Pakistan ve Afganistan karşı karşıya! Enerji koridorlarında tansiyon zirvede! Gerilimin perde arkası A Haber’de
Pakistan ile Afganistan hattında çatışmalar resmen başladı. Pakistan ordusunun Taliban hedeflerine yönelik operasyonları sürerken, krizin arka planında bölgesel ve küresel güç dengelerine dair çarpıcı iddialar gündeme geldi. Nükleer güç Pakistan’ın hedef alındığı bir senaryo tartışılırken, iki kardeş ülke arasındaki gerilimi düşürecek diplomatik adres olarak Türkiye’nin rolü öne çıkıyor. Küresel denklemin şifreleri A Haber’de masaya yatırıldı.
Afganistan ile Pakistan arasında Durand Hattı boyunca başlayan karşılıklı saldırılar bölgede savaşı resmen başlattı. Pakistan'ın "terör kampı" olarak nitelediği noktalara düzenlediği operasyonlara Kabil yönetimi misillemeyle yanıt verirken, başkentte patlamalar yaşandı. İslamabad "açık savaşa girdik" açıklaması yaparken, krizin arka planındaki küresel güç dengeleri ve olası senaryolar A Haber'de uzman isimler tarafından değerlendirildi.
İŞTE DAKİKA DAKİKA PAKİSTAN-AFGANİSTAN SAVAŞI
CANLI ANLATIM
28 ŞUBAT'IN SİYONİST PARMAK İZİ
Gazeteci Yusuf Alabarda, A Haber ekranlarında gerçekleştirilen analizlerle bölgesel denklemleri ve Türkiye'ye yönelik potansiyel tehditleri ekrana yatırdı. Pakistan-Afganistan hattındaki "Peşaverleşme" kavramından Hindistan'ın İslamofobik politikalarına, Netanyahu'nun tarihi çarpışma skandalı açıklamalarından 28 Şubat postmodern darbesinin ayrılması Siyonist parmak izine kadar pek çok kritik konuya değinen Alabarda, "Soykırımcı bir akılla dizayn yapmasına izin verilemez" mesajını verdi.
PEŞAVERLEŞME VE BÖLGESEL İSTİKRARSİZLİK
Afganistan'ın Sovyet işgali sonrasında Pakistan'a yönelen sığınmacı akınına dikkat eden gazeteci Yusuf Alabarda, "Güvenlik literatürüne 'Peşaverleşme' diye bir kavram girdi. Bu kavram; buradan gelen sığınmacıların eğitim ve sağlık gibi bakımları karşılanmadığı için getto'laşmış, Pakistan içerisinde güvenlik sorunlarına yol açabilecek ve istihbarat teşkilatlarının kolayca kullanabileceği bir alana dönüşmüştür" Pakistan'daki bombalama vakalarının kökeninde bu süreçte yattığını belirten Alabarda, bölgedeki dayanıklılığın Türkiye ve Katar'ın diplomasi köyleriyle aşılmaya çalışıldığı vurgulandı.
HİNDİSTAN'IN AFGANİSTAN ÜZERİNDEN PAKİSTAN'I ÇEVRELEME PLANI
Hindistan'ın bölgedeki rolüne sert eleştiriler getiren Alabarda, "Afganistan sahasını şekillendirme çabası içinde olan bir akıl var, bu da Hindistan. Pakistanlı örgüt, Afganistan'ın adeta bir Hindistan sömürgesi haline dönüştüğünü söylüyor. Yaşayan murat, Pakistan'ı çevrelemek isteyen Hindistan siyasetidir" sözleriyle aktardı. Hindistan Başbakanı Modi'nin İslam'ın ayrılmasına değinen Alabarda, "Modi hükümetinin oldukça enteresan ve İslam politikasıyla yoğun bir isim" olduğuna dikkat çekerek tehlikenin boyutuna dikkat çekti.
NETANYAHU'NUN TARİH CEHALETİ VE OSMANLI DÜŞMANLIĞI
Netanyahu ve Modi'nin Tel Aviv'deki kucaklaşmasını ve Osmanlı İmparatorluğu'na yönelik büyümeyi eleştiren Gazeteci Yusuf Alabarda, "Netanyahu, 'Biz Osmanlı Devleti'nden kurtulmak isterken yardımlarımıza Hintli kardeşlerimiz geldi' diyor. Biz orada bir Yahudi yurdu vardı da Osmanlı orayı gidip dağıttı mı? çarpıtıldığı çok iyi şekilde dağıtıldı". Türkiye'deki bazı kesimlerin bu kesintiye uğramadan kalmasını da eleştiren Alabarda, "Bu milletin evladı olarak bunları dile getirmeyi borç biliyorum" dedi.
