filistin topraklarının durumu, yani Gazze Şeridi'nin harabeye dönmesi ve İsrail'in Batı Şeria'ya yönelik artan şiddeti." diye konuştu.

Murayhi, İsrail'in sorumsuzca tavırlarıyla gerilimi tırmandırdığını ve uluslararası hukuku açıkça ihlal ederek (9 Eylül'de) Katar da dahil olmak üzere bölgedeki birçok ülkeyi hedef aldığını kaydetti.

BAE'li Devlet Bakanı El-Marar, Filistin Devleti'nin tanınmasını memnuniyetle karşıladıklarını belirterek, henüz bu adımı atmamış devletlere de Filistin'i tanıma çağrısı yaptı.

El-Marar, Gazze Şeridi'nde yaşanan tehlikeli gelişmeler ile İsrail'in Batı Şeria'yı ilhak etme yönündeki tehditleri ve diğer ihlaller göz önüne alındığında Gazze'de ateşkesin sağlanması gerektiğine dikkati çekerek, Mısır, Katar ve ABD'nin arabuluculuğunun desteklenmesinin önemini vurguladı.

El-Marar, BM Güvenlik Konseyi'nin "İsrail'i caydırma ve ihlallerini durdurma sorumluluğunu üstlenmesi" çağrısını yineledi.

Cezayir Dışişleri Bakanı Attaf ise Filistin Devleti'ni kurmak için fiili adımlar atmanın ve İsrail'in Filistinlileri topraklarından çıkarma planlarına diplomatik, hukuki ve ekonomik yollarla karşı koymanın zamanı geldiğini söyledi.   
05:34

MISIR: ADİL VE KAPSAMLI ÇÖZÜM OLMADAN ORTA DOĞU'DA İSTİKRAR OLMAZ

Mısır Başbakanı Mustafa Medbuli, "Filistin halkının, 1967 sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız devlet kurma hayalini gerçekleştirecek adil ve kapsamlı bir çözüm olmadan Orta Doğu'da istikrar olamaz." dedi.

Medbuli, Birleşmiş Milletler (BM) bünyesinde Filistin Meselesine Çözüm Bulunması ve İki Devletli Çözümün Hayata Geçirilmesi Konulu Yüksek Düzeyli Uluslararası Konferans'ta, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi'ye vekaleten konuştu.

Suudi Arabistan ve Fransa'nın bu önemli konferansı düzenlemek için gösterdiği çabayı öven Medbuli, konferansın "Orta Doğu'da adil ve kapsamlı barışa ulaşmanın tek yolunun iki devletli çözümden geçtiğine olan inancı" yansıttığını ifade etti.

Medbuli, "Filistin halkının 1967 sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız devlet kurma hayalini gerçekleştirecek adil ve kapsamlı bir çözüm olmadan Orta Doğu'da istikrar olamaz." değerlendirmesinde bulundu.

İki devletli çözümün yalnızca siyasi bir seçenek veya ahlaki bir yükümlülük değil, aynı zamanda bir güvenlik zorunluluğu olduğunu vurgulayan Medbuli, "İsrail için güvenlik, askeri güç ve 'oldubitti' girişimleriyle sağlanamaz. Filistinlilerin haklarını göz ardı etmek, gerilimi daha fazla tırmandırmaktan ve istikrarsızlıktan başka işe yaramaz." ifadelerini kullandı.

Medbuli, henüz Filistin'i tanımamış ülkelerin de bu konferansta Filistin Devleti'ni derhal, geniş kapsamlı ve koşulsuz olarak tanıdığını görmek istediklerini dile getirdi.

GAZZE'DE KAN DÖKMEYE SON VERİLMELİ
Medbuli, Gazze Şeridi'nde ateşkese varılması ve kan dökmeye son verilmesinin gerekli ve zorunlu olduğu kadar mümkün olduğuna da inandıklarını kaydetti.

Filistin halkının yerinden edilmesine ve Filistin davasını tasfiye etme girişimlerine kesinlikle karşı olduklarını vurgulayan Medbuli, şöyle konuştu: "Bugün kritik bir noktadayız. Ya halklarımız için umut kapılarını açan adil ve kalıcı bir barış tesis ederiz ya da bölgeyi çatışma, şiddet ve kaosa rehin ederiz. Mısır'ın mesajı nettir: İki devletli çözümün alternatifi ve İsrail ile güvenlik ve barış içinde yan yana yaşayan bağımsız bir Filistin devleti olmadan barışın geleceği yoktur."

