CANLI |Pakistan ve Afganistan karşı karşıya! Savaşta Hindistan'ın sinsi rolü ne? Gerilimin perde arkası A Haber’de

Giriş Tarihi: Son Güncelleme:
ahaber.com.tr Haber Merkezi
CANLI |Pakistan ve Afganistan karşı karşıya! Savaşta Hindistan'ın sinsi rolü ne? Gerilimin perde arkası A Haber’de

Pakistan ile Afganistan hattında çatışmalar resmen başladı. Pakistan ordusunun Taliban hedeflerine yönelik operasyonları sürerken, krizin arka planında bölgesel ve küresel güç dengelerine dair çarpıcı iddialar gündeme geldi. Nükleer güç Pakistan’ın hedef alındığı bir senaryo tartışılırken, iki kardeş ülke arasındaki gerilimi düşürecek diplomatik adres olarak Türkiye’nin rolü öne çıkıyor. Küresel denklemin şifreleri A Haber’de masaya yatırıldı.

Afganistan ile Pakistan arasında Durand Hattı boyunca başlayan karşılıklı saldırılar bölgede savaşı resmen başlattı. Pakistan'ın "terör kampı" olarak nitelediği noktalara düzenlediği operasyonlara Kabil yönetimi misillemeyle yanıt verirken, başkentte patlamalar yaşandı. İslamabad "açık savaşa girdik" açıklaması yaparken, krizin arka planındaki küresel güç dengeleri ve olası senaryolar A Haber'de uzman isimler tarafından değerlendirildi.

İŞTE DAKİKA DAKİKA PAKİSTAN-AFGANİSTAN SAVAŞI

CANLI ANLATIM

09:25

HİNDİSTAN VE İSRAİL PAKİSTAN’IN NÜKLEER GÜCÜNDEN NEDEN RAHATSIZ?

Pakistan’ın Afganistan’a yönelik sert tutumunun arkasındaki güvenlik endişelerini analiz eden Coşkun Başbuğ, Pakistan içerisindeki Taliban yapılanmalarına dikkat çekti. Başbuğ, "Pakistan içerisinde Taliban uzantısı yapılar var. İslamabad yönetimi bu yapıları terörün kaynağı olarak görüyor ve doğrudan Afganistan'ı suçluyor. Pakistan, 'Sen bendeki bu yapıları provoke ediyorsun ve bana karşı kullanıyorsun' diyerek Afganistan’ı açık hedef haline getirmiş durumda. Bu durum, iki ülke arasındaki güvensizliğin zirve noktasıdır" ifadelerini kullandı.

KABİL VE KANDAHAR’DA NOKTA OPERASYONLAR

Pakistan’ın askeri hamlelerinin sıradan bir sınır çatışması olmadığını vurgulayan Başbuğ, operasyonların derinliğine dair çarpıcı bilgiler paylaştı: "Pakistan ordusu sadece sınırda değil, Kabil ve Kandahar gibi çok kritik noktalarda operasyonlar düzenledi. Gelen bilgiler, Taliban içerisindeki çok önemli isimlerin ve dini sembol olarak kabul edilen bazı figürlerin bu saldırılarda hayatını kaybettiği yönünde. Henüz resmi olarak doğrulanmasa da bu isimlerin saf dışı bırakılması, Afganistan tarafının çok daha sert bir karşılık vermesine ve işin başka bir boyuta taşınmasına neden olabilir."

DURAND HATTI VE PEŞTUN MESELESİ: BÖLGE KAŞINIYOR!

Savaşın tarihsel ve demografik kökenlerine değinen Başbuğ, Durand Hattı üzerinden yürütülen kirli oyuna dikkat çekti. Başbuğ, "Burada Durand Hattı dediğimiz yapısal olarak problemli bir sınır hattı var. Peştun meselesi her an patlamaya hazır bir bomba gibi. Bölge demografisi o kadar parçalı ki; Tacikler, Özbekler, Beluçlar ve Peştunlar üzerinden her türlü provokasyona açık bir zemin var. Emperyalist güçler bu fay hatlarını kullanarak bölgeyi 150 yıldır istikrarsızlık içinde tutmak istiyor" dedi.

