Atlas Çağlayan'ın annesi Gülhan Ünlü ahaber.com.tr'ye konuştu: Oğluma verdiğim sözü tutacağım

Atlas Çağlayan'ın annesi Gülhan Ünlü ahaber.com.tr'ye konuştu: Oğluma verdiğim sözü tutacağım

Türkiye’yi derinden sarsan Atlas Çağlayan cinayetinde acılı anne Gülhan Ünlü, ahaber.com.tr’ye özel açıklamalarda bulundu. 14 Ocak 2026’da gelen acılı haberle sarsılan anne Ünlü, hem yaşadığı tarifsiz acıyı anlattı hem de 9 Haziran’da görülecek ilk duruşma öncesi adalet çağrısını yineledi. Başkan Erdoğan ile yaptığı görüşmeden oğlunun manevi dünyası ve iddianamedeki çarpıcı detaylara kadar birçok konuda açıklamalarda bulunan Gülhan Ünlü, hem Atlas’a duyduğu özlemi hem de hukuk mücadelesindeki kararlılığını anlatarak, “Bireysel değil toplumsal adalet istiyoruz. Oğluma mezarı başında verdiğim sözü tutacağım” dedi.

Mattia Ahmet Minguzzi, Hakan Çakır, Fatih Acacı, son olarak Atlas Çağlayan… İstanbul Güngören'de, 14 Ocak'ta iki grup gencin arasında 'yan bakma' nedeniyle çıkan kavgada, 14 yaşındaki E.Ç., 16 yaşındaki Atlas Çağlayan'ı göğsünden ve karnından sustalı bıçakla bıçaklayarak canice katletmişti. Olay günü katil zanlısı E.Ç. tutuklanarak cezaevine gönderilirken Türkiye'yi derinden sarsan Atlas Çağlayan cinayetinde artık gözler 9 Haziran'daki ilk duruşmaya çevrildi.

Atlas Çağlayan'ın annesi Gülhan Ünlü ahaber.com.tr'den Sevgi Canpolat'a konuştu (Foto: ahaber.com.tr) Atlas Çağlayan'ın annesi Gülhan Ünlü ahaber.com.tr'den Sevgi Canpolat'a konuştu (Foto: ahaber.com.tr)

ATLAS'IN ANNESİ AHABER.COM.TR'YE KONUŞTU
Bir annenin dinmeyen acısı, yarım kalan bir gençlik ve milyonların ortak vicdanına dönüşen "Atlas için adalet" çağrısı gündemdeki yerini korurken anne Gülhan Ünlü ve teyze Gülşah Akarçay ahaber.com.tr editörü Sevgi Canpolat'a özel açıklamalarda bulundu.

Atlas Çağlayan'ın annesi Gülhan Ünlü ahaber.com.tr'ye konuştu: Oğluma verdiğim sözü tutacağım - 1

"ÇOK BÜYÜK BİR ÖZLEM DUYUYORUZ"
Atlas Çağlayan'ın annesi Gülhan Ünlü, 14 Ocak gecesinden bu yana yaşadığı sürecin tarif edilemez olduğunu anlattı. Acılı anne, "14 Ocak günü yaşadıklarımız gerçekten bir kabus gibiydi. Üzerinden dört ay geçti ama Atlas'ın kaybı bizi gerçekten çok yaralıyor. Çok büyük bir özlem duyuyoruz. Acımızı daha yaşayamadan adalet mücadelesi vermeye başladık. Bu mücadelemizde de inanıyorum ki iyi sonuçlar alacağız. En azından Atlas'ımızın yattığı yerde huzurlu olmasını bu dünyada sağlayacağız. İlahi adalete zaten güveniyoruz. Ama biz bu dünyada da adalet için elimizden geleni yapacağız." dedi.

"ANNE KARDEŞİM BIÇAKLANDI, YETİŞ"
O acı haberin kendisine ulaşma anını anlatan Gülhan Ünlü, "Atlas beni evde bekliyordu. Bir de o gün bütün arkadaşları, kardeşi bizim evimizdeydi. Akşam ben işten geldiğimde sadece Atlas evde vardı. Bana 'Ben de gitmek istiyorum anne' dedi. Gittiği yer iki yıldır mahallemizin bir arka sokağındaki caminin çay bahçesi. Çocuklar oraya gidip çaylarını içip zaman geçiriyorlardı hep birlikte. Atlas da o akşam yine gitmek istedi. Ben de 'Evet, gecikmeyin oğlum, gelin' dedim. Hatta olaydan 10 dakika önce telefon konuşmamız oldu. Sonrasında kardeşi beni aradı zaten 'Anne kardeşim bıçaklandı, yetiş' dedi." ifadelerine yer verdi.