"KONFERANS, DEĞERLENDİRİLMESİ GEREKEN TARİHİ BİR FIRSAT"
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, konferansa ilişkin Mısır Cumhurbaşkanlığı tarafından yayınlanan yazılı açıklamasında, bağımsız Filistin devletinin tanınmasının ve bilfiil hayata geçirilmesinin barış ve güvenliği sağlamanın tek yolu olduğunu belirtti.

Konferansın değerlendirilmesi gereken tarihi bir fırsat olduğunu vurgulayan Sisi, "Bağımsız Filistin devletinin tanınması ve bilfiil hayata geçirilmesi bir hayal değil, aksine, Filistin halkının uzun süredir mücadele ettiği ve dünyanın tüm barışsever halkları tarafından desteklenen bir haktır." ifadesini kullandı.

Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, iki devletli çözümün "bölgedeki tüm halklar arasında kalıcı barış, güvenlik ve iş birliğini sağlamanın tek yolu" olduğunu kaydetti.   
05:13

İTALYA GAZZE'NİN İŞGAL EDİLMESİNE KARŞI

İtalya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, İtalya'nın net bir şekilde Gazze Şeridi'nin işgaline ve buradaki halkın yerinden edilmesine karşı olduğunu söyledi.

Tajani, Fransa ve Suudi Arabistan öncülüğünde düzenlenen Birleşmiş Milletler (BM) bünyesinde Filistin Meselesine Çözüm Bulunması ve İki Devletli Çözümün Hayata Geçirilmesi Konulu Yüksek Düzeyli Uluslararası Konferans'ta konuştu.

Konferansın önemli bir zamanda yapıldığını ifade eden Tajani, "Gazze'deki insani durum felaket. İtalya'nın tutumu nettir: Gazze Şeridi'nin işgaline ve halkının yerinden edilmesine karşıyız." dedi.

İtalya olarak İsrail'in Katar'ın başkenti Doha'daki Hamas müzakere heyetini hedef alan saldırısını kınadıklarını dile getiren Tajani, Katar'ı ateşkese ulaşmak için Mısır ve ABD ile birlikte arabuluculuk yapma yönündeki kritik çabalara devam etmeleri konusunda teşvik ettiklerini ifade etti.

Bakan Tajani, İsrail hükümetinin işgal altındaki Batı Şeria'daki yerleşim yerlerini genişletme kararlarını da kınadıklarını söyledi.

Tajani, Filistin halkının bir devlet kurma hayalini güçlü şekilde desteklediklerini öne sürerken, "Filistinliler ve İsrailliler ile barışçıl bir arada yaşamayı içeren iki devletli çözümler için çok çalışacağız. Bu, barışın geleceğini garanti altına alacak tek çözümdür." diye konuştu.

New York'tan gelen mesajın açık olduğunu belirten Tajani, "İsrail bombalamayı durdursun, Hamas esirleri derhal serbest bıraksın." ifadesini kullandı.

Tajani, İtalya'nın Filistin halkına binlerce ton yardım sağladığını, ayrıca Filistinli çocukları tedavi için İtalya'da ağırladıklarını sözlerine ekledi.   
05:03

MEKSİKA DEVLET BAŞKANI SOYKIRIMIN DURMASI İÇİN ÇAĞRIDA BULUNACAK

Meksika Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum, ülkesinin 80. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda Gazze Şeridi'nde devam eden soykırımın durması için çağrıda bulunacaklarını belirtti. Ulusal Saray'daki günlük basın toplantısında konuşan Sheinbaum, Meksika'yı 80. BM Genel Kurulu'nda Dışişleri Bakanı Juan Ramon de la Fuente'nin temsil edeceğini söyledi.

Sheinbaum, Meksika'nın geleneksel dış politikasının barış, tarafsızlık ve halkların kendi kaderini tayin hakkı ilkelerine dayandığını vurguladı.

Gazze Şeridi'nde yaşananlara değinen Sheinbaum, şunları kaydetti:

"Juan Ramon de la Fuente bir barış mesajı taşıyor ve ülkemizin dış politikası çerçevesinde hareket ediyoruz. Gazze'deki durumla ilgili olarak Şili hükümetiyle birlikte iletilen tüm şikayetleri dinledik ve tüm tutumumuz, uluslararası toplumla uyumlu olarak, Gazze'deki bu soykırımın durması yönündedir, bizim pozisyonumuz budur."

Sheinbaum, Orta Doğu'da barışın tesisinin sağlanması için iki devletli çözümü desteklediklerini ve sivil halka yönelik saldırılara karşı olduklarını sözlerine ekledi.

