HAŞMET BABAOĞLU

Kimsesizlik her yerde!

Emekli olup bir köye yerleşince "köylü" olunmuyor. Başkalarıyla birlikte dayanışarak yaşamaya dayanan bir hayat tarzını bir kez içimizde tükettiysek, nereye gidersek gidelim, bir daha canlandıramıyoruz... Haberi görmüşsünüzdür; emekli olduktan sonra Bodrum Faralya'ya yerleşen Çetin Akıncı'nın evinin kapısını kırıp içeri giren jandarma, cesediyle karşılaşmış. Adamcağızın beş yıl önce öldüğü anlaşılmış. Köydeki komşusu şöyle demiş: "En son beş yıl önce gördük, pek arayanı soranı yoktu. İngiltere'de bir ağabeyi olduğunu öğrenmiştik, onun yanına gitti diye düşündük." Yok! Kentten kaçmak da artık kurtarmıyor, diye yazmayacağım. Çünkü daha doğrusu şu: Artık her yer kent! ("Şehir" demiyorum, dikkat ederseniz, kent ve şehir farkına önem veriyorum.)

***

Çenemize bağlayıp ağzımızı kapattığımız bez parçaları yakında sağlık otoritelerine yetmeyecek. Belli oluyor; kulaklarımızı ve gözlerimizi de örttüğümüz bir maske istiyorlar aslında.

***

Jeff Bezos, "Yakın gelecekte uzay, insanlığın yurdu olacak" demiş... Görüyorsunuz, değil mi? Bu adamların akılları fikirleri uzayda! Bu duruma bakıp küresel elitlerin yeryüzünün başına bir çorap ördüklerinden şüphelenmez misiniz? Bir de "Yakın gelecekte insanlar Dünya'ya sadece tatile gidecek" diye eklemiş. İnsanlar, dediği de, uzayda kurulacak dev yaşam merkezlerindeki bir milyon kadar insan... Geriye kalan 7 milyar 752 milyon insana ne olacak? Onu da söylese ya!

***

Youtube'da ve Instagram'da yerli yemek tariflerine bakıyorum. Bir anda "influencer" olmuş kendi halinde ev kadınları var aralarında. Videolarını yüz binlerce takipçi izliyor. İlginçtir, neredeyse hepsi "e" harfini incelterek seslendiriyor ve çoğunluğu renkli tencereler ile "borcam" tepsileri seviyor... Esas dikkatimi çeken şey şu: Artık geleneksel salçalı/sulu yemek tariflerini terk ettiler. Hep bir telaş hali! "Beş dakikada şahane bir kahvaltılık lezzet" başlığını attıkları anda takipçileri videoya "like" yağdırıyor. Sosyal bilimciler için çok anlamlı bir dönüşüm tablosu. Bakıyorlar mı acaba?

***

Susan Sontag'ın ürpertici cümlesi: "Akılsızlaşmak, sevebilme becerisiyle örtüşmeye başladı." Bu gündelik gerçeği çarçabuk yanlış kılabilsek keşke... Çarçabuk...
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.