"RADİKAL EKSEN" YALANIYLA COĞRAFYAYI TASNİF ETME ÇABASI
İsrail Başbakanı Netanyahu'nun "radikal Şii ve Sünni ittifaka karşı ittifak" sözlerine sert tepki gösteren Alabarda, "Siz kimsiniz ya? Kimin radikale soykırımcı mı karar veriyor? 70 am insanı Katletmiş, hakkında hastalığın durumu olan bir Nazi artığı, bu coğrafyanın samimi olduklarını tasnif ediyor" sözleriyle sert çıktı. Netanyahu'nun bölge ülkelerini içine alan "altıgen ittifak" vizyonunun aslında bir çevreleme stratejisi olduğunu belirten Alabarda, "Dünyanın kökenli yamuk noktasını burada görmek lazım" dedi.
28 ŞUBAT'IN ARKASINDAKİ SİYONİST İŞBİRLİĞİ
Konuşmasında 28 Şubat'ta postmodern darbesine değinen Yusuf Alabarda, siyonist yazarlar ile darbeci generaller arasındaki ilişkiyi deşifre ederek, "2002 yılında Çevik Bir ve siyonist yazarlar Martin Sherman bir yazı bırakarak "Türkiye'de radikal görüşleri olan ve İsrail'i Arz-ı Mev'ud kavramını gütmekle suçlayıp efsaneler türeten hükümete karşı ordu gerekeni yaptı" diyor. 28 Şubat'ı yaptırtıp sahaya sürmüş bundan 29 yıl önce Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kurulmuş hükümetini görevden alabilmek için her şeyi yapmış bu siyonist zihniyetin bugün coğrafyadan silinip gittiğini söylemek naiflik olur. Bugün Afganistan konusunu, bugün Pakistan konusunu konuşuyoruz, yarın şartlar müsait olduğunda Türkiye'de ne numaralar çevirebileceklerini anlamak isteyen varsa 168 sözde akademisyenin kaleme aldığı metne bakmak lazım” diyerek Türkiye üzerinde oynanan oyunların geçmişteki bu işbirliklerine bakılmasının gerektiğini söyledi.
KÜRESEL GÜÇLERİN KİRLİ PLANI DEŞİFRE OLDU: YENİ BİR SYKES-PICOT MU?
Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Necmettin Mutlu, Güney Asya hattında yaşanan sıcak gelişmeleri ve bölgedeki jeopolitik satranç hamlelerini A Haber ekranlarında analiz etti. Durand Hattı üzerinden çizilen sınırların sosyolojik gerçeklerle bağdaşmadığını vurgulayan Mutlu; Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru’na yönelik sabotajları, Hindistan-İsrail ittifakının bölgedeki kirli rolünü ve Türkiye-Pakistan-Suudi Arabistan eksenine karşı kurulan cephenin şifrelerini deşifre etti.
YENİ BİR SYKES-PICOT PLANI MI?
Bölgedeki sınır sorunlarının kökenine inen Dr. Necmettin Mutlu, "Durand hattı bildiğimiz zaten konuşulan bir mesele. Sykes-Picot’ya da çok benzeyen, Birinci Dünya Savaşı’nın da öncesinden kalma Sir Durand’ın İngilizlerin çizdiği hat. İşte Peştunları ikiye bölüyor, sosyolojiye uygun değil, sınır çatışmaları var." ifadelerini kullandı.
PAKİSTAN’IN STRATEJİK KONUMU VE ÇİN YATIRIMLARINA SABOTAJ
Pakistan’ın konumunu Türkiye ile kıyaslayan Dr. Necmettin Mutlu, "Pakistan aslında Türkiye’ye de çok benzeyen bir konumu var. Hatta iç siyasette de bu anlamda Türkiye’nin siyasetine de benzer denge anlamında söylüyorum. Afganistan, Çin, Hindistan, İran arasında son derece dalgalı ve dağlık bir bölge." dedi.
Bölgedeki ekonomik savaşlara değinen Mutlu, "Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru’na dikkat çekmek istiyorum. Çin’in Sincar hattından başlayıp Gwadar Limanı’na kadar devam eden Kuşak Yol girişiminin en büyük yatırımlarından bir tanesi Pakistan üzerinde yapıldı. Beluç Kurtuluş Ordusu denilen grup da bütün saldırılarını aslında Çin’in bölgedeki yatırımlarına yaptılar." şeklinde konuştu.
HİNDİSTAN VE AFGANİSTAN ARASINDAKİ KİRLİ İTTİFAK
Hindistan’ın bölgedeki vekil güçler üzerinden yürüttüğü stratejiyi deşifre eden Dr. Necmettin Mutlu, "Pakistan Genelkurmayı’nın Afganistan Hintlerin artık bir vekili olduğu söylemine çok fazla dikkat çekmek lazım. Afganistan’ı Hindistan’ın artık bir vekil kuvveti olarak tanımlıyorlar. Hatta orada TTP’ye, Pakistan Talibanı’na Hindistan’ın çeşitli biçimlerde destek verdiğini ifade ediyorlar." değerlendirmesinde bulundu.