"İSRAİL, HİNDİSTAN VE KÜRESEL GÜÇLER DEVREDE"

Mete Sohtaoğlu’nun küresel denklem analizine katıldığını belirten Coşkun Başbuğ, savaşın arkasındaki "üst akıl" vurgusunu yineledi. Başbuğ, A Haber ekranlarında şu uyarıyı yaptı: "Hindistan ve İsrail’in bu işin içinde olduğu bir gerçek. Ancak resim daha da büyük; bir yanda ABD, diğer yanda Rusya ve Çin’in denge arayışı var. İsrail buraya burnunu sokarak Pakistan’ın gücünü kırmak, Hindistan ise Pakistan’ı iki cepheli bir savaşa çekmek istiyor. Eğer bu yapılar Afganistan üzerinden Pakistan içerisinde bir terör dalgası başlatırsa, bu durum bölgesel bir yangına dönüşür. Önümüzdeki saatler bu anlamda çok kritik."

09:05

DURAND HATTI’NDA SICAK TEMAS

Sürecin askeri boyutunu ve başlangıcını A Haber'de değerlendiren Mete Sohtaoğlu, çatışmaların merkezindeki "Durand Hattı"na dikkat çekti. Sohtaoğlu, "22-26 Şubat tarihleri arasında sınır bölgelerinde Pakistan askeri mevzilerine ateş açılmasıyla başlayan bir süreç var. Pakistan tarafı, sınır bölgesinde TTP (Tehrik-i-Taliban Pakistan) ve DEAŞ Horasan yapılanmasına ait kampların olduğunu ve bu kamplardan Pakistan topraklarına saldırılar düzenlendiğini belirtiyor. Özellikle geçtiğimiz günlerde bir camiye yönelik düzenlenen ve çok sayıda sivilin hayatını kaybettiği bombalı saldırı, bardağı taşıran son damla oldu. Pakistan Hava Kuvvetleri; Paktiya, Kandahar ve Helmand gibi bölgelerde Afganistan ordusuna ait kontrol noktalarını ve mevzileri vurdu" ifadelerini kullandı.

İSRAİL VE HİNDİSTAN’DAN PAKİSTAN’A SİNSİ KUŞATMA!

Savaşın perde arkasındaki küresel ittifakları analiz eden Sohtaoğlu, İsrail ve Hindistan arasındaki kirli iş birliğine işaret etti. Sohtaoğlu, "Burada sadece sınır meselesi yok. İsrail, Gazze'deki katliam süreciyle birlikte mühimmat sıkıntısı yaşamaya başladı ve ABD’den yeterli desteği alamayınca Hindistan’a yöneldi. Yaklaşık iki sene önce Hindistan ve İsrail arasında imzalanan savunma ve mühimmat anlaşması bugün sahada karşımıza çıkıyor. Pakistan, özellikle Belucistan bölgesindeki ayrılıkçı grupları İsrail’in silahlandırdığını yüksek sesle dile getiriyor. Hindistan’ın etkisi altına giren bir Afganistan yönetimi, nükleer güç olan Pakistan’ı iki koldan sıkıştırmayı hedefliyor" dedi.

NÜKLEER GÜÇ HEDEFTE Mİ? İSRAİL’İN KORKUTUCU PLANI!

İsrail’in bölgeye dair stratejik hedeflerini deşifre eden Sohtaoğlu, krizin nükleer bir boyuta taşınabileceği uyarısında bulundu: "Eğer süreç İsrail lehine gelişirse, İsrail savaş uçaklarının Suriye, Irak ve İran hava sahasını kullanarak Pakistan’ın nükleer tesislerini tehdit edebileceği bir denklem üzerinde duruluyor. Bu, çok büyük çaplı bir operasyon ve bölgesel bir savaşa davetiye çıkarmak demek. Pakistan, Müslüman bir ülke olarak nükleer silaha sahip olması hasebiyle İsrail'in her zaman bir numaralı hedefi konumundadır."