Atlas Çağlayan'ın annesi Gülhan Ünlü ahaber.com.tr'ye konuştu: Oğluma verdiğim sözü tutacağım - 2

"ATLAS BİZE KIZARDI… O BİZİ EĞİTİRDİ
Anne Gülhan Ünlü'nün Başkan Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı görüşmede kullandığı sözlerin ardından Atlas'ın nasıl bir evlat olduğu yeniden gündeme geldi. Gülhan Ünlü, oğlunun manevi yönünün çok güçlü olduğunu anlatırken, "Namaz kılmazsak, oruç tutmazsak Atlas bize kızardı. O bizi eğitirdi" sözlerini bir kez daha hatırlattı.

Atlas Çağlayan'ın annesi Gülhan Ünlü ahaber.com.tr'ye konuştu: Oğluma verdiğim sözü tutacağım - 3

"ÇÜNKÜ BENİM OĞLUMUN BİR MELEK OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM"
Atlas Çağlayan'ın telefonundaki "sabah namazı saat kaçta?" , "yatsı namazı saat kaçta?" şeklindeki arama kayıtları üzerine de konuşan Anne Ünlü şu ifadelere yer verdi: "Atlas'ın telefonundaki arama kayıtları iddiaları doğru. Evet, Sayın Cumhurbaşkanımızla da o gün görüşürken benim zaten ilk aklıma gelen, ilk hissettiğim şey şuydu: Çok düzgün bir çocuktu.

Atlas'ın telefonu ve son arama kayıtları... (Foto: ahaber.com.tr) Atlas'ın telefonu ve son arama kayıtları... (Foto: ahaber.com.tr)



Tamamen yönünü, çizgisini kendi çizebilen, araştıran bir çocuktu. Bu bizim eğiterek yaptığımız bir şey değildi. Dediğimiz gibi o bize yetiyordu. Araştırıyordu, kitaplara bakıyordu, hocalara soruyordu. İmanı gerçekten yüksekti benim oğlumun. Mekânı da cennettir, ondan hiçbir şüphem yok. Çünkü benim oğlumun bir melek olduğunu düşünüyorum. Çok güzel bir evlattı. Bunların hepsini de kendini araştırarak, kendi yolunu çizerek yaptı. Biz eğitmedik, biz öğretmedik. O bize öğretti."

Çağlayan'ın mezarı (Foto: ahaber.com.tr) Çağlayan'ın mezarı (Foto: ahaber.com.tr)



9 HAZİRAN'DA GÖZLER MAHKEMEDE
Türkiye'nin kilitlendiği ilk duruşma 9 Haziran'da görülecek. Acılı anne, mahkeme salonunda yalnızca kendi oğlu için değil, benzer acıları yaşamaktan korkan tüm aileler adına adalet görmek istediğini söyledi.

Atlas Çağlayan'ın teyzesi Gülşah Akarçay, ahaber.com.tr editörü Sevgi Canpolat ve Atlas Çağlayan'ın annesi Gülhan Ünlü (Foto: ahaber.com.tr) Atlas Çağlayan'ın teyzesi Gülşah Akarçay, ahaber.com.tr editörü Sevgi Canpolat ve Atlas Çağlayan'ın annesi Gülhan Ünlü (Foto: ahaber.com.tr)

"4 KİŞİNİN DE CEZA ALMASINI İSTİYORUM"
Gülhan Ünlü,Türk adaletine güvenmek istediğini belirtirken, çıkacak kararın yalnızca bir dava sonucu olmayacağını, toplum vicdanını da doğrudan etkileyeceğini ifade etti. Gülhan Ünlü açıklamasında, "İlk duruşma 9 Haziran'da. Sadece tutuklu olan bir katil var. Diğer dört cani dışarıda. 9 Haziran'da beklentim; o gün kamera görüntülerinde olduğu gibi planlama, tasarlama, bunların hepsi masada belli zaten. O beş kişinin ceza almasını istiyorum. En azından diğer dört kişi için de işlem başlatılmasını istiyorum. Şu ana kadar katilin bir tanesi cezaevinde. Diğer dört tanesi maalesef dışarıda. 9 Haziran'da beklediğim en büyük kararlardan biri bu olsun istiyorum. Emsal karar istiyoruz zaten. Artık çocuklarımızın katledilmesini istemiyoruz. Biz bu acıyla yaşıyoruz, bununla yanıyoruz. Başka ailelerin de yanmasını istemiyoruz." dedi.