04:00

TRUMP BM GENEL KURULU'NA KATILMAK ÜZERE NEW YORK'TA

ABD Başkanı Donald Trump, Birleşmiş Milletler Genel Kurul'una katılmak üzere akşam saatlerinde New York'a geldi. Başkan Trump'ın New York’a ulaşmasının ardından geçiş güzergahında olağanüstü güvenlik önlemleri alınması dikkat çekti. Başkan’ın konvoyu ilerlerken trafik tamamen durduruldu, yol kenarlarında keskin nişancılar konuşlandırıldı ve inşaat kamyonlarının güvenlik amacıyla yol çevresinde tutulduğu görüldü.

TRUMP İKİNCİ SIRADA KONUŞACAK

Bugün gerçekleştirilecek BM 80. Genel Kurulu’nda ABD Başkanı Donald Trump’ın ikinci sırada kürsüye çıkması bekleniyor. Trump, ikinci kez başkan seçilmesinin ardından ilk kez Birleşmiş Milletler Genel Kurul salonunda konuşacak. Yoğun güvenlik önlemlerinin yarın da artarak devam etmesi bekleniyor.

03:51

DANİMARKA VE HOLLANDA'DAN ŞARTLI TANIMA MESAJI

Danimarka Dışişleri Bakanı Lars Lokke Rasmussen ve Hollanda Dışişleri Bakanı David van Weel, ülkelerinin bazı koşullar altında Filistin Devleti'ni tanıyacağını belirtti.

Rasmussen ve van Weel, Fransa ve Suudi Arabistan öncülüğünde düzenlenen Birleşmiş Milletler (BM) bünyesinde Filistin Meselesine Çözüm Bulunması ve İki Devletli Çözümün Hayata Geçirilmesi Konulu Yüksek Düzeyli Uluslararası Konferans'ta konuşma yaptı.

Gazze'deki "korkunç savaşın" sona ermesi ve işgal altındaki Batı Şeria'daki endişe verici gidişatın tersine çevrilmesi gerektiğini kaydeden van Weel, Hollanda'nın ulusal ve Avrupa düzeyinde attığı adımlarla İsrail'in rotasını değiştirmeye çalıştığını söyledi.

Van Weel, Filistin toprakları üzerinde tam kontrol sahibi, meşru ve demokratik bir Filistin yönetiminin "yaşanabilir bir Filistin"in kurulması için hayati önem taşıdığını dile getirdi.

Hamas'ın gelecekteki Filistin yönetiminde rolü olmaması, esirleri serbest bırakması ve silahsızlanması gerektiğini savunan van Weel, aynı zamanda olası bir çözümün "İsrail'in güvenliğini garanti etmesi gerektiğini" belirtti.

"HOLLANDA BİR SONRAKİ AŞAMADA FİLİSTİN'İ TANIYACAKTIR"

Van Weel, "Hollanda, şimdi başlaması gereken siyasi sürecin bir parçası olarak, daha sonraki bir aşamada Filistin Devleti'ni tanıyacaktır." dedi.

Rasmussen de konuşmasında, "Gazze'deki savaş dayanılmaz boyutlarda bir insani felakete yol açmış ve İsrail askeri saldırılarını genişletmektedir. Bu durumun derhal sona ermesi gerekmektedir. İsrail şimdi rotasını değiştirmelidir." ifadelerini kullandı.

İki devletli çözümün, İsrail'in yasadışı yerleşimlerin genişletilmesine karşı çıkması ve Gazze ile Batı Şeria'yı ilhak etme tehditleri nedeniyle zorluklarla karşı karşıya olduğunu belirten Rasmussen, Filistin Devleti'nin tanınmasının "anahtarının artık İsrail hükümetinin değil, Filistinlilerin elinde olması" gerektiğini söyledi.

Rasmussen, "Danimarka, belirli koşullar sağlandığında Filistin'i bir devlet olarak tanımaya hazırdır: İsrailli rehineler serbest bırakıldığında, Hamas silahsızlandırıldığında ve Gazze'de artık rol oynamadığında, Filistin Yönetimi'nin reform gündeminde daha fazla ilerleme kaydedildiğinde ve gelecekteki Filistin devletinin silahsızlandırılacağından emin olunduğunda." diye konuştu.

03:36

ALMANYA'DAN KALICI BARIŞA YÖNELİK YİNELEME

Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, İsrail ile Filistin arasında kalıcı barış için iki devletli çözümden yana olduğunu yineledi. Wadephul Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda “Filistin Meselesine Çözüm Bulunması ve İki Devletli Çözümün Hayata Geçirilmesi Konulu Yüksek Düzeyli Uluslararası Konferansı”nda konuştu.