ÇÖZÜM TAMPON BÖLGE Mİ? TÜRKİYE MODELİ ÖRNEK OLUYOR!

Sınır hattındaki kontrolün zorluğuna değinen ve Pakistan’ın atabileceği bir sonraki adımı yorumlayan Mete Sohtaoğlu, Türkiye'nin terörle mücadele stratejisini örnek gösterdi: "Bölge oldukça dağlık, vadilerin derin olduğu ve kontrolün fiili olarak çok zor olduğu bir arazi yapısına sahip. Pakistan, tıpkı Türkiye'nin Kuzey Irak'ta yaptığı gibi, statükoyu bozacak bir tampon bölge oluşturma yoluna gidebilir. Dağları ve tepeleri tutarak terörün sızmasını engellemek amacıyla bir güvenlik hattı kurma ihtimali masada duruyor. Ancak bu yapısal bir sorun ve Çin ile İran araya girmeden kalıcı bir anlaşma sağlanması zor görünüyor."

08:45

"BU ÇATIŞMA KÜRESEL OYUNCULARIN ÇIKAR MÜCADELESİDİR"

Güney Asya’daki sıcak çatışmanın kökenlerini analiz eden Prof. Dr. Abdullah Aydın, savaşın sadece iki komşu ülke arasında geçmediğini belirtti. Aydın, "Maksat aslında bu bölgelerde küresel oyuncuların, bölge insanlarını ve dengeleri bozarak kendi çıkarlarını maksimize etmesidir. Haritaya baktığımızda bir tarafta ABD’nin küresel hedefleri, diğer tarafta ise İsrail’in güvenliği merkez alınıyor. Afganistan-Pakistan hattındaki bu kargaşa, tam da bu küresel projelerin bir sonucu" ifadelerini kullandı.

İSRAİL’İN "NÜKLEER" KORKUSU VE PAKİSTAN HEDEFİ

Askeri ve siyasi dengeler açısından Pakistan’ın önemine değinen Aydın, nükleer güç vurgusu yaptı: "İsrail için Afganistan zaten bir istikrarsızlık bölgesi ama Pakistan, nükleer silaha sahip olmasıyla çok daha büyük bir tehdit olarak görülüyor. İsrail, istikrarsız bir Pakistan istiyor. Özellikle Pakistan ile Suudi Arabistan arasında son dönemde gelişen askeri iş birliği ve 'Pakt' oluşturma gayreti İsrail’i müthiş derecede rahatsız etti. Şimdi bu birliği bozmak için Afganistan üzerinden bir vekalet savaşı yürütülüyor."

"TÜRKİYE BARIŞIN VE İSTİKRARIN TEK TEMİNATIDIR"

Türkiye’nin krizdeki kritik pozisyonunu değerlendiren Prof. Dr. Abdullah Aydın, Ankara’nın hem İslamabad hem de Kabil üzerindeki etkisinin altını çizdi. Aydın, "Türkiye'nin Pakistan ile olan yakınlığı aşikar, ancak Afganistan halkıyla da tarihsel ve gönül bağımız var. Türkiye’nin tavrı en başından beri çatışmaların bitirilmesi noktasındadır. Daha önceki gerilimlerde olduğu gibi, İstanbul yine barış masasının kurulacağı adres olabilir. Türkiye, bu bölgedeki emperyalist planlara karşı durabilecek en net tavra sahip ülkedir" dedi.

150 YILLIK SİNSİ PLAN: İNGİLİZ VE RUS DENKLEMİ

Bölgedeki istikrarsızlığın tarihsel bir kökeni olduğunu hatırlatan Aydın, sözlerini şöyle sürdürdü: "Buradaki planlar 150 yıldır istikrarsızlık üzerine inşa edilmiş. İngiltere ve Rusya denkleminden günümüz ABD ve İsrail stratejilerine kadar tek bir amaç var: Bölgeyi parçalamak. Afganistan haritasındaki o ince koridor bile (Vahan Koridoru), kapitalizm ile komünizm arasında bir tampon olsun diye icat edilmiş bir yapıdır. Bugün de aynı akıl, İran’ı çevrelemek ve Çin’i zayıflatmak için Pakistan’ı 'yumuşak lokma' haline getirmeye çalışıyor."