Atlas'ın telefonundaki son arama kayıtları... (Foto: ahaber.com.tr) Atlas'ın telefonundaki son arama kayıtları... (Foto: ahaber.com.tr)



İDDİANAMEDE 21 YILA KADAR HAPSİ İSTENDİ
16 yaşındaki Atlas Çağlayan'ı bıçakla öldüren E.Ç. hakkında 3 suçtan toplam 13 yıl 6 aydan 21 yıl 7 ay 15 güne kadar hapis cezası istemiyle hazırlanan iddianame Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi. Konuya ilişkin konulan anne Gülhan Ünlü, "Maalesef ki 21 yıla kadar hapsi istense bile yatacağı sürenin 21 yıl olmayacağını hepimiz biliyoruz. Maalesef şöyle bir durum var; katilin yaşının 14 yaş grubundan sayılması… 15 yaşına üç ay daha var olması nedeniyle 14 yaşa kadar en üst sınırda 15 yıl olarak ceza verilebiliyor. Diğerleri de zaten suç aleti ve tehditlerle alakalı. Totalde 21 yıl fakat bunun yatışı maalesef 21 yıl değil." ifadelerini kullandı.

Fenerbahçe tribünlerinde açılan Atlas Çağlayan pankartı (Foto: ahaber.com.tr) Fenerbahçe tribünlerinde açılan Atlas Çağlayan pankartı (Foto: ahaber.com.tr)

FENERBAHÇE VE RONALDO SEVGİSİ
Atlas'ın futbola ve Fenerbahçe'ye olan hayranlığına da değinen anne Gülhan Ünlü, "Atlas futbola dört yaşında başlamıştı. Tam bir fanatik Fenerbahçeliydi. Dört yaşından beri futbol oynardı. Lisansları da var. Okul takımında da oynardı. Hatta taziyeye gelen beden öğretmeni Atlas'ın okulda kupasını hâlâ sakladığını ve bize getirmek istediğini söyledi ama ben daha henüz kupayı elime alamadım. Gidip teslim alamadım ama en kısa zamanda alacağım. Çok başarılı bir çocuktu. Futbol sevgisi, sevdası çok başkaydı. Hatta videolarında da şu var; arkadaşlarıyla konuşurken soruyorlar: '15 yıl sonra kendini nerede görmek istiyorsun?' O da "Futbolcu olarak" diyor. Örnek aldığı futbolcu Ronaldo'ydu, hayranıydı." dedi.

Atlas Çağlayan (Foto: ahaber.com.tr) Atlas Çağlayan (Foto: ahaber.com.tr)

"YETİŞKİN GİBİ YARGILANSIN
Anne Gülhan Ünlü devamında, şöyle konuştu: "Suça sürüklenen çocuklarla ilgili bazı cezaların yetişkinlerle eşit olması yönünde bizim zaten Adalet Bakanlığımızdan talebimiz buydu. Yetişkin gibi yargılanması. Bir günü iki güne sayılması, çocuk olarak değerlendirilmemeli. Çünkü cinayet işlemiş kişi çocuk yaşında da olsa, 30 yaşında da olsa, 40 yaşında da olsa o cinayeti işlemiştir sonuç itibarıyla. Cezasını çekmesi gerekiyor. Yani çekeceği ceza rahatlatır bir nebze belki, içimize su serper. Ama bu da yeterli maalesef ki gelmiyor. Atlas bir daha geri gelmeyecek. Ama şu da var; hiç cezasızlık algısı… Şu anki var olan yasa bizi hiçbir şekilde tatmin etmeyecek. Ama bir gün iki gün sayılmaz, indirimlerden faydalanmaz; yani 21 yıl dendiğinde gerçekten 21 yıl yatması gerektiğini düşünüyorum. Sayın Bakanımızın da bunun için elinden geleni yapacağına inanmak istiyorum. İnanıyoruz inşallah."