Almanya'nın, Filistin ile İsrail arasındaki çatışmalarda iki devletli bir çözümden yana olduğunu belirten Wadephul, "İsrail ile barış ve güvenlik içinde yan yana var olan bağımsız, demokratik ve yaşayabilir bir Filistin Devleti, uluslararası hukuka uygun, müzakere yoluyla ulaşılan ve şu ana kadar ikna edici bir alternatifi olmayan iki devletli bir çözümdür." diye konuştu.

Wadephul, iki devletli çözümün her zamankinden daha uzak göründüğünün farkında olduklarını ifade ederek, "Şu anda bu çözümü daha da ulaşılmaz hale getirmek için adımlar atıldığının da farkındayız. Bugün buradayız çünkü daha iyi bir gelecek olabileceğine inanıyoruz." dedi.

Ülkesinin bu konuda üç ilkeye bağlı kaldığına işaret eden Wadephul, "Birincisi, her iki tarafın mutabakatı olmadan 1967 sınırlarında yapılan hiçbir değişikliği tanımıyoruz ve tanımayacağız. İkincisi, işgal altındaki topraklardaki İsrail'in yerleşimlerini hukuka aykırı ve barışın önünde ciddi bir engel olarak görüyoruz. Üçüncüsü, Uluslararası Adalet Divanı'nın 19 Temmuz 2024 tarihli danışma görüşüne saygı duyuyor ve bu görüşün hükümlerine uygun hareket ediyoruz." ifadelerini kullandı. Wadephul, Almanya'nın İsrail'in varlığına her zaman derin bir bağlılık duyacağını sözlerine ekledi.

03:30

BAŞKAN ERDOĞAN TÜRKEVİ'NE GEÇTİ.

Birleşmiş Milletler (BM) 80. Genel Kurulu kapsamında New York'ta bulunan Başkan Recep Tayyip Erdoğan, TASC'ın düzenlediği yemekte Türk-Amerikan toplumu temsilcileriyle bir araya geldi. 

Programda Başkan Erdoğan'a eşi Emine Erdoğan, bakanlar, milletvekilleri ve üst düzey heyet üyeleri eşlik etti. Yemek sonrası Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindeki heyet Türkevi'ne geçti.

03:27

FAJON: GAZZE'DE İNSAN ELİYLE FELAKET YAŞANIYOR

Slovenya Dışişleri Bakanı Tanja Fajon, Fransa ve Suudi Arabistan öncülüğünde Birleşmiş Milletler (BM) bünyesinde düzenlenen Filistin Meselesine Çözüm Bulunması ve İki Devletli Çözümün Hayata Geçirilmesi Konulu Yüksek Düzeyli Uluslararası Konferans'ta söz aldı.

Ortak mutabakatla kabul edilmiş ve sürdürülebilir iki devletli çözümün bölgede barışın sağlanması için tek geçerli yol olduğunu vurgulayan Fajon, "Barış, reformların yanı sıra uluslararası desteğe de ihtiyaç duyan meşru ve yetkin bir Filistin yönetimi olmadan var olamaz." ifadesini kullandı.

"GAZZE ULUSLARARASI HUKUKUN SOYKIRIM OLARAK TANIMLADIĞI ŞEYİ YAŞIYOR"

İsrail'in Gazze'deki saldırılarına değinen Fajon, şunları kaydetti:

"Gazze'de açlıktan ölen çocukların korkunç görüntüleri, kasıtlı tercihlerin sonucudur. Bu insan eliyle yaratılmış bir felakettir. Gazze, uluslararası hukukun soykırım olarak tanımladığı şeyi yaşıyor. Bu durum, kelimelerde netlik ve eylemde aciliyet gerektiriyor. Gücün hukukun yerine geçtiği yerde güvenlik değil, istikrarsızlık ve nesiller boyu radikalleşme doğar."

Fajon, hukukun güçlüye de zayıfa da eşit şekilde uygulanması konusunda ısrar ettiklerini ve geçen yıl bu kapsamda Filistin Devleti'ni tanıdıklarını söyledi. Kalıcı ateşkes, rehinelerin serbest bırakılması ve tüm sivillerin korunması çağrısında bulunduklarını belirten Fajon, sözlerini şöyle tamamladı:

"İnsani yardımın Gazze'ye ulaşması gerektiğinde ısrar ediyoruz. Dönüm noktasındayız, tarih tereddütlere karşı nazik olmayacak. Tarih, zor gerçeklerden kaçan konuşmaları hatırlamayacak. Tarih, soykırım yaşanırken sessiz kalanları ise açıkça hatırlayacak. Bu konferans, sadece yankı odası olarak değil, uluslararası toplumun nihayet kelimelerden sonuçlara geçtiği yer olarak hatırlansın."