"TÜRKİYE VE SUUDİ ARABİSTAN’IN DURUŞU ABD’Yİ TEDİRGİN EDİYOR"

Savaşın küresel bloklaşmayı tetikleyebileceğini belirten Aydın, Türkiye’nin stratejik hamlelerini şu sözlerle özetledi: "ABD ve İsrail, Pakistan’dan veya Suudi Arabistan’dan bekledikleri desteği alamadılar. Türkiye zaten bu konuda dik duruşunu bozmadı. Bu durum bölgede yeni bir kutuplaşmayı tetikliyor. Pakistan ve Hindistan arasında yaşanacak bir savaşta; Türkiye, İran ve Rusya’nın Pakistan’ın yanında duracak olması, küresel aktörlerin kucağına bir kafa karışıklığı ve kaos bombası bırakıyor. Hedef bölgeyi istikrarsızlaştırmak olsa da, Türkiye’nin sağduyulu diplomasisi bu oyunu bozabilecek tek güç."

08:36

ASIL HEDEF PAKİSTAN'IN NÜKLEER GÜCÜ!

Savaşın kökenlerini ve küresel aktörlerin bu çatışmadaki payını A Haber canlı yayınında analiz eden Prof. Dr. Ali Fuat Gökçe, İsrail’in bölgedeki stratejik hedeflerine dikkat çekti. Gökçe, "Denklemi İsrail üzerinden kurmak gerekiyor. İsrail için istikrarsız bir Pakistan her zaman işine gelecektir. Afganistan zaten Pakistan’a göre şu anda istikrarsız bir görünümde. Ancak Pakistan'da nükleer silahın olması ve Afganistan'a göre daha istikrarlı bir yapıya sahip olması İsrail’i her zaman tedirgin etmiştir. Dolayısıyla Pakistan’ın bir şekilde meşgul edilmesi ve gücünün kırılması gerekiyor" ifadelerini kullandı.

"İSRAİL BU KİRLİ OYUNU HİNDİSTAN ÜZERİNDEN YÜRÜTÜYOR"

Çatışmanın bir vekalet savaşı boyutuna evrildiğini belirten Gökçe, Hindistan ve İsrail arasındaki sinsi iş birliğine vurgu yaptı. Gökçe, A Haber ekranlarında yaptığı açıklamada şu sözlere yer verdi: "Bu bir sınır anlaşmazlığıdır ama bu gerilimi kullanmak isteyen bir İsrail var. İsrail bu süreci Hindistan üzerinden yürütüyor. Pakistan’ın Afganistan ile yorulması, askeri kapasitesinin bu bölgeye kaydırılması en çok Hindistan’ın stratejik çıkarlarına hizmet ediyor. Bölge halkı aynı topluluk olsa da (Peştunlar), aradaki sınır anlaşmazlığı dış güçler tarafından kaşınıyor."

"İRAN'IN MOBİL FÜZELERİ VE AFGANİSTAN CEPHESİ"

Prof. Dr. Ali Fuat Gökçe, savaşın bir diğer kritik ayağının ise İran olduğunu belirtti. Afganistan’ın İran’a olan desteğinin askeri bir risk barındırdığını ifade eden Gökçe, "Afganistan, İran’ı destekliyor. Olası büyük bir çatışma esnasında İran’ın mobil füzelerinin Afganistan sınırlarına geçirilmesi ve burada gizlenmesi askeri bir ihtimal olarak masadadır. Ancak İsrail için asıl tehdit Afganistan değil, nükleer kapasitesiyle Pakistan’dır. Bu yüzden öncelikli olarak Pakistan’ın istikrarsızlaştırılması hedefleniyor" dedi.