BAŞKAN ERDOĞAN'A ÇAĞRI: TOPLUMSAL ADALET İSTİYORUZ
Acılı anne Gülhan Ünlü, çocuklarını kaybeden ailelerin ortak talebini dile getirerek Başkan Recep Tayyip Erdoğan'a çağrıda bulundu. Ünlü, bireysel değil toplumsal adalet istediklerini vurgulayarak mağdur ailelerin sesinin duyulmasını istedi. Ünlü, "Bireysel adalet istemiyoruz. Toplumsal adalet istiyoruz. Tüm çocuklarımız için adalet istiyoruz. Tüm mağdur aileler adalet istiyor. Dileğimiz bu yönde. Bunun için de sizin desteğinizi bekliyoruz. İnanıyoruz, öyle olmasına umut ediyoruz." şeklinde konuştu.

Atlas Çağlayan, anne Gülhan Ünlü ve ikizi Doruk Çağlayan (Foto: ahaber.com.tr ekran görüntüsü) Atlas Çağlayan, anne Gülhan Ünlü ve ikizi Doruk Çağlayan (Foto: ahaber.com.tr ekran görüntüsü)




"ATLAS BİZE SÜRPRİZ OLDU KARDEŞİYLE BENZEMİYORDU"
Atlas'ın bebeklik yolculuğuna da değinen anne Gülhan Ünlü, "Atlas ve Doruk prematüre, 7.5 aylık doğdular. Atlas doğduğunda 1 kilo 300 gramdı. 13 gün boyunca kuvözdeydi. Bu kuvözde kaldığı süreçte biz Doruk'u hep gördük ama Atlas'ı hiç göremedik. Bir de zaten doğuma girmeden önce yaşam riskleri vardı ikisinin de. 13 gün boyunca Atlas bize yüzünü göstermedi. 13 gün sonra artık hastaneden çıkacağı zaman ilk defa yüzünü gördük. Ve Atlas bize sürpriz oldu. Kardeşiyle benzemiyordu, çok farklı bir bebekti. Çok küçüktü. Derler ya 'Pamuklara sardım büyüttüm' diye, ben gerçekten çocuklarımı pamuklara sardım büyüttüm. 16 yıl boyunca bana çok güzel bir evlat oldu. Ben de gücüm yettiğince çok güzel bir anne olmaya çalıştım." ifadelerine yer verdi.

Güngören'de Mehmet Nesih Özmen Mahallesi Emek Sokak'ta 14 Ocak'ta iki grup arasında 'yan bakma' çıkan kavgada, E.Ç. (15), sustalı olarak tabir edilen bıçakla Atlas Çağlayan'ı katletmişti Güngören'de Mehmet Nesih Özmen Mahallesi Emek Sokak'ta 14 Ocak'ta iki grup arasında 'yan bakma' çıkan kavgada, E.Ç. (15), sustalı olarak tabir edilen bıçakla Atlas Çağlayan'ı katletmişti

"MEKAN SAHİBİNİN İHMALİ ÇOK BÜYÜK"
Yaşanan olayla ilgili konuşan anne Gülhan Ünlü, mekân sahibinin büyük ihmali olduğunu savundu. Çocuklarının yaklaşık iki yıldır aynı mekâna gittiğini belirten Ünlü, sorun çıkardığı öne sürülen grubun işletme tarafından önceden bilindiğini ifade etti. Ünlü, "Kesinlikle mekân sahibinin ihmali çok büyük. Çünkü bizim çocuklarımız yaklaşık iki yıldır bu mekâna gidiyorlar. Biz de aileleri olarak, arkadaşlarının aileleri olarak bunu biliyoruz. Oraya gelen sıkıntılı bir grup olduğu zaten kamera görüntülerinde de belli. Sürekli bir uyarma, sürekli rahatsız olunan bir grup. Müşteriler tarafından da rahatsız olunuyor, kamera görüntülerinde de belli. Mekân sahibi bu durumu bilmesine rağmen onları çıkartırken bizim çocuklarımızı da dışarı çıkartıyor. Bunların problemli olduğunu görüp "Siz gidin" deyip bizim çocuklarımızı orada tutabilirdi. Ben engellemediğini düşünüyorum. Tamamen "Dışarıda başınıza ne gelirse gelsin" mantığıyla davranıldı. Bu vicdani bir durum. Demek ki kendisinin vicdanı yokmuş. Allah'a havale ediyorum kendisini. Ama bunun yanında hâlâ mekânın açık olduğunu da söylemek istiyorum. Hâlâ o mekâna gidebilen insanların var olduğunu söylemek istiyorum. Onları da Allah'a havale ediyorum. Evet, en son mekân kapatıldı bilgisi almıştık ama maalesef ki mekânın yasal olmayan küçük bir alanında işletme olarak hâlâ devam ettiğini öğrendik. Biz de bu bilgiye yeni ulaştık." dedi.