KÜRESEL HİZALANMA: TÜRKİYE-PAKİSTAN EKSENİNE KARŞI HİNDİSTAN-İSRAİL CEPHESİ
Bölgedeki yeni ittifak bloklarına vurgu yapan Dr. Necmettin Mutlu, "Özellikle Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki ikili savunma iş birliğine Türkiye’nin de verdiği destekle birlikte zaten böyle bir karşı hizalanma olacağını tahmin ediyorduk. Hindistan-İsrail hizalanması üzerinden de kesinlikle okumak lazım." dedi.
İsrail Başbakanı Netanyahu’nun Hindistan ziyaretindeki skandal sözlerini hatırlatan Mutlu, "Netanyahu Knesset’te 'kardeşim' dediği Modi’ye, 'Osmanlı’ya karşı aslanlar gibi savaştınız' dedi Hayfa cephesinde. Bütün bu gelişmeleri üst üste koyduğumuz zaman kesinlikle bir bölgesel hizalanma söz konusu." diyerek tehlikenin boyutuna dikkat çekti.
70 MİLYAR DOLARLIK HAT VE ENERJİ SAVAŞLARI
Çin’in bölgedeki devasa yatırımını ve bu hattın önemini belirten Dr. Necmettin Mutlu, "Belucistan dediğiniz bölgede Gwadar Limanı var; bakın 70 milyar dolar Çin o bölgeye yatırım yaptı. Çin’in Hürmüz Boğazı’na çıktığı tek hat Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru. TTP de bu yatırımlara geçmişte sabotajlar düzenledi." ifadelerini kullanarak, bölgedeki terör saldırılarının tesadüf olmadığını ve doğrudan küresel projeleri hedef aldığını belirtti.
ALTIN VE PETROLDE REKOR SEVİYELER KAPIDA MI?
Savaşın ilk etkilerini yorumlayan Mustafa Aşkın, piyasaların şu an için temkinli bir bekleyiş içinde olduğunu belirtti. Aşkın, "Şu an itibarıyla piyasalarda son derece sınırlı bir etki var. Yatırımcılar daha çok İran ve Amerika Birleşik Devletleri arasındaki görüşmelere odaklanmış durumda. Değerli metaller, petrol ve türevleri bu hat üzerindeki gelişmelere göre yön buluyor. Ancak iki taraftan gelen farklı açıklamalar spekülatif hareketleri şu an için frenlemiş görünüyor" ifadelerini kullandı.
ALTINDA 5300 DOLAR SENARYOSU!
Altın yatırımcıları için kritik seviyeleri açıklayan Aşkın, savaşın tırmanması durumunda yaşanabilecekleri şu sözlerle anlattı: "Eğer bölgedeki gerilim düşmez ve olumsuz jeopolitik fiyatlamalar artarak devam ederse, altında 5250-5300 dolar seviyelerini görme olasılığımız oldukça yüksek. Ancak ortalık biraz sakinleşir ve diplomasi öne çıkarsa, fiyatların 5000-5100 dolar bandına geri çekildiğini görebiliriz. Şu an tam bir kırılma noktasındayız."
"HİNDİSTAN DENKLEME GİRERSE DENGELER ALTÜST OLUR"
Savaşın perde arkasındaki Hindistan detayının ekonomik faturasına dikkat çeken Mustafa Aşkın, A Haber ekranlarında şu uyarıyı yaptı: "Pakistan ve Afganistan arasındaki bu çatışma, birkaç ay önce de yaşanmış ve sulh ile sonuçlanmıştı. Ancak bu sefer durum farklı. Eğer işin içine Hindistan da aktif olarak katılırsa, bu durum uluslararası finansal piyasalarda dengesizliği katlayacaktır. Küresel risk iştahı azalacak ve güvenli limanlara kaçış hızlanacaktır."
YATIRIMCI HAFTA SONU RİSKİNDEN KAÇIYOR!
Borsaların ve Merkez Bankalarının tutumunu analiz eden Aşkın, sözlerini şöyle tamamladı: "Borsalar şu an hem Türkiye’de hem dünyada Merkez Bankalarının koordinasyon haberlerini bekliyor. Öte yandan ABD’nin uyguladığı mülkiyet ve gümrük vergileri ile yeni metodoloji beklentileri de piyasalar üzerinde bir baskı oluşturuyor. Hafta sonu olması nedeniyle, bölgeden gelebilecek ani haberlerden çekinen yatırımcılar riskli araçlardan kaçınmaya başladı. Önümüzdeki hafta, sahadaki askeri hareketliliğin ekonomik faturası daha netleşecektir."