ÇİN VE ABD DENKLEMİ: TİCARET YOLLARI HEDEFTE Mİ?

Meselenin sadece askeri değil, aynı zamanda küresel bir ticaret savaşı olduğunu hatırlatan Gökçe, "Pencereyi daha da genişletirsek, Çin Halk Cumhuriyeti ve ABD’nin bölgedeki etkisini de görmemiz mümkün. Çin’in ticaret yolları ve bölgedeki hakimiyet mücadelesi bu çatışmalardan doğrudan etkileniyor. Ancak şu anki sıcak gelişmeleri İsrail-Hindistan-Pakistan-Afganistan ekseninde okumak en doğru yaklaşım olacaktır. Hedef, bölgenin nükleer gücünü saf dışı bırakmaktır" değerlendirmesinde bulundu.

08:35

TALİBAN LİDERİ ÖLDÜRÜLDÜ MÜ? PAKİSTAN'DAN ART ARDA SALDIRILAR!

Pakistan-Afganistan sınır hattında tansiyon bir anda zirveye tırmandı. Pakistan'da art arda yaşanan kanlı terör saldırılarının ardından İslamabad yönetimi, Afganistan içindeki terör hedeflerine yönelik hava saldırıları başlattı. Pakistan Savunma Bakanı'nın "Artık açıkça bir savaş halindeyiz" sözleriyle ilan ettiği gerilim, Afgan Talibanı lideri Hibatullah Akundzade'nin operasyonda öldürüldüğü iddiasıyla yeni bir boyut kazandı. Bölgedeki tüm sıcak gelişmeleri A Haber muhabiri Fakur Rahman, İslamabad'dan canlı yayında aktardı.

SAVUNMA BAKANI AÇIKÇA İLAN ETTİ

Pakistan’da son dönemde tırmanışa geçen terör olayları bardağı taşıran son damla oldu. Özellikle başkent İslamabad'da bir camiye düzenlenen canlı bomba saldırısı ve bir askeri konvoya yapılan saldırı sonrası düğmeye basıldı. A Haber muhabiri Fakur Rahman, Pakistan'ın daha önce Hindistan tarafından finanse edildiğini iddia ettiği militanlara karşı somut bilgileri hem Afganistan'la hem de Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi ile paylaştığını hatırlattı. Gelinen son noktada Pakistan Savunma Bakanı'nın artık geri dönülmez bir yola girildiğini belirttiğini aktaran Rahman, bakanın, "Artık açıkça bir savaş halindeyiz" sözleriyle durumu özetlediğini belirtti.

TANSİYON TIRMANIYOR: TOPYEKÜN SAVAŞA MI DÖNÜŞECEK?

Bölgede en çok merak edilen soru, yaşanan bu karşılıklı saldırıların topyekün bir savaşa dönüşüp dönüşmeyeceği. Fakur Rahman, bu sorunun cevabının Afganistan'daki Taliban yönetiminin atacağı adımlara bağlı olduğunu vurguladı. Rahman, "Şimdi seçenek ve bunun cevabı Pakistan makamları değil, Afganistan'daki yönetimin elinde. Eğer onlar, Pakistan'ın istediği gibi topraklarının Pakistan'a yönelik terör unsurları tarafından kullanılmasına durdurmaları halinde bu durum duracak" ifadelerini kullandı. Rahman, aksi takdirde çatışmaların daha da yoğunlaşacağını belirtti ve durumu "Şu anda yüzde 50'li bir ihtimal diyebiliriz" sözleriyle aktardı.

GERİLİMİN MERKEZİNDEKİ İSİM: PAKİSTAN TALİBANI

İki ülke arasındaki gerilimin temelinde, Afganistan topraklarında barındığı iddia edilen Pakistan Talibanı (TTP) unsurları yatıyor. Pakistan yönetiminin, Afganistan'dan bu terör unsurlarının toprak dışı edilmesini ve liderlerinin teslim edilmesini talep ettiğini belirten Fakur Rahman, iki Taliban grubu arasındaki derin bağa dikkat çekti. Rahman, Pakistanlı Taliban ile Afganistan Talibanı arasında güçlü bir bağ olduğunu, özellikle NATO güçlerine karşı 20 yıl boyunca, "omuz omuza çarpmışlıkları" olduğunu söyledi.