"TEHDİT MESAJLARI BİZİ YILDIRAMAZ"
Yaşadıkları acının ardından tehdit mesajları almaya devam ettiklerini söyleyen Ünlü ailesi, tüm baskılara rağmen adalet mücadelesinden vazgeçmeyeceklerini belirtti. Aile adına konuşan Ünlü, zaman zaman tehdit içerikli mesajların gelmeye devam ettiğini ifade ederek, "Ara ara tehdit mesajları gelmeye devam ediyor. Ayrıca davalarımız da devam ediyor. Ama tabii bunlar bizi yıldıramaz. Tehdit mesajlarının içerikleri 'Seni de oğlunun yanına göndereceğiz', 'Bunu biz yaptık' gibi çok yaralayıcı şeyler. Hatta para isteme, evimize kurye gönderme gibi şeyler de oldu. Kuryenin içinde yemek gönderiliyor, itfaiye aranıyor, ambulans aranıyor… Bu tarz şeylerle acımızın en büyük olduğu zamanlarda karşılaştık. Ama tabii bunların hiçbiri bizi yıldıramaz." dedi.

Atlas Çağlayan (Foto: ahaber.com.tr ekran görüntüsü) Atlas Çağlayan (Foto: ahaber.com.tr ekran görüntüsü)

"ATLAS'A VERDİĞİM SÖZÜ TUTACAĞIM"
Evladını kaybetmenin tarifsiz acısını yaşayan Ünlü ailesi, adalet mücadelesini sonuna kadar sürdüreceklerini söyledi. Atlas'ın mezarı başında verdiği sözü anlatan anne Gülhan Ünlü, hem ilahi adalete hem de bu dünyadaki hukuk mücadelesine inandığını ifade etti. Ünlü, "Evladıma verdiğim bir söz var. Ahirete inanıyorum, Allah'ın adaletine her zaman inanıyorum ama bu dünyada da adaletin sağlanması için elimden gelen her şeyi yapacağıma ona söz verdim" dedi.

"SENİ ÇOK ÖZLEDİM, SENİ ÇOK SEVİYORUM"
Evladının yokluğunun her geçen gün daha da derin bir özleme dönüştüğünü söyleyen anne Gülhan Ünlü, Atlas'a duyduğu sevgiyi duygusal sözlerle anlattı. "Atlas şu an karşınızda olsaydı ne söylemek isterdiniz?" sorusuna yanıt veren Ünlü, "Şu an karşımda olsaydı, 'Seni çok özledim, seni çok seviyorum' demek isterdim" ifadelerini kullandı.

SEVGİ DOLU BİR YÜREK: ATLAS'IN DÜNYASI
Yeğeni Atlas'ın nasıl bir çocuk olduğunu tarif etmekte kelimelerin yetersiz kaldığını belirten teyze Gülşah Akarçay ise "Atlas çok sevgi dolu, çok merhametli ve çok uyumlu bir çocuktu. Onun her anı, her yaptığı davranış özel ve güzeldi. Onu o kadar çok özlüyoruz ki..." ifadelerini kullandı. Atlas'ın huzur verici varlığının ailesi için her zaman çok kıymetli olduğunu dile getiren Akarçay, "Onun bu hayattaki yerinin ne kadar anlamlı olduğunu bize doğduğundan beri hissettiriyordu. Atlas'ın bu dünyada bir vasfının olduğuna zaten inanıyordum, şu anda da aslında o acı misyonu yaşıyoruz." şeklinde konuştu.