SICAK GELİŞME: AFGAN TALİBANI LİDERİ HEDEF Mİ ALINDI?

Gecenin en çok konuşulan iddiası ise Pakistan'ın hava saldırılarında Afganistan Talibanı'nın en üst düzey lideri olan Hibatullah Akundzade'nin öldürüldüğü yönündeydi. Bu iddiayı değerlendiren Fakur Rahman, bu yönde bilgiler geldiğini ancak henüz somut bir kanıt olmadığını belirtti. Rahman, "Dün akşam gelen bilgide bir araçta 'high value target' yani üst düzey bir hedefin bir mekandan başka bir mekana geçmeye çalışma sırasında onun hedef alındığı, ama içinde kimin olduğu yönünde sadece spekülasyon ortaya çıkmıştı. Henüz somut bir şey yok bu yönde" dedi. Rahman, Afganistan makamlarının bu iddiayı şu ana kadar yalanladığını da sözlerine ekledi.

CANLI |Pakistan ve Afganistan karşı karşıya! Savaşta Hindistan'ın sinsi rolü ne? Gerilimin perde arkası A Haber’de - 1

08:25

"BU ÇATIŞMA MÜNFERİT DEĞİL, BÜYÜK BİR DENKLEMİN PARÇASI"

Pakistan’ın Taliban hedeflerine yönelik operasyonlarını ve ardından gelen savaş ilanını A Haber canlı yayınında değerlendiren Dr. Canan Tercan, olayın yerel bir sınır çatışmasından çok daha fazlası olduğuna dikkat çekti. Tercan, "Bu süreci münferit olarak ele almak mümkün değil. Şu an itibarıyla anlıyoruz ki, ABD ve İran aynı masada uzlaşamadı. Pakistan’ın bu kadar bekleyip bugün bu saldırıyı başlatması, diplomasi masalarındaki tıkanıklığın bir sonucudur" ifadelerini kullandı.

PERDE ARKASINDAKİ İTTİFAK: ABD, İSRAİL VE HİNDİSTAN

Savaşın arkasındaki "üst akıl" tartışmalarına değinen Dr. Tercan, bölgedeki aktörlerin rollerini şu sözlerle analiz etti: "Hindistan destekli bir ABD ve tabii ki İsrail lobisi var. Son dönemde bu ilişkiler trafiği çok sıkı bir şekilde ilerledi. Pakistan’ın ABD ile olan birlikteliğini biliyoruz; Afganistan tarafının ise İran, Rusya ve Çin ile birlikte hareket ettiğini görüyoruz. Özellikle Afganistan, 'İran'a bir saldırı olursa biz İran'ın yanında yer alırız' diyerek safını net bir şekilde belirlemişti."

İRAN’I ÇEVRELEME STRATEJİSİ VE AFGANİSTAN CEPHESİ

Dr. Canan Tercan, ABD’nin büyük bir çatışma öncesi uyguladığı "çevreleme" taktiğinin şu an İran üzerinde devrede olduğunu belirtti. Tercan’a göre, Afganistan’ın çatışma içine çekilmesi tesadüf değil:

"ABD bir ülkeye girmeden önce etrafını çevreler. İran’ın Zengezur koridoru, Ermenistan ve Venezuela ile olan ekonomik ve siyasi destek hatlarının tek tek kesildiğini gördük. Son olarak Afganistan desteği kalmıştı; şimdi Afganistan da kendi iç çatışma alanına çekilerek İran’ın etrafındaki çember daraltılıyor."

CENEVRE MASASI NEDEN DEVRİLDİ?

Geçtiğimiz günlerde düzenlenen Cenevre görüşmelerine de değinen Tercan, masadaki asıl krizin "vekil güçler" olduğunu ifade etti: "Cenevre'de masada Witkoff ve Kushner gibi İsrail’e yakın isimler vardı. İsrail, İran’ın bölgedeki vekil güçlerinin ve füze desteğinin kesilmesini istiyordu. Ancak İran bu masayı tamamen kapattı ve sadece nükleer noktada görüşmek istedi. Bu uzlaşmazlık, sahadaki askeri hareketliliği tetikledi."

08:25

PERDE ARKASINDA HİNDİSTAN VE İSRAİL Mİ VAR?

Savaşın kökenlerine inen Orhan Sali, Pakistan'ın uzun süredir Taliban'la yaşanan çatışmanın arka planında Hindistan'ın var olduğunu söylediğini hatırlattı. Pakistan Savunma Bakanı’nın yeni yaptığı açıklamada, Pakistan'ın, "doğrudan ve dost ülkeler aracılığıyla yoğun diplomasi yürüttüğü ama Taliban'ın Hindistan'ın etkisi altına girdiği" yönündeki sözlerine dikkat çekti. Sali, bu durumun yeni bir boyuta taşındığını belirterek, "İslamabad, son zamanlarda bu işin arkasında İsrail'in olabilme ihtimalini de dillendirmeye başladı. Son bir hafta içerisinde Hindistan lideri Modi'nin, Netanyahu ile görüşmesi sonrası ülkesine dönmesi sonrası bu işin, Taliban'ın saldırılarının başlaması akıllara farklı soru işaretleri getirdi" ifadelerini kullandı.

Sali, İsrail'in bölgede yeni dengeler kurmaya çalıştığını ve İsrail'in, Pakistan'ın bir Müslüman ülke olarak nükleer silaha sahip olmasından rahatsızlık duyduğunu belirtti.

ASKERİ GÜÇ DENGESİ VE VEKALET SAVAŞLARI TEZİ

İki ülkenin askeri kapasitelerini karşılaştıran Orhan Sali, bu çatışmanın bir vekalet savaşı olabileceğine işaret etti. Sali, "Kuşkusuz Pakistan'ın askeri gücü çok çok üstün. Taliban bir ordu, nizami bir ordu kapasitesine sahip bir ülke değil. Bir hava kuvveti yok" diyerek Pakistan'ın askeri üstünlüğünün altını çizdi. Bu dengesizlik nedeniyle çatışmanın arkasında başka güçlerin olabileceğini söyleyen Sali, "Taliban'ın o bölgede bu şekilde askeri kapasitesi ya da Pakistan'a cevap verecek bir gücü yok. Pakistan dünyanın en güçlü ordularından birisi. Hal böyleyken Taliban nasıl böyle büyük bir orduya karşılık verebilir? Orada savaşan Taliban değil, başka ülkelerin vekalet güçleri şeklinde yorumlara neden oldu" sözleriyle durumu analiz etti. Sali'ye göre, Pakistan'ın Afganistan ile yorulması en çok Hindistan'ın işine geliyor.

TÜRKİYE'DEN İTİDAL VE ARABULUCULUK ÇAĞRISI

Türkiye'nin bölgedeki kritik rolüne de değinen Orhan Sali, iki dost ve kardeş ülke arasındaki bu gerilimde Türkiye’nin arabulucu olabileceğini vurguladı. AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala'nın, "İki dost ve kardeş ülke arasındaki sorunların diplomasi yoluyla çözülmesini temenni ediyoruz. Türkiye, her türlü yapıcı katkıyı sunmaya hazırdır" şeklindeki açıklamasını hatırlatan Sali, "Türkiye'nin rolü burada çok önemli. O bölgedeki çatışmayı önleyebilecek ülke şu anda tek ülke Türkiye gibi görünüyor. Kuşkusuz bugün gün içerisinde Türk diplomasisi gerekeni yapacaktır" dedi. Sali, daha önceki gerilimde ateşkes masasının Türkiye'nin öncülüğünde İstanbul'da kurulduğunu da sözlerine ekledi.

 

Ahaber
Mobil uygulamalarımızı indirin