BİR ÇOCUĞUN ÖLÜMÜNDEN ÖTE: BÜYÜK BİR MİSYON
Yaşanan bu büyük kaybın sadece bir ailenin dramı değil, tüm çocuklar için bir dönüm noktası olması gerektiğini savunan Akarçay, "Belki bundan sonraki çocukların zarar görmesini engelleyecek, belki bir şeyleri değiştirecek bir anlam taşıdığına inanıyorum. Atlas bize bu misyonu yükledi." sözleriyle yaşadıkları trajediye toplumsal bir görev atfetti.

Teyze Gülşah Akarçay ahaber.com.tr'ye özel açıklamalarda bulundu (Foto: ahaber.com.tr) Teyze Gülşah Akarçay ahaber.com.tr'ye özel açıklamalarda bulundu (Foto: ahaber.com.tr)


ADALET ÇAĞRISI YÜREKLERİ DAĞLADI
Yaşanan feci olayın ardından adaletin yerini bulması için haykıran Gülşah Akarçay, "Umarım adalet çağrımızın ve yaşadığımız bu büyük kaybın karşılığında en azından bundan sonraki çocuklara bir fayda sağlandığını görürüz. Bir katilin ya da katil olma yolunda ilerleyen birinin tereddüt etmesini sağlayacak bir adaletin tesis edileceğine inanıyorum." dedi. Devletin bu konudaki hassasiyetine güvendiğini belirten Akarçay, "Sayın Cumhurbaşkanımız ve Sayın Adalet Bakanımızın bu konuda çok hassas çalıştıklarını biliyorum. Yakın zamanda adaletin yerini bulacağı o müjdeli haberi alacağımıza da yürekten inanıyorum." ifadelerini kullandı.


14 OCAK: YARIM KALAN SÖMESTR HAYALLERİ
Atlas ile son görüşmelerini ve planlarını gözyaşları içinde anlatan Akarçay, "Atlas ve Doruk ile sömestr planlarımız vardı. Maalesef o karanlık gün 14 Ocak'tı. Tam sömestr tatiline yaklaştığımız, tatil planları yaptığımız bir tarihte hayallerimiz yarım kaldı. Hepimizin hayalleri Atlas ile birlikte o gün söndü" sözleriyle yaşadığı derin üzüntüyü dile getirdi.

"TEYZİŞİM" DİYEN O SES HİÇ DİNMEYECEK
Yeğeninin herkesin gönlünde ayrı bir yeri olduğunu ve kendine has sevgi gösterileriyle hafızalara kazındığını anlatan Akarçay, "Atlas'ın herkeste bıraktığı bir imza vardı. Herkesi selamlama şekli, konuşması, sevme şekli bile farklıydı. Ben kapıyı çaldığımda gelir kapıyı açar, 'Oy teyzişim' diyerek beni yanağımdan öperdi. Anneannesine 'Tonbişim', annesine 'Annişim', dedesine ise 'Dedemen' derdi." diyerek Atlas'ın aile içindeki sevgi dolu lakaplarını aktardı. Atlas'ın bulunduğu her yere mutluluk ve huzur saçtığını vurgulayan teyze, "Onun aramızdan böyle koparılmış olması bizim için tahmin edilemez, tarif edilemez büyük bir acı." şeklinde konuştu.

CAYDIRICI OLMAYAN CEZALARA İSYAN: 21 YIL YETMEZ!
Adalet sistemindeki ceza oranlarına ve infaz yasalarına dikkat çeken Akarçay, "Bir çocuk öldü demek kolay ama 'benim çocuğum öldü' demeyi denesenize... Bu söz beni çok yaralıyor. Bugün bizim katilimizin yargılandığı süre 21 yıl ama hepimiz biliyoruz ki bunun yatarı maalesef 21 yıl değil." diyerek mevcut cezaların yetersizliğine vurgu yaptı. Caydırıcılığın önemine değinen acılı teyze, "Cezalar caydırıcılığını yitiriyor. Daha korkutucu, daha caydırıcı cezalar verilmeli ki başka Atlaslar ölmesin. Bu acı çok büyük. Şu an bize yaşamak değil, sadece bu acıya dayanmaya çalışmak düşüyor." ifadelerini kullandı.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin